Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile hacca gitmek caiz mi?
Dr. Zeki Uyanık

Dinin haram saydığı yollarla kazanılan para ile hacca gitmek caiz mi?

Bu içerik 28 kez okundu.
Reklam

Dinimize göre Müslüman, kazancını dinin meşru saydığı yollarla elde etmekle yükümlüdür. Allah Müslüman’ın malını nerelerde harcadığını soracağı gibi, nerelerden kazandığını da soracaktır.

Dinin haram saydığı maddelerin ticareti, hırsızlık veya gasp, kumar, faiz ve fuhuş dinin yasakladığı kazanç yollarından bazılarıdır. Bu yollarla elde edilen kazanç haramdır. Müslüman’ın bu mallardan yararlanması caiz değildir. Bir kimsenin elinde bu yollardan birisi ile elde edilen bir mal varsa, onu; “haram yolla elde edilen kazancın sarf yeri yoksula vermektir” kuralı gereği, yoksullara vermesi gerekir. Ancak bundan bir sevap beklemek doğru değildir. Çünkü haram yolla elde edilen kazanç, kişinin malı olmaz. Malı olmayan bir şeyi hayri bir hizmette kullanması karşılığında sevap beklemesi de mümkün değildir.

Buna göre haram kazançla hacca gidilmemelidir. Çünkü bu para meşru değildir.

 

Kredi parası ile Hacca gitmek caiz mi?

Kredi, faizli borç demektir. Faiz ise Allah’ın haram kıldığı en büyük yasaklarından biridir. Hacca gitmek için bile olsa hiç bir şekilde faiz almak caiz değildir. Kişinin hacca gitmek için parası yoksa yani hacca gidecek kadar gücü ve zenginliği yoksa zaten hac o kişiye farz değildir.

Farz olmadığı için kredi alıp da hacca gitmek gerekmez. Kredi alarak hacca gitmek faizle yani haramla hac yapıldığından bundan sevap alınmaz.

 

Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olması ne demektir?

Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh oluşu, O’nun hiçbir şekilde zaman ve mekanla ilişkilendirilmemesi demektir. Zira zaman ve mekan mahluk yani “yaratılmış” bir şeydir ve bu ancak yaratılmışlar içidir. Allah ise yaratıcıdır.

Dolayısıyla Allah, yaratıklara has özelliklerden olan zamandan ve mekandan münezzeh yani uzaktır.

 

Akrabalarla görüşmeme tavsiye edilse vasiyete uymak zorunda mıyız?

Dinimiz, yakınları arayıp sormayı, uzakta olanları imkân nispetinde ziyaret etmeyi, muhtaç olanlara yardımda bulunmayı emreder. Ki biz buna sıla-i rahim diyoruz. Sıl-i rahim dinen hem büyük bir sevap hem de insanın ömrünün bereketlenmesine vesile olur. Ancak bu bağı koparmak günahtır, ahirette de vebalı ve sorumluluğu büyüktür.

Bu itibarla mesela “ben öldükten sonra amcanı ziyaret etmeyeceksin, halana gitmeyeceksin, falanla görüşmeyeceksin gibi akrabalık ilişkilerini kesecek bir vasiyet geçersiz olup yerine getirilmesine çalışmak doğru değildir.

 

Kişi adağının etinden yemişse ne yapması gerekir?

Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz olmadığı gibi; bu kişinin usûl ve fürûu yani annesi, babası, nineleri, dedeleri, çocukları, torunları sayılan kimseler yiyemezler.

Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan ve dinen fakir olan kimseler yiyebilirler. Şayet adak kurbanını kesen kişi bu adaktan yemiş ise fıkıılara göre yediği miktarın fiyatını fakirlere para olarak verecektir.

 

Günün Ayeti

Eğer Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryüzünde azgınlık ederlerdi.

 

Günün Hadisi

Münafığın alameti üçtür. Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez, emanete hıyanet eder

 

Günün Sözü

Gençliğinde bilgi ağacını dikmeyen, yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz.”

(Lucius A.SENECA

 

Günün Duası

Allah’ım bugün beni razı olmadığın kazanç yollarından uzak tut.

 

Bunları Biliyor muyuz?

Sahih-i Buhari Nedir?

İslam dininde Kur'an-ı Kerimden sonra en muteber dini kitap demektir. Kütüb-i sitte adı verilen meşhur altı hadis kitabının birincisidir.

 

Günün Nüktesi

Fil Hikâyesi

Aksak Timur'un Anadolu'yu işgalinde, ordusunda filler de varmış. Bunlardan birini, tarlada hizmet amacıyla köylülere armağan etmiş. Fil, tüm ekinleri talan etmeye başlayınca, köylüler soluğu, Timur ile arası iyi olan Nasrettin Hoca'nın yanında almışlar.

Bu fil bizi mahvedecek. Timur'a gidip, fili geri almasını bizim adımıza rica edebilir misin, ya Hoca? 9

Nasrettin Hoca düşünmüş, taşınmış. Bu adamlara da bir türlü güvenmezmiş...

Tek bir şartla! demiş. Benimle birlikte Timur'un otağına varacaksınız; ben de sizin adınıza konuşacağım.

Köylüler kabul etmişler. Birlikte Timur'un otağına varmış, huzura kabul edilmişler... Daha doğrusu Nasrettin Hoca öyle sanmış. Astığı astık, kestiği kestik Aksak Timur seslenmiş:

Söyle Hoca, dileğin nedir?

Ben köylünün adına geldim, efendimiz! Demiş. Nasrettin Hoca. Onların derdine tercüman olmaktır dileğim, diyorlar ki... Nasrettin Hoca, kolunun çemberi ile köylüleri işaret etmek üzere şöyle bir yarım dönmüş ki; o da nesi? Ardında hiç kimse yok!

Yarı bele kadar eğilmiş ve:

Diyorlar ki, diye devam etmiş... Armağan ettiğiniz fil, öyle hayırlı, uğurlu ve yararlı bir hayvanmış ki... Ondan bir tane daha köye armağan etmenizi talepten utanç duyuyorlar. Kerem edin, köyümüze bir tane daha gönderin!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Karalar:
Karalar: "Adanalıyı çok büyük hizmetlerle buluşturacağız"
   Adana’da hastanede korkutan yangın
Adana’da hastanede korkutan yangın