SON DAKİKA

#kktc

İLKHABER-Gazetesi - kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, kktc haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tatar: Rum tarafı yeni sınır kapılarına yanaşmıyor, ortak projelerde eşitlik şart Haber

Tatar: Rum tarafı yeni sınır kapılarına yanaşmıyor, ortak projelerde eşitlik şart

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre'de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy'den Eğlence'ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Cenevre'deki gayri resmi 5+1 toplantı sonrası bugün bir araya geldi. İki liderin BM karargahının bulunduğu ara bölgedeki saat 09.17'de başlayan görüşmesi sona erdi. Saat 11.00 sıralarında tamamlanan görüşme 1.5 saat sürdü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Tatar'a KKTC Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Güneş Onar, Hristodulidis'e ise Rum müzakereci Menelaos Menelau eşlik etti. Ara bölgedeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisinin ofis binasında yapılan görüşmenin ardından liderler bölgeden ayrıldı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha sonra Cumhurbaşkanlığında basın açıklaması yaptı. Cenevre'de genişletilmiş gayri resmi toplantıda ele alınan konular ve 6 başlığın görüşülmesi için bir istişarede bulunulduğunu kaydeden Tatar, BM Genel Sekreteri'nin bu konuların uygulanabilmesi için Maria Angela Holguin Cuellar'ı kişisel temsilci olarak atayacağını ifade ettiğini dile getirerek, "Biz Türk tarafı olarak Türkiye ile istişare ettikten sonra buna onay verdik. Anladığım kadarıyla Güney Kıbrıs da Holguin'in tekrar kişisel temsilci olarak atanmasına onay vermiştir" dedi. Cenevre'deki toplantıda Holguin'in artık iki taraf arasında ortak zemin var mı yok mu arayışı içerisinde olmadığını kaydeden Tatar, "Ancak bu 6 başlığın uygulanması noktasında bizlere yardımcı olacaktır. O anlayışta bu görev kendisine tebliğ edilecektir. Onun atanmasını da yakın bir zamanda bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Dün EOKA'nın kuruluşunun 70. yıl döneminde yapılan çığırtkanlıkları ve yapılan açıklamaları Türk tarafı olarak kınamakta olduğumuzu, çünkü yapılan açıklamalarda resmi ağızlardan da EOKA'nın 70 yıl önce çıktığı yolda hedefin Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleştirilmesi olduğunu ve bu müzelerin devam etmekte olduğunu çeşitli farklı etkinliklerle, törenlerle bu ağızdan ifade etmişlerdir. Ben de bunun samimiyetini sorguladım" diyen Tatar, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Biz her zaman komşuluk ilişkileriyle iki tarafın, iki halkın yan yana yaşayabilmesi için iyi niyetimizi ortaya koyuyoruz. Kıbrıs Türk halkı kendi onurlu yaşamını sürdürebilmek için bu adada federasyon temelinde bütün çabaların, bütün gayretlerin boşa çıktığı için artık yeni bir anlayışta, yeni bir siyasette iki tarafın iş birliğiyle nihai çözüme kadar her iki halkın da faydasını alabilecek hem Kıbrıs Türk halkının hem Kıbrıs Türk halkının bir takım önemli projede birlikte imza atabileceğimizi tekrar ifade ettim. Karşı tarafın öz itibariyle pozisyonu kendi egemenlikleri, kendi otoriteleri ve Kıbrıs Türk halkının da bütün bunlara biat etmesi yönünde bir yaklaşım içerisindedirler. Çünkü kendilerine göre Kıbrıs Cumhuriyeti tanınmış cumhuriyet, otorite onlar, egemenlik onlarda. Biz de onlara tabii bir halk olarak, evet bir takım açılımlar yapabilirler, ama öz itibariyle bizim egemenliğimizi tanımadıklarını ifade ediyorlar." Ara bölgede Avrupa Birliği finansmanı ile kurulacak olan solar enerji sistemini örnek veren Tatar, güneş enerjisinden üretilebilecek bir sistemin her iki tarafın da tabii ki faydasına olacağını ancak orada üretilen elektriğin Güney Kıbrıs'a verileceğini ve enterkonnekte sistem olduğu için KKTC payının yüzde 35-40 olabileceğini ve bunun da Güney Kıbrıs'ın Kıbtek İdaresi'ne kendisi vereceğini ifade etti. Tatar, "Halbuki ne diyoruz? Kıbrıs'ta madem ki iki eşit taraf vardır, iki eşit halk vardır, iki ayrı yapı vardır. Yani üretilecek olan oradaki elektriğin enerjinin yüzde şu kadarını Güney Kıbrıs'a alacak, şu kadarını direkt biz kendi sistemimize alacağız. Bundan daha normal ne olabilir? Ama ısrarla Güney Kıbrıs'a verilecek, Güney Kıbrıs'tan sizin payınızı biz vereceğiz. İşte anlayış bu. Dolayısıyla bu konuda da bir kez daha ara bölgede kurulacak olan sistemin, evet çok iyi olabileceğini, bizlerin de buna destek olabileceğimizi ama gerçekleşmesi için mutlak suretle bizim kendi payımızı direkt bizim Kıbrıs'a aktarmamız gerektiğini orada bugün sabah tekrar ifade ettik" dedi. "TEKNİK KOMİTELERDE GENÇLERİMİZLE ÇALIŞMASI İÇİN ONLARA İMKAN TANINACAK" Teknik komitelerin, gençlik komitesinin kurulması konusunun da görüşüldüğünü ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Zaten Cenevre'de bir anlaşmaya varmıştık. 15 Nisan'a kadar 12 isim vereceğiz. Bu 12 isim bizlerin hem kadınlar hem erkekler, 6-6 şeklinde 15 Nisan'a kadar isimleri vereceğiz ve teknik komitelerde gençlerimizle çalışması için onlara imkan tanınacak. Diğer bir konu iklim değişikliği çerçevesinde gerek çevresel etkileri gerek çeşitli farklı madenlerle ilgili olarak özellikle Lefke bölgesinde ne gibi iş bilgileri yapabilir, bu konularda var olan kendi şu andaki çevre komitemizin toplanması için desteklerimizi sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı. "KAPILAR KONUSUNDA MAALESEF RUM TARAFINDAN HERHANGİ BİR AÇILIM YOK" Diğer bir konunun kapılar konusu olduğunu sözlerine ekleyen KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre'de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy'den Eğlence'ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar. Bizim de bunu çeşitli farklı gerekçelerle yapamayacağımızı yine bunu söyledik ve kendilerinden daha orijinal fikirlerle bize alternatif geçiş kapılarının önermelerini ifade ettim. Ama söylediğim Metehan'daki trafik ve yoğunluk her iki tarafa şu anda sıkıntıya neden oluyor. Rakamlara baktığımızda 2024 yılında 8 milyon toplam geçişin yüzde 65'i Metehan kapısında ve Metehan kapısından en az Türkler kadar Rumların da geçtiği bir konu. Dolayısıyla Haspolat'ta bir kapının açılması veya Akıncılar'da veya her ikisinin de hem Kıbrıslı Türklere hem Kıbrıslı Rumlara yarar sağlayacağını yine orada ifade ettim ve kendisine bu konularda anlayış göstermesini rica ettim" dedi. "AYIN 24'ÜNDEN ÖNCE BULUŞMAMIZ OLABİLİR" Tatar, görüşmede mayınlar konusunun da gündem olduğunu belirterek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Yıllardan beridir mayınlar konusunda birtakım çalışmalar var. Çünkü gerek ara bölgede olsun gerek farklı noktalarda mayınların ve bunun tehlikesinin devam etmekte olduğunu, dolayısıyla her iki temsilcimizin görüşmek suretiyle her iki tarafın otoritelerinin iş birliğiyle, BM'nin de desteğiyle mayınlardan bu bölgelerin temizlenmesi için çalışmaların sürdürmesi gerektiğini ifade ettik. Bu konuda da bir anlayış birliğine sanıyorum ki ulaşmış bulunmaktayız. Ayın 24'ünden önce buluşmamız olabilir. Bizim elbette amacımız, niyetimiz her iki tarafın iş birliğiyle çeşitli farklı projelerde her iki halkın yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi. Sizlere anlatmaya çalıştığım Cenevre'de teyit edilen 6 farklı başlık." Elektriğin Kıbrıs'tan Türkiye üzerinden Avrupa Birliği'ne bağlanması konusunun Cenevre'de teyit edilmediği için gündeme gelmediğini kaydeden Tatar, "Bu 6 konu Cenevre'de her iki tarafın birlikte onayladığı konulardır. Önümüzdeki süreçte Holguin'in kişisel temsilci olarak atanmasıyla ve göreve başlamasıyla bu konularda biraz da onun ısrarıyla birtakım ciddi açılımlar inşallah yapılabilecektir diye değerlendiriyorum. Ben orada pozisyonum ifade ettiğim gibi yapıcı, pozitif ve gerçekten mantıklı önerilerle her iki tarafın faydasına ve yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi için diyalogdan, iletişimden ve temastan yana olduğumu, zaten burada son 4.5 buçuk yıldır her iki tarafın teknik komitelerin iş birliğiyle çeşitli farklı konularda iş birliklerinin yapıldığını, kriminal konularda da epey temasımızın olduğunu, burada ilgili teknik komitenin başındaki avukat arkadaşımızın sürekli olarak Güney Kıbrıs'ta iletişim halinde olduğunu ifade ettim" şeklinde konuştu. Vatandaşlar arasındaki ayrımın yapılmasının hiç doğru olmadığını kaydeden Tatar, açıklamasını şu şekilde tamamladı: "Özellikle burada doğmuş olan Türkiye kökenli insanların ki buranın vatandaşları ve burada doğmuşturlar, Kuzey Kıbrıs'ın Türk Cumhuriyeti vatandaşları arasında ayrım yaparak onların güneye geçmesini veya birtakım haklardan yaralanabilmelerine yönelik duruşumuzu asla kabul etmeyeceğimizi, bütün bunların Avrupa Birliği değerlerine aykırı olduğunu yine çeşitli farklı konuları bu 6 noktanın dışında oradaki görüşme de dile getirdim. Yapıcı ve kendisinin de mantıklı yaklaşımıyla nihai bir çözüm bulunana kadar her iki halkın faydasına yararına olabilecek, Kıbrıs'ta iki tarafın iş birliğini daha da fazla cesaretlendirecek, belki şimdi değil ama yarın veya ilerideki bir tarihte nihai çözme bir ortak zemin oluştuğu takdirde bütün bu yapılacak olanların daha güçlü bir zemin oluşturabileceğini kendisine ifade ettim. 24 Nisan öncesinde yine tekrar buluşma niyetinde olduğumu ifade ederek toplantıdan ayrıldık."

