Çevre kirliliği…
Serhat Şanlı

Çevre kirliliği…

Bu içerik 117 kez okundu.
Reklam

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası geçtiğimiz günlerde “Hava Kirliliği 2018” raporunu açıklandı. Rapora göre Adana, İstanbul, Ankara, İzmir’in ardından havası “en kirli” kent oldu.

Rapora göre, güvenli hava kirliliği verisinin alındığı toplam 45 farklı ildeki istasyonlarda yapılan ölçümler, bu bölgelerde yaşayan yaklaşık 60 milyon kişinin ulusal sınır değerlerinin üzerinde PM10 (toz) seviyesine maruz kaldığını gösteriyor.

Yani 82 milyon kişi olan ülkemizde, yaklaşık 60 milyon kişinin, güvenli veri alımının sağlandığı fakat PM10 yıllık ortalama limitin aşıldığı (hava kirliliğinin olduğu) yerlerde yaşaması, beraberinde birçok hastalıklara da davetiye çıkarılması anlamına geliyor.

Tabi burada bilim adamlarının sık sık dile getirdiği fosil yakıtların kullanılması en büyük etken olarak gösteriliyor. Bugün her ne kadar teknoloji ilerliyor desek de aslında hastalıların da arttığını görüyoruz.

Tüm bunların yanında, Adana yaz aylarında hububat hasadıyla birlikte anız yangınlarının sebep olduğu ve kış aylarında da ısınma amaçlı kullanılan yakıtlar nedeniyle hava kirliliğine daha fazla maruz kalıyor.

Her yıl sık sık anız yakmalar gündeme getirilse de, yine de bazı üreticiler hasat sonrası anızları yakıyor. Aslında hem hava kirliliği, hem de topraklarının verimini düşürüyorlar. Lütfen bu konuda daha dikkatli olalım.

Kış aylarında ise doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılmalı, hatta teşvikler verilmelidir.

Artık çevreci enerjilerin kullanımı her geçen gün aratarak devam ediyor. Bu bağlamda artık tam elektrik ya da hibrit dediğimiz modeller piyasaya girmeye başladı.

Kenti içi ulaşımda kullanılan toplu taşıma araçlarının hibrid yakıt teknolojisine sahip olanları ya da daha az kirletici etkiye sahip yakıt türleriyle çalışanlar tercih edilmelidir. Ayrıca belediyeler yeşil alanları artırmalı, insan sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, ekolojik temele dayanmayan planlama ve uygulamalar konusunda duyarlı olmalıdır.

Unutmayın! Sürdürülebilirliği ve daha yaşanılabilir hayat için çevrenin, doğanın, havanın, suyun, toprağın ve yeşil alanların korunması şart. Herkes üzerine düşeni yaparsa, hem kendi sağlığımız, hem de geleceğimiz için daha temiz bir dünya bırakabiliriz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Renkli Çoraplar lösemi hastası çocukları unutmadı
Renkli Çoraplar lösemi hastası çocukları unutmadı
Eşinin mezarına giderken  asansör halatı koptu öldü
Eşinin mezarına giderken asansör halatı koptu öldü