#chp

İLKHABER-Gazetesi - chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye: "Bu kafayla giderseniz milletten daha çok tokat yersiniz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye: "Bu kafayla giderseniz milletten daha çok tokat yersiniz"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına toplantıya katılan partililere teşekkür ederek başlayan Erdoğan, Türk siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmelere değindi. Erdoğan, "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde, AK Parti grubundaki şu kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. 6 beldedeki ara seçim sonuçlarını değerlendirdi Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu gerçekleştirilen ara seçimlerde Cumhur İttifakı'nın önemli bir başarı elde ettiğini belirtti. Erdoğan, "Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır. Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu güveni asla boşa çıkarmayacağız" dedi. Ara seçimlerde AK Parti'nin dört beldede, MHP'nin ise bir beldede belediye başkanlığını kazandığını ifade eden Erdoğan, seçilen belediye başkanlarını tebrik etti. CHP'ye yönelik eleştiriler Ana muhalefet partisini eleştiren Erdoğan, seçim sonuçlarının ardından CHP cephesindeki sessizliğe dikkat çekti. "Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz." "Kurultayı yapan da mahkemeye taşıyan da CHP'liler" CHP'de yaşanan kurultay tartışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tartışmaların taraflarının CHP'liler olduğunu savundu. Erdoğan, "Kurultaya ilişkin tartışmalarda, kurultayı yapan da şaibe bulaştığını iddia eden de, iddiaları belgeleriyle mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir" dedi. "CHP'deki anafor bizi ilgilendirmiyor" CHP'de yaşanan iç tartışmaların kendi gündemleri olmadığını belirten Erdoğan, "Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine girmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca, "Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğini önemsemiyoruz" diye konuştu. "Mücadelemiz şahıslarla değil" Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi mücadelelerinin kişilerle değil, ideolojilerle olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Bugüne kadar şahıslarla mücadelemiz olmadı, olmayacak. Mücadelemiz CHP'nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyledir. Millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Tembel ve kavgalı muhalefetten bu ülkeye fayda gelmez."

Özgür Özel'den kapıda bekleyen destekçilerine çağrı: "Haksızlıklara karşı siper oldunuz" Haber

Özgür Özel'den kapıda bekleyen destekçilerine çağrı: "Haksızlıklara karşı siper oldunuz"

CHP'nin bu haftaki TBMM Grup toplantısında hem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel toplantıyı kendisinin gerçekleştireceğini açıkladı. TBMM'de gerçekleştirilecek CHP grup toplantısı öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel destekçileri TBMM'nin Dikmen kapısında karşı karşıya geldi. Grupların karşı karşıya gelmesiyle birlikte iki grup arasında arbede yaşandı ve gruplar birbirlerine sloganlar atmaya başladı. Bunun üzerine TBMM tarafından grup toplantısına ‘ciddi güvenlik riski' nedeniyle ziyaretçi alınmayacağı belirtildi. CHP Grup Başkanı Özel ise, grup toplantısı öncesinde TBMM Dikmen Kapısı önündeki ziyaretçilerin yanına geldi. Burada bir konuşma yapan Özel, şu ifadelere yer verdi: "Sizi burada bugün yüreğim ağzımda izledim. Öfkenizi anlıyorum, sinirinizi anlıyorum, rahatsızlığınızı anlıyorum. Benzerlerini hissediyorum ama şunu tespit edelim. Bugün karşı karşıya geldiniz ve yüreğim ağzımda izledim. Ama siz şunu gösterdiniz; Hukuktan, AK Parti'nin yapmış olduğu yargı kolları darbesinden verilen haksız, hukuksuz bir kararla, o karara dayananların 81 ile haber salmasıyla, illerinde partinin hiçbir yerinde olmayanlar, umudu olmayanlar, partiye yakışmayanlar bir anda geldiler. Kendilerine hiçbir şey vaat edilmemiş, dün bir vakte kadar bu toplantıdan haberdar dahi olmayan ama haklının yanında, partinin yanında, doğru yerde, tarihin doğru tarafında durmak isteyen sizler geldiniz ve o cılız ama haklı ve güçlü bedenlerinizi, o iri ama haksız, hukuksuzlara karşı siper ettiniz. Helal olsun size."

