hediye patlayan kutu

Cinler ateşten mi yaratıldı?
Dr. Zeki Uyanık

Cinler ateşten mi yaratıldı?

Bu içerik 309 kez okundu.

Cinler ateşten mi yaratıldı?

 

       Kur'an'a göre insan topraktan, cinler ise ateşten yaratılmıştır: "Cinleri öz ateşten yarattı" (Rahmân 15), "Andolsun biz insanı, kuru kara çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce, zehirli ateşten yarattık" (Hicr 26-27).

 

         Kur'an'da cinlerden bahseden, yirmi sekiz âyetten oluşan ve Cin sûresi diye bilinen bir sûre bulunmaktadır. Bu surede de dile getirildiği gibi, cinler çeşitli gruplara bölünmüşlerdir. Cinlerin bir kısmı müslümandır. Bir kısmı da kâfirdir. Kâfir olanları cinlerin çoğunluğunu oluştururlar.

 

         Cinler çeşitli şekillere girebilecek ve insanların yapamayacağı bazı işlerin üstesinden gelebilecek yetenekte yaratılmıştır. Hz. Süleyman Sebe melikesinin tahtını getirtmek istediğinde cinlerden birinin, o henüz yerinden kalkmadan tahtı getirebileceğini söylemesi (Neml 27/39) bunu göstermektedir.

 

         Cinin Hz. Süleyman'la karşılıklı konuşması, onların gözle görülebilecek bir şekle girebileceklerine işarettir. Allah cinleri Hz. Süleyman'ın emrine vermiş, o da cinleri ağır ve meşakkatli işlerde kullanmıştır.

 

 

 

Müslüman kimse günahından dolayı cehennemde sonsuza kadar kalır mı?

 

     İmanın esaslarına inanan kişi müslümandır. Müslüman’ın da günahı ne kadar çok olursa olsun Allah onu affetmese, şefaat edecek olanlar da şefaat etmese bu Müslüman günahından dolayı cehenneme gider.

 

      Ancak günahlarının cezasını çektikten sonra illaki cennete girer. Çünkü hiçbir Müslüman sonsuza kadar cehennemde kalmaz. Cehennemde ebediyen olarak kalacak olanlar inanmayan, şirk koşan, kafir olan kimselerdir.

 

 

 

Kesilen bir hayvanın eti helal olabilmesi için kesim nasıl olmalıdır?

 

     Eti yenen kara hayvanlarının etlerinin helal olması için, usûlüne uygun olarak kesilmesi gerekir. Usûlüne uygun kesim, Hanefilere göre besmele çekilerek, hayvanın nefes ve yemek boruları ile şah damarının veya iki şah damarından birinin kesilmesi şeklinde yapılır. Besmelenin kasten terk edilmesi hâlinde kesilen hayvanın eti Hanefilere göre haram olur. Ama unutarak terk edilirse helâldir. Şâfiîler besmelenin kasten terkedilmesi halinde de etin yenilebileceği görüşündedirler.

 

     Sığır, manda, koyun ve keçi cinsinden hayvanlar yatırılıp çenelerinin hemen altından boğazlanmak suretiyle (zebh), deve ise göğsünün hemen üzerinden kesilir (nahr) ve hayvanın kanının iyice akması için bir süre beklenilir. Kesimden önce bıçak ve benzeri kesici âletlerin hayvanın gözünden uzak bir yerde bilenmeleri sünnettir. Hayvanlardan biri, diğerinin gözü önünde kesilmemelidir.

 

      Hayvanın, kesim esnasında canlı olması kaydı ile, acıyı azaltmak maksadı ile düşük voltajlı elektrik şokuna tabi tutulmasında sakınca yoktur.

 

Tavuk ve hindi kesimlerinde kullanılan otomatik kesim makinesini çalıştıran kişinin, düğmeye basarken besmele çekmesi halinde o seride kesilecek bütün hayvanlar besmele ile kesilmiş sayılır.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir?

 

 

 

Günün Hadisi

 

Anne babanıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler.

 

 

 

Günün Sözü

 

İnsan ile hayvan arasını ayıran edeptir

 

Sadi Şirazi

 

 

 

Günün Duası

 

Allah’ım imanımızı kuvvetlendir, ahlakımızı güzelleştir.

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Mazmaza nedir?

 

 Abdest veya gusülde ağıza su vererek çalkalamak demektir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Size Bir Emanetim Var

 

      Bir gün dilenci kılığında birisi tarafından Ahmed Kuseyrî'nin evinin kapısı çalınır. Kim olduğu sorulunca, Ahmed Kuseyrî'yi görmek istediğini söyler. Evde olmadığı bildirilince;

 

- Size bir emânetim var." diyerek bir dağarcık, bir torba ve küçük bir çıkını bırakıp almalarını söyleyerek ayrılıp gider. Giderken de;

 

- Sonra uğrarım." der.

 

Ahmed Kuseyrî hazretleri geç vakit eve gelir. Hanımı da kapıya gelen ziyâretçiden ve bıraktıklarından bahsetmeyi unutur. Gece yarısı mutfaktan sesler işiterek gidip bakarlar. Bırakılan küçük kaptan kazanlar dolduracak kadar bal taşıyor. Torbadaki bir avuç darı çuvallar dolduracak kadar artıyor. Çıkından ise çil çil altınlar taşıp yerlere dökülüyor.

 

Ahmed Kuseyrî;

 

- Nedir bu hâller? diye sorunca hanımı şaşkın ve hayretler içinde;

 

- Bilmiyorum." der.

 

Ahmed Kuseyrî;

 

- Bugün bize gelen oldu mu? diye sorar.

 

Hanımı hatırlayıp;

 

- Evet bir ihtiyar geldi. Sizi sordu. Sonra uğrarım diyerek bunları bıraktı. Bereketlenip taşan bu şeyler ona âittir,  dedi.

 

Ahmed Kuseyrî hazretleri bir an düşünüp;

 

- Bu gelen Hızır aleyhisselâm mıydı yoksa? deyince, bırakılan kaplardaki artmalar ve taşmalar durdu.

 

     Böylece Hızır aleyhisselâmın bereketine kavuştular.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TSYD’den Ekici’ye ödül
TSYD’den Ekici’ye ödül
Karalar;  “Suyu iki aşamada indirelim”
Karalar; “Suyu iki aşamada indirelim”