hediye patlayan kutu

Hastalık ve musibetler günahlara kefferat olur mu?
Dr. Zeki Uyanık

Hastalık ve musibetler günahlara kefferat olur mu?

Bu içerik 120 kez okundu.

 

      İnsanın başına gelen sıkıntı ve hastalıklar onun günahlarına kefaret olur. Yani başa gelen ölümlere, sıkıntılara, acılara, elemlere, hastalıklara sabredip Allahtan gelenin baş üstünde yeri var deyip metaneti ve vakarı korumak kişinin günahlarına kefferattir.  Yani kişinin günahlarını affettirme vesilesidir.

 

      Nitekim sevgili peygamberimiz bir hadisi şerifinde bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır: “Mü'mine musibet nevinden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur. Musibet, beklenmedik bir hâdise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş fark etmez." (Müslim, Birr 49)

 

      Yine sevgili Peygamberimiz bir başka hadisinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Allah hayrını dilediği kimseyi günahlarını bağışlamak ve derecesini yükseltmek için sıkıntıya sokar.”

 

       Ancak kefferatın olabilmesi için başa gelen bu musibet ve hastalıklara sabretmek gerekir.        

 

 

 

İslam’a göre kişi hanımına boş ol dese boşanmış olur mu?

 

      İslam’ göre üç şeyin şakası olmaz. Bunlar evlenme, boşanma ve dinden dönme yani İslam’dan çıkmaktır. Nitekim sevgili peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “üç şeyin şakası da geçerli ciddiyeti de geçerlidir: Bunlar talak, boşama ve riddedir.”

 

      Buna göre kişi ister şakayla olsun isterse bilerek ve isteyerek olsun hanımına boş ol dediği zaman dinen boşanma meydana gelmiş olur

 

 

 

Yemek yerken konuşmanın bir sakıncası var mı?

 

      Yemek yerken konuşmanın dinen bir sakıncası yoktur. Hatta yemek yerken konuşmak müstehaptır. Dinen yemek yerken konuşmanın bir sakıncası olmamakla birlikte toplum olarak yemek yerken konuşulmaz şeklinde bir örf oluşmuştur. Ancak bu örfün ve anlayışın İslam dininde yeri yoktur.

 

 

 

Hz. Peygamber zamanında kabir ziyareti yapılıyor muydu?

 

        Hz. Peygamberin Mezarlıkları ziyaret etti ve bu ziyaretlerinde de ölülere selam verdiği dini kaynaklarımızda vardır.  Efendimizin ayrıca mezarlıklarda şu duayı okuduğu kaynaklarda vardır: "Ey Mü'minler yurdu, siz bizden önce gittiniz. İnşallah biz de size ulaşacağız."

 

         Sevgili Peygamberimiz bu sözü ile hem ölülere dua etmiş hem de yaşayanları ölüm konusunda uyarmıştır.

 

         Aynı şekilde Hz. Peygamber Bedir'de ölenlere seslendiğinde, seni duyuyorlar mı ey Allah'ın resulü, diye soran Hz. Ömer'e "Onlar beni senden daha iyi duyuyorlar"  diye cevap vermiştir.

 

        Bütün bunlardan anlıyoruz ki Hz. Peygamber döneminde kabir ziyareti vardı. Bunun yanında ölüler ziyaret edildiği vakit, kendilerine selam verildiğinde, dua ve Kur’an okunduğunda bizi duyarlar ama cevap veremezler.

 

 

 

Allah intihar eden kimseyi affeder mi?

 

      İntihar etmek ya da can almak inkar, küfür ve şirkten sonra en büyük günahtır. İntihar eden kimse her ne kadar kendi canına kıysa da dinen katildir. Bütün bunlarla beraber intihar eden dinden çıkmaz Müslüman’dır.

 

      Müslüman olduğu için ona dua edilir. Namazı kılınır. Müslümanların mezarlığına defnedilir.  Ancak Allah’ın affedip etmeyeceğini biz bilemeyiz. Allah affedicidir. Dilerse canına kıyan bu Müslüman’ı affeder ve cennetine koyar. Dilerse canına kıydığı için cezalandırır. Cezanın bitiminde cennetine alır.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Ey iman enler birbirinizin kusurunu araştırmayın.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Evinize girdiğinizde selam veriniz bu selam hem size hem evinize de bir berekettir.

 

 

 

Günün Sözü

 

Yedi yaşına kadar çocuğunuzla oyun oynayın, yedi yaşından on iki yaşına kadar onunla arkadaş olun. Oniki yaşından sonra onunla istişare edin

 

(Hz. Ali)

 

 

 

Günün Dausı

 

Allah’ım bizi Müslüman olarak yarattın, Müslüman olarak yaşat, Müslüman olarak vefat ettir.

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Ric'î Talâk nedir?

 

  Fıkıhta geçen boşama türlerinden birisi olup, erkeğe, yeni bir nikâha ihtiyaç olmadan tek taraflı irade beyanı ile boşadığı eşine dönebilme imkânı veren talâktır.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Fatih Niye Üstün…

 

    Napolyon, Helen adasında sürgün bulunduğu sırada ‘Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz? Sorusunu soranlara şöyle cevap vermiş:

 

    Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. Çünkü ben, kılıçla zapt ettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım. O ise; fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TSYD’den Ekici’ye ödül
TSYD’den Ekici’ye ödül
Karalar;  “Suyu iki aşamada indirelim”
Karalar; “Suyu iki aşamada indirelim”