hediye patlayan kutu

Bir şarta bağlanan adak şart yerine gelmeden yapılabilir mi?
Dr. Zeki Uyanık

Bir şarta bağlanan adak şart yerine gelmeden yapılabilir mi?

Bu içerik 88 kez okundu.

Falan işim olursa üç gün oruç tutacağım veya kurban keseceğim denilip bu şart meydana gelmeden bu adaklar yerine getirilemez. Şayet yerine getirilirse ve daha sonra da iş meydana gelse bu adakları yeniden yerine getirmek gerekir.

 

Çocukları olan bayanı kısırlaştırmak caiz mi

 

      Evlilikte asıl olan insan neslinin devam etmesidir. Bu yüzden evlenecek kişilerin çocuk yapabilecek kadınları nikahlamaları müstehabdır. Çünkü evliliğin en önemli hedeflerinden birisi çocuk sahibi olmaktır.

 

      Evliliğin bu yönüne dikkat çeken fakihler, kadının tıbbi bir rahatsızlığı yoksa veya doğum yapması halinde fiziki bir rahatsızlık geçirmeyecekse ister çocuğu olsun ister çocuğu olmasın fark etmeksizin o kadını temelli olarak çocuktan kesmeyi caiz görmemişlerdir. Yani sebepsiz bir şekilde ve tıbbi bir gerekçe yoksa kadının rahmini aldırmak, onu kısırlaştırmak caiz değildir

 

        Ancak kadının hamile kalması halinde tıbbi bir tehlike veya ölüm, sakat kalma… gibi bir hadise ortaya çıkacaksa rahmini aldırabilir. Çocuktan temelli kesile bilir.

 

 

 

Kadın babası olmadan evlenebilir mi?

 

         Ergenlik çağına gelmemiş kadının velisiz evlenemeyeceği hususunda İslam fıkıhçıları arasında ittifak vardır.  Ancak ergenlik çağına gelmiş bayanın kendisini evlendirebilmesi hususunda fıkıhçılar arasında görüş ayrılığı vardır.

 

         Hanefi mezhebi fıkıhçılarına göre kadın kendi başına nikâhının tarafı olup kendini evlendirebilir. Bunda da dini anlamda bir sakınca söz konusu değildir.

 

         Şafii ve Malikilere göre ise “ Velisiz nikah geçersizdir.” Hadisine binaen kadın velisi taraftarlarının kendilerine göre dayandıkları dini deliller olduğu bir gerçektir. Ama böyle önemli bir kararda çocuğunu büyütüp, yetiştiren ailenin de söz hakkı olmalıdır.

 

        Dolayısıyla evlenecek bayan anne ve babasının rızasını alarak evlenmesi daha evla ve makbuldür.  Anne ve babanın ahı alınarak kurulan yuvanın temeli sağlam olmaz. Neticesi de Allah muhafaza hüsran olur.

 

 

 

Haram madde ile tedavi olmak caiz mi?

 

        İslam bilginlerine göre haram maddelerle tedavi bazı durumlarda caizdir. İslam bilginleri başka çare kalmaması halinde ve Müslüman bir tabibin tavsiye etmesi halinde dinen yenilmesi içilmesi haram olan bir madde ile tedaviyi dinen uygun görmüştür.

 

       Bu konu ile ilgili İslam fıkıh doktrinde bira örneği çok verilip örnek gösterilmekte. Taşşürmek için başka alternatif yoksa ve bunu güvenilir bir tabip tavsiye ediyorsa fıkıhçılar tedavi için biranın içilebileceğini söylemişlerdir.

 

 

 

Kişi hayattayken kendine hatim indirebilir mi?

 

        İnsan imanlı olmak kaydı ile hayattayken yapmış olduğu bütün ibadetlerden sevap alır. Kur’an-ı Kerim okumakta bir ibadet olduğuna göre kişi Kur’an okuyarak bir hatim indirebilir. İndirdiği hatmin sevabını başkasına da bağışlayabilir kendisine de bıraka bilir. Dolayısıyla kişi hatim indirdiği zaman onun sevabına nail olur amel defterine de yazılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Namaz oruç gibi ibadetleri yapmamak imana zarar verir mi?

