Size bir öykü anlatacağım. Bu öykü dedemle ilgili bir öykü. Eşe (Ayşe) teyzemin anlattıklarından aktaracağım.
Dedemin babasına Gök Murtaza; dedeme Gök Mehmet derler. Dedemin iki kızı olmuş Fatma nenemden; Eşe (Ayşe), Zeynep. Zeynep benim anam.
Dedemin sürülerle koyunları davarları varmış. Yazın Toroslara yaylaya çıkarlar, kışı köyde (İncirgediği) geçirirlermiş. Yaylaya gidiş gelişler çok görkemli olurmuş!
Bir gün haydi askere demişler. Dedem, koyunları, davarları altın para karşılığında satmış birazını bırakmış neneme… Vedalaşmış ayrılmış askere.
O yıllarda araç filan yok. Yürüyerek, ya da at katır eşek kiralayarak varmış Çanakkale’ye, katılmış Atatürk’ün ordusuna.
Siper kaz, hendek kaz, saklan, hücum… düşmanla gel boğaz boğaza Anafartalarda, Conkbayırda, tabyalarda, denizde… Düşman göz açtırmıyor… Yağmur gibi yağıyor kurşunlar. Kurşunun üstüne gidiyorsun. Biçilmiş ekin gibi toprağa düşüyorsun.
Göğüs göğüse geliniyor düşmanla. Süngü tak, süngü süngüye gel. Mayın topluyor Nusrat Gemisi denizde. Toprağın, denizin rengi dönüşmüş kırmızıya. Yüzlerce kişi gitmiş iki taraftan… İngilizlerin has askerleri yok. Getirmişler Anzakları…
Yaralanmış dedem bir gün, kalbura dönmüş bedeni, kaldırmışlar hastaneye… Bakmışlar, ne kadar baktılarsa, iyileşmemiş dedem; çıkmadık canda umut var demişler, (O yıllarda Pozantı’ya kadar raylar döşenmiş.) bindirip trene yollamışlar… Dedemi indirmişler Pozantı’ya, teslim etmişler askeri kurula.
Askerler de dedemi köyüne götürmesi için bir Pozantılıya vermişler, yüklemiş katırına getirmiş köye. Karşılığında savan çul gibi şeyler vermiş nenem… Çocuklar babasına, nenem eşine kavuşma sevincini yaşayamamışlar! Süt yoğurtla falan beslemişler, kocakarı ilaçları kullanmışlar ama iyileşmemiş dedem, birkaç gün sonra şehit olmuş…
İşin garip tarafı diyorum ben, çok istediğim halde, dedemin savaştığı Çanakkale’ye gidemedim. Şehitlerin mezarını, büyük komutan Atatürk’ün anıtlarını göremedim… Dedemin şehit arkadaşlarına merhaba diyemedim. Öyle üzgünüm ki, bitecek değil!
Dedemin eşi de, çocukları da yok artık. İkinci göbekten, üçüncü göbekten torunları var.
Geçtiğimiz günlerde kızım Estin, torunum Asya, damadım Levent Çanakkale’ye gitmişler. Büyük dedelerinin savaş alanlarını gezmişler. Şehitlerin mezarlarını ziyaret etmişler, ‘Fatiha’ okumuşlar, Atatürk ve askerlerin anıtlarını görmüşler, fotoğraf çektirmişler.
Sevgili dedeciğim ben de göreceğim savaştığın yerleri… Hiç meraklanma, üçüncü göbekten torunların gördü; dua etti, ‘Fatiha’ verdi.
Çanakkale Savaşı’nın 110. yıldönümündeyiz şimdi. Geçe yıl “Çanakkale Zaferi” adlı şiirimi yazmıştım. Sevgili dedeciğim, sana, silah arkadaşlarına, Atatürk’e armağan ediyorum bu şiiri. Hepinizin yeri cennet olsun. Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü kutlu oılsun.
ÇANAKKALE ZAFERİ
Çanakkale bir oval deniz
Açılır İstanbul Boğazı’na
Düşmanlar dizilmiş
Karadeniz’i Akdeniz’i almaya
Senin deden benim dedem
Mustafa Kemal’in ordusu
Düşman duramaz karşısında
Çarpışırlar boğaz boğaza
Şehit olur dedelerimiz
Geçemez düşman Çanakkale’yi
Mustafa Kemal kazanır savaşı
Zaferin Yıldönümü
Kutlu mutlu olsun hepimize
Yorum Ekle
Yorumlar
BAYRAM OLSUN BARIŞ OLSUN
29.03.2025 10:31
Unutamadığım bayramlar, çocukluğumda yaşadığım bayramlardır.eden böyle oluyor? O zamanlar köyde kalıyordum. Köyde herkes birbirini tanır, birbirine yardımcı olur. İmece yaparlar, keşik Karşılıklı yardım) verirler.
Ramazan boyuncu bayrama hazırlanırlar. Konu komşu birbirine bayramı nasıl geçirecekle
Şiir, nevruz gününü yaşıyoruz birlikte. Nevruz, yenigün, şiir, devrim demek, derim yenilik demektir. Kendimizi yenilemeliyiz. Her şiir gününde, nevruzda yenilebiliyor muyuz kendimizi..
Bugün (21.3.2025) nevruzu, şiir gününü yaşıyoruz.
Dünya Şiir Günü, Adana’da görkemli geçti. Edebiyat kurum kurulu
Size bir öykü anlatacağım. Bu öykü dedemle ilgili bir öykü. Eşe (Ayşe) teyzemin anlattıklarından aktaracağım.
Dedemin babasına Gök Murtaza; dedeme Gök Mehmet derler. Dedemin iki kızı olmuş Fatma nenemden; Eşe (Ayşe), Zeynep. Zeynep benim anam.
Dedemin sürülerle koyunları davarları varmış. Yazın T
Adana Ressamlar Derneği Salime Kaman Sanat Galerisi’nde 07.03.2025 günü resim sergisi açıldı. Sergide;Bilgi Sivuk, Dilek Çubukçu, Derya Yılmaz, Derya Çalık, Dilek Doğansel, Eda Koçer, Engin Boğa, Esra Baydar, Funda Bacaksızlar, Fatma Çölkesen Doğru, Gülden İnkaya, Hüseyin yılmaz, Hülya Nezahat Kök,
Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü…
Her birimizin kadına bakış açısıyla değerlendirilebilir bu.
Yalnızca erkekler insan değil kadınlar da insan. Önce, bunu toplumsal olarak kabul etmemiz gerek. Bu kabul devinimi, kafamızdaki demokrasiyle, adaletle ilgilidir.
Peki demokrasi nasıl elde edilir?
Çok
Sinema, tiyatro oyuncusu Genco Erkal- 28.03.1938’de İstanbul’da doğdu; 31.07.2024’de İstanbul’da öldü. Onu, Adana-Alktınkoza Film Festivali, Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda 24/25. Eylül olabilir 1992 Nazım Hikmet’in şiirlerini okurken tanımıştım.
O yıllada Adana Büyükşehir Belediyesi B
Düziçi İlköğretmen Okulu’ndan okul arkadaşım. Mehmet Türkmen, 25.02.2025 günü dünyamızdan ayrılmış.
Sivas kökenliydi. En çok babasından söz ederdi. Felsefik açıdan dünya işlerini değerlendirmeye çalışırdı.
İsmail Arslan Türkmen Ben, dersten sonra, dışarı çıkardık, Cümle kapısından yola girer gezer
Adana Ressamlar Derneği Salime Kaman Sanat Galerisi’nde karma resim sergisi açıldı.Sergide, A. Cafer Terzi, Ebru Acıl, Elif Yarımoğlu, Emine Karataş, Gülçin Eşlik Öğrü, Hüseyin Yılmaz, Kadir Erçakallı, Mehmet Özbilir, Sabiha Hepsağ, Sinem Alpaslan, Yasin Ersin, sanat ürünleri yer aldı.
Çok sayı
Yazar İlker Günaç Gün’den telefon geldi. Karaisalı’da kitap fuarı açacağız, bir Karaisalılı olarak sizin de katılmanızı bekliyoruz; 10 Şubat 2025’te Belediye Toplantı Salonu’nda gerçekleştireceğiz.
Aynı tarihte Pazartesi günü geldim. Salonda yerimi aldım. Karaisalı Kaymakamı Muhammet Ali Çelik, B
14 Şubat 2025 dünya öykü günü Çukurova edebiyatçılar derneği öykü bildirisi
16.02.2025 16:47
Şairim, şiir düşünürüm. Öyküyü öykücüler düşünür. Öykü nasıl çıktı ortaya? İnsanlar konuşmaya başladıklarında. İlk sözcük, birkaç sözcük, çok sözcük öykü oldu. Kısa öykü,, uzunca öykü, uzun öykü böylece gündeme girdi.
Sözlü anlatımlarla başladı öykücülük. Ninelerimizin, dedelerimizin, büyüklerimi
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
İLKHABER-Gazetesi
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
M.Demirel Babacanoğlu
Çanakkale Zaferi’nin 110. Yılında
Size bir öykü anlatacağım. Bu öykü dedemle ilgili bir öykü. Eşe (Ayşe) teyzemin anlattıklarından aktaracağım.
Dedemin babasına Gök Murtaza; dedeme Gök Mehmet derler. Dedemin iki kızı olmuş Fatma nenemden; Eşe (Ayşe), Zeynep. Zeynep benim anam.
Dedemin sürülerle koyunları davarları varmış. Yazın Toroslara yaylaya çıkarlar, kışı köyde (İncirgediği) geçirirlermiş. Yaylaya gidiş gelişler çok görkemli olurmuş!
Bir gün haydi askere demişler. Dedem, koyunları, davarları altın para karşılığında satmış birazını bırakmış neneme… Vedalaşmış ayrılmış askere.
O yıllarda araç filan yok. Yürüyerek, ya da at katır eşek kiralayarak varmış Çanakkale’ye, katılmış Atatürk’ün ordusuna.
Siper kaz, hendek kaz, saklan, hücum… düşmanla gel boğaz boğaza Anafartalarda, Conkbayırda, tabyalarda, denizde… Düşman göz açtırmıyor… Yağmur gibi yağıyor kurşunlar. Kurşunun üstüne gidiyorsun. Biçilmiş ekin gibi toprağa düşüyorsun.
Göğüs göğüse geliniyor düşmanla. Süngü tak, süngü süngüye gel. Mayın topluyor Nusrat Gemisi denizde. Toprağın, denizin rengi dönüşmüş kırmızıya. Yüzlerce kişi gitmiş iki taraftan… İngilizlerin has askerleri yok. Getirmişler Anzakları…
Yaralanmış dedem bir gün, kalbura dönmüş bedeni, kaldırmışlar hastaneye… Bakmışlar, ne kadar baktılarsa, iyileşmemiş dedem; çıkmadık canda umut var demişler, (O yıllarda Pozantı’ya kadar raylar döşenmiş.) bindirip trene yollamışlar… Dedemi indirmişler Pozantı’ya, teslim etmişler askeri kurula.
Askerler de dedemi köyüne götürmesi için bir Pozantılıya vermişler, yüklemiş katırına getirmiş köye. Karşılığında savan çul gibi şeyler vermiş nenem… Çocuklar babasına, nenem eşine kavuşma sevincini yaşayamamışlar! Süt yoğurtla falan beslemişler, kocakarı ilaçları kullanmışlar ama iyileşmemiş dedem, birkaç gün sonra şehit olmuş…
İşin garip tarafı diyorum ben, çok istediğim halde, dedemin savaştığı Çanakkale’ye gidemedim. Şehitlerin mezarını, büyük komutan Atatürk’ün anıtlarını göremedim… Dedemin şehit arkadaşlarına merhaba diyemedim. Öyle üzgünüm ki, bitecek değil!
Dedemin eşi de, çocukları da yok artık. İkinci göbekten, üçüncü göbekten torunları var.
Geçtiğimiz günlerde kızım Estin, torunum Asya, damadım Levent Çanakkale’ye gitmişler. Büyük dedelerinin savaş alanlarını gezmişler. Şehitlerin mezarlarını ziyaret etmişler, ‘Fatiha’ okumuşlar, Atatürk ve askerlerin anıtlarını görmüşler, fotoğraf çektirmişler.
Sevgili dedeciğim ben de göreceğim savaştığın yerleri… Hiç meraklanma, üçüncü göbekten torunların gördü; dua etti, ‘Fatiha’ verdi.
Çanakkale Savaşı’nın 110. yıldönümündeyiz şimdi. Geçe yıl “Çanakkale Zaferi” adlı şiirimi yazmıştım. Sevgili dedeciğim, sana, silah arkadaşlarına, Atatürk’e armağan ediyorum bu şiiri. Hepinizin yeri cennet olsun. Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü kutlu oılsun.
ÇANAKKALE ZAFERİ
Çanakkale bir oval deniz
Açılır İstanbul Boğazı’na
Düşmanlar dizilmiş
Karadeniz’i Akdeniz’i almaya
Senin deden benim dedem
Mustafa Kemal’in ordusu
Düşman duramaz karşısında
Çarpışırlar boğaz boğaza
Şehit olur dedelerimiz
Geçemez düşman Çanakkale’yi
Mustafa Kemal kazanır savaşı
Zaferin Yıldönümü
Kutlu mutlu olsun hepimize
BAYRAM OLSUN BARIŞ OLSUN
29.03.2025 10:31Unutamadığım bayramlar, çocukluğumda yaşadığım bayramlardır.eden böyle oluyor? O zamanlar köyde kalıyordum. Köyde herkes birbirini tanır, birbirine yardımcı olur. İmece yaparlar, keşik Karşılıklı yardım) verirler. Ramazan boyuncu bayrama hazırlanırlar. Konu komşu birbirine bayramı nasıl geçirecekle
Dünya Şiir Günü
24.03.2025 12:41Şiir, nevruz gününü yaşıyoruz birlikte. Nevruz, yenigün, şiir, devrim demek, derim yenilik demektir. Kendimizi yenilemeliyiz. Her şiir gününde, nevruzda yenilebiliyor muyuz kendimizi.. Bugün (21.3.2025) nevruzu, şiir gününü yaşıyoruz. Dünya Şiir Günü, Adana’da görkemli geçti. Edebiyat kurum kurulu
Çanakkale Zaferi’nin 110. Yılında
18.03.2025 14:10Size bir öykü anlatacağım. Bu öykü dedemle ilgili bir öykü. Eşe (Ayşe) teyzemin anlattıklarından aktaracağım. Dedemin babasına Gök Murtaza; dedeme Gök Mehmet derler. Dedemin iki kızı olmuş Fatma nenemden; Eşe (Ayşe), Zeynep. Zeynep benim anam. Dedemin sürülerle koyunları davarları varmış. Yazın T
ARD’DE karma resim sergisi
10.03.2025 14:59Adana Ressamlar Derneği Salime Kaman Sanat Galerisi’nde 07.03.2025 günü resim sergisi açıldı. Sergide;Bilgi Sivuk, Dilek Çubukçu, Derya Yılmaz, Derya Çalık, Dilek Doğansel, Eda Koçer, Engin Boğa, Esra Baydar, Funda Bacaksızlar, Fatma Çölkesen Doğru, Gülden İnkaya, Hüseyin yılmaz, Hülya Nezahat Kök,
KADINLAR GÜNÜ
07.03.2025 16:15Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü… Her birimizin kadına bakış açısıyla değerlendirilebilir bu. Yalnızca erkekler insan değil kadınlar da insan. Önce, bunu toplumsal olarak kabul etmemiz gerek. Bu kabul devinimi, kafamızdaki demokrasiyle, adaletle ilgilidir. Peki demokrasi nasıl elde edilir? Çok
Şiir dinletisi Genco Erkal
03.03.2025 15:40Sinema, tiyatro oyuncusu Genco Erkal- 28.03.1938’de İstanbul’da doğdu; 31.07.2024’de İstanbul’da öldü. Onu, Adana-Alktınkoza Film Festivali, Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda 24/25. Eylül olabilir 1992 Nazım Hikmet’in şiirlerini okurken tanımıştım. O yıllada Adana Büyükşehir Belediyesi B
MEHMET TÜRKMEN DÜNYAMIZDAN AYRILMIŞ
28.02.2025 14:18Düziçi İlköğretmen Okulu’ndan okul arkadaşım. Mehmet Türkmen, 25.02.2025 günü dünyamızdan ayrılmış. Sivas kökenliydi. En çok babasından söz ederdi. Felsefik açıdan dünya işlerini değerlendirmeye çalışırdı. İsmail Arslan Türkmen Ben, dersten sonra, dışarı çıkardık, Cümle kapısından yola girer gezer
Karma resim sergisi
23.02.2025 16:29Adana Ressamlar Derneği Salime Kaman Sanat Galerisi’nde karma resim sergisi açıldı.Sergide, A. Cafer Terzi, Ebru Acıl, Elif Yarımoğlu, Emine Karataş, Gülçin Eşlik Öğrü, Hüseyin Yılmaz, Kadir Erçakallı, Mehmet Özbilir, Sabiha Hepsağ, Sinem Alpaslan, Yasin Ersin, sanat ürünleri yer aldı. Çok sayı
Karaisalı’da kitap fuarı
19.02.2025 14:41Yazar İlker Günaç Gün’den telefon geldi. Karaisalı’da kitap fuarı açacağız, bir Karaisalılı olarak sizin de katılmanızı bekliyoruz; 10 Şubat 2025’te Belediye Toplantı Salonu’nda gerçekleştireceğiz. Aynı tarihte Pazartesi günü geldim. Salonda yerimi aldım. Karaisalı Kaymakamı Muhammet Ali Çelik, B
14 Şubat 2025 dünya öykü günü Çukurova edebiyatçılar derneği öykü bildirisi
16.02.2025 16:47Şairim, şiir düşünürüm. Öyküyü öykücüler düşünür. Öykü nasıl çıktı ortaya? İnsanlar konuşmaya başladıklarında. İlk sözcük, birkaç sözcük, çok sözcük öykü oldu. Kısa öykü,, uzunca öykü, uzun öykü böylece gündeme girdi. Sözlü anlatımlarla başladı öykücülük. Ninelerimizin, dedelerimizin, büyüklerimi