Toplumun Hayırlısı…
Dr. Zeki Uyanık

Toplumun Hayırlısı…

Bu içerik 67 kez okundu.

 

İnsan ömrü, su misali yerinde durmadan akar neticede varacağı yere kadar akar da gider.

Su denize erişirken insan da mezara daha da ötesi ahiret menziline varır. Ama aslolan ölüme hayıflanıp ağlamak değil, ölümden sonraya arkada bırakılmış esere bakmak lazım.

Şeyh Edibali’nin Osman Gazi'ye yaptığı meşhur şu nasihat gibi:

“Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır.

Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı”

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy da aynı nasihat veçhinde şu sözü:

“Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey eseri,

Bir merkep göçtü mü, ondan da nihayet semeri” söylemektedir.

Yani insan öldüğü zaman akıllı bir varlık olduğundan hayvanların aksine yaptığı eserlerle, topluma yaptığı hizmetlerle, insanlara açtığı iyi çığırlar ile hatırlanıp rahmet ile anılacaktır. Aksi bir yaşam ve felsefi bir hayat anlayışı insanın sessiz bir ölümüne ve de unutulmasına sebep olur.

C. Şehabettin'in dediği gibi: “Hayatta adları duyulmayan insanların vefatları da duyulmaz.”

Onun için bizim hayat felsefemiz insanlara, topluma, dine… yararlı olacak işlere imza atmak olmalıdır.

Sevgili peygamberimiz bunu “İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır.” sözü ile ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla hem bu dünyada hem de dünya hayatı sonrası olan ahirette hayırla anılmak istiyorsak hayırlı ve güzel işlere imza atmamız gerekir.

Bu güzel işler de hem fertlere hem de topluma yararlı olacak kalıcı hizmetlere imza atmak ile olur.

Bu bir yerde vakıf kurup insanların maddi-manevi ihtiyacını gidermeye çalışma ile olur ki İslam tarihinde bunun örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. İnsanlara vakıf için ilk bağışta bulunan ve hayata da geçiren kişi sevgili peygamberimizdir.

Yine İslam kişinin öldükten sonra amel defterinin kapanmamasını üç önemli unsura bağlamaktadır.

Bu üç güzel davranış ve unsurun bir tanesi de sadaka-i cariye dediğimiz yapılıp toplumun istifadesine sunulan vakıf, cami, yol, çeşme, köprü, okul... gibi yapılara madden ve manen emeğin geçmesidir. Hz. Peygamber bu güzel davranışı hadislerinde övmekte ve teşvik etmektedir.

Yardımlaşma ve dayanışma dini olan İslam'ın “Hayırda ve güzel işlerde yardımlaşın ama günah ve şer işlerde yardımlaşmayın” yardım prensibi gereği, malımızdan (ki Kur'an'ın ifadesi ile “Sevdiklerinizden infak etmedikçe hayra, sevaba eremezsiniz”) zamanımızdan, sıhhatimizden... fedakarlık yaparak arkamızdan hayırla anılacağımız bir eser, önümüzden de ahiret sahasında bize ışık olacak işler yapalım.

Elimizden geliyorsa vakıf, dernek ve benzeri sosyal hizmet gören kurumları kurmaya, yaşatmaya insanlara bu ve benzeri kurumlarla eğitim, sağlık... gibi alanlarda arkamızdan istifade edilecek yapıt ve kurumlar bırakalım.

Yani bir şekilde gücümüz, bilgimiz, imkânımız nispetinde arkadan eser kabul edilecek şeyler bırakalım.

Malum, “yiğit ölür namı kalır; merkep ölür semeri kalır.”

Adınızı, kalplere ve duvarlara altın harflerle yazdırmanız ve güzel eserlere imza atmanız duası ile...

 

 

 

Soru Cevaplar

Çıkarılan zekat kaç kişiye verilmelidir?

