Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü talebi

 Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü talebi
 Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü talebi ilkhaber
Bu içerik 83 kez okundu.
Reklam

BAYRAM BULUT

ADANA  (İLKHABER)- Doktor Ersin Arslan’ın öldürülmesinin yıldönümü olan 17 Nisan’ın ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan edilmesini isteyen doktorlar ve sağlık çalışanları basın açıklaması yaptı.

 

Adana’da sağlık sektöründe çalışan doktorlar ve sağlık çalışanları yaklaşık 7 yıl önce hastasının yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesinin yıl dönümü olan17 Nisan tarihinin ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan edilmesini istedi. Adana Seyhan Devlet Hastanesi Bahçesi’nde toplanan Adana Tabip Odası ve SES üyelerine, Adana Eczacı Odası, Adana Veteriner Hakimler Odası, Adana Barosu, Adana TMMOB IKK, Genel Sağlık iş, Türk Sağlık Sen, Anadolu Ebeler Derneği, Dev Sağlık İş, Pratisyen Hekimler Derneği yönetici ve üyeleri de destek verdi. ‘Beyaz Eylem’ olarak adlandırdıkları basın açıklaması eyleminde şiddeti protesto etmek için katılımcıların yakalarına siyah kurdele takıldı.

 

ÖLDÜRÜLEN DOKTOR VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SAYGI DURUŞU

Öldürülen doktorlar ve sağlık çalışanları için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından ise basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması metnini okuyan Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, hekim ve sağlık çalışanı arkadaşlarının sağlık hizmeti üretirken öldürüldüklerine dikkat çekti. 31 yıldan bu yana hayatını kaybeden doktorların hasta yakınları tarafından öldürülmesi olaylarına dikkat çeken Hilal sözlerini şöyle sürdürdü;

 

1988 YILINDAN BU YANA ÖLDÜRÜLEN DOKTORLAR

“Dr. Edip Kürklü 21 Temmuz 1988 tarihinde tedavi ettiği hastasının yakını tarafından katledildi. Dr. Göksel Kalaycıoğlu 12 Kasım 2005 tarihinde Çapa Tıp Fakültesi’nde uzun süredir tedavisi için uğraştığı bir hastanın yakını tarafından öldürüldü. Dr. Ersin Arslan sonradan kendi adını alacak olan Gaziantep Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde uzun süredir tedavisini sürdürdüğü bir hastasının yakını tarafından 17 Nisan 2012 yılında vahşice katledildi. Dr. Kamil Furtun 29 Mayıs 2015 tarihinde Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde yargıda çok sayıda dosyası bulunduğu halde hastanede çalışan bir kişi tarafından katledildi. Dr. Aynur Dağdemir ise 19 Kasım 2015 tarihinde Samsun’da bir özel hastanede cinayete kurban gitti. 29 Mart 2017 tarihinde Dr. Hüseyin Ağır Aksaray’da çalıştığı ASM’de saldırıya uğradı ve vahşice öldürüldü. Dr. Fikret Hacıosman 2 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’da çalıştığı bir özel hastanede hastası tarafından öldürüldü. Sağlık sektöründeki ölümler cinayetlerle de kalmadı. Çalışma koşullarının ağırlığı ve idari baskılar yüzünden Dr. Melike Erdem 30 Kasım 2012 tarihinde Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kendi yaşamına son verdi.”

 

ÖLÜMLE YÜZ YÜZE GELENLERDE VAR

Ölen meslektaşlarının isimlerinin duyulduğunu ancak birde ölmeyen ama ölümle yüz yüze gelen arkadaşlarının olduğuna dikkat çeken Başkan Hilal, “Bu tarihler arasında yüzlerce arkadaşımız çalıştığı kurumlarda ölümle yüz yüze geldi ve ölümle sonuçlanmadığı için kimse isimlerini bile duymadı. Kimi zaman Suruç’ta olduğu gibi hastaneler basıldı, kimi zaman Urfa’da tanıklık ettiğimiz gibi hekimlerin kafalarında kaldırım taşları parçalandı ve bazen İzmir’de olduğu gibi Aile Sağlık Merkezleri basılıp hekimlerin kafaları kırıldı. Sağlıkta şiddet bitmiyor, aksine saldırganlar her geçen gün daha da vahşileşerek, planlayarak ve pervasızca saldırmaya devam ediyor. Daha geçen hafta Adana’da bir Aile Sağlığı Merkezi’nde bir saldırı ile yüz yüze kaldı hekimler.” dedi.

 

ÇEŞİTLİ EYLEMLER YAPTI

Başkan Hilal kendilerinin her şiddet olayında çeşitli eylemlerle tepkilerini dile getirdiklerine dikkat çekti. Halka “şiddete karşı hep birlikte dur diyelim” dediklerini ve bunun için  nöbetler tuttuklarını anımsatan Başkan Hilal, “Biz sağlık çalışanları ise, bu saldırılardan sonra kimi zaman iş bıraktık, kimi zaman hastanelerimizin, sağlık kurumlarının bahçelerine çıktık ve uyarı eylemleri yaptık, kimi zaman da halka “şiddete karşı hep birlikte dur diyelim” diyerek nöbetler tuttuk. Gün geldi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sabahlara kadar komisyon toplantılarına katıldık ve bu şiddeti durdurmanın çarelerini bulmaya çalıştık ve sesimizi duyurmak için yürüyüşler yaptık. Ancak hükümet tüm bu katliamları ve hekimlerin sağduyusunu görmesine karşın sağlıkta şiddeti durdurma noktasında herhangi hukuki bir düzenleme için bir adım bile atmamıştır.”  diye konuştu.  

 

SAĞLIKTA ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

Performans sistemi ve özelleştirme uygulamalarının sağlıkta şiddeti arttırdığına yönelik görüşlerinin dikkate alınmadığını öne süren Başkan Hilal, “Bir taraf olmamızın bize verdiği yetki ile sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik hazırladığımız yasa tasarısı görmezden gelinmiştir. Farkındalığı arttırıp, şiddet olaylarına dikkat çekmeyi amaçlayan 17 Nisan tarihinin “Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü” olması teklifimiz dahi irdelenmeden reddedilmiştir. Bilinmelidir ki, bizler sağlık çalışanlarının örgütlü güçleri olarak, Dr. Ersin Arslan’nın ölüm yıldönümünde tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak için sürdürdüğümüz mücadeleyi bir an olsun bile gündemden düşürmeyecek ve şiddeti tamamen önleyene kadar mücadeleden geri adım atmayacağız. 17 Nisan’ın “Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü” olarak kabul edilmesinin ve sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yasa talebimizin yaşama geçirilmesinin önemli bir adım olacağını tüm kamuoyu önünde Sağlık Bakanlığı’ndan talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

Açıklamanın ardından ağlıkta şiddete tepki göstermek için alkış çalındı.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kadirlili kadın ressamlar Adana'da sergi açtı
Kadirlili kadın ressamlar Adana'da sergi açtı
Gluten
Gluten "herkes için zehir" değil