SON DAKİKA

#çevre

İLKHABER-Gazetesi - çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yumurtalık’ta Sanko Limanı’ndaki yangın, bölge sakinlerini tedirgin etti Haber

Yumurtalık’ta Sanko Limanı’ndaki yangın, bölge sakinlerini tedirgin etti

Adana'nın Yumurtalık ilçesinde yer alan Sanko Limanı'nda meydana gelen yangın, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin etti. Thor Monadıc isimli plastik ham madde yüklü kuru yük gemisinin yangını, bölge halkını kaygılandırdı. Yangına itfaiye ekiplerinin karadan ve denizden müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak, olayın ardından, yangının çevreye verdiği zarar ve devam eden hava kirliliği konusunda endişeler arttı. Bölge Halkı Endişeli Yumurtalık ilçesine bağlı Sugözü Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, yangının çevrelerine verdiği zarar konusunda tedirginliklerini dile getirdi. Serhat Çolak, "Bu bölge sanayi bölgesi ve daha önce biz burada kümülatif hava değerlerinin izlenmesiyle ilgili talepte bulunmuştuk. Burada yoğun bir hava kirliliği var ve bu durum sağlığımızı tehdit ediyor. Yanan maddelerin partikülleri yağmur ve rüzgarla topraklara ve insanlara zarar veriyor. Burada kanser oranı arttı. Bizimle iletişime geçen yetkililer olmadı. Ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz. Bu ihmallerle köylü mağdur oluyor," diyerek, bölgedeki sağlık ve çevre sorunlarına dikkat çekti. Yangının Doğaya Zarar Vereceği İhtimali Ethem Kayı ise, Sanko Limanı'ndaki işletmelerin kömürle çalıştığını belirterek, "Doğaya zararı yok diyorlar. Ama bu tarz işletmelerin gözle görülmeyen etkileri olabilir. Yangının doğaya ve canlılara ciddi zararlar verdiğini düşünüyorum," şeklinde endişelerini paylaştı.

Göçmen kuşların çarpıcı yolculuk rotaları Haber

Göçmen kuşların çarpıcı yolculuk rotaları

Her yıl, dünya genelindeki milyonlarca kuş, beslenmek, üremek ve değişen iklim koşullarına uyum sağlamak amacıyla uzun yolculuklara çıkıyor. Bu kuşlar, mevsimsel göçler yaparak, hayatlarını sürdürebilmek için binlerce kilometre yol alıyor. Göç, doğanın en etkileyici ve en büyük olaylarından biri olup, binlerce yıl devam ediyor. Göç, yalnızca kuşların hayatta kalabilmesi için değil, aynı zamanda ekosistemlerin işleyişi için de kritik bir rol oynuyor. Göçmen kuşlar, bu yolculukları sırasında pek çok bitki türünün yayılmasına yardımcı oluyor, ayrıca yırtıcılar ve avlar arasındaki dengeyi sağlıyor. Kuşların göç yolları, birçok ekolojik faktörü barındırıyor. Bunlar arasında besin kaynakları, hava koşulları ve hatta insanlar tarafından yapılan çevresel değişiklikler yer alıyor. Ancak son yıllarda, iklim değişikliği gibi çevresel faktörler, kuşların göç rotalarını ve zamanlamalarını etkiliyor. Sıcaklık değişiklikleri, yetersiz besin kaynakları veya habitat kaybı gibi sebepler, göçmen kuşların yönlendirilmesi ve hayatta kalma stratejileri üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Bunun yanı sıra, göçmen kuşların karşılaştığı zorluklar, türlerin yok olma riskini de artırıyor. Kuşların her yıl kat ettikleri binlerce kilometre, doğanın gücünü ve kuşların hayatta kalma içgüdüsünü yansıtan etkileyici bir yolculuk olarak dikkati çekiyor. Bu eşsiz göçlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için, ekosistemlerin korunması ve iklim değişikliğine karşı etkili mücadele edilmesine dikkat çekiliyor. Kuş hava yolları Doğa Derneği tarafından yayınlanan bir görsel ise göçmen kuşların karmaşık ve uzun yolculuklarını çarpıcı şekilde gözler önüne seriyor. Doğa Derneği'nden Koruma Programı Koordinatörü ve Yaban Hayatı Uzmanı Şafak Arslan, her yıl milyonlarca kuşun kat ettiği bu uzun yolculukların, sadece doğa için değil, aynı zamanda insanlar için de büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Leylek, Ak karınlı ebabil, Sakarca, Kara sırtlı martı ve diğer yırtıcı türlerin göç hareketlerini  gösteren ‘Göç Hava Yolları’nın, doğadaki bu eşsiz  hareketi, dünyayı kuş bakışı görmemizi sağladığını ifade eden Arslan,  “Göçmen kuşlar büyük tehditlerle karşı karşıya. Habitat kaybı, avcılık, iklim değişikliği, elektrik hatlarına çarpma, zehirlenme ve ışık kirliliği kuşların yaşamını tehlikeye atıyor. Sulak alanların kurutulması, ormanların yok edilmesi, tarım alanlarının genişlemesi ve kimyasal tarım zehirlerinin kullanımı, bu kuşların yollarını giderek daha riskli hale getiriyor. Kuşların göç rotalarını korumak sadece belirli bir ülkenin ya da bölgenin değil, hepimizin ortak sorumluluğu. Bu sürecin devam etmesi için ekosistemler bütün olarak korunmalı, kuşların yaşam hakkı garanti altına alınmalı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete çevre eleştirisi: "Lafa gelince çevreciler, ama İzmir Körfezi'ni kurtarmıyorlar" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete çevre eleştirisi: "Lafa gelince çevreciler, ama İzmir Körfezi'ni kurtarmıyorlar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen DSİ'nin 564 tesisinin toplu açılış törenine katıldı. Açılışı yapılan projelerin Türkiye'nin su yönetimi alanındaki önemli yatırımlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, suyun, toprağın, havanın ve ormanların gelecek nesillere emanet edilmesi gereken kaynaklar olduğunu vurguladı. Çevre konusuna da değinen Erdoğan, muhalefeti eleştirerek, İzmir Körfezi'nin kirlenmesini önleyecek somut adımlar atılmadığını ifade etti. "Çevreciyiz diyorlar ama balıkların öldüğü, kötü kokuların yayıldığı İzmir Körfezi için hiçbir çözüm üretmiyorlar" diyen Erdoğan, çevre koruma konusunda daha fazla duyarlılık gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Su Kaynaklarının Stratejik Önemi Cumhurbaşkanı Erdoğan, suyun kullanımının artan nüfus ve sanayileşmeyle birlikte stratejik önem kazandığını belirterek, suyun sadece Türkiye değil, tüm dünyada sınırlı ve tükenen bir kaynak olduğunu ifade etti. Erdoğan, dünya nüfusunun 8 milyara yaklaşırken, yağış miktarının artmadığına dikkat çekti ve su baskınları, orman yangınları gibi doğal afetlerle daha sık karşılaşıldığını belirtti. Erdoğan, küresel ısınma, kuraklık, plansız sanayileşme ve iklim değişikliği gibi faktörlerin su kaynaklarını olumsuz etkilediğini vurgulayarak,''Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir. Pek çok alanda gecikme telafi edilebilir ama su konusunda yaşanacak en ufak gelişme telafisi imkansız sonuçlar doğuracaktır.İklim kriziyle mücadeleye en fazla destek veren ülkeler arasındayız. Toplumsal farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Sıfır atık projemizle israfı önlemeyi amaçlıyoruz. 2053 yılı için belirlediğimiz net sıfır emisyon hedefimize ulaşıncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.Su yoksa tarım yok, gıda yok. Bizi ve canlıları hayatta tutacak dalımız yok demektir. Türkiye su zengini değil, su stresi yaşayan bir ülkedir. Devlet olarak tüm kurumlarımızdan, vatandaşlardan bu hususta azami hassasiyet göstermelerini arzu ediyoruz.'' dedi. Çevre Konusunda Muhalefete Eleştiri Cumhurbaşkanı, çevre konusundaki hassasiyetin bazı muhalefet partileri tarafından istismar edildiğini belirterek, İzmir Körfezi'nin kirlenmesi ve Haliç’teki kötü durumu örnek gösterdi. Erdoğan, muhalefet partilerinin çevre koruma konusundaki ihmallerine ve etkisiz çözümlerine dikkat çekerek, “Lafa gelince çevreciyiz diyorlar ama İzmir Körfezi’nde balıklar ölmüş, kötü kokular yayılmış, hiçbir adım atmıyorlar” dedi. Ayrıca, Haliç’in son durumuna ilişkin de, “Haliç, maalesef günden güne 1994 öncesi durumuna geri dönüyor” ifadelerini kullandı. Son 22 Yılda Su Alanındaki Başarılar Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yılda tarım ve sulama alanında devrim niteliğinde adımlar atıldığını belirtti. Yatırımların sonucunda Türkiye’de 50 milyar metreküplük suyun depolandığını ve 24 milyon dekar alanda sulama imkanının sağlandığını ifade etti. Erdoğan, “Su akar Türk yapar” diyerek, Türkiye'nin kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya ve bu alandaki projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi. Yeni Tesislerle Türkiye Ekonomisine Büyük Katkı Cumhurbaşkanı Erdoğan, DSİ tarafından tamamlanan 564 tesisin Türkiye ekonomisine yıllık 18 milyar lira katkı sağlayacağını belirterek, bu projelerle su depolama kapasitesinin artırıldığını, içme suyu temininin güçlendirildiğini ve enerji üretiminin de desteklendiğini söyledi. Ayrıca, bu projeler sayesinde 484 meskun mahal ve 348 bin dekarlık arazinin taşkın zararlarından korunduğu bilgisini verdi. Hedef: Sıfır Atık ve Net Sıfır Emisyon Erdoğan, çevre sorunlarına çözüm bulmak için iklim değişikliğiyle mücadeleye en fazla destek veren ülkeler arasında olduklarını belirterek, Sıfır Atık Projesi’ni ve 2053 yılı için belirledikleri net sıfır emisyon hedefini anlattı. “Suyu, toprağı, havayı, ormanlarımızı fütursuzca sömürülecek imkanlar değil, gelecek nesillere teslim edilecek birer emanet olarak görmemiz gerekiyor” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu sorumluluğu yerine getirme konusunda kararlı olduğunu vurguladı.

Göksu Deltası’nda çevre temizliği: BİLSEM öğrencileri doğaya sahip çıktı Haber

Göksu Deltası’nda çevre temizliği: BİLSEM öğrencileri doğaya sahip çıktı

Mersin'in Silifke ilçesinde Cumhuriyet Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından düzenlenen “Geleceğin Bilim İnsanları ile Doğaya Yolculuk 3” projesi kapsamında Göksu Deltası’na eğitim gezisi düzenlendi. Gezide çevre kirliliğiyle karşılaşan öğrenciler, çevre temizliği yaparak doğaya sahip çıktı. Öğrenciler, bölgedeki plastik, cam ve metal atıkları toplayarak, doğanın korunması adına önemli bir adım attı. Silifke Cumhuriyet Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından yürütülen proje kapsamında Göksu Deltası’na düzenlenen eğitim gezisinde öğrenciler, bölgedeki çevre kirliliğiyle karşı karşıya kaldı. Bilim insanları ve öğrenciler, deniz ve kıyı kirliliğinin biyoçeşitliliğe etkilerini incelerken, dalyandaki çöplerin doğaya verdiği zarar dikkatlerini çekti. Çevre Temizliği İçin Harekete Geçtiler Proje yürütücüsü Esra Zaim Akın’ın talimatıyla öğrenciler, çöp toplama etkinliği düzenledi. 15 dakikalık süre içinde öğrenciler, plastik, cam şişe, metal atıklar gibi çevreyi kirleten maddeleri toplarken, motosiklet kaskı ve plastik boru gibi ilginç atıklar da bulundu. Toplanan atıklar, geri dönüşüme gönderilmek üzere 9 büyük çöp poşetinde biriktirildi. Çevre Bilinci Artıyor Etkinlik sonrası öğrenciler, doğaya faydalı bir iş yapmanın gururunu yaşarken, çevreyi korumanın gelecek nesiller için önemini bir kez daha fark ettiklerini belirtti. Bu farkındalık çalışması, Göksu Deltası’ndaki kirlilik sorununa dikkat çektiği gibi, yerel halk ve öğrencilerde çevre duyarlılığını artırma amacı taşıdı.

Peyzaj düzenlemesi yapılan balkonlar, evde doğayla buluşma fırsatı sunuyor Haber

Peyzaj düzenlemesi yapılan balkonlar, evde doğayla buluşma fırsatı sunuyor

Balkonlar, beton yapılarla çevrili şehirlerde yaşayan insanlar için adeta birer nefes alma noktası olarak öne çıkıyor. Sürekli genişleyen şehirlerde gökyüzüne yükselen binaların balkonlarında küçük de olsa bir yeşil alan yaratmak, doğa ile bağlantıyı sürdürmek ve bitkilerle ilgilenmek, stresin azalmasına, ruh sağlığının iyileşmesine katkıda bulunuyor. Pandeminin de etkisiyle daha fazla önem kazanan balkonlarda yapılacak peyzaj düzenlemelerinin ise yeşille buluşma fırsatı sunduğu ifade ediliyor. Peyzaj Mimarları Odası Adana Şube Başkanı Ebru Turgut, apartman dairelerinde yaşayanlar için balkonların, dışarı çıkma imkânı bulamadıkları anlarda açık havanın tadını çıkarabilecekleri en uygun yerler olduğunu söyledi. Özellikle pandemi sürecinde getirilen kısıtlamaların, balkonları sosyal hayatın bir uzantısı hâline getirdiğini anlatan Turgut, şunları kaydetti: "Çay içmek, kitap okumak veya sadece oturup temiz hava almak gibi basit eylemler bile, balkonları, ekstra yaşam alanı imkânı sunmasıyla özel kılıyor. Bir oturma odası genişliğinde olmasa da, doğru şekilde dekore edilmiş balkonlar, bir hobi alanı, çalışma köşesi ya da dinlenme bölgesi olarak kullanılabiliyor. Özellikle evden çalışma modelinin yaygınlaştığı günümüzde, balkonlar yaratıcı ve fonksiyonel çözümler sunuyor. Büyük şehirlerde daha çok talep gören balkonlu daireler, şehir yaşamının karmaşası içinde bireylere nefes alacak bir alan sunuyor. Ancak bu küçük alanları en verimli şekilde kullanmak, doğru bir peyzaj tasarımıyla mümkün hâle geliyor. Balkon peyzajı, sadece estetik bir katkı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda ruhsal ve fiziksel sağlık açısından da önemli faydalar sağlıyor. Balkon peyzajı, stresle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Bitkilerle dolu bir balkon, doğayla iç içe olma hissi yaratıyor ve bu da insan psikolojisi üzerinde olumlu etkiler bırakıyor. Yapılan araştırmaların yeşil alanlarda vakit geçiren kişilerin daha az stres yaşadığını ve daha huzurlu olduğunu göstermesi, balkonların küçük ama sevimli bir yeşil alana dönüştürülmesi fikrini haklı kılıyor."

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
İLKHABER-Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.