CHP'de Özgür Özel'den 'derhal kurultay' çıkışı Haber

CHP'de Özgür Özel'den 'derhal kurultay' çıkışı

Özel, MYK toplantısı devam ederken gazetecilere açıklama yaparak, bir kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in sözlerine işaret etti ve grup toplantısını yapacağını açıkladı. Özel, 21 Mayıs günü büyük yankı uyandıran butlan kararına dikkat çekerek, "Bu noktada beklenen elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin birlik ve beraberlik halinde derhal kurultaya gitmesine omuz vermekken, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye’de böyle düşünen, Genel Merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok. Bütün kamu hukuku hocaları, seçim hukuku hocaları, herkes aksine derhal kurultay yapılmasının gerektiğini söylüyorlar, yazıyorlar. Uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanıyor, hukuk dergilerinde yayınlanıyor, aynı metinlerde buluşuyorlar. Ama bir hukukçu ve bir kişi 'kurultay yapamayız' diyor. Ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. Biz mesela Esenyurt kayyumunu neden eleştiriyoruz? Kayyum olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor, kalem bastırıyor. Kayyum olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanıyor. Ve seçilmemiş bir Genel Başkan, bu kez de partimize sahip çıktığımız günlerde 24’ünde, sabahın 07.00’sinde önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçmeyecek tiplerle partiye gelip saldırılmıştı. Bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar" ifadelerini kullandı. "Üzülerek takip ediyorum" Özel, 96 milletvekilinin oy kullandığı ve 106-107 milletvekilinin Grup Başkanlığı’nda desteklediği, 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte grup toplantısı için bulunması gereken 46 sayısının bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup iç yönetmeliğinde yazdığı ve Meclis Başkanlığı’nın da takdir ettiği gibi Grup Başkanı ya da Grup Yönetim Kurulu tarafından ilan edilecekken, bir grup toplantısı yapılma niyetinin olduğunu belirterek, "Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var. Ve burada şöyle bir üzüntüm var arkadaşlar. Bu süreç şöyle başladı ve ilerledi bütün şeffaflığı ile söyleyelim. Sizlerin geçtiğimiz hafta hem ‘geçmiş olsun’ hem amcam için başsağlığı dilekleriyle 40’a yakın gazeteci arkadaşımız görüşme talep edince, toplu bir görüşme yaptık şu salonda. Soruları yanıtladım. Bir arkadaşımız da sordu. Dedi ki, ‘Görkemli bir grup yaptınız. Haftaya da yapacak mısınız?’ Ben de dedim ki ‘Haftaya ayın 9’u, Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü. Ben grup yapmayacağım ve Manisa’da olacağım. Grup toplantısını 16’sında yapabiliriz.’ Ardından burada ayın 9’unda Kemal beyin grup yapmaya geleceği söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok, sokaktaki tepkinin bini bir para. Ama bu Meclis’te Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümüne gitmemden bir fırsat bilinerek, ‘Burada grup toplantısı yapacağız.’ Ve sonradan gördük işte bayramlaşmada olduğu gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için, hani her hafta buraya gelen Ankara’nın Çankaya, Mamak, bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye’den zoraki bir kalabalık. Ve o sabahki, sabah 07.00 kitlesini arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum" şeklinde konuştu. "Onları partimize yakışmayan insanlardan arınmaya davet ediyorum" Özel, açıklamalarına şöyle devam etti: "Burada şunu söyleyeyim. İyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden 3 belediye başkanımız. Daha bu iş çıktığında ben şunu önerdim arkadaşlar, ‘Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.’ Bu reddedildi. Bugün sabah dahi, ‘Genel Merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız. Ben Manisa’da olmak istiyorum.’ Bu da reddedildi. ‘Niye bu toplantı’ sorusuna da şu cevap veriliyor. ‘Özgür Özel Manisa’ya gideceğini söyledi basın mensuplarına. Biz de grup toplantısı yapmaya karar verdik.’ Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal bey böyle ifade etmiş, ‘Özgür Özel dedi ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum’ diye. Grup Başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına, biz yapmayacaktık. Ama yarın Grup Başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek’i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek’i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum. Buradan bir alternatif grup toplantısı, başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar, onun için 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmeleri kendilerine bırakıyorum. Ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri, hani ‘arınma’ diyorlar ya öncelikle onlardan arınmaya, Cumhuriyet Halk Partilileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum kendilerini." "O kürsüyü atanmışa bırakmamız mümkün değil" Özel, grup toplantısı yapılmak istendiği takdirde yolun belli olduğunu kaydederek, öncelikle bine yakın toplanmış olan imzanın kurultay başvurusunu işleme almak olduğunu ifade etti. Özel, "Kurultayı toplamaktır. Kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde, bu partinin tüm milletvekilleri seçilmiş Genel Başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılar. Burada hiçbir mahsuru yok, beis yok. Ama burada son dört seçimi AK Parti yargısı yok kabul etti diye, 2020 yılındaki Genel Başkanlık sıfatıyla kaybettiğiniz kongreden sonra, burada milletvekillerinin 110 tanesi Grup Başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler Grup Başkanına tanımlanmışken, burada gelip de ‘2020 yılından Genel Başkanım ve grup toplantısı yapacağım. Kitlemi de kendim taşıyacağım. Antalya’dan, İzmir’den otobüs kaldırıp kitle getireceğim ve sabah 07.00 ekibinden de destek isteyeceğim.’ Bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir. Yapılması gereken, derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu arada dönemde bu oldu bittilere partimizi ve milletimizin yetkisini emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği Grup Başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir" diye konuştu. "Yarın Ferdi Zeyrek'in dediği gibi ben burada lazımım" Özel, hukuken de siyaseten de meşruiyetin aranacağı yerin hukuk zemini ve siyaset zemini olduğuna işaret ederek, "Meclis zemininin hem de elde olmayan rakamlarla bir fırsatçılıkla buna alet edilmeye çalışılmasını ve Cumhuriyet Halk Partililerin burada öyle bir görüntünün parçası olmalarını hiç arzu etmiyoruz. Kemal beyden beklenen, 24 Nisan sabahı yapılan, yaptıkları hatayı tekrar etmeleri değil; bir sağduyu göstermeleri. Hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olanları, saymış - sevmiş, oy vermiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye daha sebebiyet vermek değil; hiç olmazsa bu sefer olsun yakışanı yapmaktır. Yarınki grup toplantımıza partililerlerimizi davet ediyoruz. Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesinin bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını özellikle de insani bir taraftan da tercih ediyorum. Bir yandan da şunu söylemem lazım. Çok düşündüm, ‘Ne yapmalıyım’ diye. Ferdi’nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi; ‘Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.’ O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun" dedi.

Özgür Özel: "Alevi toplumuna rızalık borcu var" Haber

Özgür Özel: "Alevi toplumuna rızalık borcu var"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çorum'da düzenlenen "Rıza Şehri Canlar Buluşması" programında Alevi toplumunun yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, geçmişten bugüne Alevilerin çeşitli mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek, iktidarın Alevi vatandaşlara karşı sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. Alevilere yönelik mesaj verdi Çorum Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı ile Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan Özel, Alevi toplumunun tarih boyunca büyük acılar yaşadığını söyledi. Kerbela'dan başlayarak Çorum, Maraş ve Sivas olaylarına kadar uzanan süreçte Alevilerin zulüm gördüğünü dile getiren Özel, Alevi toplumunun yaşadığı acıları sabır ve dirayetle taşıdığını ifade etti. Özel, "Bugün ülkeyi yönetenlerin Alevi toplumuna rızalık borcu vardır. Partim ve gelecekte bu ülkeyi yöneteceğine inandığım kadrolarımız adına, devlet adına bu rızalığı alacağımıza söz vermeye geldim" dedi. "İktidarın Alevilere borcu var" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Çorum'da Çorum Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı tarafından düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen Rıza Şehri Canlar Buluşması'na katıldı. Buluşmada vatandaşlara seslenen Özel, "Açık söylemek gerekirse, bugün ülkeyi yönetenlerin Alevi toplumuna rızalık borcu vardır. O rızalığı partim, kendim ve Türkiye'nin geleceğinde bu ülkeyi yöneteceğine inandığım kadrolarımız adına, eninde sonunda devlet adına Aleviler'den alacağımıza söz vermeye geldim buraya. Ne zaman çağırırsanız gelmeye, sizlere kavuşmaya çalışıyorum. Hem sizlere yaşatılanlara karşı bir rızalık alma ihtiyacı hissediyorum çünkü bu dönemde, bu ülkede çok acı dönemler, çok acı günler yaşandı. Yüzyıllardır gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela'da başlayan zulüm Çorum'da, Maraş'ta, Sivas'ta devam etti. Bu topraklar çok acı gördü, Alevi toplumu yüce gönüllülüğüyle bu acıları hep sessiz yaşadı, sabırla karşıladı ama zalimlerin karşısında durmayı da bildi. Acıyı kalemle, kağıtla, sazla, sözle, sükunetle, sabırla ve dirençle taşıdınız. Her dönemin Kerbela'sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiç zalim olmadınız. Acı çektiniz ama hiç kimseye acı çektirmediniz. Hakkınız yendi ama kimsenin hakkını yemeyi aklınızdan bile geçirmediniz. İşte sizin inancınızın da yüreğinizin de toplumunuzun da büyüklüğü buradan gelir" dedi. CHP'ye yönelik baskı iddiası Konuşmasının devamında CHP'nin çeşitli baskılarla karşı karşıya olduğunu ileri süren Özel, partiye yönelik operasyonlar, tehditler ve şantajlarla mücadele ettiklerini söyledi. Pir Sultan Abdal'ın sözlerine atıfta bulunan Özel, "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. "Butlan meselesi CHP'nin iç meselesi değil" Son dönemde gündemde olan "mutlak butlan" tartışmalarına da değinen Özel, konunun CHP'nin iç meselesi olmadığını savundu. Özel, "Butlan meselesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir. Bu mesele saray rejimiyle milletin iradesi arasındadır. Cumhuriyet'in en büyük kazanımı olan sandık ve millet iradesi saldırı altındadır" dedi. Program, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Hayati Yazıcı'dan sivil anayasa ve iç cephe mesajı: "Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtaracağız" Haber

