SON DAKİKA

#Naci Görür

İLKHABER-Gazetesi - Naci Görür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Naci Görür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Naci Görür’den kritik uyarı: Marmara depremi Türkiye’yi diz çöktürür Haber

Naci Görür’den kritik uyarı: Marmara depremi Türkiye’yi diz çöktürür

Bursa veya Marmara bölgesinin bir noktasında meydana gelebilecek bir depremin tüm Türkiye'yi etkileyeceğine vurgu yapan Naci Görür, "Muhtemel bir Marmara depreminde, Marmara bölgesinin ekonomisi çöker. Marmara bölgesinin ekonomisi çöker ise Türkiye diz çöker. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığımızı kaybederiz" diye konuştu. Osmangazi'yi muhtemel bir depreme hazırlamak, deprem anında ve sonrasında yapılacakları planlamak adına çalışmalar yürüten Osmangazi Belediyesi, ‘Bursa'nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi' adlı söyleşi düzenledi. Osmangazi Gösteri Merkezi'nde gerçekleşen söyleşiye Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İş Sağlığı Uzmanı Dr. Şebnem Akman Balta, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kentin bileşenleri katıldı. Bursa'nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Osmangazi' söyleşisi öncesinde Bursa Sinema ve Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Öğr. Gör. Alper Keskin tarafından Kahramanmaraş depremleri sonrası çekilen fotoğraflardan oluşan ‘Deprem Geliyorum Der' adlı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, serginin açılışında yaptığı konuşmada, "Kahramanmaraş depremlerinin ikinci yılında, hayatını kaybeden 53 bin yurttaşımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Yaşadığımız depremler ve kaybettiğimiz hayatlar, bizlere çok önemli dersler çıkartmamız gerektiğini söylüyor. Depremin acı gerçeğini hissettiriyor. Ancak üzerinden çok kısa bir süre geçtiğinde, toplum olarak her şeyi unutuyoruz. Bursa'da geçmiş yıllarda büyük depremler meydana gelmiş. Olmaya da devam edecek. Yerel yöneticiler, genel yöneticiler ve toplum olarak bu gerçeği sadece depremlerden sonra hatırlıyor olmamız, bir sonraki depremde aramızda birçok kişinin olmayışı anlamına geliyor. Biraz ürkütücü geliyor ancak gerçek bu. Yöneticiler olarak bizlerle birlikte vatandaşlarımızın da üzerlerine düşeni yapması gerekiyor ki depreme hazırlıklı olalım. Muhtemel bir depremde can kayıplarını en aza indirelim" dedi. Başkan Aydın'ın konuşmasının ardından katılımcılar sergiyi gezdi. Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, söyleşideki konuşmasına, Bursa için yapılacak en önemli şeyin kenti depreme dirençli hale getirmek olduğuna vurgu yaparak başladı. "Bursa, depreme karşı dirençli hale gelirse depremin zararlarını minimum şekilde atlatır" diyen Prof. Dr. Naci Görür, "Deprem dirençli kent demek, bu demektir. Bugün Kaliforniya, Japonya, İtalya, Meksika, Çin, Tayvan'da depreme dirençli kentler var. Bizde her büyük depremde 50-60 bin kişi toprağa verirken, depreme dirençli kentlerde 3-5 kişi ölüyor. Günlük yaşam bile değişmiyor. Tayvan'da bizim kadar büyük bir deprem oldu. Yaşam değişmedi. Biz de Güneydoğu'da deprem oldu, 2 senedir, hayat durdu. Bursa, depreme dirençli bir kent haline yerel yönetimlerce dönüştürülebilir. Bunu yapabilmek için merkezi hükümet, belediyeler ve vatandaş el ele, omuz omuza vermeli" diye konuştu. "Bursa 10 senede depreme dirençli hale dönüşür" Bursa'nın 10 senede depreme dirençli bir kent haline dönüştürülebileceğinin mümkün olduğunu kaydeden Prof. Dr. Görür, "İstanbul'u 25 senede depreme dirençli yapamadık; ancak Bursalılar 10 sene veya daha az zamanda kenti depreme karşı dirençli yapabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nin birimleri ve yapılanması, kentlerimizi depreme dirençli yapmaya yeter de artar bile. Biz yeter ki devlet birimlerini harekete geçirelim. Bursa'yı depreme hazırlamak için merkezi yönetimden bir şey gelmesini beklemeyin. Mevcut sistemi çalıştırın. Halkı deprem konusunda eğitin. Halk deprem konusunda bilinçli değilse, Bursa'yı kesinlikle depreme karşı dirençli yapamazsınız. Halkımız barınma ihtiyacınız karşılamak için depreme dayanıksız olarak inşa edilen kaçak binalara yöneliyor. Bir Japon'u öldürsen dahi imara uygun olmayan bir bina yaptıramazsın. Biz de ise şehirler kaçak binalar ile dolu. Bursa'yı depreme dirençli yapmak için başlangıçta paraya da ihtiyaç yok. İlk olarak yapılacak iş masa başından kalkıp sahaya inmek. 6 kişi ile Bursa'yı dirençli hale getirebiliriz. Bu ekip, belediye başkanı, yönetim koordinatörü, halk koordinatörü, alt yapı koordinatörü, yapı stoku koordinatörü, ekosistem çevre koordinatörü ve ekonomi koordinatöründen oluşacak. Koordinatörler yapılan her işi yönetim koordinatörüne o da belediye başkanına bildirecek. Sonrasında belediye başkanı halka açık basın toplantısı yaparak; neler yaptıklarını, ne yapacaklarını, hangi kurumların yardımcı olduklarını, hangi kurumların engellediklerini vatandaşa söyleyecek. Halk da hiç siyaset ve particilik yapmadan, mülkün sahibi olarak gözetim ve denetim işlerini yapacak. Eğer böyle olmaz diyorsanız, ebediyen bu ülke adam olmaz" ifadelerini kullandı. "Bursa'nın ova bölümünün zemini çok çürük" "Kentler için tehdit fay sistemleridir" diyen Prof. Dr. Görür, "Türkiye'deki depremleri oluşturan faylar 14 milyon sene önce var oldu. 14 milyon yıldır depremler bu ülkede devam ediyor. Milyonlarca sene daha devam edecek. Bursa'nın üzerinde yer aldığı fay sistemi 7 ve üzeri deprem üretebilirler. Bursa, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kolunu oluşturan fay sisteminin kucağında yer alıyor. Bursa'nın ova bölümünün zemini de çok çürük. Yer altı suyu fazla. Depremde en fazla hasar verebilecek nitelikte. Yıllardır deprem olmuyor, bana bir şey olmaz demeyelim. Bu kenti deprem dirençli yapmaya konsantre olalım. Eğer fay zonu içerisindeyseniz, ya binanızı depreme dayanıklı yapacaksınız ya da sağlam bir zeminde oturacaksanız. Fay kırıldığı an inanılmaz bir enerji ortaya çıkar ve önüne çıkan her şeyi yok eder. Bu işin hiç şakası yok. Deprem her gün olmuyor ancak olduğu zaman da insanı öldürüyor. Deprem bir yerde bir sefer olmuş ise tekerrür periyodunu doldurduğunda muhakkak ki aynı yerde yeniden olur. Bu hiç kaçmaz" ifadelerini kullandı. "Yer altından gelebilecek tehlikeyi bilirseniz, yerin üstünde ona göre önlem alırsınız" Prof. Dr. Görür, konuşmasında şu ifadeler ile devam etti: "Merkezi hükümet, belediyeler ve vatandaş birlikte olmadığı sürece bir kenti depreme karşı dirençli hale getiremeyiz. Bu iş, sadece belediye başkanının iyi niyetiyle olacak iş değil. Bu hazırlık şöyle olmalı; merkezi hükümet, belediye başkanların önünü açacak bir yasa çıkartmalı. Kentleri deprem dirençli yapma adına çıkartılan bu yasada belediye başkanlarına tam yetki verilmeli. İkinci olarak, Bursa'nın bütün bilimsel veriler ile mikro bölgeleme çalışmasını yapmak lazım. Bursa'nın sınırları ele alınarak kent karelere bölünmeli. Bu karelerin ortasına en az 30 metrelik sondajlar yapılmalı. Elde edilen veriler doğrultusunda kentin depremselliği ve muhtemel bir depremin etkisinin ne kadar olacağı hesaplanmalı. Bu çalışma en az iki yıl sürer. Mikro bölgeleme çalışması tamamlandıktan sonra tüm kentin tehlike haritaları ortaya çıkarılacak. Depremin şiddeti nerede daha çok olacak buna bakılacak, nerede azaldığı bilinecek. Zemin özellikleri ortaya çıkacak. Yer altından gelebilecek tehlikeyi bilirseniz, yerin üstünde ona göre önlem alırsınız. Yerin altını bileceksiniz. Bunu bildiğiniz zaman belediye başkanı bir kentte nereye binaların yapılacağını, hangi bölgelerin tehlikeli olduğunu, kaç katlı binaların inşa edilmesi gerektiğini, nerelere yeşil alan yapılacağını bilir. İmar planlarını da bu doğrultuda hazırlar. Yapılara ruhsatı ona göre verir." "Kent tüm fonksiyonlarıyla depreme hazırlıklı olmalı" Bir şehri depreme dayanıklı bir hale dönüştürmek için kanun çıkarılması ve mikro bölgeleme çalışmasının yanında bir de finansın gerekli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Görür, "Evini depreme dirençli hale getirmek isteyen vatandaşlara, devlet kolaylık sağlamalı. Devlet bankaları ve özel bankalar uzun vadeli, düşük faizler vermeli. Bursa'yı depreme hazırlayan bir belediyeye depremin belli ölçüde yardım etmesi gerekir. İnsanların can güvenliği için yatırım yapılmalı. Kentlerin depreme dirençli hale dönüştürülmesinde yapı stoku meselesi önem taşıyor. Yöneticiler, kentsel dönüşüm yapmayı depreme hazırlanmak olarak değerlendiriyor. Kent tüm fonksiyonlarıyla depreme hazırlıklı olmalı" dedi. Prof. Dr. Görür, konuşmasını şu sözler ile sonlandırdı: "Bursa'nın ekonomisin çok iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak iş dünyası depreme hazırlıklı mı onu bilmiyorum. Deprem sonrasında da üretimi devam ettirebilecek yapıya sahipler mi? Deprem bölgesindeki kentlerdeki iş insanlarının, muhtemel bir depremin ardından da çalışmayı sürdürebilecek hazırlığa sahip olması gerekiyor. Bursa'nın iş dünyası depremden bir gün sonra da çalışıyorsa Bursa kendini çok çabuk toparlar. Ekonomisi yerle bir olmuşsa Bursa'da hayat durur." Başkan Aydın, söyleşinin ardından Prof. Dr. Görür'e teşekkür plaketi takdim etti.

Prof. Dr. Naci Görür’den Ege için korkutan uyarı! Haber

Prof. Dr. Naci Görür’den Ege için korkutan uyarı!

Ege Denizi'nde bugün saat 11.02'de 4,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre, depremin merkezi Muğla'nın Datça ilçesine 172,77 kilometre mesafede ve denizin 6,75 kilometre derinliğinde kaydedildi. Deprem, özellikle Muğla çevresinde hissedildi. NACİ GÖRÜR: ''BU FAY HATTI BÜYÜK BİR DEPREM POTANSİYELİNE SAHİP'' Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem hakkında yaptığı açıklamada, Akdeniz'deki Girit çevresinde, Plini-Strabo Fay Zonu üzerinde depremlerin devam ettiğine dikkat çekti. Görür, bu fay hattının büyük bir deprem potansiyeline sahip olduğunu ve özellikle Muğla çevresinde etkili olan sarsıntıların, Afrika Levhası'nın Anadolu Levhası'nın altına dalması nedeniyle oluştuğunu belirtti. Uzman, bölgedeki depremler için ciddi bir risk olduğunu vurgulayarak, dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Deprem hakkında açıklama yapan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bu sarsıntının, Akdeniz’deki Girit çevresinde ve özellikle Muğla çevresinde etkili olan Plini-Strabo Fay Zonu üzerinde meydana geldiğini belirtti. Görür, söz konusu fay hattının büyük deprem potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Afrika Levhası’nın Anadolu Levhası’nın altına dalıp tüketildiği bu fay hattının, büyük depremler için tehlike oluşturduğunu kaydetti. Prof. Dr. Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu zonda Afrika Levhası Anadolu Levhasının altına dalıp tüketiliyor. Deprem potansiyeli büyük bir zon" ifadelerini kullandı ve dikkatli olunması gerektiğine dair uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Naci Görür: "Malatya Fay Zonu büyük deprem üretme potansiyeline sahip" Haber

