SON DAKİKA

#Emine Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Emine Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emine Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile "Moda ve Tekstilde Sıfır Atık" oturumuna katıldı Haber

Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile "Moda ve Tekstilde Sıfır Atık" oturumuna katıldı

Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de katılımıyla BM Genel Kurulu'nda Türkiye'nin BM Daimi Temsilciliği, Sıfır Atık Vakfı, BM Çevre Programı ve BM-Habitat tarafından "Moda ve tekstilde sıfır atığa doğru" temasıyla düzenlenen "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" özel etkinliğinde katılımcılara hitap etti. Uluslararası Sıfır Atık Günü'nün 3'ncü kez kutlandığını hatırlatan Emine Erdoğan, "Sıfır Atık Hareketi tüm dünyada her yıl katlanarak büyüyor, daha çok insana ulaşıyor. Ne mutlu bize ki küresel bir farkındalık halkası oluşuyor" dedi. Emine Erdoğan, Sıfır Atık Hareketi'ne verdiği güçlü destek için Genel Sekreter Guterres'e teşekkürlerini iletti. Aynı zamanda BM Çevre Programı, BM-Habitat ile Sıfır Atık Hareketi'ne destek veren tüm dost ve kardeş ülkelere şükranlarını sunduğunu ifade eden Erdoğan, tabiatın ve insanlığın iyiliği için çabalayan "dünyanın tüm sıfır atık gönüllülerine" de sevgilerini gönderdi. "Yavaş ve sürdürülebilir modayı hayata geçirmek hepimiz için zorunluluk" Emine Erdoğan, moda ve tekstil sektörünün kitlelerin beğenilerini ve davranışlarını yönlendiren çok etkili bir güç olduğuna dikkati çekerek, "Malumunuz, moda ve tekstil sektörünün çevre kirliliğinde çok yüksek bir payı var. O nedenle biz de bu yılki kutlamalar için 'Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru' temasını seçtik. Bunun sebebi, kullan at merkezli bir anlayışın ne yazık ki sektörün ana karakteri haline gelmesidir. 'Yavaş ve sürdürülebilir modayı' hayata geçirmek artık hepimiz için bir zorunluluktur" dedi. Bunun esasen yeni bir keşif olmadığını ve yakın bir geçmişe kadar zaten hakim olan anlayış olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, eskiden yaşam döngüsü uzun ve nitelikli ürünler üretildiğini, tasarımcıların yılda en fazla iki koleksiyon çıkardığını, bugün bu sayının bazen 6'yı bile bulduğunu söyledi. Emine Erdoğan, reklamların da karşı konulması zor bir tüketim psikolojisi oluşturduğunu, insanların hızlı moda trendlerini yakalamak için kazanılması imkansız bir yarışa girdiğini kaydetti. Hiçbir fiziksel eskimeye uğramamış kıyafetlerin zihinlerde bir anda eskidiğini ve atığa dönüştüğünü belirten Erdoğan, "Metropollerde esen moda rüzgarlarının iklim değişikliğine bağlı olarak her gün daha yıkıcı hale gelen fırtınalardan çok da farklı olmadığını söylesek, inanın yanlış olmaz. Çünkü, hiçbir kıyafet yalnızca kumaştan, renkten ve tasarımdan ibaret değildir. Her bir parça kıyafete doğal kaynak israfı, çevre kirliliği ve artan iklim değişikliği etkileri de eşlik ediyor. Bu ağır fatura tüm insanlığa kesiliyor" ifadelerini kullandı. "Yeni söylemlere, anlatılara ve yeni bir uyanışa ihtiyacımız var" Emine Erdoğan, her 1 saniyede 1 kamyon dolusu kıyafetin ya yakıldığı ya da dünyanın dört bir yanındaki atık depolama sahalarına gönderildiği bilgisini verdi. "Ve maalesef, bizim üzerimizden bir çırpıda çıkarıp attığımız kıyafetleri doğa aynı kolaylıkla üzerinden çıkaramıyor" diyerek bu kıyafetlerin doğa üzerindeki etkisine işaret eden Erdoğan, "Gerçekten de artık yeni söylemlere, yeni anlatılara ve yeni bir uyanışa ihtiyacımız var" dedi. Ünlü Türk düşünürü Cemil Meriç'in "İnsanlar sevilmek için yaratıldılar. Eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmasıdır" sözüne atıfta bulunan Emine Erdoğan, bu sözün 21. yüzyıl insanının ikilemini çok doğru bir şekilde açıkladığını söyledi. "Atık kirliliğini yenelim" "Mutluluk ile tüketim arasında kurulmuş hatalı anlam ilişkisine" bir son verilmesi gerektiğinin altını çizen Emine Erdoğan, bugün doğanın, ekosistemin, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların başına gelenlerin tüketim kültürünün bir sonucu olduğunu vurgulayarak, "Buradan hareketle BM'yle birlikte 'atık kirliliğini yenelim' çağrısı yapıyoruz" dedi. BM binasında "Yeterince Var" sloganıyla bir sergi de düzenlendiğini hatırlatan Emine Erdoğan, çöpe atılan eşyaların yüzde 60'ının kullanılabilir durumda olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, ileri dönüşümle kaynakları geri kazanmanın çok kolay olduğunun, tek yapılması gerekenin "tamir ettirmek, dönüştürmek ve yeniden kullanmak" olduğunun altını çizdi. "Modacılara bir çağrıda bulunmak istiyorum; gelin bugün hepimiz için bir milat olsun" Eskiden eşyaların kullanım sürelerinin nesillere yayıldığını, küçük tadilatlarla bir kıyafete yepyeni bir ruh katmanın olağan olduğunu kaydeden Emine Erdoğan, "Kısacası sıfır atık yaşam tarzı normal olandı. Bizim yapmamız gereken, yakın bir zamana kadar gündelik hayatımızı şekillendiren bu değerleri ayağa kaldırmaktır. Buradan modacılara bir çağrıda bulunmak istiyorum; sizler, tasarımlarınızla bir duruşu, bir kimliği inşa ediyorsunuz. Trendleri, beğenileri belirleyen sizlersiniz. Gelin bugün hepimiz için bir milat olsun. Hayatımızda yapacağımız küçük değişikliklerin dünyayı değiştirebilecek büyük gücünden bahsedelim" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, sadece giysilerin kullanım ömrünü iki katına çıkararak sera gazı emisyonlarının yüzde 44 azaltılabileceğini belirterek, tekstildeki geleneksel hafızayı canlandırma, doğal ve uzun ömürlü olanı yeniden popüler yapma ve sorumlu tüketiciler olmayı akım yapma çağrısında bulundu. Emine Erdoğan, "Nasıl Türkiye sıfır atık konusunda lider ülke olduysa, Türk modacıların da bu alanda yeni bir sayfa açacağına, öncü isimler olacağına inanıyorum" dedi. "Sorunda payı olmayan ülkeler krizin bedelini herkesten fazla ödüyor" Türkiye'nin dünyaya vicdan penceresinden bakan bir ülke olduğuna ve insanlığın aynı gök kubbenin altında büyük bir aile olduğuna yürekten inandığını belirten Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birbirimize olduğu kadar ortak evimiz dünyaya karşı da sorumluluklarımız var. Ne yazık ki, iklim krizinden her ülke aynı oranda etkilenmiyor. Sorunda payı olmayan ülkelerin krizin bedelini herkesten fazla ödediğini görüyoruz. Öyle ki, hepimizin kültürüne, doğal güzelliklerine hayran olduğu, yeryüzünün ziyneti bazı ülkeler topyekun yok olmakla karşı karşıya." Emine Erdoğan, diğer meselelerde olduğu gibi iklim ve çevre sorununda da adil dağılım ilkesine dayalı, hakkaniyetli bir sisteme ihtiyaç olduğunun altını çizerek, sürdürülebilir bir geleceğe tüm ülkelerin eşit ve etkin katılım gösterdiği, "kimseyi geride bırakmayan" müzakere süreçleriyle ulaşabileceğini ifade etti. "Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her fırsatta dile getirdiği BM reform önerisinin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ayrı bir önem kazandığına dikkati çeken Emine Erdoğan, "Ben de bu kürsüden bir kez daha bu çağrıyı yinelemek istiyorum: Dünya, beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür. Nasıl ki dünya ortak evimiz ise, bu evi içine düştüğü yangından kurtarmak da ortak mücadelemiz olmalıdır" mesajını verdi. 2017'de büyük bir heyecanla başlatılan Sıfır Atık Projesi'nin bu yaklaşımın bir ürünü olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Sıfır Atık Hareketi ile 7 yılda önemli kazanımlar elde edildiğini, 74 milyon tonu aşan atığı dönüştürerek ekonomiye 256 milyar lira kazandırıldığını bildirdi. Erdoğan, Sıfır Atık Projesi sayesinde kesilmesinin önüne geçilen 552 milyon ağaç, önlenen 150 milyon ton sera gazı emisyonu ve tasarruf edilen 1,7 trilyon metreküp suya da değinerek, 23 milyon kişiye sıfır atık eğitimi vererek büyük bir farkındalık oluşturulduğu bilgisini verdi. Emine Erdoğan, Türkiye'nin tekstil sektöründe de önemli bir aktör olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda tekstil atıklarının geri dönüşümü ve yeniden kullanımı konusunda da önemli çalışmalarımız var. Üretim süreçlerinin çevreye olan etkilerinin en aza indirilmesi; suya, havaya, toprağa zarar verilmemesi yönünde adımlar atıyoruz. Atık yönetiminde yenilikçi bir yaklaşımla geri dönüştürülmüş malzemeden yeni iplik ve kumaş türleri üretiyoruz. Tekstil atıkları toplama noktalarındaki kullanılabilir tekstil ürünlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak, sosyal fayda sağlıyoruz." "BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı sıfatımla sesleniyorum" "Bugün bu kürsüden sizlere BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı sıfatımla da sesleniyorum" diyen Emine Erdoğan, kurulun akademiden, iş dünyasından, sivil toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan yetkin 13 kişiden oluştuğunu hatırlattı. "Bugün bu başarıyı mümkün kılan başta Sayın Guterres olmak üzere tüm değerli ekip arkadaşlarım güçlü bir alkışı hak ediyor" diyen Erdoğan, kendilerini kürsüden alkışladı. Emine Erdoğan, Bangladeş Hükümet Başkanı Muhammed Yunus'a, Sierra Leone ve Surinam Devlet Başkanı eşlerine de özel şükranlarını sunarak, kendilerinin Asya, Afrika ve Karayipler bölgesinde Sıfır Atık uygulamalarının yaygınlaşması için örnek liderlik sergilediklerine dikkati çekti. BM Sıfır Atık Danışma Kurulu'nun kurulduğu günden bu yana kıymetli çalışmalar gerçekleştirdiğini, farklı ülkelerden gelen "iyi uygulama" başvurularının içinden en iyi örnekleri derlediklerini belirten Emine Erdoğan, geçen sene atık önleme, gıda atığını dönüştürme, döngüsel ekonomi ve farkındalığı artırma temalarında 16 başarılı sıfır atık girişimini öne çıkardıkları bilgisini verdi. Emine Erdoğan, kurulun Sıfır Atık uygulamaları konusunda bilgilendirici ve tematik rehber yayınlar da hazırladığını belirterek, "Bugünkü 30 Mart etkinliği dahil olmak üzere kurulumuzun birçok faaliyetinde Sıfır Atık Vakfımız ve ilgili bakanlıklarımızla birlikte çalışıyoruz. Önümüzde bizi heyecanlandıran önemli projelerimiz de var. Küresel Sıfır Atık Ödülleri, Uluslararası Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Forumu, Sıfır Atık Enstitüsü gibi girişimlerimizi hayata geçirmek için süratle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Yediden yetmişe herkesi atıksız bir dünya hayalimize ortak olmaya davet ediyorum" Türkiye'nin elinden gelenin en güzelini dünyanın harcına katmaya, fikir üretmeye ve çözüm bulmaya devam edeceğinin altını çizen Emine Erdoğan, "Bu vesile ile yediden yetmişe herkesi atıksız bir dünya hayalimize ortak olmaya davet ediyorum" çağrısında bulundu. Erdoğan, "Unutmayalım ki, okyanusun sırrı damlada gizlidir. Yeter ki inanalım. Yeter ki yan yana duralım; gelecek nesillere, insanlığın en büyük başarı hikayesini miras bırakalım" diye konuştu. Tüm İslam aleminin yaklaşan Ramazan Bayramı'nı da tebrik eden Emine Erdoğan, "Herkes için müreffeh, herkes için adil, herkes için yaşanabilir bir dünya diliyorum" diyerek sözlerine son verdi.

Emine Erdoğan, Gaziantep'te Şahinbey Millet Kütüphanesini ziyaret etti Haber

Emine Erdoğan, Gaziantep'te Şahinbey Millet Kütüphanesini ziyaret etti

Kütüphaneyi gezen Emine Erdoğan, oradaki öğrencilerle kitaplar üzerine sohbet etti, fotoğraf çektirdi. Cahit Zarifoğlu Çocuk Kütüphanesine geçen Emine Erdoğan, çocuklardan oluşan koronun şarkılarını dinledi. Kütüphaneye kurulan "100 Yetim Ailemizi Ev Sahibi Yaptık" projesine ait fotoğrafların yer aldığı sergiyi gezen Emine Erdoğan, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu'ndan projeye ilişkin bilgi aldı. Emine Erdoğan, daha sonra Görme Engelliler Kütüphanesi ile İşitme Engelliler Kütüphanesini ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakanlığı döneminde "Engelli öğretmen olamaz diye bir düşünceyi tanımıyoruz. Engelli de bal gibi öğretmen olur, hem de çok iyi olur." şeklindeki sözlerini anımsatan engelli bir vatandaş, Erdoğan'ın bu sözünden hareketle 15 yıldır öğretmenlik yaptığını, şu anki görevinin müdür yardımcısı olduğunu ve müdürlük sınavına hazırlandığını söyledi. Emine Erdoğan, engelli öğretmenin bu konuşması üzerine kendisini alkışlayarak tebrik etti. Başka bir engelli öğretmen ise Emine Erdoğan'ın engellilere yaklaşımından duyduğu memnuniyeti, "Sizleri dezavantajlıların hamisi hatta annesi olarak görüyoruz." sözüyle dile getirdi. Emine Erdoğan da bu sözleri için engelli öğretmene teşekkür etti. Şahinbey Belediyesi El Sanatları Kursiyerleri tarafından filografi sanatıyla hazırlanan eserlerin yer aldığı sergiyi de gezen Emine Erdoğan, eserleri inceledi, kursiyerlerin çalışmaları hakkında bilgi aldı. Emine Erdoğan'a ziyaretinde, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Şule Yüksel Şenler Vakfı Başkanı Leyla Şahin Usta, AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin eşlik etti.

Gazze’de ateşkes anlaşması sağlandı: Türkiye'den İsrail-Hamas ateşkesi açıklamaları Haber

Gazze’de ateşkes anlaşması sağlandı: Türkiye'den İsrail-Hamas ateşkesi açıklamaları

Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, uzun süredir devam eden İsrail-Hamas çatışmalarını sona erdiren ateşkes anlaşmasının sağlandığını açıkladı. Al-Thani, ateşkesin 19 Ocak 2025’te başlayacağını duyurdu. Ateşkesin sağlanmasında Katar ve Mısır’ın arabuluculuk çabalarının etkili olduğu vurgulandı. DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA Dışişleri Bakanlığı, resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada, "Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşılıyoruz. Katar ve Mısır başta olmak üzere, arabulucu ülkelere çabalarından dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, mutabakatın tüm aşamalarının hayata geçirilmesi, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Gazze'ye acil insani yardım ulaştırılması gerektiği vurgulandı. Uluslararası topluma, İsrail'in bu hususlardaki sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulunuldu. Orta Doğu'da kalıcı barışın ancak Filistin'e barış gelmesi ve Filistinlilerin maruz kaldığı adaletsizliğin sona ermesiyle mümkün olduğu belirtilerek, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasına yönelik barış müzakerelerine bir an önce başlanması gerektiği ifade edildi. Türkiye'nin Filistin halkına destek olmaya devam edeceği de vurgulandı. EMİNE ERDOĞAN: 'ATEŞKES, FİLİSTİN HALKI İÇİN BİR NEFES ARALIĞI' Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, ateşkes kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu kararın Filistin halkının onurlu direnişi ve yıllardır süregelen mücadelesi için bir nefes aralığı olduğunu ifade etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ateşkes kararı, Filistin halkının onurlu direnişi ve yıllardır süregelen mücadelesi için bir nefes aralığıdır. Bütün kalbimle kararı destekliyor ve akan masum kanların hesabının sorulmasını temenni ediyorum. Biliyoruz ki gerçek barış, yalnızca adaletle mümkün. Kalıcı barış ve istikrar sağlanana kadar Gazze halkıyla beraber yürümeye devam edecek, yaraları el birliğiyle saracağız. Özgürlükleri için şehit olan Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyor, anlaşmanın tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK’TEN DEĞERLENDİRME AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bugün Hamas ile İsrail arasında bir ateşkes mutabakatına varılmasını, buruk da olsa memnuniyetle karşılıyoruz” dedi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail’in Gazze’ye dönük vahşi saldırganlığı tüm insanlığın vicdanını kanatmaya devam ediyor. Bu ateşkes sürecinde rol oynayan başta Katar ve Mısır olmak üzere arabulucu ülkelerin çabaları çok kıymetlidir” ifadelerini kullandı. Ateşkesin kalıcı hale gelmesinin ve Gazze’deki Filistinlilere gereken yardımların ulaştırılmasının önemini vurgulayan Çelik, kalıcı ateşkes ve sonrasında kalıcı bir barış için 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan egemen Filistin Devleti’nin bir an evvel kurulması gerektiğini savunduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin Filistinli kardeşlerinin yanında yer almaya devam edeceğini ve Gazze ve tüm Filistin şehitlerine rahmet dilediğini ifade etti. ADALET BAKANI TUNÇ: 'GEÇ KALINMIŞ AMA ÖNEMLİ BİR ADIM' Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gazze’de ateşkesin sağlanmasının geç kalınmış ancak bölgedeki barış ve istikrar için son derece önemli bir adım olduğunu belirtti. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “7 Ekim 2023’ten bu yana işgalci İsrail’in vahşi saldırılar gerçekleştirerek Gazze'de yaptığı soykırım, insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. Bebeklerin, çocukların, kadınların, masum insanların katledildiği Gazze'de ateşkesin sağlanması, geç kalınmış ancak bölgedeki barış ve istikrar için son derece önemli bir adımdır. İnsan haklarını ayaklar altına alan, uluslararası hukuku yok sayan, Gazze’yi açık hava mezarlığına çeviren İsrail, ateşkes kararlarına uymalı ve işgal ettiği topraklardan çekilmelidir” dedi. Bakan Tunç, insani yardımların en kısa sürede Filistinli kardeşlere ulaştırılması gerektiğini ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi için uluslararası mekanizmaların üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bağımsız Filistin devleti kurulana kadar Filistinlilerin özgürlük mücadelesine destek olmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Emine Erdoğan, Hatay’daki Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi’ni ziyaret etti Haber

Emine Erdoğan, Hatay’daki Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Hatay Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi'ndeki çocuklarla bir araya geldi.Merkez Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi'nde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle yaptırılan siteyi ziyaret eden Emine Erdoğan'ı, 11 yaşındaki bir kız çocuğu ellerinde çiçekle "Evimize hoş geldiniz." diyerek karşıladı.Emine Erdoğan, daha sonra burada kız çocuklarıyla tek tek selamlaşarak çocuk sitesinin içerisindeki ilk Türk kadın pilot Bedriye Tahir Gökmen'in adının verildiği çocuk evini ziyaret etti. Emine Erdoğan’dan sıcak karşılama Buradaki koruma ve bakım altındaki 8 kız çocuğuyla sohbet eden Emine Erdoğan, onlarla yakından ilgilendi. Erdoğan, çocukların "Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı" kitabındaki tariflere uygun hazırladığı zencefil şerbeti ve su muhallebisi ikramlarını tattı.Gastronomi bölümü okuyan ve ileride şef olmak isteyen 16 yaşındaki çocuk tarafından Emine Erdoğan'a, "gastronomi şehri" Hatay'ın yöresel tariflerinin yer aldığı kitap hediye edildi. Emine Erdoğan'a ziyarette, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu da eşlik etti. Gönül Elçileri projesi ve umut dolu bir gelecek Emine Erdoğan, program sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Geçen yıl Dünya Kız Çocukları Günü'nde Hatay'da temelleri atılan Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi'nde kızlarımızla buluştum. Bu özel yer, kızlarımızın potansiyellerini keşfetmeleri ve güçlü bireyler olarak yetişmeleri için tüm imkanların seferber edildiği bir yaşam alanı. Gönülden inanıyorum ki çocuklarımız burada, hayallerini yeşertecek, hayatlarını yeniden inşa edecek. Ne mutlu ki Gönül Elçileri Projesiyle sevgiyle büyütülen her çaba, dalga dalga yayılan bir iyilik hikayesine dönüşüyor. Dileğim, bu sıcak yuvanın her köşesinde filizlenen umutların, geleceğin en güzel başarı hikayelerine ilham olmasıdır. Hayalinin gerçekleştiğini göremeden vefat eden Serdar Demir Beyefendi'ye Allah'tan rahmet, sevenlerine sabır niyaz ediyorum." Hatay Serdar Demir Çocuk Evleri Sitesi'nin yapım süreci Mutlu Hayatlar İyilik ve Yardımlaşma Derneği tarafından 2021'de, 50 kapasiteli Çocuk Evleri Sitesi (ÇES) ve 30 kapasiteli Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi (ÇOKİM) Hizmet Binası yapımına ilişkin protokol imzalandı. Mevcut kuruluşun yapılması fikri ilk olarak Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinde (TUSAŞ) üst düzey yönetici olarak çalışan Serdar Demir'in Hatay'da korunma ihtiyacı olan çocukların kalabileceği bir "yetimhane" yapmak istemesiyle başladı ancak Demir, bu hayalini gerçekleştiremeden trafik kazasında hayatını kaybetti. Ardından onun bu hayallerini gerçekleştirmek üzere arkadaşları işe koyularak çocuk kuruluşu için çalışmalara başladı. Mutlu Hayatlar Derneği ile yapılan protokole geçen yıl ek yapılarak TUSAŞ Elini Uzat Yardımlaşma Derneği de dahil edildi. Protokolde yer alan taraflara ek olarak kuruluşun inşası ve tefrişatına ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, STM ve TEI katkı sağladı. Yapılan protokol gereğince, geçen yıl 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde temeli atılan site, bir yıl dolmadan yapılarak 17 Eylül'de hizmete alındı.

Emine Erdoğan: Toprağa sevgiyle iz bırakan kadınlar geleceğin güçlü mirasıdır Haber

Emine Erdoğan: Toprağa sevgiyle iz bırakan kadınlar geleceğin güçlü mirasıdır

Emine Erdoğan, toprakları bereketle yeşerten, emeğiyle hayat veren kadınların, geleceğe en güçlü mirası bıraktığını belirterek, "Her birinin eli, toprağın bağrına atılan bir sevgi tohumu gibi." ifadesini kullandı. Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla dün Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen, "Toprağa İz Bırakan Kadınlar" programına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Kadın çiftçilerin gücü "Bu toprakları bereketle yeşerten, emeğiyle hayat veren kadınlarımız, geleceğe en güçlü mirası bırakıyor. Her birinin eli, toprağın bağrına atılan bir sevgi tohumu gibi… Toprağa iz bırakan tüm kadınlarımızı yürekten kutluyorum" paylaşımını yapan Emine Erdoğan, program kapsamında Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden 18 kadın kooperatifince açılan stantlardaki çiftçi kadınların duygu ve düşüncelerinin yer aldığı videoya da yer verdi. Videoda, Bursa Ağaköylü Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifinden çiftçi Merve Çakin, "Kooperatifleri kurmamızda bize Emine Hanım sağ olsun öncü olmuştur. Onun tek bir sözüyle bütün kooperatifleri kurduk." ifadesini kullandı. Kadın kooperatifleri büyüyor Tüm kadınların hayal etmekten vazgeçmemelerini isteyen Çakin, kadınların biraz çaba, çokça emek ve hayalle istedikleri yere ulaşabileceklerini kaydetti.Muğla Yerkesik Tarımsal Kalkınma Kooperatifinden çiftçi Sibel Merveoğlu da devletin her daim arkalarında olmasında dolayı çok şanslı olduğunu dile getirdi. Kastamonu Azdavay-Daday Yerel Eylem Grubundan çiftçi Nazmiye Dengel ise "Tüm çiftçilerin işleri rast gitsin, bereketli ürünleri olsun, günleri kutlu olsun. Güzel günler görsünler, daha daha bereketli ürünlere nasip olsunlar." temennisinde bulundu.

Emine Erdoğan'dan anne adaylarına normal doğum çağrısı Haber

Emine Erdoğan'dan anne adaylarına normal doğum çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, sezaryen ameliyatın, "büyük bedelleri olan cerrahi bir operasyon" yerine, "pratik, hızlı ve ağrısız bir doğum seçeneği" olarak tanıtıldığına, Türkiye'deki sezaryen oranlarının DSÖ'nün belirlediği makul sınırları aştığına dikkati çekerek, anne adaylarına normal doğum çağrısı yaptı. Emine Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Doğal Olan Normal Doğum" temasıyla gerçekleştirilen Normal Doğum Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'na katıldı. Eylem planı tanıtım toplantısı dolayısıyla katılımcılarla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Emine Erdoğan, doğum tecrübesinin, anne ve bebek arasında hayat boyu sürecek özel bir bağın kurulduğu oldukça hassas bir süreç olduğuna dikkati çekti. Emine Erdoğan, "Bir bebekle birlikte, sevginin, gücün, güvenin hayat bulduğu doğum esnasında yaşananlar, annenin ve bebeğin üzerinde bir ömür etkisi kalacak derin izler bırakır. Bu yüzden, bu özel zamanın mümkün olduğunca fıtrata ve doğala uygun bir şekilde gelişmesi, hayati önem taşır" ifadelerini kullandı. "Normal doğum, anne ve bebek arasında güçlü bir bağ kuruyor" Doğal doğumun başrolünde yer alan anne adayının, yeni bir ruhun dünyaya gelişini ve vücudunun değişimini tüm boyutlarıyla deneyimleyebileceğine işaret eden Emine Erdoğan, "Hormonların sağlıklı bir şekilde salgılandığı doğal doğum sürecinde, anne hızlı bir şekilde toparlanır, bebeğini kucağına alır ve emzirerek ömrün sonuna kadar devam edecek güçlü bir güven ve sevgi bağının temelini atar" diye konuştu. Emine Erdoğan, doğal doğumun bebeğin üzerindeki olumlu etkilerinin saymakla bitmeyeceğine dikkati çekerek, "Doğum kanalında karşılaştığı faydalı bakteriler sayesinde güçlü bir bağışıklık sistemi geliştiren bebek, bu yolculukta akciğer gelişimini de sağlıklı bir şekilde tamamlar. Araştırmalar, beyin gelişiminde bellek, öğrenme, farkındalık gibi davranışları düzenleyen protein salgılarının doğal doğumda daha fazla üretildiğini ortaya koyuyor" bilgisini paylaştı. "Sezaryen oranları Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği sınırları aşıyor" Emine Erdoğan, normal doğumun anne ve bebek üzerindeki tüm faydalarına rağmen tıbbi gereklilik dışındaki sezaryen oranlarının yüksekliğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Normal doğumun bütün bu faydalarına rağmen ne yazık ki, günümüz dünyasında kadınlar bu eşsiz tecrübeyi olması gereken doğal haliyle yaşayamıyor. Modern zamanın konformist ve maddeci yaklaşımları nedeniyle, dünyanın en kadim tecrübesi, tıbbi bir operasyona indirgeniyor. Sezaryen, 'büyük bedelleri olan cerrahi bir operasyon' yerine, 'pratik, hızlı ve ağrısız bir doğum seçeneği' olarak tanıtılıyor. Şunun altını çizmeliyim ki tıbbi gerekçelerle, doğru zamanda yapıldığında sezaryenin hayat kurtarıcı özelliği çok önemlidir. Ancak maalesef, Dünya Sağlık Örgütünce açıklanan yüzde 15'lik makul sezaryen sınırının, ülkemizde ciddi manada aşıldığını görüyoruz. Bugün Türkiye'de dünyaya gelen iki çocuktan birisi sezaryenle doğuyor. Tekrar ediyorum, iki çocuktan birisi." Emine Erdoğan, sezaryen ameliyatların anne ve bebek üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Hızlı ve kolay bir yöntem olarak sunulan sezaryenin, anne ve bebek üzerinde kısa ve uzun vadeli hasarlar bıraktığı bilimsel olarak da biliniyor. Sezaryenle doğan bebeklerde astım, obezite gibi kronik hastalıklara yatkınlık görülürken, doğum esnasında edineceği faydalı bakterilerden mahrum kalan bebeğin bağışıklık sistemi yeterince gelişemiyor. Doğal sürecini tamamlamadan müdahaleyle doğurulan bebekler, adeta dalından erken koparılan bir meyve gibi hayata yenik ve geriden başlıyor. Öte yandan, hormonal dengesi bozulan anne adayı, normal doğum yapan bir kadına göre, çok daha zorlu bir doğum ve annelik süreci geçirmek zorunda kalıyor." "Her doğum eşsizdir, müdahalesiz doğum teşvik edilmeli" Doğumla ilgili bazı temel gerçeklerin yeniden hatırlanmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "Kadın bedeninin tamamen içgüdüsel ve adeta programlanmış bir şekilde fıtri yürüttüğü doğum tecrübesinin dışarıdan kontrol edilmesi mümkün değildir. Doğumun süresi, ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği fizyolojik ve psikolojik birçok faktöre bağlıdır. Aynı annenin yaşadığı doğum tecrübeleri bile birbirinin aynısı değildir. Dolayısıyla her doğum kendine hastır, eşsizdir ve özeldir" dedi. Emine Erdoğan, bu ilahi yaratılış süreci karşısında bedenin kendi işlevini doğal akışında ve rahatça yerine getirebileceği uygun ortamı hazırlamanın önemli olduğunu aktararak, "Anne adayı için bu uygun ortam hareket özgürlüğünün bulunması, ihtiyacı olan zamana ve mahremiyete duyarlı davranılması, duygusal ve fiziksel destek sunulması anlamına gelir. Bu ideal çevrenin oluşturulması için, ebelerimizin kıymetli rehberliği, hekim ve hemşirelerimizin işbirliği, hastanelerimizde kadınların ihtiyaçlarına uygun donatılmış doğumhanelerin tesisi çok önemli. İnanıyorum ki doktoruna, ebesine güvenen kadınlar, korku aşılayan hikayelere veya çevresinden gelen yanlış yönlendirmelere teslim olmayacak ve doğum serüvenini doğal yöntemlerle tamamlayabilecektir" dedi. Emine Erdoğan, dünyada, anne ve bebek dostu, modern teknolojileri kapsayan, daha insani doğal doğum yaklaşımlarına ihtiyaç bulunduğunun altını çizdi. Sağlık Bakanlığının 2008'den itibaren normal doğumu teşvik amacıyla kıymetli projeleri hayata geçirdiğini, Türkiye'yi de tehdit eden bu küresel soruna çözüm alternatifleri geliştirdiğini anımsatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Bugüne dek Bakanlığımız ile gebe okullarının açılması, doğum mahremiyeti sağlayan anne dostu hastaneler projesinin ve suda doğum ünitelerinin yaygınlaştırılması, öte yandan anne sütünün teşvik edilmesi gibi pek çok çalışmaya imza attık. Bütün bu çabaların, bugün ilan edilen 'Normal Doğum Eylem Planı' kapsamında sistemli bir şekilde yaygınlaştırılacağını görmek, memnuniyet verici. Bunlara ek olarak, normal doğumu kolaylaştıracak doğal destek yöntemlerinin güçlendirilmesini de ayrıca önemsiyorum. Nefes egzersizleri, akupunktur, hidroterapi gibi doğal doğumu kolaylaştıran etkili yöntemler olduğunu tüm anne adaylarımız bilmeli. Diğer yandan müdahalesiz doğum karnesi iyi olan hastaneler ve hekimler ödüllendirilmeli, tanıtımını bizzat yaptığım 'İlk Adım Ebe Gebe Okulu' gibi yerel iyi uygulamalar teşvik edilmelidir." Emine Erdoğan, Konya'da başlatılan "İlk Adım Ebe Gebe Okulu" projesiyle yüzde 50 olan sezaryen oranlarının, verilen eğitimlerle yüzde 33'lere kadar düşürüldüğünü, bilinçlendirme ve farkındalığı artırmaya yönelik faaliyetlerin etkisinin bu örnekte çok net görülebildiğini söyledi. "Toplumumuzun rehberliğine ve desteğine ihtiyacı var" Toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarda medya ve akademi dünyasına büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Emine Erdoğan, "Toplumumuzun sizlerin rehberliğine ve desteğine ihtiyacı var" diye konuştu. Emine Erdoğan, tanıtım programında yer alan rektörleri ve başhekimleri duyarlılıklarından ötürü tebrik ederek, bilim insanları ile hastaneler arasında normal doğum alanındaki işbirliğini artıracak girişimlerin yaygınlaşması temennisinde bulundu. Doğal doğum konusunda toplumsal bilincin gelişmesi için medyanın çok önemli bir araç olarak görülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Kadınlarımızın annelik sürecinde cesaretini kıran, korku salan yayınlar yerine doğal doğumun bilimsel faydalarını ortaya koyan teşvik edici kampanyaların medyada daha fazla yer almasını diliyorum. Bu noktada, belki de en etkili teşvik yöntemi, doğal doğum yapmış annelerin tecrübe paylaşımlarıdır. Kendisinden önce bu yolları başarıyla geçmiş kadınların gerçek hikayeleri, yeni anne adaylarının en güçlü ilham kaynağı olacaktır. Bu çerçevede, bugün anlamlı mesajlarıyla doğal doğum kampanyamıza destek veren sevgili Azra Akın'a sunduğu örneklik dolayısıyla teşekkür ediyorum." Normal doğumun teşviki ve sezaryen oranlarının azaltılmasının yalnızca anne ve bebek sağlığını korumayla kalmayıp, toplumun da uzun vadeli sağlık hedeflerini de doğrudan etkileyen bir konu olduğunu dile getiren Memişoğlu, "Sağlık Bakanlığı olarak her zaman toplumun sağlığını koruma ve geleceğini güvence altına alma sorumluluğunu taşımaktayız ancak bu sorumluluğu daha kapsamlı bir perspektiften ele almak zorundayız. Bu doğrultuda Normal Doğum Eylem Planı, bir sağlık politikası olmanın ötesinde geleceğe yatırım niteliğindedir. Ülkemizin toplam doğurganlık hızındaki gerileme, nüfus yenileme seviyesinin altında kalmış ve bu durum sürdürülebilir gelecek için büyük bir tehdit haline gelmiştir. Bugün doğurganlık oranındaki azalma ve sezaryen oranlarındaki artış bunları bize göstermektedir. Toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 iken, 2023 yılı itibarıyla 1,51'e düşmüştür. Bu nüfusun yenileme düzeyi olan 2,10'un çok altındadır ve düşük doğurganlık oranı ülkemizin geleceğini doğrudan etkileyen bir gelişmedir" ifadelerini kullandı. Anne adaylarına çağrı Emine Erdoğan, "Tüm bu kıymetli girişimler, ancak kadınlarımızın içine işlenmiş gizli kodları normal doğum deneyimiyle benimsemesi ve sahiplenmesiyle anlam kazanabilir. Bu yüzden, bütün anne adaylarımızı, başka tecrübeyle edinilmeyecek bu eşsiz bilgeliği kucaklamaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Başlatılan kampanyanın doğal doğum ile anne adayları arasındaki bağı yeniden tesis etmeye vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve çalışmada emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Azra Akın: "Her kadın bunu deneyimi yaşamalı" Normal doğum yapan ve 5 aylık anne olan eski Türkiye ve Dünya Güzeli oyuncu Azra Akın da deneyimini paylaşarak, "Tıbbi bir zorunluluk olmadığı takdirde iyi bir hazırlıkla tüm kadınların bunu yapabileceğini söylüyorum. Tıbben sorunlu olmadığı sürece sezaryenlerin önlemesi ve doğal doğuma yönlendirmek için çevremdeki anne adaylarına bireysel olarak her zaman örnek ve destek olmaya özen gösteriyorum. Çünkü ben doğal doğumun her anını ve bebeğimi dünyaya getirmenin gururunu o anda yaşadım" dedi. Akın, anne adaylarını normal doğuma hazırlamak için en doğru yolun eğitim olduğunu, kendi imkanlarıyla aldığı eğitimin kendisini zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak doğuma çok iyi hazırladığını söyleyerek, "Annelik yolculuğumda şöyle hissediyordum, ben maça hazırlanan bir sporcuyum ve ebem benim spor koçum. Bu çerçevede, her gebeye bir ebe uygulamasının başlatılacağı konusu beni çok heyecanlandırdı" ifadelerini kullandı. Sezaryene yönelik denetim ve takiplerin yapılacağını öğrenmekten mutlu olduğunu bildiren Akın, "Biz kadınlar çok güçlü varlıklarız. Bu gücümüzün farkında olmamız çok önemli. Doğum sürecinin doğal bir süreç olduğunun tüm anne adaylarına anlatılmasını ve bu konuda farkındalık sağlanmasını çok önemsiyorum" dedi. Normal doğum oranı yüksek hekim ve ebelere plaket verildi Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, normal doğum oranı yüksek hekimler ve ebelere plaket takdim etti. Bu çerçevede, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Adem Dilek, İstanbul Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Sancaktepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Arzu Bilge Tekin, Hatay Reyhanlı Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerif Hürriyetoğlu, Adana Seyhan Devlet Hastanesi'nden ebe Nida Sirkecili, İstanbul Esenler Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nden ebe Tuğba Çevik, Gaziantep Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi'nden ebe Aysun Çil, normal doğumu teşvik çalışmalarından ötürü plaketlerini aldı. Ayrıca Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Emine Erdoğan'a günün anlamına dair hediye takdiminde bulundu. Programın sonunda katılımcılar, aile fotoğrafı çektirdi. Programda, normal doğum ve sezaryen ameliyatın anne ve bebek üzerindeki etkilerinin işlendiği tanıtım filmi de gösterildi. Tanıtım toplantısında, Emine Erdoğan'ın yanı sıra Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, il sağlık müdürleri, tıp fakültesi olan üniversitelerin rektörleri, tıp fakültesi dekanları ve hastane başhekimleri, kamu ve özel hastane yöneticileri, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, ebeler ve ilgili meslek örgütlerinden temsilciler ile eski Türkiye ve Dünya Güzeli, oyuncu Azra Akın da yer aldı.

Sıfır Atık projesi kapsamında 7 yılda 185 milyar TL ekonomiye geri kazandırıldı Haber

Sıfır Atık projesi kapsamında 7 yılda 185 milyar TL ekonomiye geri kazandırıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Hareketi, 7. yılında büyük başarılara imza attı. 2017'de başlatılan proje kapsamında geri kazanım oranı %34,92'ye çıkarıldı. Projenin hedefi, 2035 yılına kadar bu oranı %60'a yükseltmek. 193 BİN BİNA SIFIR ATIK YÖNETİM SİSTEMİ'NE GEÇTİ 2017 yılında yalnızca olan geri kazanım oranı, 2023 yılında %34,92'ye yükseldi. Proje kapsamında sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıkları teşvik edilirken, 193 bin bina Sıfır Atık Yönetim Sistemi'ne geçti. Sıfır Atık Hareketi'nin 7. yılı için belirlenen slogan ise "7 Yılda 7 Kıtada" oldu. 185 MİLYAR LİRA EKONOMİYE KAZANDIRILDI Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, proje kapsamında bugüne kadar toplamda 59,9 milyon ton geri dönüştürülebilir atık ekonomiye kazandırıldı. Bu sayede 498 milyon ağaç kesilmekten kurtarıldı, 819 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı. Ayrıca 127 milyon varil petrolden ve 2,6 milyar kilovatsaat enerji tüketiminden tasarruf edilerek, toplamda 185 milyar lira ekonomiye geri kazandırıldı. PİLOT İLÇE KIZILCAHAMAM'DA BAŞARIYLA UYGULANIYOR Proje, Ankara Kızılcahamam'da pilot ilçe olarak başarıyla uygulanıyor. Vatandaşlar ayrıştırdıkları atıklar karşılığında market alışverişlerinde kullanabilecekleri puanlar kazanıyor. İlçede kurulan sıfır atık bahçesi, geri dönüşüm atölyesi, sıfır atık oyun alanı ve ambalajsız atık dükkânı gibi çeşitli uygulamalarla farkındalık artırılıyor. ULUSLARARASI KATKILAR VE DANIŞMA KURULU Emine Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı Sıfır Atık Danışma Kurulu, 12 Nisan 2023'te kuruldu. Kurulda, Birleşmiş Milletler yetkilileri ve ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika, Hindistan gibi ülkelerden toplam 13 üye yer alıyor. İLLER BANKASI'NIN DESTEĞİYLE 46 TESİS KURULDU Sıfır Atık Hareketi kapsamında, Bakanlığa bağlı İller Bankası desteğiyle 7 yılda Türkiye'nin farklı bölgelerine 46 depolama, ayrıştırma ve transfer tesisi kuruldu. Bu tesisler, geri dönüşüm sürecinin daha verimli ve etkili olmasını sağlıyor.

Emine Erdoğan, kültürel mirasın önemi üzerine vurgu yaptı Haber

Emine Erdoğan, kültürel mirasın önemi üzerine vurgu yaptı

Emine Erdoğan, "Tarihte örnek medeniyetler kurmuş, dünyaya yön vermiş toplumlar, geçmişiyle, öz kimliğiyle, kültürel hafızasıyla bağını güçlü tutmuş olanlardır." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu dolayısıyla ABD'de bulunan Emine Erdoğan, New York'taki Türkevi'nde Olgunlaşma Enstitüleri tarafından düzenlenen "Gelin Hazineleri: Osmanlı ve Anadolu Çeyizlerinde Bir Yolculuk" programına ev sahipliği yaptı. "Türk kadınının eşsiz eserleri" Programa, Nijerya Devlet Başkanının eşi Oluremi Tinubu, Kosova Cumhurbaşkanının eşi Prindon Sadriu, Mauritius Cumhurbaşkanının eşi Sayukta Roopun, Fiji Cumhurbaşkanının Eşi Filomena Katonivere, Guatemala Cumhurbaşkanının eşi Lucrecia Peinado, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanının eşi Mirela Becirovic, Yunanistan Başbakanının Eşi Mareva Grabowski Mitsotakis, Arnavutluk Başbakanının eşi Linda Rama ile Esvatini Başbakanının eşi Philile Dlamini, bakanlar, milletvekilleri, genel yayın yönetmenleri ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri katıldı. Programda konuklarına hitap eden Emine Erdoğan, Türk kadınının el emeği göz nuru eserlerinden oluşan, Osmanlı ve Anadolu çeyizlerinin keşfedileceği özel etkinlik vesilesiyle misafirlerini Türkevi'nde ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Emine Erdoğan, geleneksel el sanatlarının, bir kültürün satır satır okunabileceği yaşayan belgeler mahiyetinde olduğunu belirterek, "Kültür havzası Asya'dan Afrika'ya geniş bir coğrafyayı kapsayan Anadolu, bu anlamda köklü bir hafızaya sahiptir. Tarih boyunca bölgenin insanları, hayatın her yüzünü hünerli elleriyle eşyaya işlemiş, yaşadığı mekanı ince dokunuşlarla güzelleştirmiştir." diye konuştu. Yeni bir yuvanın kurulması anlamına gelen düğün merasimlerinin bu zengin kültürün kapsamlı bir sunumu gibi olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, "Gelin hamamından kına gecesine, gelin bohçasından çeyiz sandığına birçok ritüeli barındıran Türk düğünleri, geleneksel el sanatlarımızın birçok yönüyle ortaya çıktığı eşsiz törenlerdir. Bu merasimler arasında, bilhassa çeyiz geleneğinin kültürümüzde özel bir yeri vardır. Çeyiz, bir evi yuva yapan değerlerin, sabrın, özenin ve sevginin eşyaya ve mekana yansıtılmasıdır. Özel dokuma kilim ve örtülerden giyim kuşama, hatta kozmetiğe dek bir insanın evinde ihtiyaç duyabileceği her çeşit ürün, çeyiz sandıklarında yer bulur." ifadelerini kullandı. "Çeyiz geleneğinin toplumsal önemi" Emine Erdoğan, çeyiz ürünlerinin günlük hayattaki ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra kadınların duygularını, dileklerini ve hayallerini sembollerle ortaya koyan özel birer mektup gibi olduğunu anlattı. Yalnızca geline ve yeni kuracağı eve yönelik özel bir hazırlık gibi gözükse de çeyizin aslında kalabalık bir aile ve dost çevresini de içeren toplumsal bir faaliyet olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, hazırlık sürecinden gelin sandığının yeni eve taşınmasına kadar her aşamanın sosyal bir birliktelik ve dayanışma içerdiğini ifade etti. Bu birlikteliğin Osmanlı saraylarına has çeyiz kültüründe farklı bir boyut aldığını aktaran Emine Erdoğan, özgün işlemeleri ve kıymetli materyalleri ile Osmanlı sultanları için özel hazırlanmış çeyiz ürünlerinin, halkın katıldığı büyük bir törenle gelinin yeni evine taşındığını dile getirdi. Emine Erdoğan, "gelin alayı" olarak da bilinen bu törenin, Türk çeyiz kültürüne dair benzersiz bir şölen sunduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: "Çeyiz geleneğimize dair bütün bu kültürel mirası paylaşırken tarihe yapılan sade bir övgüden öte bir çabamız olduğunu vurgulamak isterim. Otomasyon ve dijitalleşmenin her yanımızı sararak, emeği ve özgünlüğü günden güne yok ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Kültürel mirasların doğru değerlendirildiğinde insanlık olarak sürüklendiğimiz bunalımlara çözüm sunacak potansiyeli barındırdığına yürekten inanıyorum." "Kültürel miras ve modern yorumlar" Emine Erdoğan, kültürlerin insanın kendisini ve çevresini keşfetme sürecinde yol gösterici anlam haritaları olduğunu dile getirerek, "Tarihte örnek medeniyetler kurmuş, dünyaya yön vermiş toplumlar, geçmişiyle, öz kimliğiyle, kültürel hafızasıyla bağını güçlü tutmuş olanlardır. Yeryüzünde kaybolmaya yüz tutmuş her kültür, insanlığın zihninin daha da çoraklaşması, değer yargılarında yolunu kaybetmesi anlamına gelir. Doğup büyüdüğüm Anadolu medeniyeti başta olmak üzere dünyanın kadim kültürlerinin değerler müktesebatını, günümüzün bilgi ve imkanlarıyla harmanlayarak geleceğe taşımayı bir insanlık meselesi olarak ele almalıyız." şeklinde konuştu. Türk el işi geleneğini korumak ve geleceğe aktarmak üzere 1945'te kurulan Olgunlaşma Enstitülerini yeniden canlandırma hedefiyle "Türk İğnesinin Mucizesi" projesini hayata geçirdiklerini belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Olgunlaşma Enstitülerimiz, büyüklerimizin sandıklarında özenle sakladığı gelin hazinelerini yeniden canlandırarak çağdaş tasarımlarla buluşturmayı hedefliyor. Türk geleneksel el sanatlarının kültürel temsilcileri olarak Türkiye'yi uluslararası alanda tanıtırken, sürdürülebilir üretim sistemiyle dünyaya ilham verici bir model de sunuyor. Nesilden nesile aktarılan sevgi ve bağlılığın sembolü çeyizlerimizin modern yorumlarının giyimden ev tekstiline birçok sektöre yeni bir vizyon getireceğinden şüphem yok. Ruhunu kaybetmiş, kısa ömürlülükle malul fabrikasyon ürünlerden oluşan küresel pazara, kalite ve zarafet aşılayacağına yürekten inanıyorum. Dünyayı saran tek tipleşme ve kültürel çoraklaşma tehdidi karşısında, Anadolu kadınının zamanı aşan işleme dilinin ve emeğinin tüm dünya için bir ilham olmasını ve unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlatmasını diliyorum." Emine Erdoğan, program kapsamında hazırlanan sergi ve defile etkinliğinde başta Olgunlaşma Enstitülerinin çalışanları olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek "Asırlar boyu bu ince dokunuşlarla sevgi ve hürmeti ailelerinin hayatına işlemiş, alın teri emeğiyle insanlığa zarif ve latif bir miras bırakmış tüm kadınlarımızı saygıyla anıyorum." dedi. Defile büyük beğeni topladı Emine Erdoğan'ın konuşmasının ardından Osmanlı ve Anadolu dönemi geleneksel gelinlikleri defileyle tanıtıldı. Erdoğan, defile esnasında kıyafetlerle ilgili başkan eşlerine bilgi verdi, nakışların özelliklerini anlattı. Katılımcılar tarafından büyük beğeni toplayan defileden sonra aile fotoğrafı çekildi. Uluslararası katılımla geleneksel değerlerin tanıtımı Program kapsamında Türkevi'nin bir katında, Osmanlı ve Anadolu kültürüne ait motiflerle işlenmiş çeyizler, düğün kostümleri, el işi halılar ve Türk kültürünü yansıtan objelerin yer aldığı sergi alanı oluşturuldu. Emine Erdoğan'ın, tek tek karşıladığı devlet başkanı eşlerine geleneksel Türk kahvesi ve şerbet ikramında bulunulduktan sonra sergi alanı gezildi.Emine Erdoğan, çeyizin gelinlik kızlar tarafından nasıl hazırlandığını, ürünlere işledikleri motiflerin her birinin anlamı olduğunu ve el emeği ürünlerin gelecek kuşaklara bırakılmasının kıymetini, birebir ilgilendiği konuklarına anlattı. Sergi alanında kına gecesinin Türk kültüründeki yerinin önemine değinen Emine Erdoğan, dekorlarla geleneksel Türk hamamı görüntüsü verilen bölümde ise gelin hamamının anlamını aktardı.Emine Erdoğan, sergi alanında ağaç görüntüsü verilen bölümde, Anadolu'daki Nahıl ağacı kültürüne dair bilgileri konuklarıyla paylaşırken, bazı misafirler bu ağaca dileklerini astı.Programın ardından, Kosova Cumhurbaşkanının eşi Prindon Sadriu, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanının eşi Mirela Becirovic ile Guatemala Cumhurbaşkanının eşi Lucrecia Peinado, BM 78. Genel Kurulu'nda küresel imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk imzacısı olduğu Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı'nı imzaladı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.