SON DAKİKA

#Namaz

İLKHABER-Gazetesi - Namaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Namaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana'da Ramazan Bayramı coşkusu: Camiler doldu taştı Haber

Adana'da Ramazan Bayramı coşkusu: Camiler doldu taştı

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte camilere akın eden Adanalılar, bayram namazını eda etmek için saf tuttu. Camilerde yer bulamayan vatandaşlar, avlularda ve çevredeki meydanlarda derdikleri namazlıkların üzerinde namaz kıldı. Bayram namazının ardından hutbe okundu, dualar edildi.  Bahçeşehir Mahallesindeki İhvan Camii'ni dolduran vatandaşlar da yoğunluktan dolayı cami içinde yer bulamayınca bahçede ve çevrede namaz kıldı. Bayram hutbesinde şu ifadeler yer aldı: "Aziz Müminler; Bugün bayramdır. Neşe, sevinç ve mutluluk günüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, 'Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırtınızı dönmeyin. Birbirinize kin ve nefret beslemeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun' uyarısına kulak vererek, gönlümüzü birbirimize samimiyetle açma, ayrılık ve gayrılığı kalbimizden söküp atma günüdür. Bugün bayramdır. Bayramlar, yüce dinimiz İslam’ı, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını, Kur’an ve sünnetten beslenen örf ve kültürümüzü nesillerimize aktarma günüdür. Bizi biz yapan, bizi millet kılan milli ve manevi değerlerimizi yaşama ve yaşatma günüdür. Kıymetli Müslümanlar; Bugün bayramdır. Bayramlar, anne ve babamızdan, akraba ve dostlarımızdan, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizden uzaklaştığımız günler değildir. Bilakis bayramlar; varlık sebebimiz olan anne babamızın varsa ihtiyaçlarını giderme, ellerini öpüp hayır dualarını alma günleridir. Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız eşimize tatlı dil ve güler yüzümüzü; göz nuru evlatlarımıza ilgi ve şefkatimizi sunma günleridir. Muhtaçların, hasta ve yaşlıların kapısını çaldığımız, yetim ve öksüzlerin başlarını okşadığımız, ihtiyaçlarını giderdiğimiz, bayramın coşkusunu onların da yüreklerinde yaşattığımız yardımlaşma ve paylaşma günleridir. Aziz şehitlerimizin, ahirete göç eden kahraman gazilerimizin ve ebediyete irtihal eden geçmişlerimizin kabirlerini ziyaret ettiğimiz, onları hayırla yâd ettiğimiz rahmet ve dua günleridir. Aziz Müslümanlar; Bu mübarek bayram sabahının sevinç ve huzuru yüreklerimizi doldururken; maalesef, Gazze’de kardeşlerimiz, bayramın neşe ve coşkusundan çok uzaklar. Zalim siyonistler; kadın-erkek, çocuk-yaşlı demeden masum insanları katletmeye devam ediyorlar. Kardeşlerimize hiçbir şekilde hayat hakkı tanımıyorlar. Onların en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamalarına, bir lokma ekmeğe, bir yudum suya ulaşmalarına engel oluyorlar. Şu husus asla unutulmamalıdır ki, zulüm ebedi değildir. Zalimler mutlaka mağlup olacaklardır.           Gazze’de bir toplum yok ediliyor. Güçlerimizi birleştirip zalimlerin zulmüne son vermek için daha ne kadar bekleyeceğiz? Ey İnsanlar; Gazze’de insanlık ölüyor. İnsanlığımızı kurtarmak için daha ne kadar çocuğun, kadının, masumun katledilmesi gerekiyor? Bu bayram sabahında gönülden yapacağımız dualarımızın ve dilimizden dökülen âminlerimizin; ümmet bilincimizin ve din kardeşliğimizin güçlenmesine, Gazze’de akan kanın ve gözyaşının dinmesine vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Başta aziz milletimiz olmak üzere bütün İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Vatandaşların bayram coşkusu Bayram namazının ardından vatandaşlar, yakınlarıyla bayramlaşmak için evlerine ve ziyaretlere gitmeye başladı. Bayram coşkusunu yaşayan Adanalılar, bayramın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini ifade etti.

Arefe Gününde okunacak dualar ve yapılacak ibadetler: Arefe Gününün önemi nedir? Haber

Arefe Gününde okunacak dualar ve yapılacak ibadetler: Arefe Gününün önemi nedir?

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, milyonlarca Müslüman Arefe Gününü ibadetle geçirmenin önemini araştırıyor. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) hadislerinde büyük faziletler atfedilen bu mübarek günde, hangi duaların okunması gerektiği ve hangi ibadetlerin yapılması gerektiği merak ediliyor. İşte Arefe Günü'nün faziletleri, okunacak dualar, kılınacak namazlar ve çekilecek zikirler... Arefe Günü Nasıl Geçirilmeli? Arefe Günü’nü en verimli şekilde değerlendirmek isteyenler için önerilen başlıca ibadetler şunlardır: Oruç Tutmak: Arefe gününde oruç tutmak, geçmiş ve gelecek birer yılın günahlarına kefaret olur. Tesbih Namazı Kılmak: Günahlardan arınmak için önemli bir ibadet olarak kabul edilir. Tövbe ve İstiğfar: “Estağfirullah el-Azim ve etubü ileyh” duası en az 1001 kez okunmalıdır. Salavat Getirmek: Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e bolca salavat getirmek tavsiye edilir. Kelime-i Tevhid: “La ilahe illallah, vahdehu la şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve ala külli şey’in kadîr” zikri 100 defa okunmalıdır. İhlas Suresi: Arefe günü 1000 İhlas Suresi okumanın fazileti büyüktür. Hadislerde, bu ibadeti yerine getirenlerin günahlarının affolunacağı belirtilmiştir. Dualar ve Zikirler: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) okuduğu şu dua sıkça okunmalıdır: "Allahümme'c’al fi kalbi nûran ve fi basari nûran. Allahümme'şrah li sadri ve yessir li emri..." Sadaka Vermek: İhtiyaç sahiplerine yardım etmek, Arefe Günü’nü en güzel şekilde değerlendirmek için önerilen ibadetlerden biridir. Arefe Günü’nde bu ibadetleri yerine getirenler, büyük mükâfatlara nail olacak ve bayrama manevi huzurla erişecektir. Arefe Günü Okunacak Dualar İslam kaynaklarında yer alan bilgilere göre, Arefe gününde okunması tavsiye edilen en önemli dualardan biri şu şekildedir: "Allahümme'c'al fî kalbî nûran ve fî basarî nûran ve fî sem'î nûran ve 'an yemînî nûran ve 'an yesârî nûran ve fevkî nûran ve tahtî nûran ve emâmî nûran ve halfî nûran vec'al lî nûran." Bu duanın anlamı ise şöyledir: "Allah'ım! Kalbimi nurlandır, gözümü nurlandır, kulağımı nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır, üstümü nurlandır, altımı nurlandır, önümü nurlandır, arkamı nurlandır ve beni nûr eyle." Arefe Günü Hangi Sureler Okunmalı? 1000 defa İhlâs Suresi okunması büyük fazilet taşır. "La ilahe illellahü vahdehü la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey'in kadir" zikrinin 100 defa tekrarlanması tavsiye edilir. Salavat-ı Şerife ve Kelime-i Tevhid zikri de bu mübarek günün bereketinden istifade etmek için önerilmektedir. Arefe Günü Kılınacak Namazlar Arefe gününde şu namazların kılınması tavsiye edilmektedir: Tesbih Namazı Kuşluk Namazı (Duha Namazı) Şükür Namazı Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “En hayırlı, kabulü şayan olan dua, Arefe Günü yapılan duadır.” Bu nedenle Müslümanlar, bu özel günü namaz, dua ve zikirlerle geçirerek manevi kazanç elde edebilirler. Arefe Günü Orucu ve Fazileti Hadis-i şeriflere göre, Arefe günü tutulan oruç, önceki ve sonraki birer yılın günahlarına kefaret olur. Arefe günü, ibadetlerle geçirilmesi gereken mübarek bir gün olup, yapılan duaların kabul olacağı müjdelenmiştir.

11 Ekim Cuma Hutbesinde iyiliğin teşvik edilmesinden bahsedildi Haber

11 Ekim Cuma Hutbesinde iyiliğin teşvik edilmesinden bahsedildi

Diyanet İşleri Başkanlığı, "Kötülüğe İyilikle Engel Olalım" adlı hutbede, iyilik yapmanın ve kötü davranışlardan kaçınmanın önemine dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanlığı, 11 Ekim 2024 tarihli Cuma hutbesini "Kötülüğe İyilikle Engel Olalım" başlığıyla yayımladı. Hutbede, Yüce Allah'ın "İyilik ve takvâ karşılığında yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın" ayetine ve Peygamber Efendimizin "Hayırlınız, kendisinden iyilik beklenilen ve kötülüğünden emin olunandır" hadisine bulunulmaktadır. Hutbede, İslam'ın temel gayelerinden birinin iyiliğin çoğalması ve kötülüğün ortadan kaybolduğu belirtildi. İslam'ın bu hedefe ulaşmak için doğru ve güzel şeylere teşvik edildiği vurgulandı. Kur'an-ı Kerim'in iyiliği ve bu konuda Müslümanların yarışmalarının gerektiği vurgulandı. Ayrıca, günümüzdeki kötü durumların artmasına ve bu durumun insanlığı tehdit ettiğine dikkat çekildi. İyiliğin yayılımının ve kötülüğe karşı durmanın onun Müslümanın sorumluluğu olduğu ifade edildi. Özellikle insanların ve gençlerin kötü etkilerden korunması ve onlara merhametle yaklaşılması gerektiği vurgulandı. 11 EKİM CUMA HUTBESİ “...İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın…” (Mâide, 5/2) ''Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “...İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın…”[1] Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Hayırlınız, kendisinden iyilik beklenilen ve kötülüğünden emin olunandır. Şerliniz ise kendisinden iyilik beklenilmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır.”[2] Aziz Müminler! Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş gayelerinden biri de iyiliğin yeryüzüne hâkim olması, kötülüğün ortadan kaldırılmasıdır. İslam, bunun yolunu bizlere göstermiştir. Bu yol, emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-münker, yani iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmaktır. Doğru, güzel ve hayırlı şeyleri yapmak; yanlış, çirkin ve zararlı şeylerden kaçınmaktır. Kıymetli Müslümanlar! Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim, iyiliğin merkezine, imanı, ibadetleri ve güzel ahlakı yerleştirmiştir. İyilikte, takvada ve hayırda yarışmamızı, her türlü kötülükten uzak durmamızı emretmiştir. Böylelikle iyiliğin; duygu ve düşünceden söz ve davranışlara kadar hayatımızın her alanına yansımasını istemiştir. İyiliğin yeryüzündeki en büyük temsilcisi Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ise, herkesin huzur içinde yaşayabileceği bir dünya inşa etmek için çalışmış, ümmetini de bu yönde çalışmaya teşvik etmiştir. Kin ve nefretin esiri olmuş gönülleri, merhametten yoksun vicdanları hikmetle, sevgiyle ve bilgiyle yoğurmuş, bütün insanlığa örnek olacak yeni bir medeniyet inşa etmiştir. Değerli Müminler! Gerçek iyiliğin özünde; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman etmek vardır. Kulluk ve sorumluluk bilinciyle bir ömür geçirmek vardır. Bilgiyi, sevgiyi, duayı, hüznü ve derdi paylaşmak vardır. Şiddetin her çeşidinden uzak durmak; elimizi haramdan, dilimizi yalandan, kalbimizi öfke ve husumetten korumak vardır. Sevgiden yoksun kalplere, İslam’ın rahmet yüklü mesajlarını ulaştırmak vardır. İnsanın fıtratını bozan, ahlakını zayıflatan, düşmanlığa, kin ve nefrete sevk eden kötülük yollarını kapatmak vardır. Hâsılı; kendimize, ailemize, çevremize ve bütün yaratılmışlara sadece Rabbimizin rızasını umarak şefkat ve merhametle davranmak vardır.  Aziz Müslümanlar! Maalesef, günümüzde kötülük ve kötüler insanlığın gündeminde daha fazla yer tutuyor. Dünyamızı kötülükler kuşatıyor. Yeryüzünü ifsat edenlerin sesi ıslah etmek isteyenlerden daha fazla çıkıyor. Barışın yerini savaş, merhametin yerini şiddet, sevginin yerini nefret almaya başlıyor. Kötülüğü yaygınlaştırmak isteyenler; zararlı akımlar, sapkın ideolojiler ve kötü alışkanlıklar ile çocuklarımızı ve gençlerimizi milli ve manevi değerlerimizden uzaklaştırmak istiyor. Onların tertemiz fıtratlarını bozmaya çalışıyor. Yaşanan bütün bu olumsuzluklar karşısında her birimize görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bize düşen, فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ ayetinde emredildiği üzere iyilikte yarışmaktır.[3] Durum ve şartlar ne olursa olsun, her daim iyiliği yaşamak ve yaşatmak, kötülüğün ve kötülerin karşısında durmaktır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin hem gerçek hayatta hem de sanal mecralarda iyi insanlarla birlikte olmaları, kötülerden uzak kalmaları için gayret göstermektir.  Onlara şefkat ve merhametle muamele etmektir. Onları sahih ve doğru bilgiyle aydınlatmak, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakıyla buluşturmaktır. Unutmayalım ki, yeryüzünü iyilik imar edecek, dünyayı yaşanılır hale iyiler getirecektir.'' [1] Mâide, 5/2. [2] Tirmizî, Fiten, 76; İbn Hanbel, II, 368. [3] Bakara, 2/148.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kahramanmaraş'ta cuma hutbesi verdi Haber

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kahramanmaraş'ta cuma hutbesi verdi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, gençliğin önemine işaret ederek, "Geleceğimizin teminatı evlatlarımızı milli ve manevi değerlerine bağlı, topluma ve insanlığa faydalı nesiller olarak yetiştirmek boynumuzun borcudur. Bunu asla ihmal etmememiz lazım." dedi. Erbaş, Abdulhamithan Camisi'nde verdiği hutbede, Hazreti Muhammed'in insanları tevhit inancına davetinin ilk günleri ve Müslüman olanların sayısının gün geçtikçe arttığı dönemde, müşriklerin, Müslümanları inançlarından döndürmek için her yolu denediğini söyledi. Hazreti Muhammed'in duruşuyla insanlığa İslam'ın bir mefkuresi, bir ideali olduğunu öğrettiğini belirten Erbaş, şöyle devam etti: "Bu ideal, insanların zihnini ve gönlünü Allah'a imanla aydınlatma gayretidir. Allah'ın yüce ismini yeryüzünün dört bir tarafına duyurma kararlılığıydı. Dünyada hiçbir beşere Efendimizin dışında hiçbir Peygambere nasip olmayan kısa bir zamanda Allah'ın Resulü Hazreti Muhammed Mustafa'ya büyük zaferler nasip oldu. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa'nın örnek ahlakıyla insanlığı buluşturma çabası kısa zaman içerisinde sonuç verdi. Bu ideal, yeryüzünde ilim ve hikmete, sevgi ve saygıya, şefkat ve merhamete dayalı bir medeniyet oluşturma azmidir. Zulme ve kötülüğe engel olma, adalet ve iyiliği dünyaya hakim kılma iradesidir. Nitekim yüce Rabb'imiz bu iradeye sahip çıkmamız için şöyle buyurmaktadır: 'İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden kötülükten men eden bir topluluk, bir ümmet bulunsun. İşte feraha kurtuluşa ulaşanlar onlardır.' İslam mefkuresinin dayanağı Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesidir. Zira Allah Resulü Efendimiz, Arafat'ta Kur'an ve sünnetini bizlere emanet etmiştir. Bu ümmete emanet etmiştir." Erbaş, Hazreti Muhammed'in emaneti olan Kur'an-ı Kerim ve sünnete sahip çıkıldığı sürece Müslümanların yolunu şaşırmayacağına, söz konusu iki kavramdan beslenildiği sürece başarının kaçınılmaz olduğuna dikkati çekti. Hazreti Ömer'in Kudüs'ün ilk fatihi olduğunu, ondan sonraki Fatih'in ise 88 yıllık Haçlı işgalinden Kudüs'ü kurtaran Selahaddin-i Eyyubi komutasındaki İslam ordusu olduğunu belirten Erbaş, şunları kaydetti: "O işgal 88 yıl sürmüştü ama bugünkü siyonist işgal inşallah 88 sene sürmeyecektir Allah'ın