hediye patlayan kutu

Müslüman kadının Müslüman erkek dışında birisi ile evlenememesinin sebebi nedir?
Dr. Zeki Uyanık

Müslüman kadının Müslüman erkek dışında birisi ile evlenememesinin sebebi nedir?

Bu içerik 140 kez okundu.


Müslüman erkek Müslüman kadın dışına ehli kitap dediğimiz Yahudi ya da hristiyan bayanla da evlenebilir. Ancak müslüman bir erkeğin; Müslüman, Yahudi veya Hıristiyan bir bayan dışında bir kadınla evlenmesi yasaktır. Nitekim bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin..." (Bakara 221) buyrulmaktadır.   

        şrik Allah'ın birliğine inanmayan, ona ortak koşan kimse demektir. Yahudi veya Hıristiyan kadınlarla Müslüman erkek evlenebilir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu konuda şöyle buyrulmaktadır. "Mümin kadınlardan hür ve iffetli olanlar ile, sizden evvel kitap verilenlerden yine hür ve iffetli kadınlar da... size helaldir." (Maide 5)    

        Buna karşılık Müslüman bir kadının gayr-i Müslim bir erkekle (isterse bu erkek ehl-i kitap olsun) evlenmesi dinen mümkün değildir. İslam fıkııları Müslüman kadının Müslüman erkek dışında bir erkekle evlenemeyeceğini yukarıdaki bu ayetten ve Mumtehine suresinin 10. ayeti olan şu ayete dayanarak hükme bağlamışlar: "...Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal değildir."    

      İslam bilginlerinin bu ayetleri gayri Müslim erkeklerle evlenmeyi yasaklayacak şekilde yorumlamaları başka bir din mensubuyla evlenmenin kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi endişesine dayandırmışlardır.

 

Çocuklar namaz kılanın önünden geçtikleri vakit namaza zarar gelir mi?

     Çocuklar namaz kılanın önünden geçtikleri vakit namaza zarar gelmez. Namaza zarar gelemediği için de namazı bozmaya gerek yoktur. Nitekim sevgili Peygamberimiz namaz kıldığı vakit bazen torunları Hasan ve Hüseyin önünden geçer boynuna sarılır, sırtına çıkardı ama hiçbir zaman Hz. Peygamber bundan dolayı namazını bozmamıştır.

   Durum bu olmakla beraber tabiî ki önünden kimse geçmemesi için namaz kılan kimse gerekli tedbirleri alması gerekir.

 

Abdest organlarını bir kez yıkamak abdest için yeterli olur mu?

      Abdest alırken, abdest organlarını bir defa yıkamak farzdır. Üçer defa yıkamak ise sünnettir.  Abdestin geçerli olması için abdest organlarını en az bir defa yıkamak gerekir. Birden fazla yıkamak ise farzın fazlası olur. Bu fazlalık şayet üç defa olursa Efendimizin sünneti olmuş olur. Çünkü efendimiz abdest alırken abdest organlarını üçer defa yıkarmış.      

      Dolayısıyla abdestin geçerli olabilmesi için abdest organlarını en az bir kez yıkamalıyız. 

 

Şeytan Melek miydi?

       Nurdan yaratılan ve insandan tamamen farklı olan melekler Allah'a isyân etmezler. Hangi iş için yaratılmış iseler o işi yaparlar. Daima Allah'a ibadet ve itaat ederler. Kur'ân'da bu hususa şöyle işaret edilmektedir: "Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar."  "Şüphesiz Rabbin katındaki (Melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler, yalnız O'na secde ederler"

         Buna göre melekler hiçbir zaman Allah’a isyan etmez ve asi olmazlar. Meleklerin günah işleme fonksiyonları da yoktur. Halk arasında şeytan da bir melekti ama Allah’a isyan etti inancı doğru bir inanç değildir. Zira şeytan melek değildi. Melekler nurdan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır. 

 

 

Kadınlar özel hallerinde ibadet olarak neler yapabilirler?

       Hayızlı kadınla cünüb kimsenin dua okumasında, yazılı duaya dokunmasında ve taşımasında, Allah Teâlâ'yı zikir ve tesbih etmesinde, kabirleri ziyarette bulunmasında, yiyip içmesinde bir beis yoktur.

       Bir bayan adet veya hayızlı olduğu günlerde büsbütün Allah'la olan manevi irtibatını kesmemeli ve yukarıda da ifade edildiği gibi, duayla, tesbihle, zikirle,  Allah'a yönelmelidir.

       Diğer yandan adet halinde bulunan bir kadın Kur'an okuyamasa ve ona el süremese de, Kur'an'ı dinlemesinde veya ona bakmasında bir sakınca yoktur.

 

Günün Ayeti     

Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma

 

Günün Hadisi

 Sizden biriniz mal ve yaradılış yönünden kendisinden üstün birini görürse hemen ardından kendinden aşağı durumda bulunan kimselere baksın.”

( Buhârî, "Rikak",36)

 

Günün Sözü

Bazen susmak, söylenen birçok sözden daha fazlasını ifade eder.

Montesguieu

 

Günün Duası

Ya rabbi bugünkü kazancımız haramdan uzak eyle.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Telkin nedir?

     Ölmek üzere olan kişinin yanında kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunmasına; cenâze defnedildikten sonra, kabirde sorulması muhtemel soruları ve cevapları ölüye hatırlatma konuşmasına telkîn denir.

 

Günün Nüktesi

Biz nasıl at üzerinde olabiliriz?

     Yavuz Sultan Selim Han, ordusuyla çölü geçmeye hazırlanıyordu. Ancak, devlet erkanından bazıları çölü geçmenin mümkün olmadığını söylemişlerse de, Sultan bunları dinlememiş ve yoluna devam etmiştir. Hatta geri dönmekte ısrar eden Hüseyin Paşa’nın çadırını başına yıktırmıştır. Çöle yağmur ve kar yağdı

     Ordu 2 Ocak’ta Kurban Bayramı’nın birinci günü Gazze’ye vardı. Burada 9 Ocak 1517 gününe kadar kalındı. Yavuz Sultan Selim Han, bütün orduyu teftişten geçirdi. Uzun bir süre devam edecek çöl geçişi için her şey düşünülmüş ve hiç eksik bırakılmamıştı. Allah’ın bir lütfü olarak senelerden beri yağmur yüzü görmeyen bu çöle yağmur yağmaya başlamış, hatta bazı yerlere kar düşğü de görülmüştü. Bu suretle Tih Sahrası’nın dayanılmaz sıcaklığı yok olmuş, her taraf bahar serinliği içinde iken ordu yoluna devam etmişti.

      Ordu harekete geçti. Bütün kuvvetleriyle Gazze’de toplanan Osmanlı ordusu eksikliklerini tamamladıktan sonra Sina Çölü’nü (Tih Sahrası) aşmak üzere 9 Ocak 1517 günü yürüyüşe geçti, geniş ve kumlu sahaya girdi.

Hasan Can’ın merakı

       Osmanlı ordusu, Sina Çölü’nde, kızgın kumlar üzerinde ilerliyordu. Bir ara Yavuz Sultan Selim Han atından indi ve yaya olarak yürümeye başladı. Bunu gören devlet erkanı ve süvari birlikleri de atlarından inerek yaya olarak yürümeye başladılar. Sultanın yürümesinin manasını anlamamışlardı. Herkes bunun sebebini merak ediyordu. Bir ara bunu öğrenmek isteyen Hasan Can, Sultan Selim Han’a yaklaşarak:

- "Hayırdır İnşallah Sultanım! Bütün ordu, devletlu Padişahımız acep niçin yaya yürürler? Merak eder." Diye sorunca, büyük Sultan:

Biz nasıl at üzerinde olabiliriz?

İki cihan Sultan’ı Peygamber Efendimiz önümüzde yaya yürürken, biz nasıl at üzerinde olabiliriz" diye cevap verdi.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı