Zayıflıkta nasıl beslenmeli?

Günümüzde artan iş yoğunluğu, yemek yeme saatlerinin düzensizleşmesi, kötü yeme alışkanlıkları, iştahsızlık ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan önemli sağlık problemi olarak karşımıza çıkıyor. Zayıflık hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgögk Şenses, sağlıkla ilgili problemin, ilgili sağlık profesyoneli tarafından tedavi edildikten sonra diyetisyen tarafından tıbbi beslenme tedavisine başlanılması gerektiğini söyledi.

Zayıflıkta nasıl beslenmeli?
Zayıflıkta nasıl beslenmeli? ilkhaber
Bu içerik 143 kez okundu.
Reklam

Serhat ŞANLI / ÖZEL HABER

ADANA (İLKHABER) – Olması gereken ağırlığın altında bir kiloya sahip olmak zayıflık olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde artan iş yoğunluğu, yemek yeme saatlerinin düzensizleşmesi, kötü yeme alışkanlıkları, iştahsızlık ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan önemli sağlık problemi olarak karşımıza çıkıyor.

Uzmanlar zayıflığın da obezite kadar riskli olabildiği belirtiyor. Aslında obez ya da aşırı şişmanlık ne kadar sağlık sorunu olarak gözüküyorsa, aşırı zayıflıkta o derece sağlık açısından sakıncalı bir durumdur. Beden kitle indeksinin (BKI) 18’in altında olması zayıf olarak tanımlanabilir. Belirtilerinin başında halsizlik ve bitkinlik, deri kuruluğu, sürekli iştah azalması şeklinde olur.

Zayıflık hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Fadime Özgögk Şenses, sağlıkla ilgili problemin, ilgili sağlık profesyoneli tarafından tedavi edildikten sonra diyetisyen tarafından tıbbi beslenme tedavisine başlanılması gerektiğini söyledi.

Zayıflığın altında yatan nedenler arasında yatan başka bir neden yoksa diyetisyen tarafından kişinin zayıflığın nedenlerinden olan besin tüketimi ve fiziksel aktivite düzeyinin değerlendirileceğini belirten Şenses, ‘’Zayıflık, vücut ağırlığının boya göre az olması olarak tanımlanabilir. Beden kitle indeksi dediğimiz boya göre kilo durumunu belirten formül bizim için belirleyici olmaktadır” dedi.

Diyetisyen tarafından kişinin zayıflığın nedenlerinden olan besin tüketimi ve fiziksel aktivite düzeyinin değerlendirilmesine değine Şenses, “Besin tüketimi değerlendirildikten sonra zayıflığa neden olan yanlışlar değerlendirilip bunların yerine doğruların konulması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

Zayıflıkta beslenmenin önemine değinen Uzman Diyetisyen Fadime Özgök Şenses, kişinin besinlerden aldığı enerjinin harcadığı enerjiden daha yüksek olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu;

“Sağlıklı beslenme hepimiz için önemli ve bu konuda hassasa olmalıyız. Zayıflıkta öğün sayısı artırılması gerekir. Öğün sayısı artırılarak ara öğünlerde besin değeri ve kalorisi yüksek, miktarı az gıdalar tüketilmelidir.

Örnek verecek olursak, 1 porsiyon sütlü tatlı üzerine eklenen kırılmış fındık miktar aynı olmasına karşın enerji miktarını arttırır. Yine aynı şekilde hazırlanan bir sandviçin içerisine veya salatanın üzerine eklenen ceviz enerji miktarını arttırmaya yardımcı olur. Diyet protein, karbonhidrat, yağ yönünden dengeli; vitamin-mineral yönünden de zengin olmalıdır. Zayıflığın tedavisinde en önemli unsur davranış değişikliğidir.

Zayıf kişilerin kilo almasına yardımcı olacak birkaç öneriyi sıralayacak olursak;

Öncelikle sevdiğiniz gıdalar beslenmenizde daha sık yer verin. Gün içerinde ana öğünlerinizi atlamayın. Ara öğün mutlaka tüketmelisiniz.

Ayrıca ara öğünlerde kuru meyve (kuru üzüm, kuru kayısı gibi) ve kuru yemiş (ceviz, fındık, badem gibi) kalori içeriği açısından daha uygun tercihler olacaktır. Öğün aralarında çay, kahve gibi içecekler yerine ayran, süt, meyve suyu gibi içecekler tüketin.

Yemek yemek için acıkmayı beklemeyin. Güne mutlaka kaliteli bir kahvaltı ile başlamalısınız. Ana öğüne yakın saatlerde ise iştahınızın kapanmasına neden olacak atıştırmalıkları sakın tercih etmeyin.

Egzersiz aslında herkes için önemlidir. Düzenli egzersiz yapılmalı, ancak aşırıya kaçılmamalıdır. Gerekirse enerji alımını arttıracak enteral ürünlerle destek sağlanabilir.

Zayıf Kime Denir?

Zayıflık, kişinin olması gereken ağırlığın altında bir kiloya sahip olması demektir. Kişi olması gereken ağırlığın (OGA) yüzde 25 altında ise hafif zayıf, OGA’ın yüzde 50 altında ise aşırı zayıf demektir.

Tüm dünya obzeite ile mücadele ederken kilo almaya çalışanlara kıskanarak bakıyoruz. Ancak zayıflık da obezite kadar riskli olabilir. Vücut ağırlığının boya göre az olması zayıflık olarak tanımlanabilir. Beden kitle indeksi dediğimiz boya göre kilo durumunu belirten formül bizim için belirleyici olmaktadır.

Kilonun boyun karesine oranı (Kilo/ Boy 2) ile elde edilen sonuç 20-18 arasında ise inceliği; 18'in altında olması ise kişinin zayıf olarak değerlendirilebileceğini gösterir. Bu durumda vücuttaki yağ miktarı diğer dokulara göre azdır.

Kadınların vücut ağırlığının yüzde 20-27’si; erkeklerin ise yüzde 12-15’i yağ dokusudur. Bu depo yağın temel kaynağı diyetle alınan yağdır. Diyetle alınan enerjinin harcanan enerjiden daha az olması veya alınan besinlerin vücut tarafından tam olarak kullanılamaması vücut direncini düşürerek hastalıklara yakalanma riskini arttırır.

Zayıflık enerji alımındaki yetersizliğe bağlı olduğu gibi;

Aşırı fiziksel aktivite, İştahla ilgili problemler nedeniyle yetersiz besin alımı, sindirim ve emilim sistemindeki bozukluklar, yani vücuda alınan besinlerin emilmeden ve vücutta işlev görmeden dışarı atılması,

Çeşitli parazitler, doğumsal emilim bozuklukları, kronik ishaller, enfeksiyonlar,

Bazı hastalıklar (kanser, hipertroidizm gibi), Psikolojik hastalıklar (stres, depresyon, anoreksiya nervosa, blumia nervosa) gibi sorunlara bağlı da gelişebilir.

Sağlıkla ilgili problem; ilgili sağlık profesyoneli tarafından tedavi edildikten sonra diyetisyen tarafından tıbbi beslenme tedavisi başlamalıdır. Psikolojik nedenlerden dolayı yaşanan sıkıntılarda psikolojik destekle birlikte kilo almak daha sağlıklı olacaktır. Zayıflığın tedavisinde öncelikle yukarıda sayılan nedenlerin ortadan kalkması gerekmektedir”

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
25. yıl pastası kestiler
25. yıl pastası kestiler
Renkli görüntüler
Renkli görüntüler