Prof. Dr. Naci Görür: "Malatya Fay Zonu büyük deprem üretme potansiyeline sahip"

Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde 14 Kasım 2024 tarihinde saat 10.46'da meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki sismik aktivitelerle ilgili endişeleri artırdı. Depremin ardından açıklama yapan Prof. Dr. Naci Görür, bölgedeki fay hatları ve olası risklere dikkat çekerek, Malatya Fay Zonu'nun büyük bir depreme yol açma potansiyeli taşıdığını vurguladı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, depremin Çardak ile Malatya Faylarının kesişim bölgesine yakın bir alanda gerçekleştiğini belirten Görür, bu fayın daha önce yeterince incelenmediğini ancak büyük bir tehlike oluşturabileceğini ifade etti. Ayrıca, Maraş depremlerinin ardından bu fayın stres yüklendiğini ve bunun yeni sarsıntılara yol açabileceğini belirtti. Prof. Dr. Görür, Doğanşehir’deki depremi, Çardak ve Malatya faylarının kesişim bölgesinde meydana gelen bir sarsıntı olarak nitelendirerek, "Malatya Fay Zonu, yavaş hareket eden bir fay hattı. Bu fayın büyük bir deprem üretme potansiyeli bulunduğu kesin. Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Malatya Fayı üzerindeki stres artışı da göz önünde bulundurulduğunda, bölgede yeni bir büyük deprem riskinin olduğu söylenebilir," ifadelerini kullandı. ''Büyük depreme yol açabilir'' Malatya Fayı'nın daha önce yeterince incelenmemiş bir fay hattı olduğunu belirten Görür, "Bu fay uzun zamandır yeterince çalışılmamış bir bölge. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar ve meydana gelen sarsıntılar, fayın büyük bir depreme yol açabilecek potansiyeli taşıdığını gösteriyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında bu fayda bir stres birikimi olduğu kesin," dedi. Bölgedeki sismik aktivitelerin devam ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Görür, halkı olası büyük bir deprem için hazırlıklı olmaya ve yetkililerin deprem riski haritalarına göre tedbirlerini almasına çağırdı. Deprem bilimcilerinin, Malatya Fay Zonu üzerinde yapacakları yeni çalışmalarla, gelecekteki olası büyük depremlerle ilgili daha fazla bilgi edinilmesi bekleniyor. Görür, ayrıca bölgedeki yerel yönetimlerin, özellikle olası sarsıntılara karşı yapı güvenliği ve yerleşim alanlarının uygunluğu konusunda daha fazla önlem alması gerektiğinin altını çizdi.

Adana'da deprem olacak mı? Naci Görür uyardı! Haber

Adana'da deprem olacak mı? Naci Görür uyardı!

