Kişi hastalandığında ölmeyi istemesi caiz mi?
Dr. Zeki Uyanık

Kişi hastalandığında ölmeyi istemesi caiz mi?

Bu içerik 95 kez okundu.
Reklam

      Hastalık, dert, keder, sıkıntı ve de mutluluklar hep biz insanlar için vardır. Ve bütün bunlar fani olan dünya hayatının bir gereği ve imtihanıdır. Başa gelen hayırlar ve mutluluklar bazen bizim için şer, başa gelen musibetler de bazen bizim için hayır olabilmektedir. Nitekim Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: “Hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde de hayır vardır.”

      Bundan hareketle kişinin başına ne kadar ağır ve büyük bir musibet gelirse gelsin ölümü direk istemesi, temini etmesi uygun değildir. Zira Hz. Peygamber kişinin ölümü temenni etmesini hoş görmemiş bilakis yasaklamıştır. Ancak karşılaşılan bu hadise esnasında "Allah’ım ölüm benim için hayırlıysa beni öldür. Eğer hayat benim için hayırlıysa beni yaşat" diye dua etmesinde bir sakınca yoktur. Sakınca olmadığı gibi aynı zamanda efendimizin de tavsiyesidir.

 

Allah haramdan razı olmadığı halde neden yaratmaktadır?

     Hayır ve şer Allah’tandır”, demek bunları yaratan Allah’tır, demektir. Çünkü Yaratıcı O’dur ve O’ndan başka yaratıcı yoktur. Kula bakan yönüyle ise hayrı ve şerri irade eden, tercih eden kuldur. Bundan dolayı da insanlar hayır ve şer, iyi ve kötü bütün davranışlarından sorumludur.

     Başka bir ifadeyle, “amentüde ifade edildiği üzere her Müslüman kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna inanır. Yani âlemlerin yaratıcısı olan Allah Teâlâ hayrı da şerri de irade eder ve yaratır. Çünkü âlemde her şey onun irade, takdir ve kudreti altındadır.

     Zira Âlemde ondan başka gerçek mülk ve kudret sahibi kimse yoktur. İnsan, hayrı da şerri de kendi iradesi ile kazanır. Ancak Allah’ın hayra rızası vardır, şerre ise yoktur. Hayrı seçen mükâfat, şerri seçen ceza görecektir.

        Şerrin Allah’tan olması, kulun fiilinin meydana gelmesi için Allah’ın tekvini iradesinin ve yaratmasının devreye girmesi demektir. Yoksa Allah kulların kötü filleri yapmalarından hoşnut olmaz, şerri emretmez bilakis yasaklar. Allah tek yaratıcı olduğu için hayrı da şerri de yaratır. Ancak hayırdan hoşnut olur. Ancak şerden razı olmaz.

 

Nafile oruca niyet eden yolculuğa çıksa bu orucunu bozabilir mi?

            Dinimiz,  yolculuk hali genellikle sıkıntılı ve meşakkatli olduğu için yolcu olanlara birçok konuda kolaylıklar tanımıştır.

            Yolcu olanlar için namazın terkine değil kısaltılmasına veya ileri vakti bir arada kılma ruhsatı verildiği halde, namaza göre daha yorucu ve yıpratıcı olduğu için orucun da tutulmayıp sonraya bırakılması ruhsatı verilmiştir.

            Bunun için geceden niyetlendiği orucu tutarken gündüz yola çıkmak durumunda kalan kimse Hanefilere göre bu orucunu tamamlasa daha iyi olur, fakat bozması durumunda sonradan bunu kaza etmesi gerekir ancak ayrıca kefaret gerekmez.

Şafii mezhebine göre ise Ramazan ayında geceden niyet edilmiş orucun bile sefer durumunda bozulabileceğini söylemişlerdir. Tabi yolcu dilemesi halinde orucunu da tutabilir. Hatta tutması daha hayırlıdır. Ancak nafile orucu bozması halinde kaza etmesi gerekmez.

 

Günün Ayeti

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk edin ki (Allah'ın) azabından korunasınız.

 Bakara 2/21.

  

Günün Hadisi

Şeytan, besmele çekilmeyen yemeği benimseyerek kendi hakkı sayar

Müslim, “Eşribe”, 102.

 

Günün Sözü

Hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Yunus Emre

 

Günün Duası

Allah’ım imanımızı, sağlığımızı, vicdan ve ihlâsımızı daim eyle.

 

Bunları biliyor muyuz?

Fasık nedir?

İmanı olmakla beraber Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etmeyen kimseye denir.

 

Günün Nüktesi

Şu altınları çamura atın…

        Günlerden bir gün Selçuklu sultanlarından biri kabul etmesini arzu ederek Hz. Mevlana’ya bir kaç kese altın göndermişti. Hz. Mevlana’nın talebelerinden biri altınları alıp Hz. Mevlana’ya verince, Mevlana talebesine döndü ve beni gerçekten seviyorsanız bu altınları dışarıdaki çamura atınız buyurdu.

        Talebesi Mevlana’nın bu isteğini hiç bir sual dahi sormadan yerine getirdi. Bu olaya şahit olan bazı kimseler, çamurun içine atılan altınları toplamak için hiç vakit kaybetmeden çamurun içine dalmışlardı. Fakat kısa süre sonra üstleri başları, yüzleri çamurdan görünmez hale geldi.

         Mevlana talebelerine onların bu vaziyetlerini göstererek: Bu altınlar şu gördüğünüz dünya ehlinin, üstünü başını batırdığı gibi ahiret ehli olanların da kalbini kirletir. Çeşitli günahlara sevk edip ibadetten alıkoyar. Bunun için dikkat edilmesi gereken nokta; hırs yapmadan kanaat üzere bulunmaktır.

         Dünyada ahiret saadeti için çalışılmalı kazanılmalıdır. Çünkü İslam insanlara faydalı olmayı emreder. Dünyadaki saadetlerden biri de helal kazanmaktır. Bu kazancını hayır yaparak ahirete göndermektir. Asıl sermaye ise amel, ihlas ve güzel ahlak sahibi olmaktır buyurdu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karalar:
Karalar: "Adanalıyı çok büyük hizmetlerle buluşturacağız"
   Adana’da hastanede korkutan yangın
Adana’da hastanede korkutan yangın