Antalya Kaleiçi Surları’nda tehlike çanları: Çatlaklar ve yıkılma riski oluştu!
Antalya’nın tarihi Kaleiçi bölgesinde yer alan surlar, gözle görülür şekilde çatlamalar ve yarıklarla doldu. Geçtiğimiz yıl Şubat ayında etkili olan sağanak yağışların ardından, surlarda büyük yıkıntılar meydana gelmiş ve üzerine yerleşim yapılan bölgelerde ciddi boşluklar oluşmuştu. Son dönemde artan çatlaklar, yalnızca surların değil, çevresindeki binalar, dükkanlar ve yoldan geçen insanlar için de büyük bir tehlike arz etmeye başladı.
Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karancı, surlardaki derinleşen yarıkların ve çatlakların beklenen bir gelişme olduğunu belirterek, "Bu surlarda büyük bir çökme yaşanabilir. Gerekli önlemler alınmazsa, büyük bir felaketle karşı karşıya kalabiliriz. Acil yıkılma riski var ve yetkililer hemen harekete geçmelidir" şeklinde uyarılarda bulundu.
Yarıklar ve Çatlaklar Geçmişte Öngörülmüştü
Başkan Karancı, surlardaki çatlakların ve göçmelerin birçok etkenin birleşimi sonucu meydana geldiğini dile getirerek, bu durumu "sürpriz" olarak nitelendirmenin yanıltıcı olacağını belirtti. Karancı, en büyük etkenin yağmur sularının falezlere ve surlara verdiği zarar olduğunu ifade etti: "Bu yarıklar bizim için sürpriz değil. Yüzey sularının, falezler üzerindeki engellerle karşılaştığı noktalarda meydana gelen tahribatlar bu sorunların temel kaynağıdır."
Karancı, Antalya'nın tarihsel süreç içinde de benzer kaya düşmeleri ve yapı tahribatları yaşadığını hatırlatarak, "1980’lerde Ordu Evi çevresindeki falezlerde ciddi hareketler gözlemlendi. 2001'de Bambu Plajı'nda büyük çatlaklar oluştu ve eski Lara yolunda trafiğe kapanan bölgeler oldu. Bu tür olaylar, surlar için de bir tehdit oluşturuyor" dedi.
Falezlerde Yıllık Hareketler Tespit Edildi
Kaleiçi surlarının bulunduğu falezlerin yıllık hareket ölçümleri yapıldığını ve bu hareketlerin ortalama bir santimetre kadar olduğu belirtildi. Ancak, aşırı yağış ve yapısal değişikliklerin bu hareketi hızlandırabileceği uyarısı yapıldı. Karancı, Antalya’nın doğal drenaj sisteminin büyük ölçüde yok edildiğini ve bunun suyun falezlere daha farklı yollarla ulaşmasına neden olduğunu vurguladı: "Eskiden yağmur suları yedi arıklardan denize rahatça akardı. Ancak yapılaşma ile bu sistem yok oldu ve sular, farklı yollar bularak tahribat yaratıyor."
Depremler ve Şiddetli Yağmurlar Riski Artırıyor
Jeoloji uzmanları, şiddetli yağmurların ve depremlerin bu süreci hızlandırabileceğini belirtiyor. Karancı, "Geçmişteki uzun süreli yağmurlar artık birkaç saat içinde şehri etkileyebiliyor. Bu, surlar ve falezler üzerindeki çatlakları hızla büyütebilir. Ayrıca, bir deprem yaşanması durumunda hem surlar hem de surların üzerindeki yapılar büyük zarar görebilir" dedi.
Falezlerin ve Surların Korunması İçin Acil Önlem Alınmalı
Karancı, Kaleiçi surlarının Antalya'nın tarihi ve kültürel mirası olduğunu ve bu değerlerin korunması gerektiğini belirterek, "Falezlerin üzerindeki yapılaşma durdurulmalı, kaçak yapılar engellenmeli ve mevcut yapılarla ilgili tedbirler alınmalıdır" diye konuştu. Ayrıca, "Bu bölge kesin korunacak alan statüsüne alınmalı ve rantsal dönüşüm yerine kentsel dönüşüm esas alınarak yapılar, falezleri koruyacak şekilde planlanmalıdır" dedi.