hediye patlayan kutu

Buluğ yaşından önce hacca giden daha sonra hacca gitmek zorunda mı?
Dr. Zeki Uyanık

Buluğ yaşından önce hacca giden daha sonra hacca gitmek zorunda mı?

Bu içerik 154 kez okundu.

Buluğdan önce hacca giden bir kimse dinen güzel ve sevabı çok olan bir ibadeti yerine getirmiş olur. Fakat bu hac ileride şartları taşıması halinde gitmek zorunda olduğu hac farizasını düşürmez. Yani buluğa ermeden hac vazifesini yapan çocuk, buluğa erdiği zaman haccın şartlarını taşıyorsa tekrar hacca gitmesi farzdır.

Dört umre bir hac sayılır mı?

    Umre yapmak sünnet olan ibadetlerdendir. İfa edildiğinde sevap elde edilen ziyaretlerden biridir. Hac ise farz olan ibadetlerden bir ibadettir. Sayısızca umre yapılsa da o umreler hac farizasının yerini tutmaz. Dolayısıyla şartları taşıyan her mümin kendisine farz olduğundan hacca gitmek zorundadır. Ama şartları taşısa da hac olmadan umreye gitmek zorunda değildir. Durum böyle olmakla beraber hac ve umre arasını ayırmamak gerekir. Çünkü ikisi de aynı mekanlarda ve hissiyatla yapılan biri farz diğeri sünnet olan iki ibadettir.

Daha önce hacca gitmiş kimse tekrar adı çıksa ve gitmese günaha girer mi?

      Şartlarını taşıyan her Müslüman’ın ömründe bir defa hacca gitmesi kadın erkek olması fark etmeksizin dinen farzdır. Mal, sağlık, yol emniyeti ve hürriyet gibi şartlarına haiz olmayan Müslümanların erkek ya da kadın olması fark etmeksizin farz değildir. Bu anlamda daha önce hacca gitmiş ve farziyetini yerine getirmiş, borcunu ödemiş bir kimsenin tekrar hacca gitmesi dini anlamda farz değildir. Farz olmadığından da gitmese günaha girmez, vebalı olmaz. Ancak ikinci defa yazılıp adı çıkarsa ve giderse haccın sevabını alır. Gitmesinde de bir sakınca yoktur.

      Kişi ikinci defa yazılıp adı çıksa hastalık, iflas, ölüm, iş, hiç gitmemiş birisini gönderme, çocuğunu evlendirme gibi sebeplerden dolayı gitmese dinen bir vebalı olmaz, günaha girmez. Dolayısıyla adı kuradan çıktı Mekke’ye Medine’ye çağrılıyor gitmese günaha girer anlayışı doğru değildir. Çünkü ikinci defa hacca gitmesi farz değildir. Farz olmadığından da çağrılıyor gelmesi gerekir gibi bir inancın İslamiyette yeri yoktur.

      Bugün Türkiye’de hacca 700 bin kişi yazılmakta sadece 70 bin kişinin hadi 100 bin kişinin adı çıkmaktadır. Bir kez giden kimse daha sonra bir defa daha gitmeye kalktığı vakit adı çıktığında geri kalan 600 bin kişinin de gitmesine engel olmaktadır.

     Bu anlamda kişi farz olan haccını yerine getirdikten sonra başkasının önünü açmak, o mukaddes topraklara gitmek için… Hakkından feragat ederse Hacca gitmiş kadar bir sevap almasa da sevabı çok olur.  Kısaca ikinci defa gitse hac sevabını alır. Bu saydığımız niyetlerle de gitmese bir günahı olmaz bilakis sevabı çok olur. Bence bu niyeti taşıyorsa da gitmesin.

 

Görevli olarak hacca gidenin haccı kabul olur mu?

   Haccın bir takım farzları vardır. Kim bu farzları yerine getirirse haccını yapmış olur. Yerine getiren görevli de olsa hac yapmış olacağı gibi, yerine getirmeyen görevsiz de olsa haccını yapmamış olur.

    Bu itibarla, oraya doktor, şoför, kasap tercüman… gibi herhangi bir görevle gidenler bu görevlerini aksatmadan haccın farzlarını yerine getirme imkanı bulurlarsa, hac görevlerini de yerine getirmiş olurlar.

Asr suresi’nin nasıl bir özelliği var?

      İmamı Şafi hazretleri Asr suresi ile ilgili olarak bir sözünde “Kur’an’dan sadece bu sure nazil olsaydı, insanlara dünya ve ahiret mutluluğu için yeterdi demektedir.

      Nitekim Sahabeler de surenin bu anlamından ve faziletinden dolayı karşılaştıklarında ve ayrıldıklarında bu sureyi okurlarmış.

 

 

 

Karz nedir?

 

   Birinin diğerine, kullanılmakla tükenen misli bir malı, daha sonra emsalini geri ödemek üzere vermesine karz denir. Buna göre karz, altın, gümüş, para veya buğday, arpa gibi misli bir malın, bir müddet sonra mislinin geri verilmesi üzere ödünç olarak verilmesidir.

     Tam olarak karşılamamakla birlikte aynı manayı ifade etmek üzere Türkçe'de, ödünç ve borç kavramları da kullanılmaktadır.

 

Günün Ayeti

Bana dua edin, duanızı kabul edeyim..."

 

Günün Hadisi

Yolculuk (ibadet amacıyla) ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya.

Günün Sözü

İlmin başlangıcı soğan gibi acıdır. Sonu ise bal gibi tatlıdır.

Atasözü

Günün Duası

"Ey Rabbim: Beni, iyilik ettiği zaman sevinen, kötülük ettiği zaman istiğfar edenlerden kıl."

Bunları biliyor muyuz?

Farzı Ayın Nedir?

       Beş vakit namaz, oruç, hac gibi, her mükellefin yapması gereken farz demektir. Bu farzı birinin bir başka Müslüman için yerine getirmesi kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.

Günün Nüktesi

Hz. Peygamberin Selamı

Sultan III Osman’ın sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa başarılı ve yetenekli bir devlet adamı, oldukça dindar bir kimse idi. Bu Ali Paşa zamanında bir tüccar iflas etmiş, bütün mal ve servetini kaybetmiş, üstelik bir de borca girmişti. Bu sıkıntılı durumda iken müracaat ettiği bütün eş-dost kapıları, bu durumdaki herkese yapıldığı gibi yüzüne kapanmıştı.

     Adamcağız bu çaresiz haldeyken bir gece rüyasında Peygamberimizi gördü ve Ondan yardım ve destek istedi. Peygamberimiz ona:

     - "Git Allahın makbul kulu Ali Paşaya benden selam söyle sana 100 altın versin" dedi.

     Adam; - "Ya Rasûlallah ben Ali Paşaya selamınızı iletir, bana 100 altın vermesini emrettiğinizi söylerim ama bana inanmaz" dedi.

     Hz Peygamber şöyle buyurdu:

     —Sana inanması için ben sana belge vereceğim. Ali Paşa bana her akşam yüz salavatı şerife okurdu, ama geçen perşembe akşamı okumadı. Bunu ona söylersen sana inanır."

     Sabah olunca adam hemen Ali Paşaya koştu. Rüyasını anlattı. Ali Paşa;

     —Peygamberimiz bana niye söylemiyor da sana söylüyor?" diye inanmak istemedi.

     Adam Hz Peygamberin verdiği belgeyi öne sürdü:

     —Efendim ben bana inanmayacağınızı Hz Peygambere söyledim. O da bana bir belge verdi. Siz her gece Efendimize yüz salavatı şerife okuyormuşsunuz, ama geçtiğimiz perşembe akşamı okumamışsınız.

     Ali Paşa düşünmüş o gece hakikaten okumadığını fark etmiş. Bunun üzerine adama şöyle der:

     —Peki, Hz Peygamber sana ne söyledi ise aynen tekrarla."

     Adam tekrarladı: - "Ali. Paşaya benim selamımı söyle sana 100 altın versin."

     Ali Paşa "Bir daha söyle..." diye tam yedi defa tekrarlattı.

     Adam, Ali Paşayı kendisiyle alay ediyor sandı ve paradan da ümidini kesmişti ki, Ali Paşa:

     —Sana Peygamberin her selamı için 100 altın vereceğim. Yedi defa tekrarlattım 700 altın eder" der ve gerçekten 700 altını verir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karataş sahilinde ücret tartışması
Karataş sahilinde ücret tartışması
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı
Babalar Günü'nü şehitlikte kutladı