SON DAKİKA

#küresel ısınma

İLKHABER-Gazetesi - küresel ısınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, küresel ısınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘Yalancı bahar' sendromu: Çiftçi kara kara düşünüyor, fotoğrafçı kadraja alıyor Haber

‘Yalancı bahar' sendromu: Çiftçi kara kara düşünüyor, fotoğrafçı kadraja alıyor

Küresel ısınmanın tetiklediği iklim değişikliği, doğanın dengesini alt üst etmeye devam ediyor. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde olduğu gibi Hatay'da da yaşanan "yalancı bahar", bu durumun acı bir örneği olarak kendini gösteriyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, ağaçların erken çiçek açmasına neden oluyor. Ağaçların zamanından önce çiçek açması çiftçilerde verim düşüşü endişesi yaratırken, fotoğrafçılar için ise eşsiz bir manzara sunuyor. Yalancı baharın nedeni küresel ısınma sınma Uzmanlar, yalancı baharın küresel ısınmanın bir sonucu olduğunu belirtiyor. İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar, doğanın mevsimsel döngüsünü bozuyor. Ağaçlar, sıcak havanın etkisiyle bahar geldiğini sanarak erken çiçek açıyor. Ancak bu durum, özellikle badem gibi bazı ağaç türlerinde verim düşüşüne neden olabiliyor. Hatay Altınözü'nde çiftçilik yapan Muhammet Bozkurt, "Şu günlerde yağmur ve kar yağışı olması gerekirken ağaçlarımız çiçek açtı. Önümüzdeki günlerde beklenen yağışlar, bu çiçeklere zarar verebilir ve meyveye dönüşme şansını yok edebilir" diyerek endişesini dile getiriyor. Öte yandan, ağaçların erken çiçek açması, fotoğraf sanatçıları için eşsiz bir fırsat yaratıyor. Hatay'ın doğal güzelliklerini görüntülemek isteyen fotoğraf sanatçıları, çiçek açan ağaçların arasında birbirinden güzel kareler yakalıyor. Ancak, çiftçilerin endişelerini duyan fotoğrafçılar, doğanın dengesizliğine üzüldüklerini dile getiriyor.

Küresel ısınmada kritik eşik aşıldı: Dünya ilk kez 1.5°c ısındı Haber

Küresel ısınmada kritik eşik aşıldı: Dünya ilk kez 1.5°c ısındı

Financial Times'ın haberine göre, uluslararası gözlem ajansları, küresel ortalama sıcaklıkların ilk kez 1.5C eşiğini aştığını doğruladı. Avrupa'nın Copernicus gözlem ajansı, 2024 yılını, sanayi öncesi döneme kıyasla ortalama yüzey sıcaklıklarının 1.6C artışla kayıtlardaki en sıcak yıl olarak ilan etti. PARİS ANLAŞMASI HEDEFİ AŞILDI Bu gelişme, 2015 Paris İklim Anlaşması'nın, küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelere göre 2C'nin altında ve mümkünse 1.5C ile sınırlandırma hedefinin aşılması anlamına geliyor. 2015’ten 2024’e kadar geçen süre, tarihin en sıcak 10 yılı olarak kaydedildi. "METAFORLARIM TÜKENDİ" Copernicus direktörü Carlo Buontempo, "Gördüğümüz ısınmayı açıklamak için metaforlarım tükendi" diyerek, iklim felaketlerinin karbondioksit ve metan artışından kaynaklanan iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. 2024’te yaşanan seller ve sıcak hava dalgalarının istisnai değil, yeni bir norm olduğunu söyledi. BİLİM İNSANLARINDAN UYARILAR Reading Üniversitesi'nde iklim araştırmacısı Patrick McGuire, “1.5C'ye ulaşmak, yıkıcı bir zincirleme reaksiyonda ilk domino taşının düşmesi gibi. Her bir derece artış, daha şiddetli fırtınalara, daha uzun kuraklıklara ve daha ölümcül sıcak hava dalgalarına yol açıyor” dedi. McGuire, insanlığın "ateşle oynadığına" dikkat çekti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HIZLANIYOR Sera gazı emisyonlarının rekor seviyeye ulaşması, küresel ısınmanın beklenenden daha hızlı gerçekleştiğine dair endişeleri artırıyor. Uzmanlar, etkili önlemler alınmazsa, daha büyük çevresel ve insani felaketlerin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. KRİTİK DÖNEMEÇ Küresel liderlerin, iklim değişikliğiyle mücadelede daha radikal adımlar atması gerektiği çağrıları artıyor. 1.5C eşiğinin aşılması, daha ciddi etkilerle karşı karşıya kalacağımız bir dönemin habercisi olarak görülüyor.

Bilgiç: 2025 Tarımın başkenti Adana için uyanış yılı olacak Haber

Bilgiç: 2025 Tarımın başkenti Adana için uyanış yılı olacak

Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, 2025 yılının ‘Tarımın Başkenti’ Adana için bir uyanış yılı olmasını hedeflediklerini ifade ederek, özellikle Tarıma Dayalı İhtisas (Sera) OSB, Su Ürünleri (Balıkçılık) OSB ve Gıda OSB projelerinin hız kazanacağını ve üretime başlaması için çabaların süreceğini söyledi. Bilgiç, bu projelerin bölgede tarımsal üretimi artırarak Çukurova’nın tarımsal potansiyelinin ülke ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. Öte yandan, Adana Ticaret Borsası Meclis Başkanı Osman Bağış, 2024 yılını küresel ısınmanın etkilerinin zirveye çıktığı bir yıl olarak değerlendirirken, iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarının aciliyetine vurgu yaptı. Bağış, “2024, Küresel ısınmanın etkilerinin zirveye çıktığı bir yıl oldu” Adana Ticaret Borsası Meclis Başkanı Osman Bağış, Aralık ayındaki yılın son meclis toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Dünyamızın bazı ülkeleri binlerce hektarlık orman alanı yangınlardan, meydana gelen sellerden olumsuz etkilenirken; Türkiye’de bu küresel eğilimlerden ciddi şekilde etkilendi. Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde geniş çaplı orman yangınları yaşanırken, kuraklık tarım sektörümüzü olumsuz etkiledi ve su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırdı. 2024 yılı Temmuz ayı, Türkiye’de son 53 yılın en sıcak ayı olarak kayıtlara geçti. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerinin ne denli ciddi boyuta ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarının aciliyeti her zamankinden daha fazla önem kazandı. Gelecekte, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçişi hızlandırmalı, ekosistemleri koruyarak karbon emisyonlarını en aza indirmeliyiz. İnsanlık olarak bilinçli tüketim alışkanlıklarını geliştirip doğayla uyumlu bir yaşam anlayışı benimsemek, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmamızın anahtarıdır. 2025 yılının bu zorlu sorunlardan uzak, sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir yıl olmasını diliyorum.”  2024 yılının genel değerlendirmesinden önce meclis üyelerinin görüş ve düşüncelerini alan Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, üyelerin katkılarının 2025 vizyonu için çok değerli olduğunu vurgulayarak, ortak aklın her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini belirtti. “Adana’da tarımsal OSB projeleri hız kazanacak” Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, “Özellikle Tarıma Dayalı İhtisas (Sera) OSB, Su Ürünleri (Balıkçılık) OSB ve Gıda OSB projelerinin hız kazanması ve üretime başlaması için çabalarımız sürecektir. Ayrıca, bölgemizde 2025 yılı mısır ekim alanlarında artış beklemekteyiz. Beklenen artış ile Çukurova'nın tarımsal potansiyeli, ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacaktır. Adana'nın kapalı devre basınçlı sulama sistemiyle buluşması ise en büyük beklentilerimizin arasındadır. 2025 yılında başlayacak ve üç yıl sürecek tarımsal ürün planlamasının hem bölge hem de ülke için faydalı sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle gireceğimiz 2025 yılının Milletimize, üyelerimize meclis ve çalışma arkadaşlarımıza sağlık huzur içerisinde; tüm sıkıntı ve zorlukların geride kaldığı güzel bir yıl olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Küresel ısınma sonucu yapılan erken hasat, ekonomik kayıplara neden oluyor Haber

Küresel ısınma sonucu yapılan erken hasat, ekonomik kayıplara neden oluyor

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, küresel ısınmanın hasat zamanını erkene almasının verimlilik, ürün kalitesi, hastalık ve zararlılar, su kaynaklarının etkin kullanımı ve ekonomik olarak olumsuz etkiler yarattığını söyledi. Doğan, ilkhaber-gazetesi.com'a yaptığı açıklamada, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimde olumsuz etkilerine değindi. Türkiye'nin en sıcak kentlerinden olan Adana'da etkili olan kavurucu sıcakların mısır, kavun, karpuz, domates gibi ürünlerde ve ovadaki bahçelerde yetişen meyveleri adeta kavurduğunu ifade eden Doğan, "Aşırı sıcaklar bazı meyve ve sebzelerin tadını ve besin değerini düşüruyor, her üründe hasadı öne çekiyor. Sıcak hava koşulları, bitki hastalıkları ve zararlıları için uygun ortamlar oluşturuyor. Bu da ürünlerin kalitesini ve verimini olumsuz etkiliyor. Erken hasat, su ihtiyacı ve su kaynaklarının yönetimini de etkileyor. Daha sıcak ve kuru koşullar, suyun kıtlaşmasına ve sulama gereksinimlerinin artmasına neden oluyor. Hasat zamanlarındaki değişiklikler, tarım ürünlerinin piyasa fiyatlarını etkiliyor, erken hasat bazı ürünlerin piyasada arzını artırıyor ve bu da fiyatlarda dalgalanmalara yol açabiliyor" dedi. Doğan, küresel ısınmanın, tarımsal üretim takvimlerini önemli ölçüde etkilediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:  “Hava sıcaklıklarındaki artış nedeniyle ürünlerin olgunlaşma sürelerinin kısalması ve erken hasat, üreticiler için çeşitli zorluklar ve uyum gerektiren durumlar doğuruyor. Yüreğir'deki çiftçiler, bu yıl hasat sürecindeki bu değişikliğe adapte olmaya çalışırken, iklim değişikliği ile mücadele ve uyum stratejilerine yönelik daha fazla destek beklediklerini ifade ediyor. Üreticilerimiz aynı zamanda bu tür iklim değişikliği etkilerine karşı hazırlıklı olma adına tarım politikalarının ve destekleme mekanizmalarının gözden geçirilmesini, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın da bu konuda zaman kaybetmeden desteğini istiyor."

Melih Baki: Afrika levhasının geliş hızı artıyor Haber

Melih Baki: Afrika levhasının geliş hızı artıyor

Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, Afrika levhasının geliş hızının arttığını ve uzak gelecekte Akdeniz diye bir bölgenin olmayacağını söyledi. Küresel ısınmaya bağlı gelişmeler hız kesmeden etkisini göstermeye devam ediyor. Akdeniz Bölgesi ise 3 kıtanın çarpışma noktası. Bunlar Afrika levhası, Arap levhası ve Anadolu levhası. Afrika levhasının geliş hızı ise yılda 8 santimetreye kadar yükseldi. Uzmanlar, uzak gelecekte Akdeniz diye bir denizin kalmayacağını ve o bölgenin ‘göller bölgesi’ olacağını söyledi. “Akdeniz diye bir deniz kalmayacak” Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Baki, “Afrika levhası bize doğru geliyor. Afrika levhasının geliş hızı yükseldi. Gelecekte Akdeniz diye bir deniz kalmayacak. Burası göller bölgesi olacak. Magma sıcaklığı yükseldi” dedi. “Kuraklık da etkisini gösteriyor” 6 Şubat depremlerinden sonra deprem öncesi önlemlerin daha çok önem arz ettiğini vurgulayan Melih Baki, “Deprem olacak. Deprem öncesi önlemlere önem vermeliyiz. Bu kadar deprem geçirdik ama değişen bir şey olmadı. Bilimin ışığında konuşalım. İnsanların deprem altında, enkaz altında kalması nasıl kabul edilebilir. Depreme dayanıklı binalar tasarlamalıyız. 70-80 yıldan bu yana deprem öncesi önlemleri alamadık. Çin, Japonya, Amerika ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerin deprem öncesi önlemlerine bakalım. Dengesiz bir iklim var. Hava akımları yön değiştirdi. Yeraltı su havzaları korunmalı. Her yerde kuyular kurudu. Kuraklık da etkisini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Emrullah Eruslu: Isı yalıtımı ile enerji faturalarımızı düşürmek mümkün Haber

Emrullah Eruslu: Isı yalıtımı ile enerji faturalarımızı düşürmek mümkün

Küresel ısınmanın etkileri her geçen yıl daha çok hissediliyor. Sıcaklıklarda rekor üstüne rekor kırılıyor. Pek çok hastalığı tetikleyen sıcak havalardan etkilenmemek için sokağa çıkmamak yetmiyor. Konforlu bir hayat sürdürmek için aranan ideal sıcaklık, klimalarla sağlanabiliyor. Ancak yüksek elektrik faturaları serinliğin tadını çıkarmayı engelliyor. İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, yalıtımın binaları soğutmak için harcanan enerjiyi azalttığına ve buna bağlı olarak soğutma maliyetlerini düşürdüğüne dikkat çekiyor. “Yalıtım uygulamalarının geç kalmadan yaptırılmasını öneriyoruz” İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, “Doğru malzeme ve doğru işçilikle uygulanan yalıtım, binalarda kalkan görevi görerek aşırı sıcakları dışarıda tutuyor. Yazın dışarıdan içeriye kışın içeriden dışarıya ısı geçişini azaltan yalıtım, enerji faturalarının da yarı yarıya düşmesini sağlıyor. Sağlıklı, konforlu ve güvenli bir yaşam için olmazsa olmaz olan yalıtım uygulamalarının geç kalmadan yaptırılmasını öneriyoruz” dedi.  “Türkiye enerjisinin yüzde 67,8’ini, doğalgazının ise yüzde 99’unu ithal ediyor” Tüm binaların çatı, duvar ve döşemelerinde ısı yalıtımı yaparak ve pencerelerde kaplamalı yalıtım camı üniteleri kullanarak Türkiye’nin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltabileceğine  dikkat çeken İZODER Başkanı Emrullah Eruslu; “Türkiye enerjisinin yüzde 67,8’ini, doğalgazının ise yüzde 99’unu ithal ediyor. Ülkemizde kullanılan toplam enerjinin yüzde 32,7’si binalarda tüketiliyor. Tüketilen bu enerjinin yüzde 80’i de kışın ısınma yazın soğutma için kullanılıyor. 2023 yılında enerji ithalatına yaklaşık 70 milyar dolar ödeyen ülkemizde binaların sadece yüzde 25’i yalıtımlı olduğu için her yıl yaklaşık 12-15 milyar dolar havaya uçmuş oluyor. Oysa ısı yalıtımı ile ısınma ve soğutma amaçlı enerji tüketimini yarı yarıya azaltarak hem cari açığı hem de enerji faturalarımızı düşürmek mümkün” dedi. “Ankara gibi soğuk olan yerlerde 10-12 cm ve Erzurum gibi çok soğuk olan yerlerde 14-15 cm kalınlıklarda yalıtım yapmamız gerekiyor” Emrullah Eruslu; “Yalıtım kalınlığı arttıkça sağlanacak enerji verimliliği de aynı oranda artar. Yalıtım kalınlığını iki katına çıkardığımızda toplam maliyet ikiye katlanmaz ama bu sayede ısıtma ve soğutmada iki kat tasarruf sağlanır. Genel olarak uygulamalarda yalıtım malzemesinin maliyetinin dışında, yalıtım kalınlığından bağımsız olarak; iskele kurulumu, elektrik, su gibi alt yapı maliyetleri, yapıştırıcı, sıva, dübel, file vb. yardımcı malzeme maliyetleri, boya, dış cephe kaplaması gibi tamamlayıcı malzeme maliyetleri ve işçilik maliyetleri oluşur. Tüm bu maliyetlerin içerisinde yalıtım malzemesinin kalınlığının arttırılmasından oluşacak ilave maliyet, uygulamadan uygulamaya değişmekle birlikte oldukça düşüktür. Bu nedenle enerji verimliliğini sağlayacak yalıtım levhasını mümkün olduğunca kalın kullanmalıyız. Antalya ve İzmir gibi sıcak iklim bölgelerinde 6-8 cm, İstanbul gibi ılıman iklime sahip bölgelerde 9-10 cm, Ankara gibi soğuk olan yerlerde 10-12 cm ve Erzurum gibi çok soğuk olan yerlerde 14-15 cm kalınlıklarda yalıtım yapmamız gerekiyor. Benzer durum pencereler için de geçerli. Pencerelerde kaplamasız klasik camlar yerine ısı ve/veya güneş kontrol kaplamalı yalıtım camlarını kullanmalı, üçlü camlama çözümlerine yönelmeliyiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Adana'da tarihi sıcaklık rekoru kırıldı Haber

Adana'da tarihi sıcaklık rekoru kırıldı

Küresel ısınma nedeniyle yaşanan kuraklık her geçen gün kendisini dünyada ve ülkemizde hissettiriyor. Adana, geçen 31 Mart Pazar günü Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre 35.6 derece ile Türkiye’nin en sıcak ili olarak ölçüldü. MGM verilerine göre Adana’da 95 yılın ortalama sıcaklığı 19,4 derece olurken en yüksek sıcaklığın ise bundan önce 24 Mart 2008’de 32 derece ölçüldüğü görüldü. Kuraklığa dikkat çekildi Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Başıbüyük, Mart ayının ülke genelinde çok sıcak geçtiğini söyleyerek, “Mart ayı gerçekten çok ilginç geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sayfasında görebiliyoruz. Yüreğir’de 31 Mart’ta 35.6 derecelik bir sıcaklık ölçümü gerçekleşti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına bakacak olursak bu sıcaklık, Adana’da son 95 yılın en yüksek Mart ayı sıcaklık değeri oldu” ifadelerini kullandı. “Yaz aylarında kuraklık ve su kıtlığı problemleri gerçekleşebilir” Hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesiyle kuraklığın çok ciddi tehditler oluşturabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, daha sonra şunları söyledi: “2023 tüm dünyada küresel olarak çok sıcak, çok kurak geçti. Ülkemiz tüm zamanların en kurak dönemlerinden bir tanesini geçirdi. Aşırı sıcak hava dalgası diyoruz fakat bunu zaten herkes görüyor. Aslında bu bir meteorolojik afet, çok ciddi bir problem. Biz 2023’ü çok kurak ve çok sıcak bir şekilde geçirdik. Ardından sıcak bir sonbahar, yağışsız sıcak bir kış geçirdik. Şubat ayı içerisinde Türkiye’de en sıcak ölçülen nokta 28.7 derece ile Adana’nın Karaisalı ilçesindeydi. Şubat ayının tamamı neredeyse 20 derecelerin üzerinde tamamlandı. Mart ayı geldiğinde ise 34-35 derecelerin ölçüldüğü sıcaklar yaşandı. Önümüzdeki yaz aylarında kuraklık ve su kıtlığı problemleri gerçekleşebilir. Bu konuda gerçekten çok dikkatli olmamız lazım.” “İklim krizi durumuna alışmamız lazım” Meteorolojik afetlerin depremlerden daha fazla can kaybına yol açtığını anlatan Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, “Kahramanmaraş merkezli depremlerde resmi rakamlara göre 50 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Küresel anlamda depremlerde hayatını kaybedenlere baktığınız zaman, iklime bağlı meteorolojik afetlerde hayatlarını kaybeden insanların sayısıyla kıyaslanamaz. İklime bağlı meteorolojik afetlerde hayatlarını kaybeden insanların sayısı, depremde hayatını kaybedenlerin sayısına göre belki 10, belki 100 katı. Bu yüzden hepimizin bu iklim krizi durumuna alışması lazım. Sıcaklığı arttıran unsurları ortadan kaldırmadığımız sürece bu tehdit geçmeyecektir” diye konuştu.

Küresel ısınma mevsimleri kaydırmaya başladı Haber

Küresel ısınma mevsimleri kaydırmaya başladı

Meydana gelen iklim değişikliği ile birlikte okyanus ve deniz suları ısınıyor. Özellikle kuraklığın yaşanması ve sıcaklıkların artması insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitim Bölümü Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kartal, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Yağış azlığı ve kuraklığın artmasıyla birlikte Türkiye'de yaşanan iklim değişikliklerine değinen Kartal, “Anadolu Yarımadası kar yağışıyla biliniyor. Küresel ısınmanın en büyük etkilerinden bir tanesi olarak özellikle son 10 yılın verilerini incelediğimizde kış mevsiminde kar miktarında ciddi oranlarda düşüşlerin olduğunu görüyoruz. Bunun beraberinde mevsimlerin kayması ile birlikte yağışlar özellikle kar yağışı olarak değil de daha çok ilkbahar dönemlerinde yağmur olarak etkisini göstermektedir. Son zamanlarda ölçülen yağış rekoltelerini incelediğimizde son 10 yılın ciddi boyutta en fazla yağmur oranının yüksek olduğu mevsimin ilkbahar olduğunu görüyoruz. Mart ve nisan aylarının bu yağış ortalamasının artmasında öncülük eden aylar olarak söyleyebiliriz” dedi. Küresel ısınma tarımı da etkiliyor Küresel ısınmanın en büyük etkilerinden biri olan mevsim kaymasıyla birlikte tarımda meydana gelen olumsuzluklardan bahseden Dr. Öğr. Üyesi Kartal, “Daha çok aralık-ocak döneminde beklediğimiz kar yağışlarını incelediğimizde son zamanlarda özellikle şubat ayına doğru yağışların çok fazla ağırlık kazandığını görüyoruz. Bu açıdan düşünüldüğünde ciddi boyutta mevsim kaymaları söz konusudur. Mevsim kaymalarının küresel ısınmayla birlikte en büyük etkisini tarım sahalarında, tarım alanlarında ve tarım planlamalarında görüyoruz. Tarımsal vejetasyon dönemi kapsayan alanlarda özellikle bitkilerle birlikte tohumların ekim, yeşerme ve hasat dönemlerini incelediğimizde bu yağışların fazlasıyla gerilere kayması özellikle çiftçilerin planlamalarında, tohumlarını geç ekmesinde, ürünleri geç almasında ve hasatlarında ürün verim kayıpları günümüzde küresel ısınmanın en büyük sonuçları olarak gösterilebilir” ifadelerine yer verdi. Su sıcaklıklarının artması, başka yerdeki canlı türlerinin farklı yerlerde de görülmesine sebep olmaktadır Küresel ısınmayla birlikte canlıların dağılımında da değişiklikler yaşandığını ifade eden Kartal, “Küresel ısınmanın en önemli etkilerinden biri de canlıların dağılımında değişiklikler yaşanmasıdır. Çünkü biliyoruz ki suların karakterinde özellikle tatlılık ve tuzluluklarının yanında su sıcaklıkları da canlıların optimum yaşama seviyelerini etkilemektedir. Bu yüzden küresel ısınmanın etkisiyle birlikte suların ısınmasıyla su seviyelerindeki sıcaklık değişimleri, bazı yerlerde görülmeyen canlı türlerinin artık görülmesine sebep olmaktadır. Özellikle son dönemlerde haberlerde çıkan balon balıklarını konuşacak olursak, tabii ki yaşam alanlarının genişlediği söylenmekte. Çünkü buzlarda erimelerin meydana gelmesi ve su sıcaklıklarının artması başka yerdeki canlı türlerinin farklı yerlerde de görülmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden deniz içerisindeki canlıların yayılışında olduğu gibi deniz dışındaki canlıların yayılışında da küresel ısınmanın etkileri vardır” dedi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.