SON DAKİKA

#Tarım

İLKHABER-Gazetesi - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu kuruldu! Haber

Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu kuruldu!

Türkiye'nin tarım ve gıda sektöründeki politika süreçlerine yeni bir boyut kazandıracak olan Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu'nun kuruluşu, Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile resmileşti. Kurulun temel amacı, gıda güvenliği, tarımsal üretim, su kaynaklarının yönetimi gibi kritik alanlarda etkin politikalar geliştirmek ve uygulamak olacak. TARIM VE GIDA POLİTİKALARI KURULU KURULDU "Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" ile hayata geçirilen Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu, sektördeki güncel sorunlara çözüm üretmek ve geleceğe yönelik stratejiler oluşturmak üzere önemli görevler üstlenecek. RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI Kurulun görev ve yetkilerini belirleyen kararname, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kararname ile kurulun çalışma usul ve esasları da netleşmiş oldu. KURULUN GÖREV VE YETKİLERİ NELER OLACAK? Kararnameye göre, Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu'nun temel görev ve yetkileri şu şekilde sıralanıyor: Gıda Sağlığı ve Güvenliği: Gıda sağlığı ve güvenliği konusunda araştırmalar yapmak, risk analizleri yaparak gıda sağlığının korunması için politika önerileri geliştirmek. Bitkisel ve Hayvansal Üretim: Bitkisel ve hayvansal ürün arzının ve ürün kalitesinin artırılmasına yönelik politika önerileri hazırlamak. Su Kaynakları Yönetimi: Su kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak ve su israfını önlemeye yönelik araştırmalar yaparak politika önerilerinde bulunmak. Tüketim Alışkanlıkları: Gıdayla ilgili olarak üretim ve tüketim alışkanlıklarını iyileştirmek amacıyla araştırmalar yapmak. Yerli Gen Kaynakları: Tarım ve hayvancılıkta yerli gen kaynaklarının korunması, ıslahı ve çeşitlendirilmesi için araştırmalar yürütmek, politika önerileri oluşturmak ve destekleme politikaları geliştirmek. Biyogüvenlik: Biyogüvenlik alanında politika ve stratejilerin geliştirilmesini sağlamak ve uygulamaların izlenmesini takip etmek.

Adana’da tarıma dayalı yatırımlar ve bireysel sulama sistemlerine yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı Haber

Adana’da tarıma dayalı yatırımlar ve bireysel sulama sistemlerine yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı

Adana Ticaret Borsası (ATB) ve Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle, tarıma dayalı yatırımların ve bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi konulu bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, ATB Meclis Başkanı Osman Bağış, ATB yöneticileri, Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Şube Müdürleri, üreticiler ve yatırımcılar katıldı. Açılış konuşmasını yapan ATB Başkanı Şahin Bilgiç, Çukurova'nın Türkiye’nin tarımda en önemli bölgelerinden biri olduğunu belirterek, burada yapılacak yatırımların sadece bölgesel değil, ülkesel kalkınma açısından da büyük bir önem taşıdığını vurguladı. Bilgiç, sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim yöntemlerinin önemine dikkat çekerek, Çukurova’nın tarımda dönüşümün öncüsü olma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu ise, don zararı nedeniyle çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, bakanlık desteklerinin devam ettiğini ve Adana'daki çiftçilere hibe desteği sağlanacağı bilgisini verdi. Kökçüoğlu, kırsal kalkınmayı artırmak için çeşitli eğitim ve programlar düzenleyeceklerini belirterek, çiftçilerin karşılaştığı zorluklara çözüm bulmak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. “Tarımsal yatırımlar Türkiye için büyük önem taşıyor” Adana Ticaret Borsası (ATB) Meclis Başkanı Osman Bağış ve ATB Yöneticileri, Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Şube Müdürleri, Üretici ve yatırımcıların katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan ATB Başkanı Şahin Bilgiç, “Tarıma dayalı yatırımların ve bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi konularında bilgi ve deneyim paylaşmak, bölgesel tarımsal kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla düzenlediğimiz bu etkinlikte sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çukurova, bereketli topraklarıyla, ülkemizin tarımda en önemli merkezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle, burada yapılacak her türlü yatırım ve atılacak her adım, sadece Çukurova değil, tüm Türkiye için büyük bir anlam taşıyacaktır. Adana Ticaret Borsası olarak, bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi için her zaman destekleyici bir rol oynamaya devam edeceğiz. Bugün paylaşılacak bilgiler, bu hedef doğrultusunda atacağımız adımlar için yol gösterici, öncü olacaktır” diye ifade etti. "Çukurova, tarımda dönüşümün öncüsü olacak" Tarım sektörünün yalnızca ülkenin değil, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten ATB Başkanı Şahin Bilgiç şunları söyledi: “İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, doğa dostu üretim yöntemlerinin geliştirilmesi gibi zorluklar, tarıma dair yaklaşımlarımızı yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor. Bu süreçte, yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim yöntemlerinin önemi daha da artmaktadır. Ancak bizler, bu zorlukları fırsata dönüştürebilecek potansiyele sahip bir bölgedeyiz. Çukurova, sahip olduğu tarımsal ürün çeşitliliği, verimli toprakları ve üretim gücü ile bu dönüşümün öncüsü olabilecek bir coğrafyadır. Tarımda verimlilik kadar, ürünlerimizin işlenmesi ve katma değerli hale getirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Çukurova’nın zengin tarımsal potansiyelini daha verimli bir şekilde değerlendirmek, üreticilerimizin kazançlarını artırmak, yatırım fırsatlarından faydalanmak, daha fazla istihdam yaratmak ve bölge ekonomisine daha fazla katkı sağlamak için katma değerli ürünlere yönelmek zorundayız. Bu alandaki sizlerin yapacağı yatırımlar ve üretim tesisleri, sadece bölgesel değil, ülkesel kalkınma açısından da büyük bir önem taşımaktadır. Adana Ticaret Borsası, 1913 yılında kurulmuş olan köklü bir kurum olarak, her zaman üreticimizin yanındadır. Borsamız, tarım ve ticaretin buluşma noktası, üretici ile tarımsal sanayici arasındaki köprü olma misyonunu sürdürmektedir. Bugün de bu misyon doğrultusunda, gelişen tarım teknolojileri, bireysel sulama sistemleri ve tarıma dayalı yatırımlar konusunda siz değerli üreticilerimize ve üyelerimize bakanlık desteklerini İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz uzmanlarımızın katkıları ile sunmak, yeni fırsatlar yaratmak için buradayız. Bugün burada buluşmamız, sadece bir bilgilendirme toplantısı olmanın ötesinde, aynı zamanda geleceğe dönük bir vizyon paylaşımıdır. Hep birlikte, Çukurova’nın ve ülkemizin tarım sektörünü daha güçlü, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir hale getirmek için atılacak yatırıma yönelik adımların başlangıcını yapıyoruz. Tarımda sürdürülebilirlik, inovasyon ve gelişim alanlarında güçlü adımlar atacağımıza olan inancım tamdır. Hep birlikte daha verimli bir Çukurova ve daha güçlü bir Türkiye için çalışacağımıza ve buradan önemli yatırım projelerinin çıkacağına olan güvenim sonsuzdur.”  Kökçüoğlu, “Bakanlık, çiftçilerin yanında ve hibe desteği sağlayacak" Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, “Ev sahipliği için öncelikle borsa başkanımıza ve borsanın değerli üyelerine ben teşekkür etmek istiyorum. Malumunuz son zamanlarda ovada çok ciddi bir don zararıyla karşı karşıya kaldık. Bundan dolayı da ben geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Bununla ilgili de tüm ekiplerimiz zaten sahada gerekli tespitleri yapıyorlar. Bu tespitler dahilinde de parsel ve kişi bazlı zararlar belli olduktan sonra da bakanlık düzeyinde yapılabilecek desteklerle de çiftçimizin yanında yer alıp yaralarını saracağız. Bugün  bakanlığımız Adana'mızda ve tüm ülkemizde çiftçilerimizin yanındadır ve kırsal kalkınmayı nasıl arttırabiliriz diye çalışmaktadır. Bu amaçla hibe desteğiyle sizlerin karşısındayız. Bakanlığımızın 9 Nisan'a kadar olan hibe desteği programı başvuru çağrısında neler istiyoruz? Nelere ihtiyacımız var? Vatandaşların hangi konularda yatırımlarını destekleyeceğiz. Bunlarla ilgili Adana ve  ilçelerinde de arkadaşlarımız çeşitli eğitimler, programlar düzenleyecekler. Bu programlar sonrasında da sizlerden gelecek olan başvurulara hem yerelde daha sonra da bakanlık düzeyinde değerlendirerekten çiftçimizin yanında, çiftçimizin üretimine nasıl katkı sunabiliriz? Bu noktada biz Adana için daha fazla payı bakanlıktan nasıl alabiliriz? Bunun katkısı, gayesi içerisinde olmaya çalışacağız” diye konuştu. Konuşmaların ardından İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Uzmanları desteklerle ilgili görsel sunum yaptı. Katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladılar.  

Hatay'da soğuk hava tarımı vurdu Haber

Hatay'da soğuk hava tarımı vurdu

Soğuk havanın etkisini hissettirdiği Hatay'da, özellikle yurt dışına ihraç edilmek amacıyla seralarda yetiştirilen tarımsal ürünler don nedeniyle büyük zarar gördü. Hatay'da gece saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesiyle, tarım alanları ve seralar don vurdu. Defne ilçesinin Toygarlı Mahallesi’nde, bölge halkı tarafından yetiştirilen kapya biberi ve domatesin yanı sıra, yerli Samandağ biberi de don nedeniyle tahribat yaşadı. ''DON NEDENİYLE TARIM ÜRÜNLERİ ZARAR GÖRDÜ'' Toygarlı Mahallesi Muhtarı Mehmet Çağatay, “Soba bin metrekarelik alanı ısıtamadı ve don oldu, çok büyük zararımız oldu. İhracat için yetiştirdiğimiz ürünlerin hepsi zarar gördü” diyerek, bu tür zorluklarla karşılaşmanın büyük maddi kayıplara yol açtığını belirtti. Bölgede seracılıkla geçimini sağlayan çiftçiler, soğuk havanın ürünlere zarar vermesinin yanı sıra, sera içindeki ısıtma yöntemlerinin de yetersiz kaldığını dile getirdi. Bölgedeki tarım arazilerinin büyük bir kısmı zarar görürken, Defne İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü de hasar tespit çalışmaları başlattı. Çiftçiler, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek talep ediyor. Mahalle halkı, soğuktan korunabilmek için çeşitli önlemler almalarına rağmen, özellikle eksi 7 dereceye kadar düşen hava sıcaklıklarıyla mücadele etmekte zorlandıklarını ifade etti. "Hava eksi 7 derecenin altında oldu ve iki soba kurmamıza rağmen hiçbir işe yaramadı" İki soba kurmasına rağmen soğuk havanın ürünlere zarar vermesinin önüne geçemediklerini ifade eden çiftçi Nasır Dönmez, "Ben Toygarlı Mahallesi'nde kıraathane işletiyorum. Geçinmek için bahçemize sera yaptık ama don nedeniyle bayağı zarar gördük. Hava eksi 7 derecenin altında oldu ve iki soba kurmamıza rağmen hiçbir işe yaramadı. Mahallede seracılık yapan herkes zarar gördük" ifadelerini kullandı.

Mehmet Akın Doğan: Zirai don çiftçilere büyük kayıp yaşattı Haber

Mehmet Akın Doğan: Zirai don çiftçilere büyük kayıp yaşattı

Türkiye’yi etkisi altına alan Altay soğukları, Adana’da tarımı vurdu. Gündüz 10, gece ise eksi 4 dereceye kadar düşen hava sıcaklığı, özellikle çiftçileri zor durumda bıraktı. Soğuk hava dalgası nedeniyle birçok tarım ürünü büyük zarar görürken, zirai dondan en çok etkilenen patates, karpuz, marul ve narenciye oldu. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova bölgesinde dört gündür devam eden zirai donun çiftçilere büyük kayıplar yaşattığını belirterek ekili patatesin yüzde 75’inin zarar gördüğünü söyledi. Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın etkisini sürdüreceğini belirterek çiftçileri don tehlikesine karşı önlem almaya çağırdı. “Tarım alarm veriyor! Çukurova’da don nedeniyle ürünler yok oldu” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 4 gündür devam eden zirai don nedeniyle tarlalardaki ürünlerin büyük bir bölümünün zarar gördüğünü belirterek şunları söyledi: “Çukurova bölgesinde durum pekte iyi değil. Patates, narenciye, marul, karpuz gibi ürünler don nedeniyle ciddi hasar gördü. Cumartesi gününden bu güne kadar 4 günlük don vardı. Bu ilçelerde ekilen karpuz, salatalık gibi ürünler ciddi hasar gördü.  Karpuzun çoğu hasar gördü. Salatalık ve marulda hasarlar var. Şuan tarlaları dolaşıyoruz. Durum çok ciddi.” “Zirai don felaketi nedeniyle patatesin yüzde 75’i zarar gördü” Doğan, bölgedeki patates tarlalarının yüzde 75’inin zarar gördüğünü ifade etti. Doğan, “Zirai don nedeniyle bölgedeki patateslerin 4’te 3’ü zarar gördü. Patateslerin yaprakları tamamen kurudu. Kuruyan yapraklar nedeniyle patates kökleri de haliyle etkilenecek ve kuruyacaktır. Patates de zarar çok büyük. Durum çok ciddi” diye ifade etti.

Ayhan Barut, tarım politikalarını eleştirerek çiftçiye destek çağrısı yaptı Haber

Ayhan Barut, tarım politikalarını eleştirerek çiftçiye destek çağrısı yaptı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarımsal üretim, çiftçi sorunları ve köylerde hızla yükselen çiftçi yaş ortalamasının çok ciddi krize yol açtığını söyledi. Tarımın stratejik öneminden söz edip gereken destek verilmediği için çiftçilerin tarımdan hızla uzaklaştığını, genç çiftçilerin köylerden çıkıp şehirlerde ucuz işgücü olarak çalıştığını vurgulayan Barut, "Alın teriyle üreten ancak emeği heba edilen köylülerimizin, ağır maliyet yükü altında feryat eden çiftçilerimizin, ürettiğinden kazanamadığı için kırsaldan uzaklaştırılan üreticilerimizin, köylerimizdeki artan yaş ortalamasına ilişkin problemlerin ve AKP eliyle bitirilen tarımdaki sorunların mutlaka çözülmesi gerekiyor" dedi. "Çözüm bulunmazsa köylerde çiftçilik yapacak kimse kalmayacak”  TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti Grubu'nun kırsaldaki tarımsal nüfusun hızla yaşlanmasına yönelik önergesi üzerine CHP Grubu adına söz alarak kürsüye çıkan Ayhan Barut şunları söyledi: "Tarım tüm dünyada stratejik bir öneme sahipken maalesef ülkemizde gerekli desteği ve önemi görmüyor. Ülke tarımında girdilerin yüksekliğinden ithalata, desteklerin yetersizliğinden arazilerin küçük ve parçalı olmasına kadar çok sayıda sorun varken aslında bir başka önemli sorun ise çiftçi nüfusunun hızla yaşlanması ve gençlerin de hızlı bir şekilde tarımdan uzaklaşmasıdır. Neden köyler boşalıyor? Neden çiftçilerimiz hızlı bir şekilde köylerini terk ediyor? Çünkü AKP'nin uygulamış olduğu yanlış tarım politikası köylülerimizi, çiftçilerimizi ve gençlerimizi tarımdan uzaklaştırıyor. Çiftçilerimize ve gençlerimize başka bir çözüm yolu bırakmıyorlar. Bu acı tablo da tarımda alarm zillerinin çaldığının göstergesidir. Eğer böyle giderse uzun yıllar neticesinde köylerde çiftçilik yapacak kimse kalmayacak." "Türkiye'deki kayıtlı çiftçilerin yaş ortalaması 58" Ayhan Barut, "2014'ten 2024 yılına kadar geçen zamanda, yani on yılda yaklaşık 850 bin köylü, ayrıca da genç çiftçilerimizden ise her 100 kişiden 20 kişisi tarımı bırakıyor, köylerini terk ediyor ve şehirlere göçüyor. Halihazırda ise Türkiye'deki kayıtlı çiftçilerin yaş ortalaması 58'dir; eğer bunun içerisine erkekleri de hesaplarsanız yaş ortalaması çok daha fazla oluyor. Köyleri terk eden genç çiftçilerimiz kentlerde ucuz işgücü olarak çalışıyor; hem kırsalda hem şehirde dengeler bozuluyor. 2007 yılında kırsalda 35 yaş altındaki nüfus yüzde 60'ken bugün gelinen oran yüzde 45'lere inmiştir" diye ifade etti. "Çiftçilere verilen destekler yetersiz" Barut, "Çiftçinin kızını almak ve oğluna kız vermek için herkes adeta yarışırdı, ayrıcalıklı davranırdı. Bugün gelinen noktada ise çiftçi bile çiftçinin oğluna artık kız vermekten kaçıyor. IPARD denilen bir kurum var, buradan destekler veriliyor. Genç ve kadın çiftçileri önceleyen bir destek ve hibe programı ancak bazı destekler merkeze çekilmiş durumda, gençlere ve köylere yeterli destekler verilmiyor. Kaynaklar amaca uygun ve fonksiyonel olarak kullanılmıyor. Son açıklanan hayvancılık desteği ise maalesef çok yetersiz" şeklinde konuştu. "Üreticilere destek verelim, tarımda krizi ortak akılla çözelim" Yaşanan sorunlara dikkat çeken Ayhan Barut şunları söyledi: "Çözüm için gelin, acil bir eylem planı hazırlayalım. Genç çiftçiler için kırsalda eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarına ilişkin sorunu giderelim. Gençlerimizin köyde kalmasını sağlayacak sosyal donatılara, kültürel ağırlıklı politikalara ağırlık verelim. Ayrıca tarımsal üretimi ve üretici köylüleri, gençleri gözeten, onları köylerinde, yaşam bölgelerinde tutacak politikaları hep birlikte belirleyelim. Bitkisel ve hayvansal üretim teşviklerini artıralım. Tarımdaki üretim maliyetleri, SGK primleri ve mazottaki vergilere kadar her şeyi asgari düzeye indirgeyelim. Üreticilerimize gereken destek verilsin. Kırsalda, insanlarımız köylerinde rahat yaşasın ki üretsin, mutlu olsun. Gelin, hep birlikte seferber olalım. Her geçen gün büyüyen bu krizi, ortak akılda buluşup çözelim."  

Gürer: Tarımda plansızlık, üreticiyi de tüketiciyi de mağdur ediyor! Haber

Gürer: Tarımda plansızlık, üreticiyi de tüketiciyi de mağdur ediyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, patates ve soğan üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek tarımda plansızlığın yarattığı olumsuz sonuçları vurguladı. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını, vatandaşın ise yüksek fiyatlarla ürün almak zorunda kaldığını belirtti. Gürer, "Soğan ve patates, her evin temel gıdası ancak üretici büyük zarar içinde” dedi. “Doğru planlama olsaydı, soğan 20 lira olmazdı!" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Patates ve soğan, evlerin olmazsa olmazı. Ancak patates ve soğan üreticileri ürettiklerinden yeterli fayda sağlayamıyor. Patatesi 3 lira civarında bir fiyatla satamıyorlar. Soğanda ise mevsimsel değişimlerle birlikte depoda ürün erken çillendiği için ıskartaya çıkan ürün çoğalıyor. Tonlarca soğan, çöp haline geldi. Şimdi bu soğanlar 30-40 kuruşa hayvan yemi olarak satılıyor. Doğru bir planlama yapılıp çöp olan soğanların çillenmesi önlenseydi, markette soğan 20 lira yerine daha düşük bir fiyata satılabilir ve yurttaşlar da bu ürüne daha uygun bir fiyatla ulaşabilirdi. Ama tablo ortada: Üretiyoruz, ürettiğimizi değerlendiremiyoruz. Üreticimiz sorun yaşıyor, vatandaş ise pahalıya ürün alıyor” diye ifade etti. “Üretimden pazarlamaya kadar tarımda bütüncül bir planlama yapılmalı” Gürer, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimdeki etkilerine değinerek şunları söyledi: “Küresel iklim değişikliği ile beraber ürünler erken oluşuyor Ya da erken bozuluyor. Bu durum, depolarda ürünlerin zamanından önce çillenmesine neden oldu. Soğan olarak değer bulma özelliğini yitiren ürünler artık sadece hayvan yemi olarak kullanılabiliyor. Böyle olunca vatandaş markette 20 liraya soğan alırken, tonlarca soğan çöp oluyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil.  Öngörülebilen, planlanan bir üretim modeli gerekiyor. Bu konuda çalışma yaptıklarını söylüyorlar. O zaman tonlarca soğan niye çöp oluyor? Üretimden pazarlamaya kadar tarımda bütüncül bir planlama yapılmalı. Bu sadece üreticiyi değil, vatandaşın cebini de rahatlatır.” "2024'teki israf, 2025’te de devam ediyor!" Gürer,  “Depolanan soğanlar çillenmeye başlayınca üretici, ürünü ayrıştırmak zorunda kaldı. En azından ayrıştırdığı bir bölümünü satabilmiş ama son günlere kadar iyi giden havalar ile depoda soğanlar yeniden yeşillenmeye başlayınca, satılamaz noktaya gelmiş ve hayvan yemi olmuştur. Üretici çiftçi ile konuştum. Niğde yanında Sivas’ta da ekim yaptığını, patates de ektiğini ve patates zararının soğana göre daha fazla olduğunu anlattı. Iskarta hale gelen tonlarca soğanı hayvan yemi olarak satmak zorunda kaldığını belirtti. Bu ıskarta ürünler ile piyasa dengesi de bozuluyor. Türkiye, 2024 yılında çok sayıda üründe yaşanan israfın 2025 yılında depolanan üründe de sürdüğünü gösteriyor” dedi.

Gürer: Tarım sektöründeki sorunlara çözüm için somut politikalar geliştirilmeli Haber

Gürer: Tarım sektöründeki sorunlara çözüm için somut politikalar geliştirilmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ülke tarımındaki sorunlara dikkat çekerek çözüm önerilerini dile getirdi.  Gürer, “Ülkemizde tarımsal sorunlar bitmiyor. Çiftçi sayımız azalıyor, köy okulları boşaldı. 18 bin köyden 6 bini artık köy okulsuz kaldı. Kırsala geri dönüşün yolu açılmazsa tarımda sorunlar daha da artacak” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda 21 ürün grubunda arz açığımız var. Bu açığın kapatılmaması, önümüzdeki süreçte daha ciddi problemlere neden olacak. Gıdaya verilen önemin tarım üzerinden geçtiği unutulmamalı. Çok güzel evleriniz olabilir, silah konusunda güçlü bir ülke olabilirsiniz ama gıda sorunuzu çözemezseniz ne savaşlar kazanılır ne de yaşam sürdürülebilir” şeklinde konuştu. “TİGEM ve TMO çiftçi için politikalar geliştirilmeli” Ömer Fethi Gürer, tarımsal desteklerin yetersizliğini eleştirerek, kamu kuruluşlarının çiftçiye destek olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “TİGEM, Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi gibi kamu kuruluşlarının çiftçinin yanında duracak politikalar geliştirmesi lazım. Kamu olmadan bu işlerin düzelmeyeceği artık görülüyor. Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre milli gelirin yüzde biri oranında destek çiftçiye verilmesi gerekiyor. İki yılda 800 milyar bütçeden ayrılması gereken tutar ayrılmadı. Ziraat Bankası’nın tekrar çiftçi kuruluşu olması şart. Üretimde planlama önemli. Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürünün yetiştirileceği, ne kadar suya ihtiyaç olduğu belirlenmeli. Suyun az olduğu bölgelerde uygun olmayan ürünlerin yetiştirilmesi engellenmeli. Bu planlamalar kağıt üzerinde kalmamalı, somut adımlar atılmalı.”  “TMO alım fiyatı enflasyon altında kalmamalı” Gürer, “Düşük alım fiyatlarından dolayı çiftçi topraktan uzaklaşıyor. 2024 yılında yalnızca hububatta 3 milyon 200 bin ton üretim düşmesi yaşandı. Bu yılki rekoltelerde düşüş yaşanmaması için çiftçiye yeterli desteğin verilmesi gerekirdi ama yine verilmedi. Bu yıl kamunun alım fiyatları çiftçi için önemli olacak. Mayısta buğday için TMO açıklayacağı alım fiyatı enflasyon altında kalmamalı ve girdi fiyatları ile makul kar saptanıp çiftçi mağdur olmayacağı fiyat belirlenmelidir. Yalnızca küçük aile tipi işletmelere verilecek destek, Türkiye’nin tarım sorunlarını çözmeye yeter. Ancak ithalatçı, rantçı, aracı ve yandaş kayırmacı anlayışı terk edilmeli. Tarım kesimi desteklenmeli, üretilen ürünler israf edilmeden değer bulmalı. Girdi maliyetleri artıyor. Bu nedenle de gıda da fiyatlar zor düşer. Girdi maliyetleri düşürülmesi sağlanmalıdır” dedi. “Tarımdaki sorunlar çözülebilir”  Son olarak, tarıma yapılan yatırımların artırılması ve Ar-Ge çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, tarımın ülke geleceği için vazgeçilmez bir alan olduğunu belirterek şunları söyledi: “Tarım geleceğimizdir. Gıda olmadan yaşam olmaz. Üreticinin, çiftçinin ve besicinin bu alanda varlığını sürdürebilmesi sağlanmalı. Tarımın sorunları çözülebilir ama bunun için iktidar tarafından çiftçiden yana politikalar geliştirilmesi gerekir.22 yıl ülkeyi yöneten AKP iktidarı nihayet planlamadan söz etmeye başladı. Tarım sayımı da bir an önce tamamlanıp doğru veriler açıklanmalıdır. Gerçeği görmeden tarımda sorun çözülemez.” 