Adana'nın Kozan ilçesinde dün meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem, yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür tarafından değerlendirildi. 6 Şubat'ta Kahramanmaraş merkezli depremlerle bölgedeki stresin arttığını belirten Görür, "Bu tür depremler olabilir demiştik," diyerek, Adana'nın deprem riskine dikkat çekti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, depremin yaşandığı bölgenin fay hatları ile ilişkili olduğunu vurgulayan Görür, halkı ve yetkilileri dikkatli olmaya çağırdı. Daha Önceki Uyarılar Görür, Adana ve çevresinde meydana gelebilecek depremlerle ilgili daha önce de uyarılarda bulunmuştu. "Adana ve Kıbrıs'ta dikkatli olmamız gerekiyor. Bu uyarılarımız, bölgedeki stres transferine dayanıyor. Malatya çevresindeki fay hatları da benzer bir risk taşıyor." ifadelerini kullandı. Deprem Riskine Dikkat! Adana ve çevresinde sürekli gözlem altında tutulması gereken fay hatları ve stres transferleri, bölge halkının ve yetkililerin dikkatini çekiyor. Prof. Dr. Görür, "Halkımızın bilinçli olması ve yetkililerin uyarılarına kulak vermesi büyük önem taşıyor." diyerek bölgedeki vatandaşları uyardı. Adana'nın Coğrafi ve Demografik Bilgileri Adana, Anadolu yarımadasının güneyinde, Akdeniz kıyısında yer alıyor ve önemli bir nüfusa sahip. 2019 verilerine göre Adana’nın nüfusu 2,237,940 olup, Türkiye’nin 6. kalabalık ili konumundadır. Adana’nın yüzölçümü 13,844 km²’dir ve bu da Türkiye’nin toplam yüzölçümünün %1.77’sini kapsamaktadır. Nüfus yoğunluğu ise 161.65 kişi/km² ile Türkiye’de 12. sırada yer almaktadır. Deprem Tarihçesi ve Risk Raporu Adana, tarihsel olarak önemli bir deprem bölgesi olarak biliniyor. 27 Haziran 1998’de merkez üssü Adana-Abdioğlu olan 6.3 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki riskleri gözler önüne serdi. Son yıllarda kontrolsüz yerleşim alanlarının artması ve altyapı yetersizlikleri, Adana ve çevresinde oluşabilecek olası depremler için bir tehdit oluşturuyor. Fay Hatları ve Deprem Haritaları Adana ve çevresinde meydana gelen depremler, üç ana fay hattında yoğunlaşmaktadır. Bu fay hatları, bölgenin deprem riski açısından kritik bir öneme sahiptir. Yetkililerin ve bilim insanlarının sürekli olarak bu hatları gözlemlemesi gerekmektedir.

Deprem Uzmanı Naci Görür’den Kütahya için kritik uyarı Haber

Deprem Uzmanı Naci Görür’den Kütahya için kritik uyarı

Türkiye'nin önde gelen deprem uzmanlarından Prof. Dr. Naci Görür, Kütahya için kritik bir uyarıda bulundu. Görür, "Kütahya'nın Depremselliği ve Depreme Dirençli Kütahya" programında yaptığı konuşmada, bölgenin jeolojik yapısına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Kütahya’nın zemininde sıvılaşma riskinin bulunduğunu ifade eden Görür, bu tür zeminlerin büyük depremler sırasında tehlikeli olabileceğini vurguladı. "Kütahya, iki fay sistemi arasında riskli bir bölge" Naci Görür, Kütahya’nın aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu ve bu nedenle 6 ila 7 büyüklüğünde depremlerin yaşanabileceğini söyledi. Özellikle şehirdeki yapıların depreme dayanıklı olması gerektiğine işaret eden Görür, Türkiye’nin batısında normal fayların, doğusunda ise doğrultu atımlı fayların baskın olduğunu belirtti. Kütahya'nın bu iki farklı fay sistemi arasında geçiş bölgesi olduğuna dikkat çeken uzman, bölgedeki deprem riskinin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. “Kütahya, hem doğu hem de batıdaki aktif fay sistemlerinden etkileniyor,” diyen Naci Görür, sıvılaşmanın olduğu bölgelerde büyük depremlerin yıkıcı etkiler yaratabileceğini sözlerine ekledi. Görür, yetkililere ve halka seslenerek acilen depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi ve zemin etütlerinin titizlikle yapılması gerektiğini hatırlattı. Son olarak, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Görür, her geçen gün artan küçük ve büyük depremlerin büyük bir depremin habercisi olabileceğine dikkat çekti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.