SON DAKİKA

#hukuk

İLKHABER-Gazetesi - hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Tunç’tan Avrupa Konseyi'ne tepki: Türkiye hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlettir Haber

Adalet Bakanı Tunç’tan Avrupa Konseyi'ne tepki: Türkiye hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlettir

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı 'X' üzerinden açıklamada bulundu. Bakan Tunç, "Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi tarafından alınan ve ülkemize yönelik ağır ithamlar içeren bildiri, hem hukuki gerçeklerden uzak hem de tarafsızlık ilkesini açıkça ihlal eden bir yaklaşımın ürünüdür. Türkiye, Avrupa Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku Sözleşmesi'ni imzalayan, onaylayan ve iç hukukuna dahil ederek bu alandaki kararlılığını defaatle ortaya koymuş bir hukuk devletidir" dedi. "Türkiye’de yargı süreci hukukun üstünlüğüne dayalıdır" Yargı süreçlerinin bağımsız ve tarafsız mahkemeler eliyle hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Tunç şunları söyledi: "Siyasi saiklerle hazırlanmış bu tür açıklamaların yargının bağımsızlığına saygı göstermekten çok, iç hukukumuza müdahale niteliği taşıdığı açıktır. Devam eden yargı süreçleri hakkında ön yargılı ve tek taraflı değerlendirmelerde bulunmak, evrensel hukuk ilkeleriyle bağdaşmaz.” “Türkiye’de siyasi görüşe değil, somut delillere dayalı yargılama yapılır" Yılmaz Tunç, "Herkes kanun önünde eşittir. Kamu görevlilerinin suç teşkil eden eylemlerle ilişkilendirilmesi halinde yargı önünde hesap vermeleri evrensel bir hukuk ilkesidir. Türkiye'de hiçbir vatandaşımız, siyasi görüşü nedeniyle değil, ancak somut ve ciddi delillere dayalı olarak yargı süreçlerine tabi tutulur. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin tarafsız ve yapıcı bir diyalog zemini arayışı yerine ön yargılı ve siyasallaşmış bir dil kullanması, kendi itibarlarına da zarar veren bir tutumdur” diye ifade etti.

Adalet Bakanı Tunç: Terörsüz bir Türkiye'ye adım atıyoruz Haber

Adalet Bakanı Tunç: Terörsüz bir Türkiye'ye adım atıyoruz

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli ziyaretler için geldiği Karabük'ün Yenice ilçesinde il ve ilçe protokolü tarafından karşılandı. Yenice Kaymakamı Mehmet Abdulkadir Güvenç ile Belediye Başkanı Sertaş Karakaş'ı ziyaret eden Bakan Tunç, daha sonra Yenice Belediyesi'nin düzenlediği iftar programına katıldı. Tunç, burada yaptığı konuşmada, "Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar insanımızı güçlendirmek için geçtiğimiz 22-23 yılda büyük yatırımlar hayata geçirdik. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Bu yılı Aile Yılı ilan ettik. Ailelerimizi güçlendirmemiz lazım. Aileleri tehdit eden birtakım sapkın akımlardan çocuklarımızı, ailelerimizi korumamız lazım. Bununla ilgili gerek yasal, gerek uygulamaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun. Toplum güçlü olduğunda da ülke olarak hep beraber güçlü olmaya devam edeceğiz" dedi. "Şehitlerimizin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız" "Ülkemizin önü açık ve terörsüz bir Türkiye'ye adım atıyoruz" diyen Tunç, "İç cephemizi güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. 40 yıldan bu yana terörle mücadele eden bir ülkeyiz. 40 yıldan bu yana çok büyük kayıplar yaşadık, şehitler verdik. O şehitlerimiz sayesinde bugün bu iftarımızı, bu sofrayı sizlerle beraber paylaşabiliyoruz. Onlar sayesinde, onlar canları pahasına bu ülkenin birlik, bütünlüğünü koruma, sınırlarını koruma pahasına canlarını feda ettiler ve biz şehitlerimiz sayesinde bugün buradayız. Dolayısıyla şehitlerimizin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ülkemizde özellikle onların mücadelesi sayesinde ve Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması sayesinde, yerli milli planlar sayesinde terörle mücadelede büyük başarı sağladık" ifadelerini kullandı. "Şehit ailelerimizi üzecek, rencide edecek hiçbir adım atmayız" Bakan Tunç, "Terörü içeride bitirme aşamasına geldik ve bitirdik. Şimdi birlik beraberliğimizi daha da güçlendirerek terörsüz bir Türkiye'yi inşa edeceğiz inşallah. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Devlet Bahçeli'nin ekim ayındaki grup konuşmasından sonra Cumhurbaşkanımızın koyduğu irade sonrasında ülkemizde yeni bir dönem başladı. Artık terörün her türlüsünün tarihe karıştığı bir döneme adım atıyoruz inşallah. Bundan sonraki süreçte de burada milletimiz müsterih olsun. Şehit ailelerimizi üzecek, rencide edecek hiçbir adım atmayız" diye konuştu. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu aktaran Tunç, şunları söyledi: "Her şey hukuk çerçevesi içerisinde yürümeye devam eder. Dolayısıyla bu süreçte özellikle milletimizi rahatsız edecek herhangi bir çalışma söz konusu olamaz. Birileri birtakım beyanatlar vererek suyu bulandırmaya çalışabilir ama milletimiz bunlara itibar etmeyecek. Burada hukuk devletinin bir pazarlık yapması söz konusu olamaz. Burada bizim tüm hedefimiz Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle etnik kökeni ne olursa olsun birlik ve beraberlik içerisinde kardeşçe ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda dünyanın en güçlü ülkesi yapmaktır. Dış tehditlere karşı daha dayanıklı yapmak. Kalkınmasıyla milletimizin refahını daha da güçlendirmek. 40 yıldan bu yana o harcadığımız paralar, manevi kayıplarımız en önemlisi ama maddi kayıp olarak da o trilyonlarca liralar eğer teröre harcanmasaydı, bugün bu ülkenin refahına, kalkınmasına harcayabilseydik bugün Türkiye dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi olacaktı. Son 22 yılda bu mücadeleyi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirmenin gayreti içerisindeyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde de ülkemizi terörsüz bir Türkiye'ye kavuşturarak Türkiye Yüzyılı'nın temellerini sağlam bir şekilde atmış olacağız." İftarda vatandaşların taleplerini de dinleyen Bakan Tunç, programın ardından ilçeden ayrıldı.

Adana Barosu, meslektaşlarına tükenmişlik sendromu hakkında eğitim verdi Haber

Adana Barosu, meslektaşlarına tükenmişlik sendromu hakkında eğitim verdi

Adana Barosu tarafından, avukatların meslek hayatında karşılaştıkları zorluklarla baş edebilmeleri amacıyla “Tükenmişlik Sendromu ve Başa Çıkma Yöntemleri” konulu seminer düzenlendi. Adana Adliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Bilgin konuşmacı olarak katıldı. Programa Baro Başkanı Av. Volkan Böke, yönetim kurulu üyeleri, çok sayıda avukat ve stajyer avukat da iştirak etti.  Seminerin açılış konuşmasını Baro Başkanı Av. Volkan Böke adına Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Saygılı yaptı. Saygılı, avukatların yoğun iş temposu ve stres altında çalıştıklarını belirterek, tükenmişlik sendromuna karşı farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti.  Av. Saygılı, “Tükenmişlik sendromuna karşı bilinçlenmeliyiz”  Seminere katılan meslektaşlarımıza teşekkürlerini ileten Başkan Yardımcısı Av. Saygılı, “Gerek iş yaşantımızda gerekse aile ve sosyal hayatımızda zaman zaman hepimizin içine düştüğü ümitsizlik, çaresizlik, başarısızlık gibi duyguları yaşamamıza neden olan ve uzmanlarca "Tükenmişlik Sendromu" olarak adlandırılan durum hakkında konuşmak ve bilgi almak adına bir araya geldik. Panelimizde Sayın Doç. Dr. Mehmet Bilgin hocamız Tükenmişlik Sendromu ve Başa Çıkma Yöntemleri ile ilgili olarak değerli bilgilerini bizlerle paylaşacak” şeklinde konuştu.  Seminerde Doç. Dr. Mehmet Bilgin, tükenmişlik sendromunun nedenleri, belirtileri ve bu durumla baş etme yolları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Avukatların büyük ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Adalet Bakanı Tunç: Hukuk devletini güçlendirmeye devam edeceğiz Haber

