SON DAKİKA

#Lübnan

İLKHABER-Gazetesi - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hizbullah Lideri Kasım: Direniş gücünü koruyor, silah bırakma niyetimiz yok Haber

Hizbullah Lideri Kasım: Direniş gücünü koruyor, silah bırakma niyetimiz yok

Hizbullah lideri Naim Kasım, El-Manar TV’ye verdiği röportajda, İsrail ile süregelen çatışmaların Hizbullah’ı etkilediğini ancak hareketin hala güçlü olduğunu belirtti. Kasım, "Direniş iyi ve devam ediyor. Ancak fedakarlıklar yaptık. Büyük fedakarlıklar olmadan mücadeleyi sürdürmek imkansız. Seçilen herhangi bir hedefi vurabilecek güce sahibiz" dedi. Kasım, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik dron saldırısıyla Netanyahu’nun evine ulaşmasının, hareketin askeri kabiliyetlerini koruduğunu gösterdiğini ifade etti. "İŞGAL DEVAM EDERSE DİRENİŞ KARŞI KOYACAK" Kasım, İsrail’i Lübnan topraklarındaki beş stratejik noktada askeri varlık bulundurmaması konusunda uyararak, "İsrail burada kalmaya devam ederse, direniş buna izin vermeyecek. Ordu, halk ve direniş birlikte karşı koyacaktır" dedi. İsrail ile varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin "Anlaşmada hiçbir gizli koşul yoktur" açıklamasını yapan Kasım, Hizbullah’ın sadece Filistin değil, bölgeyi de koruma amacı güttüğünü vurguladı. "SİLAHLARIMIZI BIRAKMAYACAĞIZ" Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın "savaş ve barış kararlarının devletin kontrolünde olması gerektiği" ve "silahların yalnızca devletin elinde bulunması gerektiği" yönündeki açıklamalarına değinen Kasım, Hizbullah’ın silah bırakma gibi bir niyetinin olmadığını söyledi. "Biz, İsrail'i Lübnan için tehdit olarak gören bir direniş hareketiyiz. Ordunun ve devletin Lübnan'ı savunmasına karşı değiliz ancak direnişin de Lübnan'ı koruma hakkı vardır" ifadelerini kullandı. "İSTİHBARAT AÇIKLARI GİDERİLDİ" Kasım, eski lider Hasan Nasrallah ve diğer üst düzey Hizbullah üyelerinin öldürülmesinde istihbarat zafiyetinin rol oynadığını kabul etti. "Bazı güvenlik açıklarımız vardı ve bunları tespit edip ders çıkardık. Yerlerimizi, iletişim yöntemlerimizi değiştirdik. Eğer bu tedbirleri almasaydık, ilerlememiz mümkün olmazdı" dedi. BÖLGESEL SAVAŞ UYARISI İran’ı “dost bir ülke” olarak tanımlayan Kasım, İsrail’in Lübnan ile İran arasındaki uçuşları sınırlama çabasına karşı çıkacaklarını belirtti. Kasım ayrıca, ABD’nin Lübnan’daki hükümet süreçlerine müdahale ettiğini savunarak, "Bu müdahalelerle nasıl başa çıkacağımızı değerlendiriyoruz" dedi. Bölgesel gerilimlere değinen Kasım, ABD ve İran arasında bir savaş çıkması durumunda küresel sonuçların olağanüstü olacağını belirterek, "Amerikalılar İran’a karşı bir savaş başlatırsa, kayıpları büyük olur" uyarısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Fidan: Gazze, Filistin toprağıdır ve öyle kalacaktır Haber

Dışişleri Bakanı Fidan: Gazze, Filistin toprağıdır ve öyle kalacaktır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lübnan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi’ne katıldı. Türkiye, Ürdün, Irak, Suriye ve Lübnan’ın yer aldığı zirvede, terörle mücadele, bölgesel güvenlik ve Filistin meselesi ele alındı. Fidan, toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bölgemizin kronik sorunlarına ortak çözümler üretmek ve bölgesel inisiyatif almak amacıyla bir araya geldik. Toplantıda, başta terörle mücadele olmak üzere Suriye'nin istikrarını yakından ilgilendiren konuları detaylı bir şekilde ele aldık" ifadelerini kullandı. "GAZZE, FİLİSTİN TOPRAĞIDIR VE ÖYLE KALACAKTIR" İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı durulması gerektiğini vurgulayan Fidan, Filistin meselesinin kalıcı çözüme kavuşturulması için bölgesel sorumluluk alınması gerektiğini belirtti. "Suriye'de yeni kurulan hükümete her yönüyle yardımcı olma, istikrarı sağlama ve destekleme konusunda hemfikiriz. İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı durmak ve Filistin meselesini kalıcı çözüme kavuşturmak için sorumluluk almak zorundayız. Gazze, Filistin toprağıdır ve öyle kalacaktır. Filistinlilerin ana yurtlarından zorla göç ettirilmesine yönelik söylem ve adımlar başarısızlığa mahkumdur." DEAŞ’A KARŞI ORTAK OPERASYON MEKANİZMASI KURULACAK Zirvede alınan en somut kararlardan biri, DEAŞ’a karşı ortak bir operasyon ve istihbarat mekanizmasının oluşturulması oldu. Fidan, "Uzman ekiplerimiz bu süreci detaylandırarak hızla hayata geçirecek. Birlikte hareket ettiğimiz sürece, bölgesel barışa ve güvenliğe daha güçlü katkılar sağlayacağız. Bugünkü Beşli Güvenlik Zirvesi, bu yönde atılmış çok önemli bir adımdır" dedi. "PROVOKASYONLARA KARŞI İTİDALLİ OLUNMALI" Bakan Fidan, son dönemde Suriye’de yaşanan toplumsal gerginliklere dikkat çekerek, bu durumun mezhep çatışmasına dönüştürülmek istendiğini belirtti. "Bazı çevrelerin Suriye’de istikrarsızlık oluşturmak amacıyla toplumsal fay hatlarını harekete geçirme çabaları gözlemlenmektedir. Hadiseleri herhangi bir mezhebe ya da dini gruba mal etmeye çalışmak doğru değildir. Bu tür provokasyonlara karşı, itidal ve sağduyu içinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır." BİR SONRAKİ TOPLANTI TÜRKİYE’DE DÜZENLENECEK Fidan, Beşli Güvenlik Zirvesi’nin devam edeceğini ve bir sonraki toplantının Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşeceğini açıkladı.

Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan DEAŞ'a yönelik müşterek operasyon ve istihbarat mekanizması kuracak Haber

Türkiye, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan DEAŞ'a yönelik müşterek operasyon ve istihbarat mekanizması kuracak

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’de düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi kapsamında, Suriye, Irak, Ürdün ve Lübnan dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi. Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, terörle mücadele, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, bölgesel istikrar ve iş birliği konuları ele alındı. Fidan, bölge ülkelerinin ortak sorunlara birlikte çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak, "Bölgedeki istikrarsızlık, küresel sorunlara dönüşüyor ve dış müdahalelere zemin hazırlıyor. Bu yüzden bölge ülkeleri kendi sorumluluklarını üstlenmeli ve sorunlara birlikte çözüm üretmelidir" dedi. BÖLGESEL GÜVENLİK İÇİN TARİHİ ZİRVE Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün'de terörizm, uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla mücadeleyi görüşmek üzere düzenlenen Beşli Güvenlik Zirvesi'nin ardından Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci ile ortak basın toplantısı düzenledi. Bölge liderleriyle tarihi bir toplantı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Fidan, "Suriye'ye komşu dört bölge ülkesi olarak, Suriye dahil beş ülke olarak bugün bölgemizdeki bazı kronik sorunları nasıl çözeriz, onun arayışı içinde olduk. Bu formatı açıkçası hayata geçirmek için bir süredir görüşmelerimiz devam ediyordu. 3+3 formatında değerli Ürdünlü kardeşimizle yaptığımız toplantıda, sonra Irak'la yaptığımız toplantılarda, sonra Suriyeli kardeşlerimizle yaptığımız toplantılarda hep böyle bir platformun ihtiyacını gündeme getirdik. Bölge ülkeleri olarak bölgenin sorununa hep beraber sahip çıkma, çözme yolunda bir irademizin, inisiyatifimizin olması gerekiyor. Yoksa bölgedeki sorunlar, küresel sorunlara dönüşüyor ve küresel diğer aktörlerin bölgemize müdahale etmesine yol açıyor ve bu müdahale neticesinde çözümden daha çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için bölge ülkeleri kendi sorumluluklarını üstlenmeli ve gereğini yapmalı. Bu ruhla bir araya geldik" dedi. "BÜTÜN KARDEŞLERİMİZİN PROVOKASYONLARDAN UZAK DURMASI ÖNEMLİ" Başta terörle mücadele olmak üzere Suriye'nin istikrarı ile ilgili konuları masaya yatırdıklarını vurgulayan Fidan, "Bölgesel birtakım terör faaliyetlerini gündeme getirdik. Bu amaçla Suriye'de yeni kurulan hükümete her yönüyle yardımcı olmak, istikrar için bütün faaliyetleri destekleme konusunda tabii ki kararlılığımız var. Diğer taraftan Suriye hükümetinin hiçbir provokasyona gelmeden haftalardır sürdürdüğü politikanın son günlerde bir provokasyonla rayından çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Burada tabii ki Suriye'de bulunan gerek Alevi, gerek Hristiyan, gerek Dürzi, gerek Nusayri bütün kardeşlerimizin bu provokasyonlardan uzak durması önemli. Burada bölge ülkeleri olarak istikrarı bozucu hiçbir inisiyatifi desteklemiyoruz. Sivil halkın canının, malının, kültürel haklarının da kutsal olduğunu her platformda savunuyoruz" dedi DEAŞ'A KARŞI ORTAK OPERASYON VE İSTİHBARAT MEKANİZMASI KURULACAK Fidan, "Bugün yaptığımız görüşmeler neticesinde özellikle somut olarak neler yapabiliriz, onun üzerinde durduk. Bunların başında bölge ülkeleri olarak özellikle DEAŞ'a yönelik müşterek bir operasyon ve istihbarat mekanizmasının kurulması yönünde karar aldık. Arkadaşlarımız bu konuda çalışacaklar detayları somutlaştırmak için" dedi. İsrail ve terör örgütü YPG/PKK meselelerine de değinen Fidan, "Diğer taraftan İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı hep beraber ortak duruşumuzu nihai bildirgeye de yansıtıyoruz. Bu da bizim için fevkalade önemli. Irak, Suriye ve Türkiye için ortak düşman olan PKK'nın da bölgeden silinmesi, silahlı terör faaliyetlerine son vermesi bizim önceliklerimiz arasında yer almakta. Daha önce arkadaşlarımız da ifade ettiler, bundan sonraki toplantıya inşallah Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Özellikle terörle mücadele, DEAŞ'ın bölgede tekrar baş vermemesi ve tamamıyla ortadan kaldırılması için beş ülke olarak kabiliyetlerimizi birleştirip, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "BAŞLANGIÇ OLARAK MÜŞTEREK BİR HAREKAT MERKEZİ KURULACAK" Basın toplantısında bölge ülkelerinin DEAŞ'a karşı atacakları adımlara ilişkin soru üzerine Fidan, "Özellikle DEAŞ'la mücadele konusunda bölge ülkeleri olarak tam bir kararlılığımız var. Biliyorsunuz, bu terör tehdidinin ortadan kaldırılması için her türlü imkan ve kabiliyetin kullanılması konusunda güçlü bir irade ortaya koymuştu. Türkiye olarak uzun zamandır DEAŞ'a karşı mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fakat DEAŞ, bir ülkeye değil birçok ülkeye aynı anda zarar verdiği için, orada faaliyet gösterdiği için, tek bir ülkenin tek başına mücadele ortaya koyması, tehdidi kendisinden uzaklaştırsa da bertaraf etmiyor. Dolayısıyla bölge ülkelerinin bir araya gelerek güçlü bir platform kurması önemliydi. Şimdi bu platformu kurmada ilk adımı atmış olduk. İnşallah bundan sonra bugün iradelerimizi pekiştirdik, somut adımların atıldığını göreceksiniz. Bunun başlangıcı olarak da müşterek bir harekat merkezinin kurulması var" dedi. FİDAN, SURİYE'DE YAŞANAN OLAYLAR KONUSUNDA BÖLGE DIŞI AKTÖRLERE İŞARET ETTİ Suriye'de son günlerde yaşanan olaylara ilişkin Fidan, "Suriye'de yeni kurulan hükümetin aslında hem azınlıklara hem diğer mezheplere yönelik ortaya koyduğu mutedil tavır, uzlaşmacı tavır, bölgede provokasyon bekleyen, karışıklık bekleyen birçok bölge ve bölge dışı aktörün aslında hevesini kursağında bıraktı. Hal böyle olunca provokasyonu kendileri ortaya çıkarma yolunda birtakım adımlar attılar. Bunun neticesinde ortaya çıkan olaylarda şu anda bir yatışma olduğunu görüyoruz. Suriyeli meslektaşlarımızla da konuşuyoruz. Yani bu türden provokasyonlara karşı tabii ki uyanık olmak gerekiyor. Ama uluslararası platformlarda ortaya konulan bazı propagandaların tabii negatif tesiri olduğunu da görmemezlikten gelemeyiz. Burada bu provokasyonların da önünü kesmek gerekiyor" dedi. "NASIL DEAŞ ARAPLARI TEMSİL ETMİYORSA, PKK DA KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR" Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Bakan Fidan, "Nasıl ki DEAŞ Arapları temsil etmiyorsa, PKK da Kürtleri temsil etmiyor. Bu ayrımı çok net bir şekilde yapmamız lazım. Bu birincisi. İkincisi, PKK şu anda Türkiye'de bir metrekare bile toprak kontrol etmiyor, işgal edemiyor. Ama buna mukabil, Suriye'nin üçte birini işgal etmiş durumda. Enerji kaynaklarının başına oturmuş durumda. Irak'ta, Irak Kürdistan'ında 700 köyü işgal etmiş durumda, Sincar'ı işgal etmiş durumda, bazı başka yerleri işgal etmiş durumda. Günün sonunda bu sorun, altını çizmek istediğim husus; sadece benim sorunum, sadece Türkiye'nin sorunu değil. Irak'ın da, Suriye'nin de, hatta İran'da silahlı gruplar var, onların da sorunu. Yani bu bölgesel bir sorun. DEAŞ'ı hangi metodoloji ile hangi anlayışla, nasıl üstüne giderek söylüyorsak, PKK'nın da aynı şekilde yapılması lazım. Biz kendimize bakan kısmını çözdük. Ama Suriye'deki PKK ile mücadeleyi kim yapacak, Irak'taki PKK ile mücadeleyi kim yapacak? Yani Irak'ta silahlı gruplar ortalıkta dolaşırken kim finans getirecek, kim yatırım getirecek? Yani meşru hükümet kuvvetlerini biz ayağa kaldırmaya çalışıyoruz, diğer taraftan bakıyorsunuz Sincar'da başka bir PKK grubu, Irak sınırında, Türkiye sınırında başka bir PKK grubu. Ve bunlar Iraklı ve Suriyeli kardeşlerim burada, onların kendi konuları, bu konuları da tabii ki onlarla biz yakın bir iş birliği içerisinde götürüyoruz, nasıl DEAŞ'ı yapıyorsak" dedi. "DEAŞ'A KARŞI İŞ BİRLİĞİ BİR GEREKLİLİK" Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, DEAŞ'a karşı mücadele için bilgi alışverişinde bulunduklarını ve bu nedenle görüşmelere istihbarat şefleri ve savunma bakanlarının da iştirak ettiğini ifade etti. Hüseyin, "DEAŞ'ın alanı var, gücü var, silahları var. Dolayısıyla DEAŞ'a karşı iş birliği bir gereklilik. Sadece Suriye'nin tek başına yapacağı bir şey değil. Bölgesel olarak ele alınması, uluslararası yardımların da gerektiği bir konu" dedi. "SURİYE HÜKÜMETİ, TOPLUMSAL BARIŞIN GARANTİSİDİR" Suriye'deki Alevilerin endişelenmemeleri için onlara yönelik nasıl bir açıklama yapılabileceğine ilişkin soru üzerine Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, "Bir şeyin unutulmaması gerekiyor, Suriye halkını öldüren Esad rejimiydi. Suriye halkını öldürdü ve 15 milyon mültecinin yerinden edilmesine sebep oldu ve 150 bin kişinin kaybolmasına sebep oldu. Biz, Suriye'deki tabloyu doğru şekilde okuyacaksak, Suriye'deki yeni yönetimin ilk günden itibaren hoşgörü politikası vardı ve hoşgörülü oldu. Toplumsal barışın sağlanması için adımlar atıldı. Suriye hükümeti, toplumsal barışın garantisidir ve hala bu duruşunu sürdürmektedir. Az önce çıkan karar gayet nettir ki Esad rejimi kalıntılarına asla müsamahakar olunmayacağını, iç istikrarı tehdit eden herhangi bir tehdide karşı müsamahakar olunmayacağını açık bir şekilde göstermektedir. Devletin organları vardır, güvenlik güçleri vardır, istikrarı onlar sağlayacaktır ve hiç kimse bu rolü kendi üstüne alıp, kendince asayişi sağlamaya çalışamaz. Biz tüm Suriye halkının garantisiyiz" dedi. "DEAŞ KENDİNİ YENİDEN ORGANİZE ETMEYE ÇALIŞIYOR" Türkiye ve Arap ülkelerinin terör örgütü PKK'ya yaklaşımına ilişkin soru üzerine Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, "Terör meselesi ve bölgesel iş birliği hepimizin vurguladığı bir husus. Çıkacak sonuç bildirgesinde de ifade edileceği üzere terörün her şekli kınanacaktır. Türkiye'nin güvenine ya da bu ülkelerden herhangi birine karşı oluşturulan tehdit, hepimize karşı bir tehdittir. Çünkü bölge istikrarını tamamen hedef alan bir tehdit olacaktır. Dolayısıyla Türkiye'nin bakışı ve bizim bakışımız arasında bizler terör olarak nitelendiğimiz her şeye karşı olmakta kararlıyız. Terör deyince hepimiz birbirimizi anlıyoruz. Gerek DEAŞ ile ilgili olsun, gerek başkasıyla" dedi. Safadi, "DEAŞ şu anda kendini yeniden organize etmeye çalışıyor. Suriye'nin şu anki geçici durumundan nemalanmaya çalışıyor. Yeni silahlar elde etti ve yeniden genişlemeye çalışıyor ve bu hepimiz için bir tehlike. Dolayısıyla bugünkü toplantımız DEAŞ terörüne karşı güvenlik anlamında ve askeri anlamda da, fikri anlamda da mücadelemizi sürdüreceğimiz anlamına geliyor" dedi. Bölge ülkeleri olarak İsrail'in Suriye'deki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı eylemlerine de karşı olduklarını vurgulayan Safadi, böyle eylemlerin radikalleşmeye katkı sağladığına dikkat çekti.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e kınama: 3 Türk vatandaşı hava saldırısında hayatını kaybetti Haber

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'e kınama: 3 Türk vatandaşı hava saldırısında hayatını kaybetti

Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’dan İsrail’e yasadışı yollarla geçmeye çalışan 3 Türk vatandaşının İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, yaptığı yazılı açıklamada, 3 vatandaşın Lübnan’dan İsrail’e geçmeye çalışırken kendilerinden irtibat kesildiğini ve sonrasında yapılan incelemelerde hayatlarını kaybettikleri bilgisinin alındığını belirtti. Açıklamada, “Merhum vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Naaşların ülkemize en kısa sürede nakledilmesi için gerekli işlemler yürütülmektedir” denildi. Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in bu saldırısını “hukuksuz” olarak nitelendirerek kınadığını vurguladı. Bakanlık, “İsrail, insan hayatını hiçe sayan ve bölgemizdeki gerilimi artıran saldırgan politikalarına bir an önce son vermelidir” ifadesine yer verdi. Ölen Türk vatandaşlarının isimleri Sezer Özdemir, Hüseyin Kaya ve Çınar Alp Baydenk olarak açıklandı. Aileleri, 11 Ocak’ta yakınlarının Lübnan sınırında kaybolduğunu ve kendilerinden haber alamadıklarını yetkililere bildirmişti. Yapılan araştırmalarda, Özdemir, Kaya ve Baydenk’in daha önce sahte kimliklerle kaçak yollarla İsrail’e geçtikleri ve 2 ila 3 yıl boyunca İsrail’de çalıştıktan sonra sınır dışı edildikleri öğrenildi. Bu kez de çalışmak amacıyla Lübnan’dan İsrail’e yasadışı yollarla geçmeye çalışan 3 vatandaş, son temaslarını Dov Dağı Şeba Çiftlikleri bölgesinde gerçekleştirdiler. Aynı akşam, İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin hava saldırısı sonucu, kimliği belirsiz 3 kişinin öldüğü haberleri yer aldı. Beyrut ve Tel Aviv Büyükelçilikleri, yerel makamlarla iletişime geçerek, hayatını kaybedenlerin Özdemir, Kaya ve Baydenk olabileceğini doğrulamaya çalıştı. Edinilen bilgilere göre, 11 Ocak’ta Lübnan’dan İsrail’e geçmeye çalışan 20 kişilik grup, uluslararası bir organize suç örgütü ile anlaşarak, bir ücret karşılığında kaçak geçiş yapmayı planlıyordu. İnsan kaçakçıları, grup üyelerini belirli noktalara yönlendirmek için canlı konum bilgileri gönderdi. Özdemir, Kaya ve Baydenk’in, grubun lideri tarafından, İsrail’in operasyon yürüttüğü bölgeye geçmeleri için zorlandığı ve bu kişilerin sınırı geçebilmesi durumunda geriye kalan 17 kişinin de aynı güzergaha yönlendirileceği öğrenildi. Aileler, insan kaçakçıları hakkında suç duyurusunda bulunarak, adaletin yerini bulmasını talep etti.

İsrail ile Lübnan arasında ateşkes yürürlüğe girdi Haber

İsrail ile Lübnan arasında ateşkes yürürlüğe girdi

İsrail ve Lübnan arasındaki uzun süredir devam eden çatışmalara son vermesi beklenen ateşkes antlaşması, uluslararası girişimlerin ardından yürürlüğe girdi. ABD Başkanı Joe Biden’ın kamuoyuna duyurduğu antlaşma, her iki ülkenin hükümetlerinden onay aldıktan sonra uygulanmaya başlandı. ATEŞKES TÜRKİYE SAATİYLE 05.00’TE BAŞLADI Yerel saatle 04.00’te (Türkiye saatiyle 05.00) yürürlüğe giren ateşkes, İsrail ve Hizbullah dahil Lübnan’daki diğer silahlı grupların karşılıklı saldırılarına son vermeyi amaçlıyor. Antlaşmaya göre, İsrail karadan, denizden veya havadan Lübnan’a yönelik herhangi bir askeri operasyon düzenlemeyecek. Hizbullah ve diğer silahlı gruplar da İsrail’e saldırıda bulunmayacak. İSRAİL’E 60 GÜN SÜRE Antlaşma, İsrail’in kendi askeri güçlerini 60 gün içerisinde kademeli olarak Mavi Hat’ın ötesine çekmesini öngörüyor. Lübnan ise sınır hattı boyunca kendi güvenlik güçlerini konuşlandıracak ve ülkede ruhsatsız silahları denetim altına alacak. Ayrıca, yasa dışı altyapı tesisleri ve askeri bölgelerin yok edilmesi için Lübnan hükümetinin yetkilendirilmesi sağlanacak. ABD'DEN DİPLOMATİK DESTEK Ateşkesin sağlanmasında önemli rol oynayan ABD, iki ülke arasındaki sınır sorunlarının çözümü için dolaylı müzakerelere devam edeceğini açıkladı. Lübnan’ın resmi güvenlik güçleri, ülkedeki silah taşıma ve operasyon yapma yetkisine sahip tek otorite olacak. BM’NİN 1701 SAYILI KARARI ÇERÇEVESİNDE HAREKET İsrail ve Lübnan, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararına olan bağlılıklarını yeniden teyit etti. Ateşkes antlaşmasının uygulanması ve denetlenmesi için iki taraf arasında ortak bir komite oluşturulacak.

İsrail kabinesi Lübnan ile ateşkes anlaşmasını onayladı Haber

İsrail kabinesi Lübnan ile ateşkes anlaşmasını onayladı

İsrail kabinesi, Lübnan ile yapılacak ateşkes anlaşmasını onayladı. Anlaşma, 27 Kasım itibariyle yürürlüğe girecek. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ın ateşkesi ihlal etmesi durumunda askeri müdahalede bulunacaklarını belirterek, Lübnan ile sağlanan ateşkesin İran’a yönelik tehditlere odaklanacaklarını söyledi. ABD’nin önerisiyle yapılan ateşkes anlaşması, G7 ülkeleri tarafından da destekleniyor. Netanyahu: Hizbullah anlaşmayı bozarsa onları vururuz İsrail kabinesi, Lübnan ile yapılacak ateşkes anlaşmasını onayladı. Anlaşma, yarın itibariyle yürürlüğe girecek. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkesin bozulması durumunda Hizbullah’a karşı askeri müdahale tehdidinde bulunarak, Lübnan ile yapılan ateşkesin, İran tehdidine daha fazla odaklanmak anlamına geldiğini vurguladı. Başbakan Netanyahu, Kuzey İsrail'deki vatandaşların evlerine döneceğini ve Gazze'deki rehineleri geri getirme kararlılıklarını yineledi. Ayrıca, Hizbullah'ın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda İsrail'in sert bir şekilde karşılık vereceğini belirtti. ABD ve G7 ülkelerinin desteklediği ateşkes Ateşkes anlaşması, ABD'nin önerisi üzerine İsrail güvenlik kabinesi tarafından kabul edildi. G7 ülkeleri dışişleri bakanları ise, İsrail ve Hizbullah arasında acil ateşkes sağlanması için devam eden müzakereleri destekledi. İtalya'nın başkenti Roma'nın yakınlarındaki Anagni ve Fiuggi kasabalarında yapılan toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının uygulanması çağrısı yapıldı. Ateşkes müzakerelerinde önemli bir rol oynayan UNIFIL (Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü) personeline yönelik saldırılara da derin endişe duyulduğu ifade edildi. Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Joe Biden’ın kıdemli danışmanı Amos Hochstein, ateşkes görüşmeleri kapsamında İsrail ve Lübnan’ı ziyaret etmişti. Hochstein, 20 Kasım’da Beyrut’ta yaptığı açıklamada, müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmişti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.