SON DAKİKA

#Tarih

İLKHABER-Gazetesi - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİLSEM giriş belgeleri açıklandı mı? sınav tarihleri belli oldu! Haber

BİLSEM giriş belgeleri açıklandı mı? sınav tarihleri belli oldu!

BİLSEM (Bilim ve Sanat Merkezleri) 2024-2025 yılına ait giriş belgesi sorgulama ekranı, öğrenciler ve veliler tarafından yoğun şekilde araştırılmaya devam ediyor. 2024 yılı için Bilim ve Sanat Merkezleri'ne öğrenci yerleştirme süreci, 25 Kasım - 06 Aralık 2024 tarihleri arasında yapılan ön değerlendirme uygulama randevularıyla başladı. Öğrencilerin giriş belgelerinin yayımlanacağı tarih ise, 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nda belirtilen tarihe göre bugün, 11 Aralık 2024 olarak açıklandı. BİLSEM giriş yerleri açıklandı mı? BİLSEM giriş yerleri, öğrencilerin ve velilerin erişimine açıldı. Öğrenciler, giriş yerlerini e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden öğrenebilecek. Bugün yayımlanan giriş belgeleri, ön değerlendirme uygulamasına alınacak öğrenciler için geçerli olacak. BİLSEM giriş belgesi nereden ve nasıl sorgulanır? Öğrenciler, BİLSEM giriş yerlerine ait belgeleri e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden sorgulayabilirler. İlgili ekran için, e-Okul sistemine giriş yaparak belgelerinizi öğrenebilirsiniz. BİLSEM sınav takvimi Ön Değerlendirme Uygulamaları: 21 Aralık 2024 - 23 Şubat 2025 tarihleri arasında yapılacak. Bireysel Değerlendirme: Bireysel değerlendirme randevuları, 10-21 Mart 2025 tarihlerinde oluşturulacak ve uygulamalar 14 Nisan - 27 Haziran 2025 tarihleri arasında yapılacak. Kayıtlar: 4 Temmuz 2025’te duyurulacak ve kayıtlar 28 Temmuz - 29 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Önemli tarihler: 11 Aralık 2024: Ön değerlendirme giriş belgelerinin yayımlanması 21 Aralık 2024 - 23 Şubat 2025: Ön değerlendirme uygulamaları 28 Şubat 2025: Bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilerin ilan edilmesi 26 Mart 2025: Bireysel değerlendirme giriş belgelerinin yayımlanması Eğitim yılı süresince belirli aralıklarla yapılacak olan itiraz başvuruları ve değerlendirmeleri de takvime dahil edilmiştir. Tüm bu süreçlerin dikkatle takip edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

İzmir Foça'daki tarihi yel değirmenleri, fotoğraflara fon oluyor Haber

İzmir Foça'daki tarihi yel değirmenleri, fotoğraflara fon oluyor

İzmir Foça'nın girişinde bulunan tarihi yel değirmenleri, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri oluyor. Antik tiyatronun da bulunduğu Değirmenli Tepe üzerinde bulunan ve biri geçtiğimiz yıllarda restore edilen yel değirmenleri, arkeologlar tarafından rüzgâr enerjisi ile çalışan inanılmaz bir mühendislik harikası olduğu ifade ediliyor. İzmir’in tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü Foça ilçesi, son dönemde fotoğraf tutkunlarının gözdesi haline gelirken, kıyı şeridinde yer alan ve geçmişin izlerini taşıyan yel değirmenleri de bölgenin büyüleyici manzarasına eşsiz bir estetik katıyor. Foça'nın merkezine oldukça yakın bir konumda bulunan yel değirmenleri, hem tarihî hem de doğal güzellikleri bir araya getirerek ziyaretçilere adeta bir açık hava müzesi sunuyor. Özellikle gün batımı saatlerinde, bu yel değirmenlerinin oluşturduğu silüetler, fotoğrafçıların ilgi odağı oluyor. Renklerin yumuşak geçişleri ve güneşin altın ışıkları, yel değirmenlerinin taş duvarlarıyla birleşerek göz alıcı kareler ortaya çıkarıyor. Değirmenli Tepe’de etkileyici portreler ve manzara fotoğrafları 350 yıla aşkın bir geçmişe sahip olan yel değirmenlerinin etrafında gezinen fotoğrafçılar, bu tarihi yapıları arka plan olarak kullanarak etkileyici portreler ve manzara fotoğrafları çekiyor. Adana'nın Pozantı ilçesinde 3 dönem belediye başkanlığı yapan fotoğraf tutkunu Mustafa Çay da, Foça’nın turistik cazibesini artıran ve bölgenin tanıtımına önemli katkılarda bulunan yel değirmenlerini görme fırsatı buldu. Tarihi yel değirmenlerinin, bir zamanlar Foça’nın tarım faaliyetlerinde önemli bir rol oynayan yapılar olduğunu belirten Mustafa Çay, "Bu bölgenin, günümüzde tarih meraklıları ve fotoğraf severler için gözde bir mekân haline geldiğini biliyordum. Ben de eşimle birlikte ziyaret ettiğim Foça'nın hem yerli hem de yabancı turistler arasında popülerliği artan yer değirmenlerinin fotoğraflarını çekme ve bu yapıları fotoğraflarıma fon olarak yansıtma şansı elde ettim." dedi. Türkiye'nin, hemen hemen her kentinde yer alan tarihi eserlerle zengin bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Çay, "Güzel ilçemiz Pozantı'da olduğu gibi, ülkemizin yer köşesinden adeta tarih fışkırıyor.  Tüm tarihi yapılar gibi Foça'daki bu eşsiz yapıların da korunması ve gelecek nesillere aktarılması, hem yerel yönetimlerin hem de ziyaretçilerin ortak sorumluluğu olarak öne çıkıyor. Yel değirmenlerinin tarihî ve kültürel değerini yansıtan fotoğraflar, Foça’nın benzersiz güzelliklerini gözler önüne seriyor ve bu güzelliklerin korunmasına katkı sağlıyor." diye konuştu.

Tarihçi Yanık: "Çem Kalesi'nin duvarlarında bulunan alfabe çözülürse Çukurova tarihi baştan yazılır" Haber

Tarihçi Yanık: "Çem Kalesi'nin duvarlarında bulunan alfabe çözülürse Çukurova tarihi baştan yazılır"

Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde bulunan Çem Kalesi, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yapı olarak dikkat çekiyor. Ancak kale surlarında yer alan ve henüz çözülememiş kitabeler, bilimin ve tarih araştırmacılarının ilgisini çekiyor. Çem Kalesi’nin Sırları Mehmetli Beldesi sınırlarında bulunan Çem Kalesi, dik ve sarp bir kayalığın üzerine inşa edilmiş. Kale surlarında yer alan üç farklı kitabe, hangi medeniyete ait olduğu bilinmeyen bir alfabe ile yazılmış. Bu kitabelerin içeriği ve kullanılan dil hakkında yapılan araştırmalar, şu ana kadar kesin sonuçlar vermedi. Yanık: "Dünyada henüz çözülememiş gizemli alfabe çözülürse Çukurova tarihi baştan yazılır" Araştırmacı Tarihçi-Yazar Yurdaer Yanık, Çem Kalesi’ndeki yazılı metinlerin dünya genelinde çözülememiş ender yazıtlardan biri olduğunu belirtti. Yanık, “Bu metinler, Çukurova tarihinin yeniden yazılmasına yol açabilecek nitelikte. Kale, Ortaçağ’da oldukça korunaklı bir ticaret yolu üzerindeydi ve Osmanlı döneminde Vannos Kalesi olarak biliniyordu. Sur duvarlarında bulunan üç ayrı kitabe, devşirme taşlardan yapılmış ve şu ana kadar gizemi çözülememiştir” dedi. Metinlerin Alfabe Benzerlikleri Yanık, kitabelerdeki bazı harflerin İskit Türklerinin kullandığı alfabeye benzediğini, ancak İskit alfabesi olmadığını ifade etti. Ayrıca bazı harflerin Göktürk alfabesine de benzer olduğunu belirtti. “Bu yazılı metinler çözülürse, Çukurova'nın tarihi hakkında yeni bilgiler elde edilebilir” şeklinde konuştu. Yanık, bilim insanlarını ve akademisyenleri bu gizemli kitabeleri çözmeye davet ederek, metinlerin tarihsel ve kültürel önemi konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.

Doç. Dr. Şirin Gülcen Eren: ‘Yeryüzü Mühürleri’ ülkemizi ilgili bilim alanlarında ilerici ve lider konuma getirecektir Haber

Doç. Dr. Şirin Gülcen Eren: ‘Yeryüzü Mühürleri’ ülkemizi ilgili bilim alanlarında ilerici ve lider konuma getirecektir

Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şirin Gülcen Eren, yerleşmeler ve medeniyetler tarihine yenilikçi bir bakış açısı kazandıracak bir yöntem geliştirdi. ‘Yeryüzü Mühürleri’ olarak adlandırılan bu teknik, tarihi gerçeklikleri arazi düzenindeki yeryüzü mühürleri motif, desen ve katmanları üzerinden analiz etmeyi amaçlıyor. Patentli olan bu yöntem, bilgisayar programları ve yapay zekâ kullanımıyla teknolojik bir boyut kazanıyor. Doç. Dr. Eren, buluşun ülkemizi bilimsel gelişmede ileri bir konuma taşıyabileceğini ve derin öğrenme yöntemleri için bir katalog oluşturma niteliğine sahip olduğunu belirtiyor. ‘Buluş’un sahibi, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şirin Gülcen Eren, mühürlerin tespitinin teknik çizim, temel tasarım, resim bilgisi, haritacılık ve mekânsal planlama bilgisi gerektirmesi nedeniyle teknik bir yöntem olduğunu söyledi. Doç. Dr. Eren, “Buluş, bilgisayar programları, yapay zekâ kullanımı veya metaverse yoluyla üretim ve sıralamaya katkısı nedeniyle teknolojik boyut kazanmaktadır” dedi. “Buluş, bir Antik Dönem ve öncesi mekânsal ağ sistematiğine ait çıktı ürün elde etme yöntemi olarak da tanımlanabilmektedir” ‘Buluş’un korunması gerektiğini söyleyen  Doç. Dr. Eren, “Buluşun, ülkemizi bilimsel gelişmede önemli bir konuma yerleştirmesi de beklenmektedir. Başka bir ifadeyle, ülkemiz tarafından bulunan bir yöntem olması ve hizmet sunumu yoluyla uygulanması halinde, ülkemizi ilgili bilim alanlarında ilerici ve lider konuma getirecektir. Japonya, ülkemizde çeşitli tarihi ve arkeolojik çalışmalarda bulunmakta ve önemli düzeyde katkı sağlamaktadır. Japonya’da, yöntemin bilgisayar programları veya metaverse kullanılarak yapılan versiyonu tescil edilmiştir. Buluş, bir Antik Dönem ve öncesi mekânsal ağ sistematiğine ait çıktı ürün elde etme yöntemi olarak da tanımlanabilmektedir” diye ifade etti. “Derin öğrenme yöntemleri için katalog oluşturma niteliğindedir” Doç. Dr. Eren, “Yerleşmelerin tarihi yanı sıra, yerleşmelerin konumları, sınırları, gelişim yönleri ve dönüşüm biçimlerini ile yolları ve tarım parsellerinin belirlenecek olması nedeniyle de önemlidir. Buluş, tasarım, arkeoloji, şehir planlama, tarih, kentleşme tarihi, kentsel arkeoloji, tarihi coğrafya, tarihi katmanlama ve kartografya disiplin veya alt disiplin alanlarının çalışmalarına katkı koyabilir niteliktedir. Buluş, Antik Dönem fiziki yapıları ve arkeolojik buluntular veya bunların incelenmesi ve analizini içermez. Ancak Buluş; söz konusu disiplin alanlarının çalışmalarının destekleyicisi ve tamamlayıcısıdır. Buluş çıktısı, sanayide ve hizmet sektöründe kullanılabilir niteliktedir. Uygulaması, manuel olarak veya teknik ve teknolojik bir üretim birlikteliği gerektirdiğinden, buluş çıktısı, talep edilen bir alana özel ölçekli veya ölçeksiz olarak çalışılarak üretilebilir. Buluş çıktısı; medeniyetlerin izlerini süren özel ve tüzel kişi veya kurumlar ya da devletler tarafından talep edilebilir. Kurum ve kuruluşlara üretim amaçlı lisanslama yapılabilir. Mevcut teknolojiler kullanılmış ama derin öğrenme yöntemleri için katalog oluşturma niteliğindedir” dedi.

Elazığ’ın Tarihi Harput Mahallesi yaz sezonunda turistleri ağırlıyor Haber

Elazığ’ın Tarihi Harput Mahallesi yaz sezonunda turistleri ağırlıyor

Elazığ’ın tarihi Harput Mahallesi, yaz sezonunda tarihi, dini ve doğal güzellikleriyle turistleri ağırlamaya başladı. Elazığ’da yazılı kaynaklara göre 5 bin yıllık medeniyet ve kültürün ortak noktası olan Harput Mahallesi, turizm açısından kente büyük katkı sağlayan yerlerin başında geliyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan 5 bin yıllık tarihi geçmişe sahip olan tarihi mahalle, dört mevsim farklı güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Yaz aylarının gelmesi ile ayrı bir güzelliğe bürünen mahalledeki eğikliği Pisa Kulesi'nden bile daha fazla olarak tescillenen eğri minaresinden Harput Kalesi'ne kadar cami, türbe ile tarihi birçok yapısı, güzelliği ile yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi yapılarıyla adeta açık hava müzesini andıran Harput, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla bugünlerde ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Mardin’den gelen vatandaşlardan Can Güzcan, "Mardin’den geliyoruz. Burayı çok beğendik. Özellikle buranın yemeklerini merak ediyoruz ve birazdan deneyeceğiz. Genel olarak iyi. Bilindiği üzere Mardin tarihi bir şehir, o konuda burayı da andırıyor. Buraya ikinci gelişim ama ilk defa geldim gibi mutluyum" dedi. Keyifli vakitler geçirdiklerini belirten vatandaşlardan Fazlı Kömürlü, "Güzel Harput’umuza geldik. İnsanlar burada rahat, serinde ve huzurlu. Çok yoğun bir araç trafiği var ve belediyemizden bir ricamız var. En azından şu yoğun günlerde otobüsleri yarım saatte bir çıkarsalar çok güzel olacak" diye konuştu. Halil İbrahim Gök ise, "Burası Harput. Buraya annem, babam, kardeşim ve misafirlerimiz ile geldik. Harput’a şu anda akın var. Burası yüksek bir yer olduğu için serin, çok güzel, beğeniyorum" şeklinde konuştu. Ebeveynleri ile tarihi mahalleye çıkan Eslem Şura da Harput’un cami ve türbeleri ile çok güzel olduğunu belirterek, keyifli vakit geçirdiklerini kaydetti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.