Adalet Bakanı Tunç: Hukuk devletini güçlendirmeye devam edeceğiz

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adli hizmetlerin yürütüldüğü hizmet binalarının açılışına katıldı. Adli Tıp Grup Başkanlığı Hizmet Binası'nın açılışında konuşan Bakan Tunç, adaletin herkese eşit ve adil bir şekilde ulaşılabilir olması ve hukukun güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla önemli bir adım attıklarını belirterek, hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi sürdüreceklerini söyledi. İzmir'de şehit polis memuru Fethi Sekin ve mübaşir Musa Can'ı anma törenine katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, daha sonra adli hizmetlerin yürütüldüğü hizmet binalarının açılışını yaptı. Buca'da bulunan Adli Tıp Grup Başkanlığı Hizmet Binası'nda gerçekleşen açılışa Bakan Tunç'un yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek, milletvekilleri, belediye başkanları ve siyasi parti temsilcileri katıldı. “Adaleti tesis etmenin vazgeçilmez şartı hukuk devletini hakim kılmaktır” Açılışta konuşan Bakan Tunç, adaletin toplumsal huzur ve barışın teminatı olduğunun altını çizerek, “Adaleti tesis etmenin vazgeçilmez şartı ise, hukuk devletini hakim kılmaktır. Yasama, yürütme ve yargıdan oluşan demokratik hukuk devletinin adaleti hakkıyla tecelli edebilmesi için tarafsız ve bağımsız, etkin işleyen bir yargı sistemine sahip olması gerekmektedir. Bu anlamda hukuk devletinin olmazsa olmazı olan adil, bağımsız, tarafsız, güvenilir ve etkin işleyen bir yargı erkinin üç temel ihtiyacı vardır. Bunlar; ihtiyaca cevap veren bir mevzuat, fiziki imkanların yeterliliği, etkin bir insan kaynağıdır” dedi. Mevzuattaki temel kanunları güncel ihtiyaçlar doğrultusunda çağın gereklerine uygun hale getirdiklerini ifade eden Bakan Tunç, şöyle devam etti: “80 yıldan bu yana uygulanan ancak artık günümüz ihtiyaçlarına cevap vermeyen bütün temel kanunlarımızı, Ceza Kanunumuzu, Borçlar Kanunumuzu, Ticaret Kanunumuzu, Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzu ve Ceza Muhakemeleri Kanunumuzu yeniledik. Avrupa'nın en yeni temel kanunlarına sahip bir ülke konumundayız. Adalet teşkilatımızın fiziki imkânlarını çağın gereklerine uygun hale getirdik. 2002 yılında 78 müstakil adliyemiz varken, bugün bu sayıyı 380'e çıkardık. Kapalı alan miktarını 10 kattan fazla arttırdık. Adaletten, güvenlikten kısıtlama olmaz. Adalet gecikmeden tesis edilmeliydi. UYAP entegrasyon çalışmaları kapsamında 57 kurumla 186 farklı entegrasyonu tamamladık. Vatandaş portalı 22 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Yani mahkemelerimiz resmi kurumlardan günlerce belge beklemiyor. Avukatlarımız, uzlaştırmacılarımız, bilirkişiler UYAP sisteminden yararlanıyor. Önümüzde yapay zekayla ilgili çalışmalar var.” ‘Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı' 2002 yılında ülke genelinde 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayısını 24 bin 642'ye çıkararak yüzde 163 arttırdıklarını anlatan Bakan Tunç, son 1 yılda Türkiye genelinde ilave bin 195 hakim ve savcı ataması yapıldığını belirtti. Hukuk fakültelerindeki eğitim kalitesini artırmak için de öncelikle hukuk fakültesine girişte başarı sıralamasını 190 binden 125 bine yükselttiklerini söyleyen Bakan Tunç, “Hukuk fakültelerinde ikinci öğretimi kaldırdık. Pratik çalışmalarla öğrencilerin mesleğe hazırlanması için çalışıyoruz. Bu yıl Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nı başlattık. HMGS'nin ilki 29 Eylül 2024 tarihinde ÖSYM tarafından gerçekleştirildi. Yılda iki kez bu sınav yapılacak. Yine başlattığımız bir diğer uygulama da Hakim ve Savcı Yardımcılığı Sistemi. 2 yıl süren Hakim ve Savcı Adaylığı Sistemi'nden vazgeçerek, 1 yıla yakını Adalet Akademisi'nde, 2 yılı aşkın bir süre de adliyelerde tecrübeli hâkim ve savcılarımızın yanında usta çırak ilişkisi içerisinde 3 yıl boyunca geçirilecek bir mesleğe hazırlık dönemi uygulamasını başlattık. Bu uygulamanın mesleğin kalitesini artıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Mahkeme sayısında yüzde 131 artış Adaletin daha hızlı bir şekilde tesis edilmesi için mahkeme sayılarını da sürekli artırdıklarını kaydeden Bakan Tunç, uzun süren yargılamalara son vermek istediklerini kaydetti. Tunç, 2002 yılında adli ve idari yargıda 3 bin 727 olan mahkeme sayısını yüzde 131 oranında artışla bugün itibarıyla 8 bin 632'e çıkardıklarını söyledi. Son bir yılda 2 bin 623 ilk derece mahkemesi kurduklarını ifade eden Tunç, şunları söyledi: “İstinaf mahkemelerimizle hem Yargıtay ve Danıştay'ın iş yükünü azalttık hem de vatandaşlarımızın hukuki güvencesini arttırdık. Böylece yaşanan uyuşmazlıkların daha etkin ve hızlı bir yargılama ile çözüme kavuşmasını sağladık. İstinaf mahkemelerimizin iş yükünü göz önüne alarak daire ve üye sayılarını artırarak yapılarını güçlendirmeye devam edeceğiz.” Hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması Bakan Tunç, ceza infaz sisteminin amacının yalnızca suçluyu cezalandırmak değil, aynı zamanda suçluları yeniden topluma kazandırmak ve toplumu suçtan korumak olduğunu belirterek şöyle devam etti: “İnfaz sistemi, hükümlüleri; infaz sonrasındaki hayatlarına hazırlayabildiği ve toplumun bir parçası haline getirdiği ölçüde, başarılı kabul edilebilir. Bu noktada denetimli serbestlik, 2005 yılından beri adalet sistemimizin en önemli unsurlarından biridir. Denetimli serbestlik uyulması gereken belirli yükümlülükleri içeren bir yaptırım türüdür. Denetimli serbestlik tam bir özgürlük hali değil, şüpheli, sanık veya hükümlülerin devamlı suretle denetlenerek izlendiği bir kontrol alanıdır. Bu infaz sistemiyle hükümlüye, uyarı ve önerilerde bulunarak uyması gereken bir denetim planı hazırlıyoruz. Zira hükümlü denetim süresince belirlenen yükümlülük ve programlara uymazsa ya da bu süreçte yeni bir suç işlerse denetimli serbestlik tedbirini sonlandırıyoruz. Böylece denetimli serbestlik tedbiriyle ıslahı sağlanamayan hükümlüyü ceza infaz kurumuna alıyoruz. Ve cezasını infaz kurumunda infaz ederek ıslahını sağlıyoruz.” 2024'de 108 bin yükümlü kamuya yararlı işte çalıştı İzmir ve Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü binalarının yükümlülerin topluma uyum süreçlerini destekleyeceğine dikkat çeken Bakan Tunç, onların eğitim, mesleki beceri geliştirme ve psikososyal destek hizmetlerinden faydalanabileceğini ifade etti. Tunç, denetimli serbestlik uygulamalarının sadece yükümlülerin değil, aynı zamanda toplumun da güvenliğini ve huzurunu sağlamayı hedeflediğini anlattı. Tunç şu bilgileri verdi: “Her geçen gün büyüyen denetimli serbestlik sistemi; 149 denetimli serbestlik müdürlüğü, 6 bin personelle, 437 bin yükümlünün denetim ve takibini gerçekleştirmektedir. Bugün denetimli serbestlik sistemi aracılığıyla yargı mercileri tarafından hükmedilmiş 8 milyonun üzerinde kararın infazı başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. Halen bu sistemde iyileştirme çalışmaları odağa alınarak 520 bin kararın infazına devam ediliyor. Denetimli serbestliğin bir parçası olan ve 2013 yılında kurulan elektronik izleme merkezi vasıtasıyla yaklaşık 67 bin 500 kişinin denetim ve takibini elektronik izleme ekipmanlarının kullanımı ile gerçekleştirdik. 2024 yılında 108 bin yükümlü, başta belediye, adliye, cami, kaymakamlık olmak üzere birçok kamu kurumunda kamuya yararlı bir işte çalıştı. 648 okulun boya tamirat, tadilat ve temizlik işlerini yaparak kamu kurumlarına destek olduk. Halihazırda 12 bin hükümlü kamuya yararlı bir işte çalışmaya da devam ediyor. Çeşitli kurumlarla yapılan iş birliği kapsamında yükümlüler hem meslek sahibi oluyor hem de kamu yararına çalışmalara katılıyor.” "Herkes adli tıbbın adalet terazisinde eşit yer alır" Bakan Tunç konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 14 bin 703 metrekare kapalı kullanım alanına sahip İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüz ve 3 bin 200 metrekare kapalı kullanım alanına sahip Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüz; 224 kişilik konferans salonu ve toplantı salonlarıyla 13 adet infaz bürosu, 44 adet bireysel görüşme odası, 10 adet grup çalışma odasıyla İzmir ili sınırlarında yer alan 17 ilçemize hizmet verecek. Bugün aynı alanda İzmir ve Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü binalarımızın açılışıyla birlikte İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Binası'nın da açılışını gerçekleştiriyoruz. Adli tıp bilimi, yargının gerçeği arama yolculuğuna ışık tutan bir bilim dalıdır. Herkes adli tıbbın adalet terazisinde eşit olarak yer alır. Çünkü adli tıp tarafsızdır. Onun görevi, yalnızca gerçeği bulmak ve adaletin terazisini dengelemektir. Yalnız ceza hukuku alanında değil, özel hukuk uyuşmazlıklarında da Adli Tıp Kurumunun yapacağı analiz ve tespitlerin önemi oldukça büyüktür. “ "Türkiye Yüzyılı yargı reformu stratejisi hazırlıkları tamamlandı" Adli Tıp Kurumu hizmetlerine her zaman gereken önemi ve hassasiyeti gösterdiklerini anlatan Bakan Tunç, bu kapsamda 2002 yılında 5 olan ihtisas kurulu sayısını 8'e çıkardıklarını, 25 ilde hizmet sunan adli tıp kurumunu 81 ilde hizmet sunar hale getirdiklerini açıkladı. Bakan Tunç, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Adli Tıp Grup Başkanlığı Binamız, 15 bin 765 metrekare kapalı kullanım alanına sahip, 3 kattan oluşuyor. Binamızda, Trafik, Fizik, Adli Bilişim, Morg, Kimya ve Biyoloji İhtisas Daire Başkanlığı yer alıyor. İzmir, Manisa ve Aydın illerimize hizmet veriyor. Önümüzdeki dönemde reform çalışmalarımızı gerek mevzuat değişiklikleri gerekse uygulamaya yönelik faaliyetlerle sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi hazırlıklarını tamamladık. Vizyonuyla hazırladığımız Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi belgemiz Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yakın zamanda milletimizle paylaşılacak” ifadelerini kullandı. "Adalete erişim sorunsuz şekilde sağlanacak" İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ise, adli tıbbın maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında adaletin önünü aydınlatan bir bilim dalı olduğunu ifade ederek, “Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, toplum için büyük önem arz eden şüpheli ve sanıkların toplum için denetiminin yapılması, iyileştirilmesi işlevlerini sağlamaktadır. Bu iki kurumun aynı lokasyonda bulunması adalete erişimi sorunsuz şekilde sağlayacaktır. İzmir Çocuk Adalet Merkezi de çocuklarla ilgili adli süreçlerin itina ile yürütülmesini sağlayacak. Buca Kaynaklar köyünde imzalanan protokolle bağımlılıkla mücadele köyü yakında başlayacak” dedi. İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek, “Adli tıp kurumu dünyada öncü ve referans bir kurumdur. 1982 yılında kurumsallaşarak bugünkü organizasyon yapısına kavuştu. Eğitim merkezi olarak çalışmaları sürdürüyoruz. Adli tıp kurumu olarak 2024 yılında 228 bin 802 otopsi işlemi yaptık. 901 bin den fazla adli dosyayı inceledik” diye konuştu. İzmir Valisi Süleyman Elban da konuşmasında adaletin gerçekleşmesi açısından 200 yıllık geçmişi olan bir kurum olan Adli Tıp Kurumu'nun kendine yakışır bir tesis olarak önemli görevler üstleneceğini belirterek, “İnfazın bitiminden sonra denetimli serbestlik hizmetlerinin sağlıklı ortamda hizmet verilmesi de büyük önem taşıyor. Bu sürecin iyi bir şekilde yürütülmesi için bugün açılışı yapılacak her üç tesisin ilimize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve beraberindeki protokol, konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesti. Bakan Tunç, daha sonra bina içerisinde incelemelerde bulunarak, yetkililerden bilgi aldı.