Hanefi mezhebi fıkıhçılarına göre, zekat çıkaran kimse zekatını ayetteki sekiz sınıf insanın her birine verebileceği gibi sadece bir sınıfa da ödeyebilir.

Hanefi fıkıhçılarına göre zekatın sarf yerlerinde söz eden bu ayet, zekatta her bir grubun ayrı ayrı ve eşit hakkı olduğunu ve bunlar arasında bölüştürülmesi gerektiğini açıklamak değil, zekatın bu yerlere verilebileceğini açıklamak içindir. Dolayısıyla Hanefi fıkıhçılarına göre zekat bir kişiye tek olmak üzere de verilebilir.

Şafii fıkıhçılarına göre ise, söz konusu bu ayette geçen sınıflara bulunabilenlere eşit olarak dağıtılmalı ve her sınıftan en az üç kişiye verilmelidir. Çünkü Şafiilere göre, ayette zekat verilecek sınıfların ayrı ayrı hak sahibi oldukları belirtmek istenmiştir.

 

Her Müslüman’ın üzerine fıtır sadakasını vermek farz mı?

Hanefi mezhebine göre fıtır sadakası yükümlüsü sayılmak için kişinin varlıklı olması gerekir. Varlıklı olma ölçüsü Hanefilere göre meskeni, ev eşyası, elbisesi, ailesinin bir yıllık geçim masrafları ile borçları dışında artıcı nitelikte olsun olmasın 85 gr altın değerinde malı olan kimse bu mala sahip olduktan sonra bir yıl geçmiş olma şartı da aranmaksızın fıtır sadakası ile yükümlüdür.

Şafii mezhebi fıkıhçılarına göre ise, fıtır sadakasının farz olması için zenginlik ölçüsü olan nisaba malik olmak şart değildir. Şafiilere göre zengin, fakir her Müslüman fıtır sadakası ile yükümlüdür. Ancak Şafiilere göre fıtır sadakası için kişinin temel ihtiyaçlarının yanı sıra bayram günü ve gecesini yetecek kadar azığa sahip olması gerekir

 

Ramazan Para karşılığında hatim okumak caiz mi?

Ölüye faydası dokunan ibadetlerden bir tanesi de Kur’an okumaktır. Kur’an okumak veya okutmakla sevabını ölen kişiye bağışlamak dinimizce uygun bir davranıştır.

Cumhuru ulemaya göre bir kimse hiçbir maddi menfaat beklemeden ve almadan Kur’an-ı okur ve bunun sevabını ölüye bağışlarsa yaptığı bu davranış sünnete uygun ve faydalı bir davranıştır. Fakat pazarlıklı menfaat karşılığında başkalarına Kur’an okumak dinen uygun değildir.

Bunun yanında pazarlıksız bir şekilde kişinin ölüsüne hatim indirilmiş ise bu kimse de hediye kabilinden bir miktar para verirse okuyana dinen bunda bir sakınca yoktur.

 

Arabaların egzozundaki duman oruca zarar verir mi?

Umumi belva kabilinden olup kaçınılması mümkün olmayan, rüzgarın kaldırdığı toz, yanan ocaktan çıkan duman, arabadan çıkan egzoz dumanı, elenen veya öğütülen unun ve benzeri şeylerin oruca bir zararları yoktur.

Çünkü bunlar devamlı olarak insanlar tarafından karşılaşılan ve sakınılması mümkün olmayan şeylerdir.

 

Bayanlar Ramazan ayında tutamadığı oruçlarını neden kaza ediyor da namazı kaza etmiyor?

Kadınlar doğum ay hali gibi durumlarda namaz kılması, oruç tutması, Kur-an'ı tutması okuması dinen caiz görülmemiştir. Bu özürleri geçtiği zamanda namazı kaza etmekte sorumlu değil, ama orucu kaza etmesi kendisine farzdır.

Bu durum öncelikle Bu durum öncelikle taabbudi yani Allah'ın bildiripte bizim hikmetini bilmediğimiz bir meseledir.

