Rüyayı başkasına anlatmada bir sakınca var mı?
Dr. Zeki Uyanık

Rüyayı başkasına anlatmada bir sakınca var mı?

Bu içerik 172 kez okundu.

 

 Görülen rüyaları başkalarına anlatmakta bir sakınca yoktur.  Ancak görülen rüyaları her zaman insanlarla paylaşmamak daha evladır.

     Şayet illaki anlatılacaksa da iyi rüyalar anlatılmalı, hoş olmayan insanları kötü anlamda etkileyecek rüyaları anlatmamak daha iyidir.

 

Göz değmesi diye bir şey var mı? 

    Göz değmesi diye bir şey vardır. Nitekim sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şerifte: "Kendisinin veya Müslüman kardeşinin bir şeyi, bir kimsenin hoşuna gidince ona bereketle dua etsin. Çünkü göz değmesi haktır.” Buyurmaktadır. Bir başka hadis-i şerifte de: "Her kim hoşuna giden bir şey görürse: Maşaallah, la kuvvete illa billah, derse ona göz zarar vermez.” Şeklinde buyurmaktadır.

     Buna göre göz değmesi vardır. Bu göz değmesinden nazardan korunmak için Allah'a sığınılmalıdır, ondan yardım dileyip ona ibadet edilmelidir.

     Bunun yanında Ayet-el Kürsi, Nas, Felak, İhlâs surelerini okumak da bu göz değmesine karşı iyi bir kalkan olur.

 

Hastalık ve musibetler günahlara kefferat olur mu?

      İnsanın başına gelen sıkıntı ve hastalıklar onun günahlarına kefaret olur. Yani başa gelen ölümlere, sıkıntılara, acılara, elemlere, hastalıklara sabredip Allahtan gelenin baş üstünde yeri var deyip metaneti ve vakarı korumak kişinin günahlarına kefferattir.  Yani kişinin günahlarını affettirme vesilesidir.

      Nitekim sevgili peygamberimiz bir hadisi şerifinde bu hususta mealen şöyle buyurmaktadır: “Mü'mine musibet nevinden her ne ulaşır ise günahlarına bir kefaret olur. Musibet, beklenmedik bir hâdise olmuş, ayağına batan bir diken olmuş fark etmez." (Müslim, Birr 49)

      Yine sevgili Peygamberimiz bir başka hadisinde bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Allah hayrını dilediği kimseyi günahlarını bağışlamak ve derecesini yükseltmek için sıkıntıya sokar.”

       Ancak kefferatın olabilmesi için başa gelen bu musibet ve hastalıklara sabretmek gerekir.         

 

Hz. Peygamberin ismini kim koydu

        Hz. Peygamber dünyaya gelince dedesi Abdülmuttalip O’nu kucağına alıp Kâbe’ye götürmüş ve Muhammed ismini vermiştir. "Atalarınızın arasında bu ismi taşıyanlar olmadığı halde neden torununuza bu ismi koydunuz?" diye soranlara Abdülmuttalip, "Yerde ve gökte övülsün istedim" diye cevap vermiştir.

 

İslam dini ticarette belli bir kar oranı emrediyor mu? 

İslam’ın ekonomik anlayışında serbest piyasa anlayışı vardır. Bu anlayışta isteyen istediği oranda mal alır ve satar. Bu malı da istediği fiyata alır ve satar. Tabi olağan durumlar için geçerlidir. Ancak olağan üstü dönemlerde deprem, afet, kıtlık Dönemlerinde devlet gerektiğinde malın hem stokunu, karaborsasını, önlemek hem de kıtlıktan dolayı insanların mağdur duruma düşmemeleri için fiyatlara fıkhi bir tanımla narh koyabilir. Yani fiyatlara sınırlama getirebilir.

     Lakin bugünkü piyasa koşulları gibi zamanlarda fiyatlara sınırlama getirilmez. Fiyatlara sınırlandırma getirilmediği gibi aynı zamanda kar oranlarına da bir sınırlandırma getirilmez. Çünkü istenilen bütün temel ihtiyaçlar her yer de var. Günümüzde de serbest rekabet piyasası var. Bir markette ya da iş yerinde satılan malının fiyatını beğenmeyen vatandaş hemen diğer marketten ya da iş yerinden ihtiyacını alabiliyor.

     Kıtlık ve karaborsa olmadığından fiyatlara ve kar oranlarına bir oran koyulmaz. Tabi her ne kadar dinen fiyatlara bir oran koyulmasa da Müslüman yakışan başta ticaretinde olmak üzere hayatın her alanında ehli vicdan olmasıdır.

 

Günün Ayeti

Biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır.

 

Günün Hadisi

Yalan söylemek rızkı noksanlaştırır,

 

Günün Sözü

Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler

Sadi Şirazi

 

Günün Duası

Allah'ım beni yeni bir güne eriştirdiğin için sana şükürler olsun. Allah'ım bu günümü de hayırla bitirmemi nasip et."

 

Bunları Biliyor muyuz?

Mü'min Ne demektir?

Allah'a, Hz. Peygamber’e ve O'nun haber verdiği şeylere gönülden inanp, kabul ve tasdîk eden kimsedir.

 

Günün Nüktesi

Siz Olsanız Hangisini Seçerdiniz?

   Bir gün, bir kadın evinden çıkar ve evinin önünde hayat tecrübesi ile dolu üç ihtiyara rastlar. Onları tanımamaktadır. Onlara: “ Sizleri tanıdığımı sanmıyorum, ancak aç olmalısınız. Lütfen eve giriniz, sizlere yemeniz için bir şeyler ikram etmek istiyorum“ der

"Evin erkeği içeride mi ?" diye sorarlar.

Hayır,o dışarıda", diye cevap verir kadın. Onlar da “bu durumda eve giremeyeceklerini", söylerler.

    Akşam kocası eve döndüğünde kadın ona olanı biteni anlatır.

Git onlara benim evde olduğumu söyle ve içeri davet et “ der karısına. Kadın çıkar ve eve girmeleri için davet eder.

Biz bir eve asla birlikte girmeyiz " derler ona. Kadın “ niçin” diye bilmek ister. Yaşlılardan biri ona: arkadaşlarından birini işaret ederek isminin Zenginlik, diğer arkadaşının isminin Başarı olduğunu söyler ve kendisini ise Sevgi olarak tanıtır.

Ve : “Şimdi evine dön ve kocanla hangimizin eve girmesini istediğinizi kararlaştırın“ diye ilave eder.

     Kadın eve girer ve kocasına konuşmaları anlatır. Kocası çok sevinir. Kendi kendine. Ne güzel diye söylenir. Eğer böyle bir olanağımız varsa elbette“Zenginliği". Davet edeceğiz der. Ancak karısı böyle düşünmez.“Niçin “Başarıyı “ davet etmiyoruz? “ diye sorar.

Bu sırada kızları diğer odadadır. Konuşmaları duyar ve hemen araya girerekten kendi teklifini ortaya atar : “Sevgi yi davet etsek daha güzel olmaz mı? Evimizin her tarafı sevgi ile dolar" der. Kocası karısına:“Kızımızın tavsiyesini tutalım. Hemen dışarı çık ve “ Sevgi ye davetlimiz olduğunu söyle

      Kadın dışarı çıkar ve üç yaşlı adama içlerinden hangisinin “Sevgi” olduğunu sorar ve on: “Davetlimizsiniz, içeri buyurun “ der. “Sevgi “ ayağa kalkar ve yavaş yavaş eve doğru yürümeye başlar. Bu sırada diğer ikisi de ayağa kalkarlar ve onu takip etmeye başlarlar.

Kadın şaşkın bir vaziyette “Zenginlik" ve “ Başarı“ ya : “Ben sadece “Sevgi“ yi davet ettim siz niçin geliyorsunuz ?” diye sorar

Yaşlı adamlar hep birlikte : “ Eğer siz “Zenginlik" veya “Başarı“ yı davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz dışarıda kalacaktık. Ama madem ki siz “Sevgi“ yi, davet ettiniz, bizde o nereye giderse birlikte gideriz.

    Çünkü SEVGİ ‘nin olduğu yerde, ZENGİNLİK ve BAŞARI da vardır “ derler.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Miniklerden büyüleyici yılsonu etkinliği
Miniklerden büyüleyici yılsonu etkinliği
Güler:  Suda yüzde 30 indirim kararı   bir an önce hayata geçirilmeli
Güler: Suda yüzde 30 indirim kararı bir an önce hayata geçirilmeli