Hukuk muhakemelerinde yeni ücret tarifeleri belli oldu Haber

Hukuk muhakemelerinde yeni ücret tarifeleri belli oldu

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince davacılar, dava açarken mahkeme veznesine yatıracakları gider avansını yeni düzenlemelere uygun şekilde ödemek zorunda olacak. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, gider avansının miktarı, taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile 400 Türk lirası olarak belirlendi. Bu avans, tebligat ve posta ücretleri gibi mahkeme giderlerini karşılamak üzere kullanılacak. Gider avansının kullanılmayan kısmı, hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilecek. Hesap numarası bildirilmişse, bu iade elektronik ortamda yapılacak, aksi halde PTT aracılığıyla adrese gönderilecek. HAKEM ÜCRETLERİ DÜZENLENDİ Tahkim yoluyla görülen dava ve işlerde, hakem veya hakem kuruluna ödenecek ücretin belirlenmesine yönelik düzenlemeler de Resmi Gazete’de yer aldı. Hakem ücreti, anlaşmazlığın konusunun değerine göre belirlenecek ve yüzde oranları üzerinden hesaplanacak. Tek hakemde yüzde 7, çok hakemli kurullarda ise yüzde 8 olarak başlayan bu oran, anlaşmazlığın değeri arttıkça azalan bir oranla uygulanacak. Hakem kurulunun başkanına, diğer hakemlere ödenecek ücretin yüzde 10 fazlası ödeme yapılacak. TANIKLARA ÜCRET VE GİDER ÖDEMESİ Tanıklara ödenecek ücretler de yayımlanan tarifede yer aldı. Tanıklar, kaybettikleri zamana orantılı olarak 100 ila 150 lira arasında ücret alacaklar. Seyahat zorunluluğu olan tanıkların yol ve konaklama giderleri de karşılanacak. Tanıklıkla ilgili ücret ve giderler herhangi bir vergi veya harca tabi olmayacak.

Adana'da cinayete kurban giden genç kadının ailesi, torunun vasiliği için mücadele veriyor Haber

Adana'da cinayete kurban giden genç kadının ailesi, torunun vasiliği için mücadele veriyor

Adana'nın Seyhan ilçesinde 28 Haziran 2024 tarihinde yaşanan korkunç olayda, Uzman Çavuş Gökhan Çelik, boşanma aşamasındaki eşi Hatice Çelik ve kayınbiraderi Murat Akdöker'i silahla vurdu. Hatice Çelik olayda hayatta kalırken, Murat Akdöker 21 günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Bu cinayetlerin ardından anneanne Göksen Kanal, torunu Çınar'ın vasiliğini almak için hukuk mücadelesine başladı. Ne olmuştu? Olay, Adana'nın Seyhan ilçesi Güneykuşak Bulvarı'nda 28 Haziran 2024 tarihinde meydana geldi. Uzman Çavuş Gökhan Çelik, araç içinde eşi Hatice Çelik ve kayınbiraderi Murat Akdöker ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Gökhan Çelik, beylik tabancasıyla kayınbiraderini ağır yaraladıktan sonra eşini öldürdü. Olay yerinden kaçan Çelik, daha sonra yaralı halde yakalanarak tutuklandı. 21 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gören Murat Akdöker ise 19 Temmuz'da hayatını kaybetti. Önce kaçtı, sonra yakalandı Olay yerinden kaçan Gökhan Çelik, daha sonra yaralı halde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki "Anlaşamıyorduk, çocuğumu göremedim. O konuları konuşmak ve çocuğumu görmek için Adana'ya geldim. Araç içerisinde panik halindeydim. Tartışma büyüdü" ifadesinin ardından Çelik, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı. 21 günlük yaşam savaşını kaybetti 21 gün yoğun bakımda yaşam savaşı veren Murat Akdöker ise 19 Temmuz'da hayatını kaybetti. Hatice Çelik'in, 14 Haziran günü Mardin'de eşiyle yaşadığı tartışma sırasında şiddet gördüğü için karakola başvurup, eşi hakkında 1 ay uzaklaştırma kararı aldığı ortaya çıktı. ANNEANNE TORUNUNUN VASİLİĞİNİ ALMAK İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURDU Cinayetin ardından anne Göksen Kanal, kızı Hatice Çelik'ten geriye kalan torunu Çınar'ın bakımını üstlenirken, vasiliği almak için dava açtı. Ancak Gökhan Çelik'in ailesinin torununun vasiliği için mahkemeye başvurdu. Anneanne Kanal, "Bir kızımı toprağa verdiler, bir kızımı da yaşarken öldürdüler. Torunum hem annesiz hem babasız kaldı. Ben adalet istiyorum" dedi. "Hiçbir Kadın Öldürülmesinin" Kanal, torununa doğduğundan beri kendisine baktığını ve ona sevgiyle ilgilendiğini belirterek, ''Ben vasilik davası açtım. Karşı taraf da vasilik davası açmış. Ben yavrumun yavrusunun bende kalmasını istiyorum. Çocuğa doğduğundan bu yana ben bakıyorum. Onu pedagoga götürüyorum ve sürekli ilgileniyorum. Onun iyi olması için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Bir an önce davanın sonuçlanıp vasiliğin bende kalmasını istiyorum. Adalete güveniyorum. Bu olayda 2 anne evlatsız kaldı. Ben kızımı toprağa göndüm. Kızım eşini toprağa gömdü. Torunum hem annesiz hem babasız kaldı. Ben adalet istiyorum. Herkes sesimi duysun. Hiçbir kadın öldürülmesin. Karşı tarafın en ağır cezayı almasını istiyorum" ifadelerini kullandı "Hatice'nin ölümünde İhmal Var" Ailenin avukatı Tuba Kastal Sertli, Hatice Çelik'in uzaklaştırma kararı almasına rağmen eşinin beylik tabancasına el konulmadığını belirterek, "Ben öldürülen Hatice'nin boşanmak için tuttuğu avukattım. Boşanma davasına bakacaktım. Davayı açamadan Hatice vefat etti. Böyle olunca da ailenin avukatı haline geldim. İddianame halen hazırlanmadı. Şu anda biz Hatice'den miras kalan oğlunun vasiliği için başvurduk. Anneannesi, teyzesi ancak öyle teselli bulabiliyorlar. Özellikle biz karşı tarafın şikayetçi olduğunda askeri personel olduğunu, silahı olduğunu belirtmemize rağmen ne polis ne de tedbir kararı veren mahkeme silaha el koymamıştır. Hatice ve eniştesi Murat bu beylik tabancasıyla öldürüldü. Burada ağır bir ihmal var. Yargının bağımsızlığı demek bir karar verirken kimseden etkilenmemesi demek. Bütün şiddete uğrayan kadınlarda bir ihmal varsa üstüne hep birlikte gitmeliyiz. Maalesef koruyamadık, gitti ama bundan sonra yapılması gerekiyorsa yapacağız" diye konuştu. "Aile Çınar'ın yanında gözyaşı dahi dökmüyor" Öte yandan Avukat Sertli, Çınar'ın anneanne ve teyzesinin çok güçlü bir duruş sergilediklerini vurgulayarak, "Şu anda vasilik için dava açtık. Anneannesi ve teyzesi Çınar'ın hep yanında. Maddi anlamda sıkıntı yok, sevgi anlamında hiçbir sıkıntı yok. Anneanne ve teyze çocuğun yanında ağlamıyorlar. Tek istekleri var Çınar'ın vatana, millete hayırlı, güçlü ve kadın seven bir çocuk yetiştirmek" dedi.

Osmaniye'de Tesla aracındaki sorunlar sonrası mahkemeye başvuran mühendis hukuk mücadelesini kazandı Haber

Osmaniye'de Tesla aracındaki sorunlar sonrası mahkemeye başvuran mühendis hukuk mücadelesini kazandı

Osmaniye'de yaşayan Endüstri Yüksek Mühendisi Atakan Ertuğ, bir yıl önce sıfır aldığı Tesla aracında yaşadığı teknik sorunlar nedeniyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme, aracın bir üst modeliyle değiştirilmesine karar verirken, Ertuğ yeni bir elektrikli araç almayı düşünüyor. KONUYU MAHKEMEYE TAŞIYINCA, ARACIN KUSURLU OLDUĞU ANLAŞILDI 2023 yılının Ağustos ayında Tesla marka sıfır araç satın alan Atakan Ertuğ, aracının ilk iki ayında peş peşe arızalar yaşadı. Arızaların Tesla'nın Türkiye distribütörüne bildirilmesi sonrası her defasında sorunun kendisine ait olduğu yanıtını alan Ertuğ, konuyu mahkemeye taşıyarak hakkını aramaya başladı. Mahkeme, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda aracın 'kusurlu' olduğuna hükmederek, bir üst modeliyle değiştirilmesini kararlaştırdı. ''TESLA'DAN SOĞUDUK'' Ertuğ, yaşadığı deneyimin ardından Tesla marka araçlardan soğuduğunu ifade etti. "Elektrikli araçlardan soğumadık ama Tesla'dan soğuduk," diyen Ertuğ, kendisine verilecek yeni aracı piyasanın altında satacağını ve başka bir marka elektrikli araç almayı planladığını belirtti. İlk başta araçtan memnun olduklarını, ancak teknik sorunların birikmesiyle birlikte güven kaybı yaşadıklarını vurgulaya Ertuğ, mahkeme sürecinde yaşadığı zorlukları ve hukuk mücadelesinin sonuçlarını anlattı. Şimdi yeni bir elektrikli araç almak için alternatifler üzerinde düşündüğünü sözlerine ekledi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.