Hayati Yazıcı'dan sivil anayasa ve iç cephe mesajı: "Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtaracağız"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Türkiye’nin darbe döneminde yapılan anayasa ile yönetildiğine ve yeni anayasaya ihtiyacı olduğuna değinerek, "Yeni anayasa hedefimizi gerçekleştireceğiz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır" dedi. AK Parti’nin Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Akdeniz Bölge Toplantısı Adana’da düzenlendi. "Milletin iradesinden gücünden başka güç yok" Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, parti olarak Türkiye’de her alanda çoklu bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirdiklerini anlatarak, "Daha önce konuşulması bile mümkün olmayan konuları sabırla, metanetle gene liderimizin ifadesiyle dikleşmeden dik durarak ele aldık ve çözüme kavuşturduk. Milletin iradesinden gücünden başka güç yok diyerek kararlılığımızı, duruşumuzu, tarzımızı, yeri geldiğinde ve her zaman deklare ettik" ifadelerini kullandı. "İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır" Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ve bunu gerçekleştirmek için çaba gösterdiklerini dile getiren Yazıcı, daha sonra şunları söyledi: "Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Millet iradesinin somut bir tezahürüdür anayasa. Çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş 1961 ve 1982 anayasaları. Kim yapmış bu anayasaları? Darbeciler darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını o hakkı nerden aldılarsa kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla devlet yönetiliyor. Önümüzdeki dönemin en önemli gündem başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır." "Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtaracağız" Yeni, sivil ve özgürlükçü bir anayasanın Türkiye için çok önemli bir kazanım olacağına değinen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Demokrasi, özgürlükler ve adalet alanında yaptığımız reformları taçlandırmak, demokrasimizi daha ileri taşımak amacıyla yeni, sivil ve özgürlükçü bir anayasa yapmak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtararak bütün vatandaşlarımızı içerisinde kendisini bulacağı özgürlükçü bir toplum sözleşmesine kavuşturmayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye'nin halen darbe dönemlerinin izini taşıyan bir anayasa olmasına ve bu anayasanın 19 kez değiştirilmiş bulunmasına rağmen ruhunu 12 Eylül vesayet anlayışından tamamen arındırabildiğini söylemek asla mümkün değil. Milletimizin hak ettiği hem hazırlanma yönteminin katılımcı ve özgürlükçü olan hem de içeriği sivil, demokratik özgürlükçü ve kuşatıcı olan bir anayasa gereklidir. Dış politikadaki gelişmeler bile iç cephemizin güçlendirilmesinin önemini ve bu süreçte gerçek bir toplum sözleşmesi mahiyetinde olan yeni anayasa yapmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Yeni anayasa referandumla hayat bulacaktır" Yeni anayasaya referandum ile karar verileceğini belirten Yazıcı, "Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da bir yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız. Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz. Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz. Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır" ifadelerini kullandı. "Amacımız iç cephemizi güçlendirmek" Terörsüz Türkiye konusuna da değinen ve terörün bitmesi için kararlılıkla durulduğuna vurgu yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Türkiye on yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir ülkedir. Binlerce evladımızı şehit verdik. Milyarlarca dolarlık kaynağımızı terörle mücadele etmek için kullanmak zorunda kaldık. Cumhur ittifakımızın güçlü iradesi ve devletimizin kararlı duruşu ile bugün terörle mücadelede tarihi bir yere ulaşmış bulunuyoruz. Hedefimiz terörün tamamen gündemden çıktığı, huzurun ve kardeşliğin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye. Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik hedefi asla değildir. Aynı zamanda demokrasi, kalkınma ve kardeşlik hedefidir. 86 milyonun ortak geleceğine sahip çıkmak iradesidir. Bu toplumun mayası sağlamdır, birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ebedi kılmak üzere üzerimize düşen dün olduğu gibi bugün ve yarın da kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ulaşma yolunda samimiyiz, kararlıyız, netiz ve dirayetliyiz. Algı operasyonlarıyla, dedikodularla sürecin sekteye uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Amacımız iç cephemizi güçlendirmek, terörsüz Türkiye'yi inşa etmektir" dedi. "Milletin oylarıyla göreve gelenlerin koltuk kavgasına düşmesi üzücüdür" CHP’de yaşanan son gelişmeler hakkında da açıklamalarda bulunan Yazıcı, ana muhalefetin Türkiye sorunlarından uzaklaştığına değinerek, "Ana muhalefet partisi milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine kendi siyasi krizlerini yönetmeye çalışmaktadır. Sürekli değişen söylemler, kendi içine yaşanan çekişmeler ve liderlik tartışmaları ana muhalefetin ülke meselelerinden ne kadar uzaklaştığını maalesef göstermektedir. Demokratik siyasette güçlü bir iktidar kadar, güçlü ve sorumlu bir muhalefet önemlidir ve gereklidir. Muhalefetin görevi sadece polemik üretmek değil, politika geliştirmek, vizyoner olmak ve Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretecek projelerle siyasi rekabeti öncelemektir. Bugün maalesef ana muhalefetin bu sorumluluğu yerine getirebildiğini söylemek mümkün değil. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, kavgalarla ve iç hesaplaşmalarla vakit kaybetmeden bir muhalefet değil, ülkenin geleceğine katkı sunan, yapıcı ve siyaset anlayışı doğrultusunda icrai faaliyette bulunan güçlü bir muhalefet olmaktır. Bir süredir CHP'de yaşananlar sadece ve sadece siyasetin itibarsızlaşmasına hizmet ediyor. Bu olaylar ne yazık ki siyaset kurumuna olan güveni de zedelemekte ve azaltmaktadır. Milletin oylarıyla göreve gelenlerin, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmek yerine koltuk kavgasına düşmesi üzücüdür. Türkiye'nin geleceğine dair vizyon ortaya koymak yerine, parti içi mücadelelerle patinaj yapanlar, milletimizin beklentilerine asla cevap veremez" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından toplantı, basına kapalı devam etti.

CHP Kilis’te istifa depremi: Serbest bırakılan İl Başkanı Umut Mehmet Sapan görevini bıraktı Haber

CHP Kilis’te istifa depremi: Serbest bırakılan İl Başkanı Umut Mehmet Sapan görevini bıraktı

İstanbul merkezli soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra tahliye edilen CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Sapan, yaşanan süreçte genel merkez tarafından yalnız bırakıldığını belirtti. İstanbul merkezli soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra tahliye edilen CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan, görevinden istifa ettiğini duyurdu. 11 gün süren tutukluluğun ardından serbest bırakılan Sapan, tahliyesinden 1 gün sonra yaptığı yazılı açıklamada, yaşadığı adli sürecin kendisi ve ailesi üzerinde önemli etkiler bıraktığını belirtti. "Genel merkez süreç boyunca gerekli ilgiyi ve desteği göstermedi" Ailevi nedenleri ve devam eden sağlık sorunlarını gerekçe gösteren Sapan, CHP Kilis İl Başkanlığı görevini sürdürmesinin mümkün olmadığı kanaatine vardığını ifade etti. Sapan ayrıca, parti genel merkezinin süreç boyunca gerekli ilgiyi ve desteği göstermediğini, bu nedenle kendisini yalnız bırakılmış hissettiğini kaydetti. Bu gerekçeler doğrultusunda görevinden istifa ettiğini açıklayan Sapan, süreç boyunca yanında olan ailesine, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen'e, parti üyelerine ve destek veren vatandaşlara teşekkür etti. "Yalnız bırakıldığımı üzülerek ifade etmek durumundayım" Sapan açıklamasında, "Saygıdeğer hemşerilerim ve sevgili partililerim. Bildiğiniz üzere 23 Mayıs tarihinden bugüne kadar gelen dönemde, zorlu bir adli süreç yaşadım ve 11 gün boyunca tutuklu kaldım. Sonuç olarak da tarafımızca tutuklama kararına karşı yapılan itirazların kabul edilmesi sonucu dün itibarıyla adalet tecelli etti ve serbest bırakıldım. Şükürler olsun ki sürecin başından bu yana, dilimde hep aynı cümle vardı. Asla haram yemedim, yedirmedim. Gelinen noktada gerek ailevi sebeplerim gerekse süregelen sağlık sorunlarım nedeniyle İl Başkanlığı görevini sürdürmenin sevdiklerimin de tavsiyesi üzerine bu aşamada imkansız olduğuna kanaat getirdim. Aynı zamanda partimiz genel merkezinin de süreç boyunca gerekli ilgiyi ve desteği göstermediğini, tarafımın yalnız bırakıldığını üzülerek ifade etmek durumundayım. Bu nedenlerle Cumhuriyet Halk Partisi Kilis İl Başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Beni bu süreç boyunca bir an olsun yalnız bırakmayan en başta sevgili ailem olmak üzere belediye başkanımız ve sevgili dostum Hakan Bilecen'e, çok değerli parti üyelerimize ve adaletin en kısa sürede tecelli edeceği inancına sahip olan tüm hemşerilerime birer birer teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.