izniyle. Buna inancımız tamdır. Hemen 7 yıl sonra Peygamber Efendimizin vefatından 7 yıl sonra Diyarbakır surlarına İslam sancağını dikerek Anadolu'ya İslam güneşinin doğmasına vesile oldu o ilk Müslümanlar. Efendimizin ashabı. Kahraman milletimiz de İslam ile şereflendikten sonra asırlarca İslam'ın sancaktarlığını yapmış ecdadımız, bu kutlu dava uğrunda yılmadan ve yıkılmadan seferden sefere, zaferden zafere koştu. Allah'ın izni ve yardımıyla Malazgirt'te de destan yazdı. Anadolu'nun kapılarını hiç kapanmamak üzere İslam'a açtı. İçinde bulunduğumuz bu güzel beldeyi kahraman yaptı. İşte Kahramanmaraş'tayız. Allah hepsine rahmet eylesin. Maraş'ı kahraman yapan şehitlerimize rahmet eylesin. Antep'i 'gazi' yapan şehit ve gazilerimize rahmet eylesin." İstiklal Marşı mısralarından örnekler veren Erbaş, üstünde bulunulan her karış toprağın şehitlerin emaneti olduğunu vurguladı. Ecdadın, aşılmaz denen burçları aştığını, yıkılmaz denen kaleleri yıktığını ve İstanbul'u fethettiğini hatırlatan Erbaş, şunları aktardı: "Bugün bizlere düşen, İslam'ın öğrettiği yüce idealleri diri tutmaktır. Birlik ve beraberliğimize, kardeşlik ve muhabbetimize her daim sahip çıkmaktır. Ülkemize ve milletimize kurulan tuzakları boşa çıkartmak için her alanda güçlü olmaktır. Dini ve ahlaki konularda gençlerimize ve çocuklarımıza sahip çıkıp vatan, millet, ezan ve bayrak sevgisiyle onları yetiştirmektir. Alçakları, dahili ve harici düşmanları bilip ona göre tavır almak, ona göre tedbir almak her zaman bizim vazifemizdir. Ecdadına layık, ahlaklı bir gelecek için hep birlikte çalışmak zorundayız. Ülkemize ve milletimize kurulan her türlü tuzakları boşa çıkartmak için birlik beraberlik içerisinde çalışmamız lazım, kötülüğün yerine iyiliği, zulmün yerine adaleti, nefretin yerine sevgiyi hakim kılmamız lazım. Bu ulvi değerlerin yaşandığı ve öğretildiği güçlü aile yuvaları kurmamız lazım. Geleceğimizin teminatı evlatlarımızı milli ve manevi değerlerine bağlı, topluma ve insanlığa faydalı nesiller olarak yetiştirmek boynumuzun borcudur. Bunu asla ihmal etmememiz lazım." Erbaş, hutbeyi başta Gazze ve Filistin olmak üzere tüm mazlumların zafere ulaşıp aziz olacağını, işgalci zalim ve siyonistlerin mağlup olup zelil kılınacağını haber veren hadis-i şerifle bitirdi. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, daha sonra cuma namazını kıldırdı.

Bayram namazı nasıl kılınır? Bayram namazı farz mı? Haber

Bayram namazı nasıl kılınır? Bayram namazı farz mı?

Her yıl bayramın birinci günü sabah namazının ardından kılınan bayram namazının detayları merak ediliyor. İşte bayram namazının kılınışı ve bilinmesi gerekenler: Bayram Namazı Nasıl Kılınır? Bayram namazı, yılda iki defa kılındığı için unutulan bir namaz olabiliyor. Bu nedenle, camilerde din görevlileri namaz öncesi nasıl kılınacağını hatırlatır. Bayram namazı, bayramın birinci günü sabah namazının ardından güneş doğduktan sonra kılınır. Namaz öncesinde müezzin tarafından hatırlatmada bulunulur ve camiye gelenler nasıl niyet edecekleri konusunda yönlendirilir. Bayram Namazının Kılınışı: Niyet: Niyet edilirken hangi bayram namazı kılınacaksa o zikredilir. Örneğin, Ramazan Bayramı için "Niyet ettim Allah’ım senin rızan için Ramazan Bayramı namazı kılmaya, uydum hazır olan imama" şeklinde niyet edilir. İmamla birlikte hareket edilir ve namaz kılınmaya başlanır. 1. Rekat - Bayram namazına niyet ettikten sonra tekbir alınır ve eller bağlanır, - Sırasıyla imam hatip ve cemaat sessizce "Sübhaneke duası"nı okur, sonra fasılalar halinde; - Tıpkı iftitah tekbiri gibi yeniden eller kulak hizasına kaldırılarak 1. Tekbir alınır ve eller yanlara salınır, - Sonra 2. Tekbir alınır ve eller yine yanlara salınır, - Ardından 3. Tekbir alınır ve bu sefer eller göbek hizasında bağlanır. - İmam; gizlice “Euzü besmele” çeker, açıktan "Fatiha suresi" ile birlikte "Zammı sure veya zammı sure yerine geçecek miktarda Kur'an-ı Kerim" okur. Cemaat ise sessizce imamı dinler. - Rüku ve secde yapılarak 2. Rekata kalkılır. 2. Rekat İmam; gizlice “Besmele” çeker, açıktan "Fatiha suresi" ile birlikte "Zammı sure veya zammı sure yerine geçecek miktarda Kur'an-ı Kerim" okur. Cemaat ise sessizce imamı dinler. - Ardından tekrar tıpkı iftitah tekbiri gibi yeniden eller kulak hizasına kaldırılarak 1. Tekbir alınır ve eller yanlara salınır, - Sonra 2. Tekbir alınır ve eller yine yanlara salınır, - Ardından 3. Tekbir alınır ve eller yine yanlara salınır, - Son olarak 4. Tekbir alınır ancak bu sefer eller kulak hizasına kaldırılmaz ve rükuya gidilir. - Rüku ve secdenin ardından oturulur, "Tahiyyat, Salli-Barik duaları" okunur ve önce sağ tarafa sonra sol tarafa selam verilerek namaz tamamlanır. Bundan sonra müezzinin refakatinde hep birlikte 3 defa tekbir (teşrik) getirilir.Bu tekbirlerle birlikte imam hatip bayram hutbesi okumak üzere minbere çıkar. BAYRAM NAMAZI KILMAK FARZ MI, VACİP Mİ, SÜNNET Mİ DİYANET? İslam'da farz olan oruç ve hac ibadetlerinin tamamlanmasıyla Ramazan ve Kurban olmak üzere iki dinî bayram kabul edilmiş ve her ikisi için de bayram namazları meşru kılınmıştır. Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashabının (r.a.) tatbikatına göre kendine özgü ilave tekbirleriyle birlikte ikişer rekât olan bayram namazları daima geniş alanlarda ve cemaatle kılınmış, ardından da bayram hutbesi irad edilmiş ve bu hususta bir icma oluşmuştur. Öte taraftan fıkıh mezhepleri, bayram namazının hükmü ve bu ibadetin tek başına kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler serdetmiştir. Kendilerine cuma namazı farz olan kimselere bayram namazı kılmak Hanefîler'e göre vâcip, Şâfiîler'e göre sünnettir. Hanefî mezhebine göre bayram namazının sahih olması için hutbe dışında Cuma namazında aranan şartların yerine gelmesi gerektiğinden, bayram namazının cemaatle kılınması şarttır. Herhangi bir sebepten dolayı bayram namazını cemaatle kılamayan kimsenin bunu kaza etmesi gerekmediği gibi bu kişinin tek başına bayram namazını kılması da gerekmez. Bayram namazını camide cemaatle kılamayanların, evlerinde iki veya dört rekât olarak duhâ/işrak (kuşluk) namazı niyetiyle nafile namaz kılmaları müstehabtır. Şafiî mezhebine göre de bayram namazının bir yerde ve topluca kılınması esastır. Bununla birlikte değişik sebeplerle cemaate katılamayanların münferit olarak kılması da caizdir. Buna göre cemaate katılmayan kişiler, kadınlar, çocuklar ve yolcular evlerinde münferiden bayram namazını kılabilirler. Bayram namazlarını sünnet olarak gören Şafiilere göre yalnız başına kılacak kimsenin hutbe okuması şart değildir. BAYRAM NAMAZI KILMAMAK GÜNAH MI? Hanefi mezhebine göre bayram namazı kılmak vâcip olduğundan bayram namazı kılınamazsa tövbe edilmelidir. Çünkü bazı klasik İslam âlimlerine göre vacip olan eylem yapılmadığında kişinin tövbe etmesi gerekir. Eğer bu tövbeyi etmeden ölürse günah işlemiş olur ve azap görür. Ancak bayram namazı kılmak Şâfiîler'e göre sünnettir. Sünnet, İslam Peygamberi Muhammed'in yapılmasını hadislerde açık ve net olarak dile getirdiği davranışlardır. Yapılmasında sevap vardır, yapılmamasında ise günah yoktur.

Cuma Namazı Saatleri 1 Mart 2024: İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'da Vakitleri Haber

Cuma Namazı Saatleri 1 Mart 2024: İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'da Vakitleri

Cuma günlerinin vazgeçilmez ibadeti olan cuma namazı için 1 Mart 2024 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi büyük şehirlerde ibadet saatleri belirlendi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi web sitesi üzerinden duyurulan bu saatler, vatandaşlar tarafından büyük bir ilgiyle bekleniyor. Cuma Namazı Saatleri 1 Mart 2024 1 Mart 2024 Cuma günü için Diyanet İşleri Başkanlığı, cuma namazı saatlerini açıkladı. Bu hafta "Zararlı Alışkanlıkların Esiri Olmayalım" konulu cuma hutbesinin okunmasının ardından, vatandaşlar camilere yönelecekler. İşte, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi büyük şehirlerde cuma namazı saatleri ve detayları: İstanbul: Cuma namazı, öğle ezanının ardından saat 13:21'de kılınacak.       Ankara: Cuma namazı, öğle ezanıyla birlikte saat 13:06'da kılınacak.       İzmir: Cuma namazı, öğle ezanı okunduktan sonra saat 13:29'da kılınacak.       Adana: Cuma namazı, öğle ezanının ardından saat 12:56'da kılınacak. Cuma namazı, farzdan önce dört rekât, farzdan sonra dört rekât olmak üzere toplamda sekiz rekât sünnet ve iki rekât farz olarak kılınıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, ve Adana'daki vatandaşlar Diyanet'in resmi web sitesi üzerinden, kendi illerinin namaz saatlerini takip edebilirler. Her il için belirlenen cuma namazı saatlerine erişmek için Diyanet'in resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Bu linkten 81 ilin cuma namazı saatlerine ulaşabilirsiniz: Namaz Vakitleri Vatandaşlar, cuma namazı saatlerini takip ederek ibadetlerini gerçekleştirebilir ve cuma gününü manevi bir huzur içinde geçirebilirler.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.