hediye patlayan kutu

Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile cami inşa etmek caiz mi?
Dr. Zeki Uyanık

Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile cami inşa etmek caiz mi?

Bu içerik 94 kez okundu.

Dinimize göre Müslüman, kazancını dinin meşru saydığı yollarla elde etmekle yükümlüdür. Allah Müslüman’ın malını nerelerde harcadığını soracağı gibi, nerelerden kazandığını da soracaktır.

 

    Dinin haram saydığı maddelerin ticareti, hırsızlık veya gasp, kumar, faiz ve fuhuş dinin yasakladığı kazanç yollarından bazılarıdır. Bu yollarla elde edilen kazanç haramdır. Müslüman’ın bu mallardan yararlanması caiz değildir. Bir kimsenin elinde bu yollardan birisi ile elde edilen bir mal varsa, onu; “haram yolla elde edilen kazancın sarf yeri yoksula vermektir” kuralı gereği, yoksullara vermesi gerekir. Ancak bundan bir sevap beklemek doğru değildir. Çünkü haram yolla elde edilen kazanç, kişinin malı olmaz. Malı olmayan bir şeyi hayri bir hizmette kullanması karşılığında sevap beklemesi de mümkün değildir.

 

    Haram kazançla cami inşa etmek ya da tefriş etmek dinen uygun değildir. Çünkü bu para meşru değildir. Ancak böyle bir para ile inşa edilmiş camide namaz kılındığında bu namaz sahihtir.

 

Eşinin kabrine defnedilmeyi vasiyet eden kişinin bu vasiyetini yerine getirmek gerekir mi?

 

      Normal şartlarda bir kabre, yalnız bir cenaze defnedilir. Önce defnedilmiş olan cenaze, tamamen çürüyüp toprak haline gelmedikçe, bir zaruret olmaksızın kabrin açılması ve bu kabre ikinci bir cenazenin defni caiz değildir. Cenaze çürüyüp toprak haline geldikten sonra ise, aynı kabre başka bir cenaze defnedilebilir.

 

       Bu cenazelerin karı-koca veya akraba olup olmaması şart değildir. Daha önce konulan cesedin çürüdüğü zannıyla açılan kabirde eğer çürümemiş bazı kemikler vb. şeyler bulunuyorsa bu takdirde bunlar bir kenara çekilip araya topraktan bir set yapmak suretiyle ikinci cenaze defnedilebilir (Mevsıli, el-İhtiyar, Kahire, 1951, I, 96-97).  

 

      Ama yine de bir zaruret veya ciddi bir gerekçe yoksa bir cenaze başkasının üzerine koyulmamalıdır.

 

 

 

Çocukların dinen namaza başlama yaşları var mı?

 

        Namaz sevgili Peygamberimizin ifade ettiği gibi "Dinin direği, kıyamet gününde sorulacak ibadetlerin başında geldiği, müminin miracı, şükrün bütün çeşitlerini kendinde barındırdığı... için" üzerinde durulması ve her zaman ve her şartta yerine getirilmesi gereken bir ibadettir.

 

        Namaz ibadetinin bu öneminden ve özelliğinden dolayı namaz çocuklara küçük yaştan itibaren emredilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz veciz bir sözün de namazın çocuklara emredilmesi hakkında şöyle buyurmaktadır:

 

"Çocuklarınıza 7 yaşında namazı emredin 10 yaşına geldiklerinde şayet namazı kılmıyorlarsa onları tedip anlamında hafifçe bir dövün."

 

         Her ne kadar namaz ibadeti diğer ibadetler gibi kişiye buluğ çağına varana kadar farz değilse de dinin temel direklerinden bir direk olduğu için çocuklara daha küçük yaşta iken, ki bu da 7'den başlar, aşılamak gerekir. 10 yaşına gelindiğinde artık yavaş yavaş erginlik çağına yaklaşıldığından terk edilmesi halinde terk edenin uyarılması gerekir.

 

          Netice-i kelam namaz ibadeti çocuklara 7 yaşında emredilir. 10 yaşında terk edilmesi halinde terk eden cezalandırılır. Erginlik dönemi başladıktan sonra namaz her farz ibadet gibi kişiye farz olmaktadır.

 

 

 

Dişlere tel taktırmada bir sakınca var mı?

 

      İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme... gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır.   Nitekim Rasulüllah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir.

 

     Buna göre, Allah'ın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabiî güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kur'an-ı Kerim, şeytanın "Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yaratılışını değiştirecekler" (Nisa, 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytanî işler olarak nitelemektedir.

 

      Ancak dişleri sağlık açısından tedavi ettirmek gerekir. Bu anlamda eğri olan dişleri düzeltmek için tel takmada dinen bir sakıca yoktur.

 

 

 

 

 

Günün Ayeti

 

İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

Enbiya 30.

 

 

 

Günün Hadisi

 

Doğru söz insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür.

 

 

 

Günün Duası

 

Allah’ım bugün kalbimizdeki kini ve nefreti, sevgiye ve muhabbete çevir.

 

 

 

Günün Sözü

 

'' İnsanlar ne kadar zeki olursa olsun, sevdiği kişinin bir sözüne kanacak kadar aptaldır ..! ''

 

 - J.Crristophe

 

 

 

Bunları biliyor muyuz?

 

Zaruret Nedir? 

 

insanın canına, uzuvlarına, kişiliğine, aklına, malına veya bunların tabiilerine bir zararın veya eziyetin gelmesinden korkulan tehlike veya şiddetli meşakkat halidir. Ölümle tehdit, hastalık, çölde aç ve susuz kalmak böyledir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Nasihat…

 

      Ömer bin Adülaziz, Halife olduğunda yanına Muhammed bin Ka’bı çağırdı ve ona:

 

 “Üzerime yüklediğim bu vazifede, Allah Teala’nın azabından kurtulma yolunu bana göster” dedi.

 

      O da: “Ey müminlerin Emiri! Müslümanların büyüklerini baban orta yaştakileri kardeşin, küçük yaşta olanları da çocukların kabul et. Büyüklerine hürmet, kardeşlerine adalet ve merhamet, küçüklerini de şefkat göster” Allah’ın azabından kurtulursun diye nasihatte bulundu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı