hediye patlayan kutu

Alkol kullanan kişi ibadet ettiğinde ibadeti kabul olur mu?
Dr. Zeki Uyanık

Alkol kullanan kişi ibadet ettiğinde ibadeti kabul olur mu?

Bu içerik 85 kez okundu.

Bir Müslüman yediği gıdaların maddi temizliğine dikkat ettiği gibi, manevi temizliğine de dikkat etmelidir. Manevi temizlik haram ve şüpheli şeylerden kaçınmakla olur. Çünkü bunlar insanın yaptığı ibadetin makbuliyetine büyük bir engeldir.

Midesine haram bir lokma indiren kulun kırk gün hiçbir ibadeti veya hayırlı ameli kabul edilmez nitekim sevgili peygamberimiz, “haram yiyen kişinin 40 gün ibadeti kabul olmaz” buyurmaktadır.

İbadet ve hayırlı amel kabul edilmez derken yani bunlardan sevap elde edemez demektir. Ancak sevabı olmasa da yine de ibadetler bir farz ve sorumluluk olduğundan terk edilmemelidir. Zira içki içmek büyük günahtır. Bunun yanında ibadetler de terk edilirse kişi ibadetleri de yerine getirmediğinden ayrıca günahkar oluş olur.

 

 Hac ibadeti kul hakkını affettirir mi?

Müslüman’ın dünya ve ahiret hayatı bakımından çok önemli bir dönüm noktası olan hac, samimi ve ihlasla yerine getirildiğinde Müslüman’ı günahlarından arındırır. Kişinin Allah indindeki derecesini yükseltir. Ödül olarak cenneti kazanmasına vesile olur. Haccı hayatında yaşayan Müslüman ahlâken mükemmelleşir. İnsanlarla olan ilişkileri hoşgörülerle güzelleşerek olgunlaşır.

Haccın faziletinin büyüklüğünü açıklayan birçok hadis-i şerif Hz. Peygamberimiz tarafından dile getirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır:

- Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa -kul hakları hariç- annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner.

 - Haccedenler ve umre yapanlar Allaha dua ederlerse, dualarını kabul eder, bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.

- Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder.

Hz. Peygamberin bu hadislerinden de anlaşıldığı gibi hacca giden kimse kul hakkı dışındaki bütün günahlarından kurtulmaktadır.

 

 Kişi kurbanını kestirmek için başkasına vekalet verebilir mi?

Kurban kesecek kimse Kurbanını kendisi kesebileceği gibi başkasına da vekalet vererek kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde de vekalet caizdir.

Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi, bulunduğu yerde ki birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet verebilir.

 

Kurbanlık olarak niyetlenilen bir hayvanın sütünden ve yününden yararlanmak caiz midir?

Kurban etmek üzere satın alınan veya kurban etmek niyeti ile belirlenin hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yününden yararlanmak mekruhtur. Çünkü bu durumda hayvan satın alınmasından veya kurban edilmek üzere niyet edilmesinden itibaren kurbanlık olarak belirlenmiş olmaktadır.

Şayet böyle bir hayvandan yararlanılmışsa bedeli sadaka olarak fakirlere verilmelidir.

 

Günün Ayeti

 Azıp dünya hayatını tercih edenlere gelince cehennem onların durak yeridir.

 (Naziat, 79/37-39)

 

Günün Hadisi

Dünyada rahatlık yoktur

 

 Günün Sözü

Dostuna da düşmanına da yardım et; çünkü o zaman dostunla daha yakın dost, düşmanınla daha dost olursun.

Cledbul

 

Günün Duası

Allah’ım bugün senin ve kullarının hakkına riayet edebilmeyi bana nasip et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Meş’ar-ül- Haram Nedir?

Mekke-i mükerremede, Arafât ile Minâ arasında bulunan Müzdelife'nin sonunda Cebel-i kuzah yakınında bir yer. Meş'ar, şiâr (alâmet) yeri demektir. Meş'ar denmesi; ibâdet yeri olması; haram diye vasıflandırılması ise, hürmeti ve kıymeti sebebiyledir.

 

Günün Nüktesi

 Pahalı Fetva…

İmamı Âzam’ın, en büyük talebesi imam Ebû Yusuf tur. Bu zat talebeliği zamanında bir gün hamama gitmek ister. Fakat parası yoktur. Hamamcıya, "parası olmadığını, fakat para yerine kendisine dinî bir mesele öğretebileceğini" söyler. Hamamcı,

- Bana fetva değil para lâzım. Paran yoksa hamama girme, der.

Üzülerek dönen Ebû Yusuf, hocasına gelir ve ilmi bırakacağını söyler. Sebebini de anlatır, İmamı Âzam Hazretleri kendisini teselli eder ve

- Evladım, sabret. İlme devam et. İlim seni aziz eder, der.

Aradan seneler geçer. Ama hamamcıdan gördüğü üzücü hareket hiç aklından çıkmamaktadır. Bu arada kendisi memleketin en yüksek ilmî makamındadır. Bütün meseleler kendisinden sorulmaktadır. Bir gün kendisinden bir fetva sorulmaktadır.

Soru şudur:

Kızını evlendirmek isteyen bir kişi, ona dünyanın en kıymetli şeyini çeyiz vermek üzere yemin etmiştir. Bu yeminini nasıl yerine getireceğini sormaktadır. Soruyu da soran  O meşhur hamamcı.

İmam Ebû Yusuf, hamamcıyı tanır ve "Şu kadar altın verirsen, bunun cevabını alabilirsin" der. Hamamcı razı olur ve bilmem kaç altına fetvayı alır. Cevap şudur:

- Kızına bir adet Kur'an-ı Kerîm ver. Yeminin yerine gelir.

Hamamcı memnun olarak ayrılacağı sırada, Ebû Yusuf Hz. der ki:

- Falan zaman hamama koymadığın talebe benim. O zaman sana öğreteceğim dini mesele buydu. Bir hamam ücretine öğrenecektin. Şimdi bu kadar altına öğrendin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı