İnsanın alnına kesilmiş hayvanın kanını sürmek caiz mi?
Dr. Zeki Uyanık

İnsanın alnına kesilmiş hayvanın kanını sürmek caiz mi?

Bu içerik 59 kez okundu.
Reklam

        Kesilen hayvanın kanını kişinin alnına sürmenin İslam dininde yeri yoktur. Dini kaynaklarımızda da böyle bir bilgi veya olur yoktur.

            Bu uygulama daha çok başka kültür ve inançlardan İslam’a sokulmuş batıl ve hurafe bir uygulamadır. Dolayısıyla hangi gerekçe ile olursa olsun kesilen hayvanın kanını insanın alnına sürmek dinen uygun değildir.

 

Fakire verilen para adanan adak’ın yerine geçer mi?

         Adak, kişinin bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz vererek üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulması için adağını yerine getirmesi gerekir. Bundan dolayı kurban keseceğine dair adakta bulanan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını yerine getirmiş olur.

            Bu itibarla, adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermek ya da ayni yardımda bulunmakla bu adak yerine getirilmiş olamaz. Adak kurbanı yerine para veren kişi adağı yerini bulmadığı için yeniden bir adak kurbanı kesmesi gerekir.

 

İpek başörtüsü takmak caiz mi?

        İslam dini’nde ziynet eşyası olan altın ve ipek erkeklere haram, kadınlara ise helâl kılınmıştır.  Hz. Peygamber bir hadisi şeriflerinde bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: "Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helâl, erkeklerine haramdır.”

          Hz. Peygamberin bu hadisinden de anlaşıldığı gibi İslam dinin de ipek erkeklere yasaklanmış ama kadınlara caiz görülmüştür. Buna göre kadının ipekten yapılmış başörtüsünü takmasında bir sakınca yoktur.

 

Müslüman olmayan kimse İslam ülkesinde yaşama hakkı var mı?

      Müslüman bir ülkede Müslüman olmayan kişiler cizye vermek kaydı ile İslam ülkesinde yaşayabilirler. Bunlar cizye vererek huzur ve emniyet içinde İslam ülkesinde yaşarlar.

      Cizye, gayr-i Müslim azınlığın İslam Devletine verdiği verginin adıdır. Bununla, belli bir muhtariyete ve özel bir statüye sahip olurlar. Ayrıca malları, canları, namusları ve güvenlikleri de İslam devletinin korumasındadır. 

 

Mesbuk kime denir?  

    Cemaatle kılınan namaza baştan yetişemeyip, ilk rekatin rükuundan sonra imama uyan kimse demektir.

      İmam ile birlikte rükuu yapamayan, yani imam ile birlikte sübhanallah diyecek kadar rükuda bulunmayan kimse o rekatı kaçırmış sayılır. Mesbûk, imam selam verince, beklemeden ayağa kalkar ve cemaatle kılamadığı rekatları tek başına tamamlar.

 

Günün Ayeti

Yaptığını çok görerek başa kakma.

Müddessir 6

 

Günün Hadisi

"Müslümanın, müslüman üzerindeki hakkı beştir: "Selamını almak, hastalandığında ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icâbet etmek, hapşırırca yerhamükallah demek."

Buhari, Cenâiz 2.

 

Günün Sözü

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın.

Sadi Şirazi

 

Günün Duası

Allah’ım bugün hastalıkla mücadele edenlere şifa, borçla mücadele edenlere kolaylık, huzur arayanlara da huzur ver

 

Bunları biliyor muyuz?

Nâme-i Seâdet Nedir?

Hz. Peygamber’in Mısır (Kıpt) hükümdarı Mukavkıs'ı İslâmiyet'e davet için yazdığı ve deriden olup on iki satır yazısı ve altında mührü şerifi bulunan mektubudur.

 

Günün nüktesi

Hz. Zülkarneyn ve Hükümdar…

       Zülkarneyn, ölüm endişesi ve nefs engelini aşmaya çalışan bir kavme uğradı. Oradaki insanların elinde dünya serveti namına bir şey yoktu. Rızıklarını sebzeden temin ederlerdi. Sebzelerini korumakta çok ihtimam gösterirlerdi. Ayrıca bu kavimde herkes kendi mezarını kazar, hergün mezarını temizler ve ibadetlerini burada yapardı. Zülkarneyn, bunların hükümdarlarını çağırttı. Hükümdar:

 "Ben kimseyi istemiyorum. Beni isteyen de yanıma gelir." dedi.

 Zülkarneyn, bu söz üzerine hükümdarın yanına giderek:

"Ben seni davet ettim, niye gelmedin?" dedi.

Hükümdar:

 "Sana bir ihtiyacım yok, olsa gelirdim." cevabını verdi.

Bunun üzerine Zülkarneyn:

"Bu haliniz nedir? Sizdeki bu hali kimsede görmedim." deyince hükümdar:

 "Evet biz altın ve gümüşe kıymet vermiyoruz. Çünkü baktık ki, bunlardan bir miktar, bir kimsenin eline geçerse, bu sefer daha fazlasını isteyecek ve huzuru bozulacak. Onun için dünyalık peşinde değiliz." dedi.

Zülkarneyn:

"Bu mezar nedir? Neden bunları kazıyor ve ibadetlerinizi burada yapıyorsunuz?" diye sordu.

Hükümdar:

"Dünyalık peşinde koşmamak için bunu böyle yaptık. Mezarları görüp de oraya gireceğimizi hatırlayınca, her şeyden vazgeçeriz." dedi.

Zülkarneyn:

"Niçin sebzeden başka yiyeceğiniz yoktur? Hayvan yetiştirseniz, sütünden, etinden istifade etseniz olmaz mı?" dedi.

Hükümdar:

 "Midelerimizin canlı hayvanlara mezar olmasını istemedik. Bitkilerle geçimimizi sağlıyoruz. Zaten boğazdan aşağı geçtikten sonra hiç birinin tadını alamayız." diye cevap verdi.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karalar:
Karalar: "Adanalıyı çok büyük hizmetlerle buluşturacağız"
   Adana’da hastanede korkutan yangın
Adana’da hastanede korkutan yangın