Volkan Konak'ın otopsisi tamamlandı, ölüm sebebi ileri tetkiklerle belirlenecek Haber

Volkan Konak'ın otopsisi tamamlandı, ölüm sebebi ileri tetkiklerle belirlenecek

KKTC'de hayatını kaybeden Volkan Konak'ın otopsisi tamamlandı, ölüm sebebinin ileri tetkiklerle belirleneceği açıklandı.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) İskele ilçesinde sahne aldığı sırada aniden fenalaşan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden sanatçı Volkan Konak'ın cenazesi otopsi için sabahın erken saatlerinde Lefkoşa'daki Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'ne sevk edildi. Saat 10.30'da başlayan otopsinin tamamlandığı belirtildi. Polis tarafından yapılan açıklamaya göre Volkan Konak'ın otopsisinde ölüm sebebinin yapılacak ileri tetkikler sonucunda tespit edileceği belirtildi. Ünlü sanatçının cenazesinin İstanbul'a gönderilmek üzere uçağa alındığı bildirildi. Sahnede fenalaşmıştı Ramazan Bayramı dolayısıyla sahne almak için KKTC'ye gelen 58 yaşındaki ünlü sanatçı Volkan Konak, sahnede aniden fenalaşmıştı. Sahnede şarkısını söylerken şarkının sözlerini unutan Konak, diğer şarkıda ise arkadaşına midesini gösterdikten kısa süre sonra sahnede yere yığılmıştı. İlk müdahale konser alanında bulunan sağlık ekipleri ve hekimler tarafından yapılırken, ambulansın 12 dakika içerisinde otele geldiği bildirildi. Yaklaşık 40 dakika boyunca kalp masajı yapıldıktan sonra hastaneye sevk edilen Konak, ileri yaşam ünitesine bağlanmasına rağmen kurtarılamamıştı. Ersin Tatar'dan taziye mesajı KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hayatını kaybeden şarkıcı Volkan Konak için taziye mesajı yayınladı. Tatar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kıbrıs'ı ve Kıbrıslıları çok seven Volkan Konak, çok sevdiği Kıbrıs'ımızda bayramın ilk gecesi sahnede geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Bizlerin de çok sevdiği Kıbrıs aşığı Volkan Konak'ın zamansız vefatı hepimizi yasa boğmuştur" ifadesini kullandı. "Kuzey'in Oğlu" olarak bilinen Konak'ın bir Karadeniz çocuğu olduğunu aktaran Tatar, "Yıllarca sık sık sahne aldığı ülkemizde Karadeniz ile Kıbrıs arasında güçlü bir kültür köprüsü oluşturdu. Büyüleyici sesinden 'Mağusa Limanı'nı okuyuşu kulaklarımızdan hiç çıkmayacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun" dedi.

Usta sanatçı Volkan Konak KKTC'de hayatını kaybetti Haber

Usta sanatçı Volkan Konak KKTC'de hayatını kaybetti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) İskele kentindeki bir otelde sahne alan Volkan Konak konser sırasında fenalaştı.  İlk müdahalesi konseri izleyenler tarafından yapılan Konak, daha sonra çağrılan ambulans ile Gazimağusa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. KKTC Sağlık Bakanlığı, usta sanatçının kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini duyurdu. Bakanlığın açıklamasında şunlar kaydedildi: "Bu gece aniden rahatsızlanması nedeniyle 00.17’de Mağusa Devlet Hastanesi’ne müracaat ettirilen sanatçı Volkan Konak, 00.42’de tüm müdahalelere rağmen maalesef hayatını kaybetmiştir. Detaylı açıklama Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından yazılı olarak yapılacaktır." Gazimağusa Devlet Hastanesi Başhekimliğinden yapılan yazılı açıklamada, dün saat 23.23 sıralarında gelen ihbarlar üzerine 112 acil sağlık ekibinin Volkan Konak'ın konser verdiği otele hızla intikal ettiği, Konak'a ilk tıbbi müdahalenin alanda bulunan doktorlar ve daha sonra 112 ekibi tarafından yapıldığı belirtildi. 'Kuzey'in Oğlu' Müdahale yetersiz kaldı Açıklamada, Kuzey'in Oğlu olarak bilinen Volkan Konak'ın alandan entübe edilerek hastaneye sevk edildiğine işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi: "Sanatçı 00.17’de hastanemize 'Ex duhul' olarak giriş yapmış ve vakit kaybetmeden CPR (Temel Yaşam Desteği) odasına alınmıştır. Burada anestezi uzmanı, acil servis hekimleri, iç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından 25 dakika süreyle ileri yaşam desteği uygulanmıştır. Ancak yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen yanıt alınamamıştır. Sanatçı Volkan Konak, tüm tıbbi çabalara rağmen, geçirmiş olduğu klinik süreç göz önünde bulundurularak, saat 00.42’de hayatını kaybetmiş (Ex kabul edilmiş) ve CPR’a son verilmiştir. Konak'ın cenazesinin Gazimağusa Devlet Hastanesi morgundan alınarak öğle saatlerine doğru başkent Lefkoşa'daki Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde bulunan Adli Tıp Birimi'ne kaldırılacağı ve burada otopsi işlemi yapılacağı öğrenildi. Cenazenin, otopsi işlemlerinin ardından uçakla Türkiye'ye gönderilmesi bekleniyor. Türkiye'nin Gazimağusa Başkonsolosluğu yetkilileri de işlemleri yakından takip ediyor. Bu arada, Konak'ın vefat haberini alır almaz Gazimağusa Devlet Hastanesi'ne gelerek yetkililerden bilgi alan şarkıcı Hakan Altun, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Acımız büyük. Allah'tan rahmet diliyorum. Büyük bir kayıp. Hepimizin başı sağ olsun." ifadelerini kullandı.

Cenevre'de kritik Kıbrıs zirvesi başladı Haber

Cenevre'de kritik Kıbrıs zirvesi başladı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ev sahipliğinde, İsviçre’nin Cenevre kentinde genişletilmiş gayriresmi Kıbrıs toplantısı başladı. Toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Türkiye, Yunanistan, Birleşik Krallık ve Rum Kesimi temsilcileri yer alıyor. GUTERRES HEYETLERİ AKŞAM YEMEĞİNDE AĞIRLADI Cenevre'deki Intercontinental Hotel'de düzenlenen toplantı öncesinde heyet başkanları, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından kapıda karşılandı. Toplantı öncesi gerçekleştirilen akşam yemeğinde Guterres'e BM yetkilileri eşlik etti. Yemek, iki farklı masa düzeniyle gerçekleştirildi. Baş masada BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Georgios Gerapetritis ve Birleşik Krallık’tan Devlet Bakanı Stephen Doughty yer aldı. Diğer masada ise liderlerin özel temsilcileri Güneş Onar ve Menelaos Menelaou, BM Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart ve tarafların diğer temsilcileri bulundu. KIBRIS SORUNUNA YÖNELİK ÇÖZÜM ADIMLARI MASADA Genişletilmiş gayriresmi toplantıda, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik öneri ve girişimler değerlendiriliyor. Taraflar, toplantı boyunca kapsamlı görüşmeler gerçekleştirerek çözüm sürecinin geleceğine ilişkin fikir alışverişinde bulunacak. BM’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantının, Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanmasına katkı sunması bekleniyor. Görüşmelerde ilerleme kaydedilmesi halinde yeni müzakerelerin yolu açılabilecek. Toplantıların sonucu ve tarafların tutumları merakla bekleniyor.

ÖSYM, YÖKDİL sınavına sayılı saatler kaldı! 113 bin aday yarışacak Haber

ÖSYM, YÖKDİL sınavına sayılı saatler kaldı! 113 bin aday yarışacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, KKTC'nin başkeni Lefkoşa, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek ve Türkiye'de yapılacak sınav; 81 il ve 89 sınav merkezinde, 366 bina ve 4 bin 365 salonda gerçekleştirilecek. Saat 10.15'te başlayacak sınava katılacak adaylar 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Bu yıl ilki düzenlenecek 2025-YÖKDİL/1'de, İngilizcede fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından, Arapçada ise sadece sosyal bilimler alanından soru sorulacak. Sınavda adaylara çoktan seçmeli 80 soru için 180 dakika cevaplama süresi verilecek. 13.15'te sona erecek sınavda ek süre verilmesi uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sınav sonuçları 18 Mart’ta açıklanacak Kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00'a kadar açık tutulacak.Sınav sonuçları 18 Mart'ta açıklanacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınava 113 bin 667 adayın katılacağını bildirdi. Ersoy, toplam 16 bin 452 kişinin görev yapacağını belirterek "İngilizce fen bilimlerinde 27 bin 111, İngilizce sağlık bilimlerinde 44 bin 648, İngilizce sosyal bilimlerde 38 bin 730 ve Arapça sosyal bilimlerde 3 bin 178 aday uygulamaya katılacak. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken 821 aday bu haktan yararlandı. Sınava 321 engelli aday katılacak. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar dilerim." ifadelerini kullandı.

Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir hayatını kaybetti Haber

Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir hayatını kaybetti

Kolan British Hastanesi'nde 4 Şubat'tan bu yana tedavi gören ve son döneminde yoğun bakıma alınan 83 yaşındaki iş insanı Asil Nadir'in yaşamını yitirdiğine dair haberi eşi Nur Nadir sosyal medya hesabından paylaştı. Hastane yetkilileri de Nadir'in bugün akşam saatlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, kesin ölüm raporunun hazırlandığını ifade ettiler. Geçen hafta durumu kritikleşen Nadir için hastane tarafından kan bağışı çağırısında bulunulmuştu. Asil Nadir kimdir? KKTC'nin Lefke kentinde 1 Mayıs 1941'de doğan iş insanı Asil Nadir, 20'li yaşlarında ailesi ile birlikte İngiltere'ye taşınarak burada konfeksiyon sektörüne girdi. Bir dönem İngiltere'nin Polly Peck şirketinin hisselerini satın alan Nadir, bu şirket üzerinden gıda, elektronik ve hizmet alanlarında faaliyet gösterdi. Türkiye’de elektronik ve medya alanlarında yatırımları olan Asil Nadir, Güneş ve Günaydın gazetelerini de satın almıştı. Bir dönem ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi olan, birçok gazetecinin yetişmesine de olanak sağlayan Kıbrıs Gazetesi’ni de kuran Nadir hakkında "zimmetine para geçirmek" suçlamasıyla İngiltere’de dava açılmış ve hapse mahkum edilmişti. Nadir, 1993 yılında 3,5 milyon pound kefaletle serbest bırakılmasını ardından kendisine ait özel uçağıyla KKTC'ye kaçmış, hakkındaki suçlamalardan aklanmak için 2010’da kendi arzusuyla İngiltere’ye geri giderek hakim karşısına çıkmıştı. İngiltere'de 2011 yılında Old Bailey Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl hapse mahkum edilen Nadir, 4 yıl hapis yattıktan sonra cezasının geriye kalanını çekmesi için Türkiye'ye gönderildi. Asil Nadir, Türkiye'ye tarafından 2016 yılında serbest bırakılmasıyla birlikte KKTC'ye dönmüştü.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Ada'nın geleceğiyle ilgili varılacak herhangi bir çözüm egemen eşitlik temelinde olmalı Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Ada'nın geleceğiyle ilgili varılacak herhangi bir çözüm egemen eşitlik temelinde olmalı

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Ada'nın geleceğiyle ilgili varılacak herhangi bir çözümün egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini, bu çerçevede Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde pozitif bir gündeme odaklı, enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğine açık olduğunu ifade etti. Tatar, Brüksel'deki ziyaretleri kapsamında uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli unsuru olduğunu vurgulayan Tatar, "1960 anlaşmasına göre, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortaklarıdır." dedi. Tatar, "Eşitlik temelinde uluslararası bir anlaşmaya varacaksak biz neden bu kadar baskı altındayız? Sesimizi duyurmamız bile mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerine davet edilmiyoruz. Doğrudan uçak seferlerimiz yok, doğrudan ticaretimiz yok. Elde etmiş olabileceğimiz ekonomik kalkınmaya sahip olamadık. Potansiyelimizi gerçekleştiremiyoruz." diye konuştu. Tatar, şöyle devam etti: "Herhangi bir siyasi çözüm sürdürülebilir olacaksa iki taraf ekonomi ve finansal kapasite açısından birbirine yakın durumda olmalıdır. Aksi takdirde, bir taraf AB üyesi, tanınmış bir devlet ise ve tanınmış bir devlet olmanın tüm ekonomik avantajlarından faydalanıyorsa iki tarafın başarılı bir işbirliği yapması mümkün değildir. Diğer taraf, Kıbrıslı Türkler uluslararası tanınma, doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlara sahip değil. Baskı altında. Bu tür muamelenin tüm olumsuz sonuçları açıkça gelişimimizi engellemektedir." "Ben her zaman işbirliğinden yanayım" "Ben her zaman işbirliğinden yanayım." diyen Tatar, siyasi anlaşmaya henüz varılmamış da olsa kültür, enerji, su gibi alanlarda alternatif işbirliklerinin yapılması gerektiğine işaret etti. Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle Anadolu'dan KKTC'ye yılda 75 milyon metreküp su getirilen projeye atıfta bulunarak "Temel olarak, işbirliği yapabileceğimiz birçok alan olduğunu söylüyorum. BM aracılığıyla Kıbrıslı Rum dostlarımıza, Kuzey Kıbrıs'tan Türkiye'ye çok uygun bir kablo ile Türkiye üzerinden AB elektrik şebekesi sistemine bağlanmamızı önerdim." diye konuştu. Türkiye'nin halihazırda AB'ye bu anlamda bağlı olduğunu anımsatan Tatar, bu projenin en fazla 6 ay içerisinde tamamlanabileceğini söyledi. Tatar, "Bu proje şart. Bu Ada, hem Güney Kıbrıs'ta hem de Kuzey Kıbrıs'ta fuel oil yakarak enerji üretiyor. Enerji için fuel oil yakmak, sadece sağlığımız için değil, çevremiz için de kesinlikle bir yıkım. Ada'nın her iki tarafında da enerjiye olan ihtiyaç artıyor." ifadelerini kullandı. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti: "AB'ye bir kabloyla bağlı olmanın diğer bir avantajı, bunun güneş enerjisine, yeşil enerjiye giden yolu açacak olmasıdır. Sistem böyle çalışıyor. Şu anda hem kuzeyde hem de güneyde, güneş enerjisine tüm kapasitenin yalnızca yüzde 30'una kadar yatırım yapabiliyoruz. Bu bir mühendislik gerçeğidir. Daha fazla yeşil enerjiye sahip olamazsanız, aksi takdirde sistem çalışmaz. Ancak AB'ye iki yönlü bir kablonuz varsa, bu, Allah'ın Kıbrıs'a bahşettiği güneşin erdeminin tadını çıkarabileceğimiz mükemmel bir sistemdir." Tatar, KKTC'nin egemenliği tanınan bir devlet olarak AB üyesi olmasını desteklediğini, bu şekilde Türkiye ile AB arasında da köprü olabileceğini kaydetti. "Birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil" Çözüm taraftarı olduğunu vurgulayan Tatar, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) AB'ye katılmasının ardından çözüme dair yapıcı görüşmeler yapılamadığına değindi. Tatar, GKRY'nin AB üyeliği sürecine değinerek "Türkiye bir garantör güçtür. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti, (Kıbrıs Rumları) Annan Planı'na 'hayır' demelerine rağmen AB'ye kabul edildiğinde bunu kimse Türkiye ile paylaşmadı. Türkiye'ye garantör güç olarak danışılmalıydı. Plana 'evet' diyen Kıbrıslı Türklere danışılmalıydı." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin gördüğü zulmü sona erdirmek için müdahale etmek zorunda kaldığı 1974'ten bu yana Ada'da barışın hüküm sürdüğünü vurgulayan Tatar, geçmişin unutulması ancak göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Tatar, AB'nin birleşik bir Ada'dan yana olduğunu anımsatarak "Aradan geçen tüm bu yıllardan sonra birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil." dedi. KKTC lideri Tatar, çözüme dair vizyonuyla ilgili şunları paylaştı: "Biz azınlık değiliz. Eşitliği hak ediyoruz. Herhangi bir çözüm karşılıklı olarak kabul edilmeli ve tam olarak müzakere edilmelidir. Bakın, bu çok önemli bir şey. Kıbrıs'ta adil olmak, hakkaniyetli olmak, sürdürülebilir olmak için herhangi bir siyasi anlaşma tam olarak müzakere edilebilir olmalı, karşılıklı kabul edilebilir olmalıdır." AB'nin federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti temelindeki çözüm anlayışında Türk askerinin varlığına da yer olmadığına dikkati çeken Tatar, "AB ve Avrupa liderleri, Kıbrıs Türklerinin anavatanımız olan Türkiye'nin korumasına ihtiyaç duyduğunu anlamalıdır." diye konuştu. Tatar, "Türkiye'nin Ada'da barışı korumaktan başka bir çıkarı yok." ifadesini kullandı. Türkiye'nin KKTC'ye verdiği desteğe dikkati çeken Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 79. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada KKTC'yi tanımaya davet etmesi ve yine onun desteğiyle ülkesinin Türk Devletleri Teşkilatı'na gözlemci üye olarak katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gayriresmi formattaki toplantı, Ocak 2025'in sonunda yapılabilir Tatar, geçen ay New York'ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile kararlaştırılan ve Yunanistan ile Türkiye'nin de katılmasında mutabık kalınan görüşmelerin gayriresmi nitelikte olacağını, KKTC ve GKRY'nin lider düzeyinde, Türkiye ve Yunanistan'ın dışişleri bakanı düzeyinde, İngiltere'nin ise düşük bir düzeyde temsil edileceğini söyledi. Toplantının Ocak 2025'in sonunda düzenlenmesini beklediğini ifade eden Tatar, diyalog ve iletişime inandığını, bu toplantının ülkesinin gelecek süreçten beklentilerini ifade etmek için verimli bir platform olacağını belirtti. Tatar, "Açıkçası, hemen resmi müzakerelere geçeceğimiz bir toplantı değil. Bunu yapabilmek için, ortak bir zemin bulmak için çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Görüşümüzü bu şekilde ortaya koyduk. Ortak bir zemin yoksa, resmi müzakerelere geçilemez." ifadelerini kullandı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.