Mersin’de 6 yeni tarım ürünü tescillendi Haber

Mersin’de 6 yeni tarım ürünü tescillendi

Mersin'in Erdemli ilçesindeki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nde yapılan çalışmalarda 2'si mandarin (mandalina) 4'ü muz 6 yeni çeşit geliştirilerek tescillendi. 6 çeşidin tescil edilmesinin ardından biri keçiboynuzu olmak üzere 4 çeşit üzerinde de ise tescil için çalışmaların devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretim merkezlerinden Mersin'de hem turunçgil hem de muz gibi çeşitli türler üzerinde kaliteli ürün yetiştirme çalışmaları devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü'ne bağlı Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nde mandalina ve muz üzerinde uzun süredir devam eden Ar-Ge çalışmalarında yeni çeşitler geliştirildi. Geliştirilen türlerden mart ayına kadar ağaç üzerinde kalabilen alarin ile ocak ayında hasat edilen kalitesi ve aroması ihracata uygun olan çekirdeksiz tür aladen isimli 2 yeni mandalina tescillendi. Muzda ise baba baysal, alata barışı, poyraz 46 ile şeker filiz adı verilen çeşitler tescillendi. Enstitüde düzenlenen toplantıda tanıtılan yeni ürünlerden muz ve mandalinanın hasadı ise Vali Ali Hamza Pehlivan tarafından yapıldı. "6 ÜRÜNÜN BÜTÜN İŞLEMLERİ TAMAMLANDI, TESCİLİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ" Enstitüde bilim adamlarının çalışmasıyla 6 ürünün tescil aldığını belirten Vali Ali Hamza Pehlivan, bu ürünlerinden 2'sinin mandalina, 4'ünün de muz çeşidinden oluştuğunu söyledi. Ayrıca çalışması devam eden biri keçiboynuzu, 3'ü mandarin olmak üzere toplam 10 çeşit üzerinde değerlendirme toplantısı da yaptıklarını aktaran Vali Pehlivan, "6 ürünün bütün işlemleri tamamlandı, tescili gerçekleştirildi. Bugün itibarıyla tarım sektörüne kazandırılmış oldu. Bu gerçekten önemli bir gelişme" dedi. Yeni geliştirilen muz ve mandalinanın hasadını yaptıklarına değinen Pehlivan, "Bütün denemeler yapıldı, bütün testlerden geçti. Hem de alanda dayanıklılık ve sürdürülebilirlikle ilgili de bilimsel araştırmalar yapıldı. Bugün itibarıyla literatüre kazandırılmış oldu. Bundan sonraki aşamada ürünlerin yaygın üretimiyle ilgili çalışmalar sürdürülecek" diye konuştu. Enstitünün ürün geliştirme çalışmaları yaptığına dikkat çeken Pehlivan, "Buradaki gaye hem raf ömrü üzün hem de zararlılara karşı dirençli ürünler üretmek. Bu yeni türleri tercih edenler hem üretim hacminde artış elde edecekler hem de daha kaliteli bir ürün elde etmiş olacaklar. Bunun çiftçilerimize ve üreticilerimize olumlu yansıyacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.