hediye patlayan kutu

Koca hanımını anne ve babasına gitmekten men edebilir mi?
Dr. Zeki Uyanık

Koca hanımını anne ve babasına gitmekten men edebilir mi?

Bu içerik 107 kez okundu.

İslam dininde anne baba hakkı büyük haklardan bir haktır. Bu hakka engel olmak şüphesiz büyük günahlardan birisidir.

      Buna göre kocanın, hanımını anne ve babasına gitmesine engel olma hakkı yoktur. Zira İslam dininde akrabalarla bağı kesmek yasaklanmıştır. Kuran, baba ve anneyi iyiliği emreder. Bu emre engel olmak ise büyük günahlardandır.

 

Kendisinden uzun süre haber alınamayan kocanın hanımı boş sayılır mı?

        Hanefi ve Şafii mezheplerine göre, bu durumda olan bir kocanın eşi ancak, kaybolan kişinin ölümü sabit olunca veya Şafii mezheplerine göre ömrü gelip geçtikten sonra hâkimin hükmü ile, Hanefi mezhebine göre ise koca 120 yaşını doldurunca hayatla ilişkisi kesilir. Binaenaleyh bu durumlar olmadıkça hanımı kendisinden boş sayılamaz. Boş sayılmadığı için de başkası ile evlenemez.

       Maliki mezhebine göre ise, mefkudun yani kayıp kocanın ölümü sabit olursa veya aradan dört sene geçtikten sonra hâkim kayıp koca ile eşini birbirinden ayırmak için hüküm verir. Kadın da o zaman başka bir kişiyle evlenebilir.

Kişinin ölmeyi dilemesi dinen caiz mi?

      Hastalık, dert, keder, sıkıntı ve de mutluluklar hep biz insanlar için vardır. Ve bütün bunlar fani olan dünya hayatının bir gereği ve imtihanıdır. Başa gelen hayırlar ve mutluluklar bazen bizim için şer, başa gelen musibetler de bazen bizim için hayır olabilmektedir. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde de hayır vardır.”

      Bundan hareketle kişinin başına ne kadar ağır ve büyük bir musibet gelirse gelsin ölümü direk istemesi, temini etmesi uygun değildir. Zira Hz. Peygamber kişinin ölümü temenni etmesini hoş görmemiş bilakis yasaklamıştır. Ancak karşılaşılan bu hadise esnasında "Allah’ım ölüm benim için hayırlıysa beni öldür. Eğer hayat benim için hayırlıysa beni yaşat" diye dua etmesinde bir sakınca yoktur. Sakınca olmadığı gibi aynı zamanda efendimizin de tavsiyesidir.

 

Öldükten sonra tekrar bu dünyaya dönüş var mı?

    Ölümden sonra dünyaya dönüş yoktur. Ama ölümden sonra hesap vermek için dirilme ve ahiret hayatı vardır. İslam inancında ölümden sonra bu dünyaya dönüş yoktur. Ancak bazı inançlarda bu düşünce vardır ki biz buna reenkarnasyon diyoruz.

 Tenasüh, hulûl, ruh göçü kavramlarıyla da ifade edilen reenkarnasyon, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı dediğimiz reenkarnasyon, günümüzde Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere dünyanın bazı bölgelerinde hala varlığını sürdürmektedir.

    Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle dünyayı tanıması mümkün değildir. Bunun için bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir. Nitekim su, bulut ve gök gürültüsüne dönüşüyor. Yumurta kuş biçimine geliyor. Palamut, meşe ağacı oluyor. Odun ateş ve kül halini alıyor.

           İslam inancına göre ruh, ezelî olmayıp sonradan yaratılmıştır. O, bedenin tamamlayıcısıdır. Ölümle bedenden ayrılan ruh, tekrar başka bedenlerle dünyaya gelmeyecek, ahirette beden yeniden yaratılınca ruh tekrar ona iade edilecektir. Dolayısıyla dünyadaki ameline göre mükafat veya cezaya muhatap olacaktır. Kur’ân’da ruh göçünün olmadığı kesin olarak ifade edilmektedir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım' der. Hayır! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.”

          Bu ayeti kerimede de ifade edildiği gibi, tenasüh inancı İslâm'la bağdaşmaz. İslam ile bağdaşmadığına göre tenasüh inancının İslam’da yeri yoktur. 

 

 Günün Ayeti

Eğer Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Fakat O dilediğini belli bir ölçüye göre indiriyor.

 

Günün Hadisi

Utanmak imandandır.

Müslim, İman, 59

 

Günün Sözü

Kötülüğün İçine Kolayca Girilir, Ama Güçlükle Çıkılır.

Maintenon

 

Günün Duası

Ya rabbi bugün dünyamızı ve ahretimizi kaybettirecek insanlardan ve işlerden bizi muhafaza et.

 

Bunları biliyor muyuz?

Ehl-i vukuf nedir?

 Günümüz Türkçe'sinde "bilirkişi" denilen ehl-i vukuf, hukukî uyuşmazlık ve ispat konusunun özel ve teknik bilgi gerektirmesi durumunda, uzmanlığına başvurulan üçüncü kişi anlamına gelmektedir.

 

Günün Nüktesi

"Beddua yerine dua…

     Ma'rûf-ı Kerhi Hazretleri bir gün talebelerini toplar Dicle kenarındaki hurmalıklara çekilir sohbet ederler. Bu esnada nehirden bir kayık geçer. İçinde birkaç bıçkın genç. Hem içki içerler, hem şarkı söylerler. Bir ara hepten şirazeden çıkar, naralar atarlar. Talebeler bu edepsizliğe çok bozulur. Hatta içlerinden bazıları:

-Ah şu kayık bir devrilse de günlerini görseler, derler. Peş Peşe patlayan kahkahalardan ders yapılamaz olunca mübarek o yana döner. Ellerini açar ve;

 - Ya Rabbi, Sen bu kullarını dünyada neşelendirdiğin gibi ahirette de neşelendir. Onlara hidayet ve istikamet nasip eyle, der.

      İşte tam o sıra gençlerden biri sahildeki sohbetin farkına varır, arkadaşlarını uyarır. Mübareği görünce derlenir toparlanırlar. Hatta sazlarını kırar, testileri suya atarlar. Mahcup mahcup gelir, Şeyh Mar'uf'un ellerine kapanırlar. O günden sonra sohbetin müdavimlerinden olurlar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı