hediye patlayan kutu

Kabir ziyareti için belirlenmiş hususi bir gün var mıdır?
Dr. Zeki Uyanık

Kabir ziyareti için belirlenmiş hususi bir gün var mıdır?

Bu içerik 148 kez okundu.

 

Hanefi mezhebine göre kabir ziyaretini Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri yapmak faziletlidir. Ancak Cuma günü ziyaret etmek daha faziletlidir.

     Şafiî mezhebine göre ise, perşembe gününün ikindi vaktinden başlamak üzere cumartesi sabahına kadar ziyaret etmek diğer gün ve vakitlerden daha faziletlidir.

     Buna göre kabir ziyareti için en faziletli gün Perşembe günü ikindi vaktinden sonra ve Cuma günüdür. Ancak fazilet açısından en uygun bu vakit ve günler olmakla beraber diğer gün ve vakitlerde de ziyaret etmek mümkün ve caizdir.

 

Akvaryumda balık beslemek caiz mi?

     Gereken ilgi ve alaka gösterilmesi durumunda kafeste kuş, akvaryumda balık beslemekte bir sakınca yoktur. Ancak gerekli ilgi ve alaka gösterilmez ve bu hayvanların hak ve hukukuna riayet edilemeyecekse beslememek gerekir.

Ahiret hayatı sonsuz mu?

         İnsan için şüphesiz iki hayat söz konusudur. Birincisi dünya, ikincisi ahiret hayatıdır. Dünya hayatı ruhun bedene girmesi ile başlar. Ölümle noktalanır. Ahiret hayatı da iki aşamadan meydana gelir. Ölümle başlayıp dirilişe kadar süren kabir hayatı ve dirilişten sonra sonsuza kadar devam eden ebedi hayattır.

        Yani dirilişten sonra insanlar hesabı verdikten sonra cennete veya cehenneme gidecekler ve burası onlar için artık sonsuz mekan olacaktır.

Nitekim Kur'an-ı Kerim ahiret hayatının sonsuz olduğunu çeşitli ayetlerle ifade etmiştir. Bu ayet de sadece onlardan bir tanesidir.  "İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdeler. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızk verildiğinde, Bu daha önce bize verilen rızk diyecekler. Hâlbuki bu rızk onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için ortada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. (Bakara 25)

 

Bana şunu verirsen sana borç veririm şartı ile borç vermek caiz mi?

     İmkânlar dâhilinde kişinin ihtiyacını görmek, yardımcı olmak, borç vermek dinen hoş ve güzel olan bir davranıştır. Ancak bu yardımı yapar ya da borç verirken bir menfaat karşılığında yapmamak lazım. Hatta bir menfaat elde etmek karşılığında yapmak dinen caiz değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz: “menfaat celbeden her borç faizdir”. Buyurarak bu tarz bir borç anlayışını yasaklamıştır. 

      Fakat bir şart olmadan veya borç alırken bir fazlalık şartı koşulmadan ya da başka bir menfaat şart koşmadan ödemede verilen fazlalığın veya bir hediyenin bir sakıncası yoktur. Hatta Şafiî mezhebine göre böyle bir davranış sünnettir. Zira kişi bir iyilik yapmıştır siz de pazarlık ve şart olmadığı halde gönlünüzden gelmiş ve borç verene bir jest yapmış olduğunuzdan caizdir.

       Ancak borcu verirken başta böyle bir fazlalığı şart koşmak caiz değildir. Çünkü böyle bir fazlalık faiz olur faiz ise İslam’ın yasakladığı ve haram kabul ettiği büyük günahlardan bir günahtır.

 

Helal haram açısından nişan nikah gibi midir?

      Nişan birbiriyle evlenmeye aday olan kimseler için va'd bir sözden ibaretdir. Nikah değildir. Nikahlılar için mübah olan şey asla nişanlılar için mübah olamaz. Nişanlılar nikah olmayınca birbirine yabancıdırlar. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyurmaktadır: ''Bir erkekle bir kadın yalnız olarak bir araya gelirlerse mutlaka onların üçüncüsü şeytandır.''

     Buna göre nişanlıların yalnız olarak kapalı bir mekanda bir araya gelmeleri haram olmuş oluyor. Kaldı ki nice nişanlılar nişanları bozularak ayrı ayrı kimselerle evlenmişlerdir. Bunun için nişanlıların ciddi davranmaları ve İslam'ın yasakladığı hududu aşmamaları gerekir.

 

Günün Ayeti

Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da göktedir.

 

Günün Hadisi

Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın onur ve namusuna dil uzatması büyük günahların en büyüklerindendir.

Ebu Davud Edep

 

Günün Sözü

Dostu Olmayanın Düşmanı Da Olmaz.

Tennyson

 

Günün Duası

Allah’ım bugün hastalıkla mücadele edenlere şifa, borçla mücadele edenlere kolaylık, huzur arayanlara da huzur ver

 

 Bunları Biliyor muyuz?

Makam-ı İbrahim nerdedir?

Hz. İbrahim’in Kâbe’yi inşa ederken ve insanları hacca davet ederken üstüne çıktığı taşın bulunduğu yerdir. Kabe kapısının 10-15 metre uzağında ve karşısındaki yerdir.

 

Günün Nüktesi

 Allah'ım! Beni Ali'siz yaşatma¡K

    Bir gün Medine'de Hz. Ali ile bir vatandaş arasında problem olur. Halife Hz. Ömer'in yanına gelip davacı olurlar. Hz. Ömer, Hz. Ali'ye "Hasan'ın babası otur" der. Karşı taraftaki adama da ismiyle hitap eder ve ona da oturmasını söyler. Bu hitap Hz. Ali'yi öfkelendirir. Yüzü kızarır. Çünkü Araplarda bir insana 'künyesi ile' hitap etmek onu yüceltmek, ona ayrımcılık tanımak anlamına gelir. Hz. Ömer, Hz. Ali'ye tolerans gösterir gibi bir durum olmuştur. Hz. Ömer bu tavrını Yüce Peygamber'in hatırına, kızının hatırına büyük imama göstermiştir.

Dava görülür. Sonuca bağlanır.

     Davadan sonra Hz. Ali, halife Hz. Ömer'e şöyle der: Sen adil davranmadın! Hz. Ömer "neden" diye sorar. Hz. Ali şu cevabı verir: Karşımdaki davalıma ismiyle seslendin. Bana ise künyemle seslendin.

     İkimizi aynı konumda tutmadın. Beni yücelttin, o adama ise normal davrandın. Bu asil sözleri duyan Hz. Ömer yerinden kalkar ve Hz. Ali'nin başını öper ve sonra şöyle der: Allah'ım! Beni Ali'siz yaşatma.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TSYD’den Ekici’ye ödül
TSYD’den Ekici’ye ödül
Karalar;  “Suyu iki aşamada indirelim”
Karalar; “Suyu iki aşamada indirelim”