Fakat İslam fıkıhçıları bunu şöyle yorumluyorlardır: Namaz ibadeti her gün, her hafta, her ay ve her yıl kesintisiz bir şekilde vardır. Kadının da bu özrü hemen her ay vuku bulmaktadır. Dolayısıyla bu namazı onlara kaza ettirmek biraz zor gelebilir diye kaza farz kılınmamıştır. Ama oruç ibadeti senede bir ay olduğundan ve her zaman erişme imkanı olmayabileceğinden kazası kadınlara farz kılınmıştır.

 

Günün Ayeti

Zekat malı temizler

 

 

Günün Hadisi

Dürüst tüccar kıyamet günü peygamberler, şehitler ve doğru insanlarla haşrolunur.

 

Günün Sözü

İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın

Farabi

 

Günün Dua

Ya rabbi bu mübarek ayın hürmetine bizi cehennemden koru ve cennetine al.

 

Ramazan Kavramı

Dergâh nedir?

Tasavvuf kavramı olarak ise, tarikat pirlerinin veya büyük şeyhlerinin ikamet edip irşat faaliyetini sürdürdükleri ve mezarlarının bulunduğu merkezi tekke anlamında kullanılmaktadır.

 

 

Günün Nüktesi

Bu adam hakkında ne diyorsun?

Ebu Hüreyre'den Hz. Peygamberin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Ölü defnedildiğinde, ona gök gözlü simsiyah iki melek gelir. Bunlardan birine Münker diğerine de Nekir denir. Ölüye: "Bu adam hakkında ne diyorsun?" diye sorarlar. O da hayatta iken söylemekte olduğu; "O, Allah'ın kulu ve Resulüdür. Allah'tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed’in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim" sözlerini söyler.

Melekler; "Biz de bunu söylediğini biliyorduk zaten" derler. Sonra kabri yetmiş çarpı yetmiş zira' kadar genişletilir ve aydınlatılır. Sonra ona "Yat!" denir. "Aileme dönüp onlara haber versem mi?" diye sorar. Onlar da; "Akrabalarından en çok sevdiği kimseden başkası kendisini uyandırmayan, güveğinin uyuması gibi uyu!" derler. Böylece, yatlığı yerden, Allah onu tekrar diriltinceye kadar uyur.

Eğer münafık ise, "İnsanların söylediklerini duyup aynısını söylerdim, bilmiyorum" der. Melekler de, "Böyle söylediğini zaten biliyorduk" derler. Sonra arza: "Onu sıkıştır" denir. Arz onu sıkıştırır da kaburga kemikleri birbirine geçer. Allah onu yattığı bu yerden tekrar diriltinceye kadar kendisine azap edilir."

 

Kutsal Mekanlar:

Mescid-i Cin (Cin Mescidi):

Peygamber Efendimiz Taif’ten döndükten sonra buraya gelmiştir. Sabah namazını kılarken okuduğu Kuran’ı cinler dinledikleri için buraya Mescid-i Cin denilmiştir. Bunların sayısının 7 olup Nusaybin cinlerinden oldukları söylenmektedir.

Mekke’nin Şam tarafındadır. Mualla kabristanının, Batn-ı Vadiye bitişik olan duvarının karşısında Cebel-i Hacun’un mukabilinde toprak altı bir mescittir. Cennet-i Muallaya gelenler burada ikişer rekat namaz kılarlar.

 

 

 

Kısa Sure Mealleri

FELAK SURESİ:

1 - De ki: "Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım,

2 - Yarattığı şeylerin şerrinden,

3 - Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,

4 - Ve düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,

5 - Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Miniklerden büyüleyici yılsonu etkinliği
Miniklerden büyüleyici yılsonu etkinliği
Güler:  Suda yüzde 30 indirim kararı   bir an önce hayata geçirilmeli
Güler: Suda yüzde 30 indirim kararı bir an önce hayata geçirilmeli