 

         Ehl-i Sünnet inancına göre, amel imandan cüz değildir. Bu itibarla, dinden olduğu kesinlikle bilinen hükümlerin aslını inkar etmemek şartı ile, bir kimsenin dinî hükümlere riayet etmemesi onu din sınırları dışına çıkarmaz. Yani kâfir yapmaz.

 

         Ancak dinin emir ve yasaklarına uymayan bu kişi günahkâr olur.  İşlediği günahtan dolayı tövbe etmez veya Allah Teala da affetmezse ahirette cezasını çeker.

 

         Fakat şunu da unutmayalım ki taviz tavizi doğurur misali kişi günah işleye işleye artık günahlara aldırmaz hale gelir. Öyle bir seviyeye gelir ki Allah muhafaza onun için iman olmuş olmamış pek bir anlam ifade etmez. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadis-i Şeriflerinde  şöyle buyurmaktadır. “Kul bir günah işlediği zaman bu işlediği günahtan dolayı kalbine siyah bir leke düşer tövbe derde bundan dolayı pişman olup rucü ederse kalbindeki bu siyah leke silinir gider. Şayet tövbe etmese bu siyah leke zamanla işlenen günahlardan dolayı kalbin her tarafına sirayet eder o zaman da kalp kararır ve katılaşır.”

 

           Binaenaleyh günah işlemek kişiyi imandan etmiyor diye günahlara karşı vurdumduymaz olmamak gerekir. Bilakis hayatın her alanında ve zamanında günahlardan kaçınmamız gerekir.

 

 

 

Kadının pantolon ile namaz kılması caiz mi?

 

         İslam dininde namaz için özel bir kıyafet yoktur. Tesettürü sağlayan teni gösterecek derecede ince, şeffaf ve vücut hatlarını belirtecek derecede dar olmayan her temiz elbise ile namaz kılmak caizdir.

 

         Bu itibarla dar olmayan pantolon veya herhangi bir elbise ile hanımların namaz kılmasında dinen bir sakınca yoktur. Ancak hanımların, hanımlara mahsus kıyafetleri, erkeklerin de kendilerine mahsus giyim ve kıyafet şekillerini namazda tercih etmeleri daha evladır.

 

 

 

Günün Ayeti

 

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım."

 

 

 

Günün Hadisi

 

Makbul sabır, musibetle karşılaşğın ilk andakidir.

 

 

 

Günün Sözü

 

Zenginlik mal çokluğuyla değildir. Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır.

 

 

 

Günün Duası

 

"Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anamı babamı ve inananları bağışla."

 

 

 

 

 

Bunlar biliyor muyuz?

 

Gayrı müekked sünnet nedir? 

 

Kelime anlamıyla "kuvvetli olmayan sünnet" anlamına gelen gayr-i müekked sünnet kavramı, Hz. Peygamber'in bazen yapmış oldukları sünnetlere denir. İkindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk dört sünneti böyledir.

 

 

 

Günün Nüktesi

 

Kalk ya Ebu Turab!

 

Sehl b. Sa'd'ın  anlattığına göre:

 

Allah Resulü bir gün kızı Fatıma'nın evine geldi. Ali'yi evde bulamadı.

 

-"Amcanın oğlu nerde?" diye sordu.

 

Fatıma:

 

-"Aramızda bir şey geçti, beni kızdırdı. Bu yüzden gündüz uykusunu yanımda uyumadı; çıkıp gitti" dedi. Allah Resulü bir adama.

 

-"Bak, o nerede?" buyurdu. O zat (gidip) geldi ve:

 

-Ey Allah'ın Resulü! O mescitte uyuyor dedi. Bunun üzerine Allah Resulü mescide Ali'nin yanına geldi. Ali uzanmış, ridası bir yanından sıyrılmış, vücudu toprağa bulanmıştı! Allah Resulü:

 

-"Ebu Turab! Kalk, Ebu Turab! Kalk" diye diye bedeninden toprağı silkmeğe başladı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı