SON DAKİKA

#Van Gölü

İLKHABER-Gazetesi - Van Gölü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Van Gölü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Van’da yoğun kar yağışı: Uçak seferleri iptal oldu​​​​​​​, 560 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı Haber

Van’da yoğun kar yağışı: Uçak seferleri iptal oldu​​​​​​​, 560 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı

Van’da dün gece saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı, kısa sürede şehri beyaza bürüdü. Etkisini artıran kar yağışı nedeniyle şehir genelinde 560 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Kapanan yolların ilçelere göre dağılımı şu şekilde: Bahçesaray'da 71, Başkale'de 52, Çaldıran'da 41, Çatak'ta 100, Edremit'te 1, Erciş'te 144, Gevaş'ta 40, Gürpınar'da 54, Muradiye'de 15, Özalp'te 33 ve Saray ilçesinde ise 4 olmak üzere toplamda 560 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Van Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, yolların tekrar ulaşıma açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. EĞİTİME BİR GÜN ARA VERİLDİ, UÇUŞLAR İPTAL EDİLDİ Yoğun kar yağışı nedeniyle Van genelinde eğitime bir gün ara verildi. Kar yağışının ulaşımı olumsuz etkilemesi sonucu bazı uçak seferlerinde de aksamalar yaşandı. İstanbul’a yapılması planlanan uçuşlar iptal edilirken, bazı seferlerde ise rötarlar meydana geldi. Havaalanı yetkilileri, yolcuların uçuş durumlarını takip etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. METEOROLOJİDEN KAR VE SİS UYARISI Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bölge genelinde çok bulutlu hava ve aralıklı kar yağışı beklendiği duyuruldu. Yetkililer, özellikle sabah ve gece saatlerinde sis ve pus olaylarına karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sürücülerden, buzlanma ve don riskine karşı tedbirli olmaları istendi. VAN GÖLÜ KURAKLIKLA MÜCADELE EDİYOR Van’da yaşayan ve 23 yıldır kar yağışlarını kayıt altına alan Mehmet Emin İnan, bu yılın şubat ayına kadar kar yağmadığını belirterek, “Bu yağış da bugün gerçekleşti. Kar yağışı doğa için çok faydalıdır. Allah ne yaparsa faydalı yapar. Van Gölü kuraklıktan dolayı gittikçe azalıyordu, bu yağışlar göl ve çevresindeki ekosistem için büyük önem taşıyor. Kuraklık diğer gölleri de etkiledi, bakalım sonumuz ne olacak,” dedi. ​​​​​​​ EKİPLER SEFERBER OLDU, ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Van’da etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle kapanan yolların açılması için Van Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yetkililer, kar yağışının birkaç gün daha sürebileceğini belirterek, vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

ESA Uydusu, Van Gölü’ndeki ebru gibi akıntı sistemlerini görüntüledi Haber

ESA Uydusu, Van Gölü’ndeki ebru gibi akıntı sistemlerini görüntüledi

Avrupa Uzay Ajansı'na (ESA) ait Sentinel-2 L2A uydusu, 27 Ekim’de Van Gölü’nün yüzeyindeki güçlü akıntı sistemlerini gözler önüne seren yeni görüntüler kaydetti. NASA astronotu Kate Rubins'in daha önce çektiği, dünya genelinde yankı uyandıran Van Gölü fotoğrafını hatırlatan bu görüntülerde, göl yüzeyinde adeta ebru desenleri oluşturan akıntılar dikkat çekti. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde tatlı su ve sodalı suyun rüzgar etkisiyle birleşmesi sonucu meydana gelen bu desenler, gölün eşsiz ekosistemine de ışık tutuyor. “ADETA BİR EBRU SANATÇISININ ESERİ GİBİ” Van Gölü’nün sodalı yapısı nedeniyle özel bir ekosisteme sahip olduğunu, göl yüzeyindeki tatlı su akıntılarının artması ve rüzgar hareketliliğinin etkisiyle suların ters-düz olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "NASA’daki astronotun çektiği fotoğraftan hatırladığımız benzer manzaralar, şimdi ESA'nın yeni görüntülerinde de ortaya çıkıyor. Akıntılar, adeta bir ebru sanatçısının eseri gibi tüm ayrıntılarıyla görülüyor," dedi. “VAN GÖLÜ’NDE GÜÇLÜ AKINTI SİSTEMLERİ VAR” Van Gölü'nün güçlü akıntı sistemlerine sahip olduğuna dikkat çeken Akkuş, gölün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanıyla dünyanın en büyük sodalı gölü olduğunu belirtti. Akkuş, “Özellikle bu mevsimde, göldeki akıntıların belirgin hatları uydu görüntülerine birebir yansıyor,” diyerek Van Gölü'ndeki bu güçlü akıntıların mevsimsel etkilerle daha görünür hale geldiğini ekledi.

Van Gölü'nde kaybolan Rojin Kabaiş için arama çalışmaları sürüyor Haber

Van Gölü'nde kaybolan Rojin Kabaiş için arama çalışmaları sürüyor

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş için Van Gölü’nde arama çalışmaları devem ederken, acılı aile ise kızlarından gelecek bir haber için umutlu bekleyişlerini sürdürüyor. Van YYÜ Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Diyarbakırlı Rojin Kabaiş, yeni kazandığı okulu için Van’a geldikten 2 gün sonra 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan yemek yedikten sonra Van Gölü sahiline inmek üzere yurttan ayrılıyor. Yolda annesiyle cep telefonuyla görüntülü görüşen ve bir büfeye de uğrayan Kabaiş, geldiği sahilde bir süre bankta oturarak Van Gölü’nü seyrediyor. Daha sonra kamera açısından çıkan kızdan bir daha haber alınamıyor. 28 Eylül günü sahilde dolaşan öğrencilerin bulduğu cep telefonu, su şişesi ve kekin bulunması üzerine Rojin Kabaiş için eşyalarının bulunduğu Van Gölü’nde sahil güvenlik ve polis ekipleri tarafından arama çalışmaları başlatıldı. Dünden bu yana kendisinden haber alınamayan Kabaiş’in babası Nizamettin ve anne Aygül Kabaiş de Diyarbakır’dan Van’a gelerek yürütülen çalışmaları yakından takip ediyor. Arama çalışmalarına destek Gazetecilere açıklamalarda bulunan genç kızın babası Nizamettin Kabaiş, Batman’da çalışırken haberi aldığını ve hemen Van’a geldiğini belirtti. Kızının kaybolmasıyla ilgili yurt yetkililerinin kendilerine geç haber verdiğini söyleyen baba Kabaiş, "Hesapladım aradan 18 saat geçmiş sonra bizi aradılar. Kızım cuma günü akşam saat 18.30 sıralarında kaldığı yurtta yemek yedikten sonra çıkmış. O sırada annesiyle konuşmuş. Annesine demiş ki, markete gidip kahve alacağım. Annesi ona ‘al hemen yurda geri dön, geç kalma’ demiş. O da ‘tamam’ demiş. Daha sonra arkadaşı ona mesaj atmış mesaja da bakmamış. Annesi aramış, telefonu çalmış ama cevap vermemiş. Kızımın kaybolmasıyla ilgili ertesi gün saat 11.45'te beni aradılar. O gece bana haber vermediler. Çocuk yurda gelmemişse neden bana haber vermediler? Ben onlardan şikayetçiyim. Kızımın gelmediğini bana söylediler. Bana niye bu kadar geç haber verdiklerini söyledim. Telefon, kulaklık, su ve keki sahilin kenarında öğrenciler bulmuş. Yurttan çıktıktan sonra sahile kadar gelmiş. Oradan da kameranın görüş alanından çıkıyor. Cep telefonu, kulaklık, su ve keki bırakmış orada. Burası da güvenlik kamerasının görmediği bir yer" dedi. Arama çalışmaları devam ediyor Kaybolmadan 3 gün önce kızını kendisinin üniversiteye getirdiğini ve 2 gündür de okula gittiğini söyleyen baba Kabaiş, "Yurt yetkilileri polis merkezine de geç haber vermişler. Dün 11.00 sıralarında onlara haber vermişler, bana da 11.45'te haber verdiler. Kızımın hiçbir sıkıntısı yoktu. Bizimle hiçbir sorunu yoktu. Buraya yeni geldiği için yakın bir arkadaşı da yoktu. Van'a ilk geliyor. Arama çalışmaları devam ediyor. Şu ana kadar bir haber alamadık" diye konuştu. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli de sahile gelerek arama çalışmaları yürüten ekiplerden bilgi alarak aile fertleriyle bir süre görüştü.

Tekrar görülen Van Gölü canavarı hakkında yeni iddialar Haber

Tekrar görülen Van Gölü canavarı hakkında yeni iddialar

Tarih boyunca farklı medeniyetlerin efsanevi anlatılarına konu olan Van Gölü Canavarı, yeniden gündeme geldi. Geçtiğimiz günlerde Van'ın Gevaş ilçesinde, Akdamar Adası'nın karşı tarafında suda hareket eden gizemli bir cismin görüntülendiği iddia edildi. Van Gölü Canavarı'na inanılan bu cismi takip eden vatandaş, görüntülerini sosyal medyada paylaştı ve bu görüntü, efsanenin yeniden canlanmasına yol açtı. Teknolojiyle Canavar Görüntüleri Arttı geçmişten günümüze birçok kişinin Van Gölü Canavarı'nı sattığını iddia ediyor, bölgedeki halk arasında yaygın olarak konuşulan bir konu oldu. Özellikle güncel gelişmelerle birlikte, gölde hareket eden çeşitli nesneleri görüntüleyerek, yeni cep telefonları ve kameralar aracılığıyla canavarı yakaladıklarını öne sürdü. Ancak bu görüntüler henüz raporlanmış değil. Tarihi Kaynaklarda da Yer Aldı Van Gölü Canavarı efsanesi, sadece modern dönemde değil, Osmanlı döneminde de kayıtlara geçti. O dönem gazetelerde sahildeki insanların kaçırdığı iddiaları yer alırken, 1990'lı yıllarda canavarca üretimin devam ettiğini gösteren haberler uluslararası basında da yankı bulmuştu. Yıllar geçtikçe değişen bu iddialar azalsa da efsane, dilden dile yaşamaya devam etti. Yeni Görüntüyle Tartışmalar Yeniden Alevlendi Son olarak Gevaş'ta rekabet etti ve Van Gölü Canavarı bir mağazada bu yeni görüntüdeydi, sosyal hızlar hızla yayılarak yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Vatandaşlar, gölde suda hareket eden büyük cismi canavara bağlarken, bazılarının bu doğa olaylarında ya da başka bir canlı olabileceği iddiasında bulundu. Bilim insanları her zamanki gibi bu tür iddiaların net olarak genişletilebildiğine dikkat çekiyor.

Van Gölü Havzası, Türkiye'deki kelebek türlerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor Haber

Van Gölü Havzası, Türkiye'deki kelebek türlerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor

Van Gölü Havzası, Türkiye'nin zengin florası ve yüksek rakımı sayesinde pek çok endemik kelebek türüne ev sahipliği yapıyor. 400’den fazla kelebek türünün tespit edildiği Türkiye’de, Van Gölü Havzası’nda 230’dan fazla tür bulunuyor. Bu da bölgeyi kelebek gözlemcileri ve doğa fotoğrafçıları için eşsiz bir destinasyon haline getiriyor. Her yıl nisan ayı başından eylül ayı sonuna kadar, farklı kelebek türleri bu bölgede gözlemleniyor ve kayıt altına alınıyor. KELEBEK TÜRLERİ İÇİN ELVERİŞLİ KOŞULLAR Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Öğretim Görevlisi ve kelebek gözlemcisi Oktay Subaşı, Van Gölü Havzası’nın kelebekler için zengin bir yaşam alanı sunduğunu belirtti. Subaşı, bölgenin yüksek dağları, sulak alanları, zengin bitki örtüsü ve zirai ilaçlamanın az olması gibi faktörlerin bu çeşitliliğe katkı sağladığını ifade etti. 23 yıldır bölgedeki kelebekleri fotoğraflayan Subaşı, Van ve Bitlis’teki kelebek çeşitliliğinin Türkiye’nin diğer bölgelerine göre daha fazla olduğunu vurguladı. ENDEMİK TÜRLER VAN GÖLÜ HAVZASI’NDA Subaşı, Van ve Bitlis’te yaşayan bazı endemik kelebek türlerine dikkat çekti. “Romanov Gelinciği”, “Step Fistosu”, “Işgın Zümrütü” ve “Zegris” gibi kelebekler Bitlis bölgesinde sıkça görülürken, “Rosenin Çokgözlüsü”, “Şehzade”, “İran Ateşi” ve “Çokgözlü Van Esmeri” kelebek türleri Van ve çevresinde gözlemleniyor. Bu endemik türlerin büyük çoğunluğu sadece Van Gölü Havzası’nda bulunuyor, bu da bölgeyi kelebek türleri açısından oldukça özel kılıyor. TÜRKİYE’NİN BAŞKA YERİNDE GÖRÜLMEYEN TÜRLER Van’ın Çatak ilçesinde görülen “Şehzade kelebeği” gibi özel türler, Van ve Bitlis’te gözlemlenebiliyor. Subaşı, Van Gölü Havzası’nda uçan kelebeklerin Türkiye’nin başka bölgelerinde nadiren görüldüğünü belirterek, bu zenginliği korumanın önemine vurgu yaptı.

Bu çocuklar kışın esmer, yazın sarışın oluyor Haber

Bu çocuklar kışın esmer, yazın sarışın oluyor

Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde yaz tatili boyunca yüzen çocukların saç renklerinin sarıya dönmesi herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Van Gölü’nün kıyısında yaşayan çocuklar yaz tatili boyunca serinlemek için gün boyunca göle giriyor. Yüksek oranda sodalı suyun ve güneşin etkisiyle gölde sürekli yüzen çocukların saç rengi ise sarıya bürünüyor. Yaz aylarında gölün sodalı suyunda saçları etkilenen çocukların kış aylarında tekrar kendi rengine dönüyor. Gölde az yüzen çocuklarla gölde daha fazla yüzen çocukların saç renklerinde ise farklılık bulunuyor. “Saçlarımız sararsın ama vücudumuz yanmasın” Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaşı Tıp Merkezi Dermatoloji (Cildiye) Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Uce Özkol, Van Gölü’nde yüzen çocukların saç ve kirpik renklerinin sarı olduğunu belirtti. Bunun en önemli nedeninin sodalı suyun açıcı etkisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özkol, “Çocuklar uzun süre maruz kalınca bu açıcı etkilerden dolayı saçları sararıyor. Kışa doğru tekrar normale dönüyor. Çocuklar için herhangi bir zararı yok. Tabi çocukların cildinin yanmaması lazım. Vücutlarını korumaları lazım. Her bir yanık cilt kanseri riskini arttırır. O açıdan saçlarımız sararsın ama vücudumuz yanmasın diyoruz” dedi. “Sarı olunca daha popüler oluyorlar” Çocukların güneş kremi kullanmasını ve güneş ışınlarının dik olduğu saatlerde yüzmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Özkol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşlı hastalarımızda görüyoruz, hepsinin çocukluk çağlarında güneş maruziyeti var. Bu güneş maruziyetini en aza indirmek, bu yanıkları en aza indirmek için aileleri uyarmak gerekiyor. Çocuklarımızı göle sokalım ama onları güneşten koruyalım, ileri yaşlarda kanser riskini azaltmak için. Sarışın olmalarının tabii ki avantajı var. Biliyorsunuz Doğu Anadolu'da sarışın az, bir Karadeniz gibi değil, sarı olunca daha popüler oluyorlar. Çocuklar özellikle saçlarını sarartmak için daha sık göle giriyorlar. En büyük sebebi rakım, güneş ve sodadır.” Yaz tatili boyunca göre girdiklerini ifade eden çocuklar ise kışın esmer olduklarını, yazın ise sarışın olduklarını kaydettiler.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.