hediye patlayan kutu

Duada büyük zatları vesile kılmak ve “onların hürmetine” diye dua etmek caiz midir?
Dr. Zeki Uyanık

Duada büyük zatları vesile kılmak ve “onların hürmetine” diye dua etmek caiz midir?

Bu içerik 204 kez okundu.

 

         Duada peygamberleri,  büyük zatları, evliyaullahları  vesile kılmak dinen caizdir. Allah’ın sevdiği bu kulları vesilesi kılmak, duanın kabulüne de vesiledir.

         Duada Peygamberler ve fazilet sahibi büyük kişiler, sahabeler ve veliler vesile yapılarak, Allah’tan bunların hatırına bir şey istenebilir. Yalnız günümüzde yapıldığı gibi, türbelerin başına varıp, mum yakmak, tel, çaput, ip bağlamak caiz değildir.

Nitekim  Hz. Ömer’in kendi hilafeti sırasında, kuraklık olunca Hz. Abbas’ı alıp yağmur duasına çıktığı ve onun ellerini ellerine alarak; “Allah’ım! Bu senin Peygamberinin amcasının elidir. Bu el hürmetine bize yağmur ver” diye dua ettiği nakledilmektedir. Büyüklerimiz de öteden beri, “Allah’ım, Senin sevdiklerin ve seni sevenlerin yüzü suyu hürmetine (hatırına) bize merhamet eyle ve mağfiret eyle veya şu ihtiyacımı hasıl eyle...” diye dua etmişlerdir.

           Tabi istenilecek şeyler vesile kılınan zattan değil bilakis onu vesile kılarak Allah’tan istemek gerekir. Zira her şeyin yaratıcısı ve sahibi şüphesiz Allah’tır o vermeden, o istemeden, bir şey almak mümkün değildir.

 

Beytül Mamur nedir?

         Hazreti  Peygamberin Miraç hadisesinde 7. Kat semada, Mescidi Haram ve Mescidi Aksa’dan sonra uğradığı, 7. Kattaki mescidin adıdır.

 

Bir şarta bağlanan adak şart yerine gelmeden yapılabilir mi?

        Falan işim olursa üç gün oruç tutacağım veya kurban keseceğim denilip bu şart meydana gelmeden bu adaklar yerine getirilemez. Şayet yerine getirilirse ve daha sonra da iş meydana gelse bu adakları yeniden yerine getirmek gerekir.

 

 

Yabancı birini öz evlat gibi mirasçı kılmak meşrû mudur?

      Bir Müslüman, yabancının oğlunu, kızını kendine öz evlâd sayıp mirasına sahip kılamaz. Bu yabancı çocuk, büyüyünce onu öz baba gibi kabul edemeyeceği gibi, hanımını da öz ana olarak göremez, yabancılara âit mahremiyet aralarında devam eder.

     Nitekim sevgili peygamberimiz  Zeyd’i kendisine evlâd edinmiş, ancak Allah gönderdiği vahiyle  bunu yasaklayıp, birinin başkasının öz oğlu, kızı olamayacağına işaret buyurmuştur.

     İslam’da evlat edinmek olmamakla beraber birinin çocuğunu alıp muvakkat bir zaman için meşgul olmak mümkündür. Yahut yetimlere, yoksullara, kimsesizlere bakmak için ayrı bir usul bulup yardım etmek sevaptır, güzel bir yardımseverliktir.

       Ancak öz evlat edinip mirasına namzet görmek câiz olmadığı gibi, nesillerin karışmasına sebeb olacağından makul da değildir. Büyüdüklerinde âile içinde mahremiyet cereyan eder, ana-baba hükmü alamazlar.

       Ama buna rağmen bu çocuğa mal verilmek isteniyorsa miras olarak değil de yardım veya vasiyet olarak verilebilir.

 

Mirasçıya mal vasiyet edilse bu vasiyet geçerli olur mu?

         Vefat edenin vasiyet ettiği para veya mal, bıraktığı terekenin, yani geride bıraktığı servetin üçte birini geçmiyorsa  (çünkü vefat eden kimse ancak mirasının 1/3 ünü vasiyet etme hakkı vardır.) vasiyet ettiği malını mirasçılar vermek zorundadırlar. Ama üçte birini geçiyorsa üçte birinden fazla olan kısma engel olabilirler. Mesela vefat edenin bıraktığı miras 300 milyar olsun. Bundan 100 milyar hayır kurumuna verilmesi vasiyet edilmiş ise, bu 100 milyar üçte birini geçmediği için vasiyet edilen kişi veya kuruma verilmek zorundadır.

          Tabi bu vasiyet mirasçı olmayanlar için geçerlidir. Çünkü İslam fıkhına göre ölünün mirasından miras alacak kimseye aynı zamanda vasiyet etmek caiz değildir. Edilse bile vasiyet geçersizdir.

 

 

Günün Ayeti

O gün dostlar bile birbirine düşman kesilecektir; sadece Allah’tan korkanlar böyle olmayacaktır

 

Günün Hadisi

Hiç bir kimse biraz gecikse bile rızkını tamamen almadan ölmez.

 

Günün Sözü

Kimse geçmişini geri satın alabilecek kadar zengin değildir

Oscar Wilde

 

Günün Duası

Ey rahmet kapılarını açan rabbim bana, aileme ve ümmeti İslam’a hayır kapılarını aç.

 

Bunları biliyor muyuz?

Maddi Temizlik nedir?

Beden, elbise ve çevredeki necasetin temizlenmesi ve bunların temiz tutulması demektir.

 

Günün Nüktesi    

Kısmet

 Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri. Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:

Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?

Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? Derler.

Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini.

Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi beklemiştir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TSYD’den Ekici’ye ödül
TSYD’den Ekici’ye ödül
Karalar;  “Suyu iki aşamada indirelim”
Karalar; “Suyu iki aşamada indirelim”